Takvim 2013 Nisan – Aralik

List of all Calender Pages from April 2013 – December 2013 Takvim 2013  Nisan – Aralik

18-04-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

18

NİSAN

April

 


İnsan ne ki, onu anasın. Ya da insanoğlu ne ki, ona ilgi gösteresin? Onu meleklerden biraz aşağı kıldın. Başına yücelik ve onur tacını koydun.

Mezmur 8: 4‒5

 

Was ist der Mensch, dass du sein gedenkst, und des Menschen Sohn, dass du dich um ihn kümmerst? Denn du hast ihn wenig geringer gemacht als Engel, mit Herrlichkeit und Pracht krönst du ihn.

Psalm 8, 5‒6

 

Açık artırma yeri tıklım tıklım dolmuştu. Satılacak bir sürü eşya vardı, bir kısmı eski, bir kısmı da oldukça yeniydi. Görevli memur, rengi soluk, telleri gevşemiş eski bir kemanı göstererek kim buna 500 lira verecek, diye seslendi. Kimseden bir ses çıkmadı. Biri, elini kaldırdı. Memur mutlu bir şekilde sattım derken, geriden yaşlı birisi elini kaldırdı ve öne doğru gelip kemanı eline aldı, sonra onu akort etti ve çalmaya başladı! Bu ne harika bir sesti, ne harika bir kemandı. Adam kemanı tekrar memura verdi ve hemen bir el kalkıp bin lira dedi. İki bin, üç bin derken, bu keman 20 bin liraya satıldı. Herkes ayağa kalkıp alkışladı. Birisi şöyle bir soru sordu: O eski kemanın değerini değiştiren ne oldu? Birisi şu yanıtı verdi: Kemanın bu işten anlayan ustanın elinde olması!

Bunun gibi, insan da dünyada, günah nedeniyle değeri görülmeyen birisidir. Ama o insan Tanrı’nın eline verildiğinde, onun gerçek değeri ortaya çıkar. Çünkü insanı anlayan, onu değerli ve verimli kılan Tanrı’dır.

17-04-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

17

NİSAN

April

 


Egemen Rab... şöyle diyor: “Bana dönün, huzur bulun, kurtulursunuz. Kaygılanmayın, bana güvenin, güçlü olursunuz. Ama bunu yapmak istemiyorsunuz.”

Yeşaya 30: 15

 

Denn so spricht der Herr...: Durch Umkehr und durch Ruhe werdet ihr gerettet. In Stillsein und in Vertrauen ist eure Stärke. Aber ihr habt nicht gewollt.

Jesaja 30, 15

 

Büyük bir iş adamı iflas eder, altından kalkamayacağı da büyük bir borcu girer. Hiçbir çıkar yol görmez. Kurtulmanın tek yolu, intihar etmektir, diye düşünür. Bir deniz kenarına iner, fırtınalı sahilde sağa sola yürümeye başlar. Birden gözü ilginç bir cisme takılır. Onu alıp incelemeye başlar. Güzel, kabuklu bir deniz hayvanıdır incelediği. Bu basit, çabuk kırılabilen zayıf kabuğun birkaç yıldan beridir zarar görmeden nasıl yaşayabildiğini merak eder. Sonra kendisine şu soruları sorar: Bu deniz kabuğunda acaba gurur var mı? Peki öfke, içerleme, kavga? İçinden hayır, der. Herhalde umutsuzluk da yoktur diye düşünür. Ama buna rağmen okyanusun azgın dalgaları yıllardır onu dövmektedir, ama o halen sapasağlam ayaktadır. Acaba neden? Çünkü bu kabuk vaktini öfke ve kavgayla geçirmedi, sakin bir halde sinirlenmeden sahilde yaşayıp durdu. O anda bu umutsuz adam birden kendi halini düşündü ve ben neden böyle davranmayayım diyerek, umutla evinde döndü ve her şeye yeniden başlamaya karar verdi.

16-04-2019:

SALI

Dienstag

16

NİSAN

April

 

 


Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz.

1 Korintliler 13 : 4, 5

 

Die Liebe ist langmütig, die Liebe ist gütig; sie neidet nicht; die Liebe tut nicht groß, sie bläht sich nicht auf, sie benimmt sich nicht unanständig, sie sucht nicht das Ihre, sie lässt sich nicht erbittern, sie rechnet Böses nicht zu.

1.     Korinther 13, 4‒5

 

Güzel ve anlamlı bir temsil vardır: Kalın bir demir çubuğu kesmek gerekir. Balta hemen devreye girer ve onu bana bırakın der ve demire vurmaya başlar. Birkaç vuruştan sonra ağzı yamulur ve vazgeçer. Testere atılarak, bunu ancak ben yapabilirim, bana bırakın, der. Biraz sonra dişleri dökülür ve o da vazgeçer. Çekiç onlarla alay edercesine, siz bu işlerden anlamazsınız, bakın nasıl halledeceğim diyerek var gücüyle demire vurmaya başlar, ama az sonra sapı kırılır ve o da bozguna uğrar. Kenarda yanmakta olan alev derin bir sessizlikle parlayarak, atın demiri bağrıma, der. Gittikçe artan sıcaklığı ile demiri ilk önce kıpkırmızı eder ve sonunda demiri su gibi eritir. Sevgiyi de bu kapsamda ateşe benzetebiliriz; en sert yürekleri bile yumuşatır. İsa Mesih, “Size yeni bir buyruk veriyorum: birbirinizi sevin” dedi (Yu.13:34). Elçi Pavlus da şunları söyler: “Düşmanın acıkmışsa onu doyur; eğer susamışsa, ona su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın. Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen” (Rom.12:20‒21).

15-04-2019:

PAZARTESİ

Montag

15

NİSAN

April

 


İşte bu nedenle her türlü gayreti göstererek imanınıza erdemi, erdeminize bilgiyi, bilginize özdenetimi, özdenetiminize dayanma gücünü, dayanma gücünüze Tanrı yoluna bağlılığı, bağlılığınıza kardeş severliği, kardeş severliğinize sevgiyi katın.

2 Petrus 1: 5‒7

Reicht in eurem Glauben die Tugend dar, in der Tugend aber die Erkenntnis, in der Erkenntnis aber die Enthaltsamkeit, in der Enthaltsamkeit aber das Ausharren, in dem Ausharren aber die Gottseligkeit, in der Gottseligkeit aber die Bruderliebe, in der Bruderliebe aber die Liebe!

1.     Petrus 1, 5‒7

 

Korkunç bir haksızlığa uğrayan adam küplere biner ve “Ben ona göstereceğim” diyerek nasıl intikam alacağını belirtir. Bu sırada yaşlı ve babacan birisi ona yaklaşarak, “evlat, hakaret çamur gibidir, kuruyunca daha kolay fırçalanır” der.

Adam bu söze kulak asar ve böylece o kavga kötüye varmadan biter. Birkaç gün sonra kendisine hakaret eden adam gelip özür diler.

Süleyman peygamber şöyle yazdı: “Geç öfkelenen adam, sabırlı kişi, yiğitten üstündür. Nefsine hakim olan, kentler fethedenden üstündür” (Öz.16:32).

İman hayatında en değerli erdemlerden birisi, bir hakaret, bir kötülük anında sakin kalıp, karşılık vermemektir. İsa Mesih günahlı insanlar tarafında en ağır hakarete, kötülüğe uğradı, ama O hiçbir zaman öfkesine yenik düşmedi ve intikam almayı aklının ucundan bile geçirmedi. O’nun bağlısı da böyle hareket etmelidir. Kötülüğe karşılık vermemek bir zayıflığın işareti değil, olgunluğun ve bilgeliğin bir göstergesidir.

14-04-2019:

PAZAR

Sonntag

14

NİSAN

April

 


Sözlerini bulur bulmaz yuttum, bana neşe, yüreğime sevinç oldu. Çünkü senin adınla çağrılıyorum, ey orduların Tanrısı RAB!

Yeremya 15: 16

 

Fanden sich Worte von dir, dann habe ich sie gegessen, und deine Worte waren mir zur Wonne und zur Freude meines Herzens; denn dein Name ist über mir ausgerufen, HERR, Gott der Heerscharen.

Jeremia 15, 16

 

Hem kelebek hem arı çiçeklerin üzerine kondukları vakit onlardan öz gıdalar alırlar. Kelebek gelişigüzel bir çiçekten diğerine uçar, ama esaslı bir gıda alamaz. Arı ise farklıdır; çiçeğin özünü almak onun başlıca amacıdır. Çiçek kapalı dahi olsa, emzirme cihazlarını derine indirir ve en tatlı gıdaları elde eder. Sonuç belli! Kelebek ne bal yapar ne kovan kurar; kış gelince ölüp gider. Arı ise bal yapar ve kovan kurar, kışın hem yiyeceği hem barınacağı yeri vardır; üstelik insanlara da balından verir.

Davut peygamber 119. Mezmur’da şöyle der: “Ne tatlı geliyor verdiğin sözler damağıma. Baldan daha tatlı geliyor ağzıma... ne kadar severim yasanı. Tüm gün onun üzerinde düşünürüm!” (119: 103, 97).

Tanrı Sözü en tatlı ve değerli olan nesnedir. Gelişigüzel okunduğunda kelebek misali fazla bir yarar getirmez insana. Ama bu söz üzerinde derin derin düşünüldüğünde bereket getirir insan yaşamına.

13-04-2019:

CUMARTESİ

Samstag

13

NİSAN

April

 


Gözlerimi dağlara kaldırıyorum, nereden yardım gelecek? Yardımım yeri göğü yaratan RAB’den gelecek.

Mezmur 121: 1‒2

 

Ich hebe meine Augen auf zu den Bergen. Woher wird meine Hilfe kommen? Meine Hilfe kommt vom HERRN, der Himmel und Erde gemacht hat.

Psalm 121, 1‒2

 

İlk kez korkunç bir depreme tanık olan adam başından geçenleri şöyle anlatıyordu: “İlk sarsıntıdan sonra bir sessizliğin sürdüğünü görünce, o güne kadar yerin sağlam olduğuna dair beslediğim kanaat yıkılıp gitti. Artık toprağa güvenemez oldum. Her şey düzensizlik içindeydi ve yıkıma doğru sürükleniyordu. Hayvanlar ilginç sesler çıkarıyordu, köpekler ve kediler korkudan taş kesilmişlerdi. Bir zamanlar insanlara konut olan evler, durmadan yıkılıyorlar ve içeridekileri eziyorlardı. Ağaçlar kökten sökülüyordu. Dağlara koşmak istedim, onlar da sarhoş bir adam gibi sallanıyorlardı. Denize koştum, sular kaçmıştı ve birçok gemiler karada kalmıştı. Bir anda gözlerimi göğe diktim; tamamıyla sakin ve sarsılmaz olarak duruyordu. O korku içerisinde Tanrı’nın merhametine sığındığımda, biraz sakinleşmiştim!”

“Tanrı sığınağımız ve gücümüzdür. Sıkıntıda hep yardıma hazırdır. Bundan dolayı dünya altüst olsa ve denizlerin bağrına dağlar devrilse ... biz korkmayız!” (Mez.46)


 

12-04-2019:

CUMA

Freitag

12

NİSAN

April

 


Şimdi sor hayvanlara, sana öğretsinler. Gökte uçan kuşlara sor, sana anlatsınlar. Toprağa söyle sana öğretsin. Denizdeki balıklara sor, sana bilgi versinler.

Eyüp 12: 7‒8

 

Aber frage doch das Vieh, und es wird es dich lehren, oder die Vögel des Himmels, und sie werden es dir mitteilen, oder rede zu der Erde, und sie wird es dich lehren, und die Fische des Meeres werden es dir erzählen!

Hiob 12,7‒8

 

Bazı hayvanlar arasında birbirlerine bağlılıkları bilinmektedir. Kuşların topluluk hayatını araştıran bir bilgin oturup iki serçeyi seyreder. Bu erkek ve dişi serçe durmadan ötüşerek birlikte aynı dalın üzerine konuyorlardı. Dalda bir müddet kaldıktan sonra sevinçle tekrar uçup geliyorlardı. Derin bir sevgi ile birbirlerine bağlı bulundukları belli oluyordu. Bu tüm gün devam etti. Ertesi gün araştırmasına devam eden bilgin, aynı dalın üzerinde iki kuşun yuva kurmakta olduklarını gördü. Bir gün önce birbirlerine aşk şarkıları söyledikleri yerde şimdi yuvalarını kuruyorlardı. Demek ki, bir gün önceki ötüşleri, kuracakları yuvanın yerini bulduklarını gösteriyordu. Bu yuva kurma işi üç gün sonra tamamlandı. Sonra yuvaya yumurtalar bırakıldı ve ardından yavrular çıktı.

Keşke insanlar da yuvalarını bu şekilde bencil duygulardan, şehvet arzularından, her türlü kavga ve çekişmelerden uzak bir halde kurabilseler! O zaman o yuva ne kadar harika olur.

11-04-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

11

NİSAN

April

 


Yaşayışınız para sevgisinden uzak olsun. Sahip olduklarınızla yetinin. Çünkü Tanrı şöyle dedi: “Seni asla terk etmeyeceğim, seni asla yüzüstü bırakmayacağım.”

İbraniler 13 : 5

 

Der Wandel sei ohne Geldliebe; begnügt euch mit dem, was vorhanden ist! Denn er hat gesagt: “Ich will dich nicht aufgeben und dich nicht verlassen.”

Hebräer 13, 5

 

Adam evini beğenmiyor ve satılması için müteahhide verir ve o da evin güzelliğini anlatan bir yazıyla gazeteye bir ilan verir. Ev sahibi gazetedeki bu ilanı okuyunca, hemen müteahhide telefon açarak evi satmaktan vaz geçtiğini söyler. Adam sorunca da şöyle yanıt verir ev sahibi: Aslında hayatım boyunca böyle bir ev arıyordum. Gazetedeki ilanı okuyuncaya kadar böyle bir eve sahip olduğumu bilmiyordum!

Çitin öte yanında bulunan ot göze daha yeşil görünür, derler. Genellikle insan uzağı yakından daha iyi görebilen bir ruh hastalığına sahiptir. Komşumun eşyaları benimkinden daha güzeldir, diğerinin işi benimkinden daha rahat ve karlıdır. Onun evi benimkinden daha görkemlidir...! Oysa mutluluk, esenlik sahip olduğumuz malın mülkün, eşyanın bolluğundan, çokluğundan gelmiyor. Elimizde olanlarla yetinmekten ve şükran dolu bir yürekten geliyor. Bakın, bizler kendi değerlerimize, sahip olduklarımıza bakarsak o zaman yüreğimizin sevinç ve şükranla dolacağını size söyleyebilirim.

10-04-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

10

NİSAN

April

 


Doğrulara karanlıkta ışık doğar; inayet eden, merhamet gösteren, doğru olan O’dur.

Mezmur 112: 4

 

Den Aufrichtigen strahlt Licht auf in der Finsternis. Er ist gnädig und barmherzig und gerecht.

Psalm 112, 4

 

aufrichtig: dürüst

gnädig: lütfeden

 

Tanrı’nın tahtı bize şöyle anlatılıyor: “Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini. Doğruluk ve adalet tahtının temelidir” (Mez. 97:2). Tanrı bazen imanlıların hayatlarına karanlık anlar gelmesine izin verebilir. İmanlı ise her durumun Rab’bin elinde olduğunu bilerek teselli bulabilir.

Ünlü bir ressam bitirdiği bir tabloyu dostuna gösterir. Ama önce onu karanlık bir odaya kapatır ve biraz orada kalmasını ister. Adam ise bunun nedenini anlamaz. On dakika kadar sonra adam o karanlık odanın kapısını açar ve dostuna, şimdi gel, der. Dostu neden karanlık odaya kapatıldığını sorunca, ressam ona şöyle der: “Dışarıdan gelince gözlerin muhtelif ışıkların etkisi altındaydı ve tablodaki renklerin güzelliğini göremeyecektin. Ama karanlık odada bir süre kalman gözlerine serbestlik getirdi. Şimdi gel tabloya bir bak!” Gerçekten de o adam tabloya bakınca derin hayranlığını gizleyemez.

Mesih imanlısı da böylece Rabbi’nin gerçek değerini zor ve sıkıntılı dönemlerden geçtikten sonra daha iyi takdir eder.

09-04-2019:

SALI

Dienstag

9

NİSAN

April

 


İnsan bütün dünyayı kazanıp da canından olursa, bunun kendisine ne yararı olur? İnsan kendi canına karşılık ne verebilir?

Markos 8: 36‒37

 

Denn was nützt es einem Menschen, die ganze Welt zu gewinnen und sein Leben einzubüßen? Denn was könnte ein Mensch als Lösegeld für sein Leben geben?

Markus 8, 36‒37

 

Büyük bir mağaza sahibi müşteri çekmek için vitrine canlı bir maymun koyar ve maymun gelen geçen insanları eylendirirmiş. Akşam olunca da mağaza sahibi maymunu bir hücreye kapatırmış. Bir gece maymun hücreden kaçmış ve mağazada serbestçe dolaşmaya başlamış. Bütün fiyat etiketlerini alarak yerlerini değiştirmiş, şöyle ki, ertesi gün en pahalı eşyalar üzerinde çok ucuz fiyatlar, en basit eşyalar üzerindeyse yüksek fiyatlar konulduğu görülmüş. Bu da kaliteli ve pahalı eşyalardan haberi olmayan bu maymunun marifetiydi.

Peki ama, maymunlardan çok daha akıllı oldukları halde birçok değerli şeylerin önemini bilmeyen insanlara ne diyeceğiz? Manevi değerlerin üzerine ucuz ve basit değerler koyup bu dünyanın geçici ve fani değerleri peşinden koşanlara ne demeli? Şeytanın amacı sonsuz değerlerin etiketlerini değiştirip değersiz kılmaktır. Şeytanın bu tuzağına karşı durabilmek için göksel değerlere sarılmak gerekir.


 

08-04-2019:

PAZARTESİ

Montag

8

NİSAN

April

 


Babamız öz yüceliğinin zenginliği oranında, Ruh aracılığıyla sizleri iç yaşamınızda egemen kılacak güçle donatsın.

Efesliler 3: 16

 

Er gebe euch nach dem Reichtum seiner Herrlichkeit, mit Kraft gestärkt zu werden durch seinen Geist an dem inneren Menschen.

Epheser 3, 16

 

Tanrı’nın Sözü bedenimizi bir tapınağa, Tanrı’nın Ruh’nun yaşayacağı bir tapınağa benzetiyor. Tanrı Ruhu asla kirli ve günahlı bir yürekte durmaz. Büyük ve görkemli tapınakların sapasağlam durduklarını görürüz. İçeriye girip baktığımızda neden böylesine sağlam durduklarını anlarız. Çünkü tapınak içeride bir sürü sütunlar, kemerler ve dayanaklar sayesinde sağlam durur. İçten çürük olan bir tapınak uzun süre dış güzelliğini koruyamaz.

Böylece insanın da sağlam, ahlaklı ve günaha karşı dayanıklı olabilmesi için iç desteğe ihtiyacı vardır. Bu, manevi değerler ve kutsallığa eğilim ve yeniden doğuştur. Bu nedenle İsa Mesih “Yeniden doğmalısınız” dedi. Sadece yeniden doğuş, tövbe ve manevi değerlerin iyice anlaşılması insanı değiştirir, ona hem iç destek, hem de dış dayanıklık kazandırır. İnsanın iç dünyası değişmeden dinsel çabalar, didinmeler insana bir şey kazandırmaz. Kutsal Ruh insanın iç varlığını iman yoluyla güçlendirir.

07-04-2019:

PAZAR

Sonntag

7

NİSAN

April

 


Her iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç ise kötü meyve verir.

Matta 7: 17

 

So bringt jeder gute Baum gute Früchte, aber der faule Baum bringt schlechte Früchte.

Matthäus 7, 17

 

der Baum: ağaç

die Frucht: meyve

geben, bringen: vermek

 

İyi bir ağacın iki önemli özelliği vardır. İlki güzel görünmesi, ikinci olarak da ürün vermesidir. Buna benzer şekilde ruhsal hayatın sırrını keşfetmiş bir insanın da iki özelliği vardır: ilki temiz, hoş bir davranışı, ikincisi de hayatında sağlıklı ürünlerin oluşması! Kutsal Söz de şöyle der: “Ne mutlu Rab’be güvenen insana, güveni yalnız Rab’be olana. Böylesi su kıyılarına dikilmiş ağaca benzer, köklerini akar sulara salar. Sıcak gelince korkmaz, yaprakları hep yeşildir. Kuraklık yılında kaygılanmaz, meyve vermekten geri durmaz” (Yeremya 17:7‒8).

Tanrı aslında insanın yaşamını güzelleştirir ve onu ruhsal bakımdan verimli kılar. Rab her insanın ruhsal hayatının ürün vermesini istiyor. İsa Mesih bunun önemini şöyle belirtti: “Ben gerçek asmayım ve Babam bağcıdır. Bende meyve vermeyen her çubuğu kesip atar, meyve veren her çubuğu ise daha çok meyve versin diye budayıp temizler... Bende kalın, ben de sizde kalayım. Çubuk asmada kalmazsa meyve veremez” (Yu.15:1‒4).


 

06-04-2019:

CUMARTESİ

Samstag

6

NİSAN

April

 


Tanrı öyle büyüktür ki, O’nu anlayamayız. Varlığının süresi hesaplanamaz. Su damlalarını yukarı çeker, buharından yağmur damlatır.

Eyüp 36: 26‒27

 

Siehe, Gott ist erhaben, wir aber erkennen es nicht; die Zahl seiner Jahre, sie ist unerforschlich. Wenn er die Wassertropfen heraufzieht, sickern sie durch seinen Nebel wieder herab als Regen.

Hiob 36, 26‒27

 

Bilim adamları saniyede gökten dünyamıza 16 milyon ton su düştüğünü - yani yağmur yağdığını söylerler. Tanrı yağmuru oluşturmak için oldukça ilginç ve cazip araçlar kullanıyor. Su zerrecikleri havadan 800 kere daha ağırdırlar. Güneş bu zerrecikleri buhar haline getirirler. Bu yeni durumda havada öncekinden 1600 kere daha geniş bir yer işgal ederler, böylece bulutlar meydana gelir. Mezmur yazarı da şöyle der: “...Tanrı yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir, yağmur için şimşek çaktırır, ambarlarından rüzgar estirir” (Mez.135:7). Bulutlardaki ufak buhar zerrecikleri birbirlerine sürtünerek elektrik şarjı oluştururlar. Pozitif ve negatif zerrecikler kendi yerlerini alarak yağmur tanelerini oluştururlar. Yağmur yağarken havada daima elektrik mevcuttur. Bir şeye daha ihtiyaç vardır. Yağmur tanelerine şekil verecek toz. Milyonlarca ufak taneler nasıl meydana geliyor? Tanrı bunu da düşünmüştür. Her 24
05-04-2019:
 

CUMA

Freitag

5

NİSAN

April

 

Yuvasında yavrularını uçmaya kışkırtan, onların üzerinde kanat çırpan bir kartal gibi, kanatlarını gerip onları aldı ve kanatları üzerinde taşıdı. Ona yalnız RAB yol gösterdi, yanında yabancı ilah yoktu.

Yasanın Tekrarı 32: 11

 

Wie der Adler sein Nest aufstört, über seinen Jungen schwebt, seine Flügel ausbreitet, sie aufnimmt, sie trägt auf seinen Schwingen, so leitete ihn der HERR allein, und kein fremder Gott war mit ihm.

5. Mose 32, 11

 

Kartal yuvasını en yüksek ağaçlarda ya da yüksek dağ eteklerinde kurar. Kartalın yuvasını kurması oldukça ilginçtir. İlk önce kartal çalı çırpı, sivri taş ve bir sürü keskin maddeleri bir araya getirerek yuvasını yapar. Sonra avladığı hayvanlardan yolduğu yün, tüy ve kürk gibi yumuşak maddeleri o sert yuvanın içine yerleştirir. Böylece yuva konforlu ve yumuşak bir yer olur. Sonra kartalın yavruları yumurtadan çıkar. Bir an önce yavrularının uçmasını ister. Nihayet bir gün ana kartal yuvadaki tüm yumuşak maddeleri yuvadan atar ve yavrular o sert cisimler üzerinde kalarak rahatsızlık duyarlar. Daha fazla dayanamazlar ve uçmak isterler. Ana kartal onlara uçmayı öğretir, herhangi bir tehlike anında yavrularının altına girip onları taşır. Böylece yavrular o yuva hayatından kurtulurlar.

Tanrı da o yumuşak ve konforlu hayatın bizi ruhsal tembelliğe götürebilecek durumlardan kurtarmak ister. Bu nedenle de bazen sıkıntıların gelmesine izin verir. Sıkıntılar
04-04-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

4

NİSAN

April

 


Tanrı’dan doğan herkes dünyayı yener. Bize dünyaya karşı zafer kazandıran imanımızdır.

1 Yuhanna 5: 4

 

Denn alles, was aus Gott geboren ist, überwindet die Welt; und dies ist der Sieg, der die Welt überwunden hat: unser Glaube.

1. Johannes 5, 4

 

der Sieg: zafer, yengi

 

Futbol oldukça ilginç bir spordur. Gençken değerli dostum Musa ile ileride oynardık ve çok iyi anlaşırdık. Bazen kaleye vurulan toplar kale direğine çarparak geri dönerdi. Ama biz pes etmez oyuna devam ederdik. Ben iyi şut atarken, Musa’nın kafa vuruşu harikaydı ve genelde hep karşı takımı yenerdik.

Hayatın oyununda da buna benzer durumlarla karşılaşıyoruz. Yaşam oyununu oynarken her zaman başarıyla sonuçlanmıyor. Ancak başarısızlık karşısında umudumuzu yitirmemek gerekir; tekrar adım atmak ve çalışmak gerekir. İnsan vazgeçtiği zaman, kaybetmeye mahkumdur. Hayatın şartları ters gittiğinde bile Rab’be bakarak ileriye atılmak gerekir. Önümüzde her zaman kullanabileceğimiz fırsatlar vardır. İsa Mesih de güç vermek, umutsuzluğu umuda çevirmek için dünyamıza geldi. O’na iman edenin her zaman umudu vardır.


 

03-04-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

3

NİSAN

April

 


Tanrı’nın bana lütfettiği görev uyarınca bilge bir mimar gibi temel attım, başkaları da bu temel üzerine inşa ediyor. Herkes nasıl inşa ettiğine dikkat etsin.

1 Korintliler 3: 10

 

Nach der Gnade Gottes, die mir gegeben ist, habe ich als ein weiser Baumeister den Grund gelegt; ein anderer aber baut darauf; jeder aber sehe zu, wie er darauf baut.

1.     Korinther 3, 10

 

Zengin birisi bir gün yolculuğa çıkar. Yola çıkmadan önce, yıllardan beridir yanında çalışan kalfasını yanına çağırıp benim şu arsamda iyi, güzel, sağlam bir malzemeyle bir ev yap der ve gereken parayı da ona verir. Kalfa buna çok sevinir ve binayı inşa etmeye başlar. Canım iyi malzemeye ne gerek var diyerek, ucuz ve basit malzeme kullanır, arta kalan parayı da cebine indirir. Sonunda dıştan gösterişli ve güzel görünen bir ev kurar. Zengin adam geriye döndüğünde, kalfayı yanına çağırıp şöyle der: “Uzun yıllardır yanımda sadıkça çalıştın. Yaptığın bu binayı senin için düşündüm ve sana hediye ediyorum!” Adam bir şey diyemedi, yutkundu, teşekkür etti, patronu gittikten sonra dizlerine dövmeye başladı. Kendi elimle kendime çürük bir bina yaptım, diye inledi.

Dostum, bizler de gelecek için kendimize ev yapmaktayız. Peki bu evimizi nasıl kuruyoruz? Hileye ve kandırmaya baş vurduğumuzda, zararını kendimiz çekeceğiz. O sonsuz ev bizimdir, acaba ne tür malzemeler
02-04-2019:

SALI

Dienstag

2

NİSAN

April

 


RAB’be umut bağlayanlar taze güce kavuşurlar. Kanat açıp yükselirler kartallar gibi. Koşar ama zayıf düşmez, yürür ama yorulmazlar.

Yeşaya 40: 31

 

Aber die auf den HERRN hoffen, gewinnen neue Kraft: sie heben die Schwingen empor wie die Adler, sie laufen und ermatten nicht, sie gehen und ermüden nicht.

Jesaja 40, 31

 

Bir çiftçi samanlığın içinde saatini düşürerek kaybeder. Tüm çiftlikte çalışanlar sabahtan akşama kadar o saati ararlar, ama bir türlü bulamazlar. Akşam üzeri çiftçinin oğlu içeriye girer ve durumu öğrenince, dışarı çıkın, o saati ben bulacağım der. Herkes şaşırır, ama onun söylediklerine de itaat edip dışarı çıkarlar. Ortalık tamamen sakinleşince, çocuk yere yatar, kulağını toprağa koyarak saatin sesini duymaya çalışır. Gerçekten de saatin sesini duyar, o duyduğu sese doğru giderek saati bulur.

İnsanoğlu da bu yaşamda durmadan çalışıp durur, ama pek de ileriye gidemiyor. İnsan Tanrı’nın hafiften gelen sesini dinleyemeyecek kadar meşguldür. Bu yüzden Tanrı’yı kaybetmiş halde yaşıyor ve uğraşlarının hiçbiri onun yüreğinin derin arzusunu karşılayamıyor. Tanrı’yı keşfetmenin ve O’nun aflığını gönenmenin yolu sabırlı ve sakin olmaktır. Biz O’nun tatlı sesini dinlemek istersek O, sesini bize
01-04-2019:

PAZARTESİ

Montag

1

NİSAN

April

 


Birbirinize karşı iyi yürekli ve şefkatli olun. Tanrı sizi Mesih’te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın.

Efesliler 4: 32

 

Seid aber zueinander gütig, mitleidig, und vergebt einander, so wie auch Gott in Christus euch vergeben hat!

Epheser 4, 32

 

gütig: iyi yürekli

 

İhtiyar bir adamın elinde bir yağ tenekesiyle gezdiği her yerde gıcırdayan bir kapı veya cızırtılı bir menteşe gördüğünde o yeri derhal yağladığı söylenir. Bu adam gıcırdamaya öylesine gıcıkmış ki, asla gıcırdamaya tahammül edemezmiş!

Belki buna gülenler olabilir, ama hepimizde bir yolla yağ sürerek onu gidermemiz gereken daha kötü bir gıcırdama vardır. Bu da, başka insanlarla kavgalar, dedikodular, mırıldanmalar, içerlemeler, intikamlar, tehditler ve bunlara benzer şeylerdir. Bu gıcırtılar, kapı gıcırtılarını gölgede bırakır. Acaba bunları giderecek olan yağı keşfettik mi? Kendimizde veya başkalarında gördüğümüz her türlü saygısızlığa karşı kullanabileceğimiz bir yağımız var mıdır? O yağ, Tanrı’nın İsa Mesih’te sunduğu sevgidir. Mesih’in sevgisi en korkunç gıcırdamaları bile durdurabilir, en sert ve kuru kalplarımızı yumuşatabilir. Ama biz de o yaşlı adam gibi o yağı - Tanrı sevgisini her zaman yanımızda taşımalı ve yeri geldiğinde kullanmalıyız.

31-03-2019:

PAZAR

Sonntag

31

MART

März

 


Sevgide korku yoktur. Yetkin sevgi korkuyu dışarı atar!

1 Yuhanna 4: 18

 

Furcht ist nicht in der Liebe, sondern die vollkommene Liebe treibt die Furcht aus.

1. Johannes 4, 18

 

die Furcht: korku

die Liebe: sevgi

hinauswerfen: dışarı atmak

 

Kayalar sert ve güçlüdür, ama demir onu parçalar. Demir de sert ve güçlüdür, ama ateş onu eritir. Ateş çok güçlüdür, ama su onu söndürür. Suyun akışı güçlüdür, ama bulutlar onu alıp götürür. Bulutlarda da büyük güç vardır, ama rüzgar onları dağıtır. Rüzgarın gücü de büyüktür, ama insan rüzgara karşı koyar. İnsan ise hem güçlü hem akıllıdır. Ama insanı kaygı, korku yıkar. Korku korkunç bir şeydir, ama sevgi korkuyu dışarı atar.

Sevgi çok güçlü ve her şeyden üstündür. Çünkü sevgiyi yenecek bir güç yoktur. Sevgi en sert, en kaba, en zalim yürekleri bile yumuşatır. Sevgi buz dağlarını eritir; uçsuz, bucaksız çölleri bile yeşilliğe çevirir. Sevgi her kapalı yüreği açacak güçtedir. Sevgi geçici değerler karşısında sonu olmayan güçtür. Görünen şeyler bir gün sona erecektir. Sevgi ise sonsuza dek kalacaktır. Sonsuzlukta da sevgi hep işlerlikte olacaktır. Tanrı çocuklarının yüreklerinde sevgi her zaman yaşayacaktır. Bu değişmez ve ölmez değere sahip olmak ne büyük bir ayrıcalıktır!

30-03-2019:

CUMARTESİ

Samstag

30

MART

März

 


İyi olanı yaparak her konuda onlara örnek ol.

Titus 2: 7

 

... Indem du in allem dich selbst als ein Vorbild guter Werke darstellst!

Titus 2, 7

 

das Vorbild: örnek

in allem: her konuda

 

Dün bir mezar taşında “Her zaman iyi olanı aradı!” sözünü okuduğumu söylemiştim. Bu bir insan için iyi bir tanıklıktır. Daima iyi olanı aramak demek, asalet ve bir amaç peşinde yürümek demektir. Sadece bu kadar değil, her zaman iyi olanı arayan insan amaçlı, zafer dolu ve yengi kazanan bir yaşamı arzulayan ve bu yolda yürüyen insan demektir. Dostum, şunu aklından çıkarma: Bu yaşamda değer verdiğin ve aradığın şey ne ise, onu bir yolla bulacaksın. Ancak arayacağın istikameti tayin etmek sana düşen bir iştir. İyi olanı aramak, yer altında gizlenmiş olan hazineler gibi değildir. İyi olan sana yakındır, hemen yanındadır. İlgi, takdir, cesaret, iman insana yakındır. Yeşaya Peygamber, “Rab’bi bulunurken arayın” der (Yeş.55:6). Malaki peygamber, “İnsan öğüt aramalı” diyor (Mal.2:7). Matta 6:33’te de, “Önce Rab’bin egemenliğini ve doğruluğunu arayın” der. Elçi Pavlus da “gökte olan değerleri arayın” demiştir (Kol.3:1). Bunlar aranılacak iyi şeylerdir. İnsanın bu iyi olanları araması, kendisine sonsuz yaşam güvenliği vermektedir. Arayan insan bulur.

29-03-2019:

CUMA

Freitag

29

MART

März

 


Tanrımız kendisine yönelenlerin hepsine iyilik eder, ama kızgın öfkesi kendisini bırakanların üzerindedir.

Ezra 8: 22

 

Die Hand unseres Gottes ist zum Guten über allen, die ihn suchen, aber seine Macht und sein Zorn sind gegen alle, die ihn verlassen.

Esra 8, 22

 

Annemi 2015’te kaybettikten sonra, Türkiye’ye gittiğimde sık sık mezarlığa uğradım. Gelki oradaki mezar taşlarına hep aynı şeyler yazılıdır, ama batı dünyasındaki mezarlıklarda çeşitli yazılar vardır. Geçenlerde kansere yakalanan ve yakında öleceğini bilen genç Alman imanlıyla konuştuğumda, göz yaşlarını tutamayarak şöyle dedi: “Eşimle nasıl gömüleceğimi, mezar taşıma ne yazılması gerektiğini konuştum. Rab’bin inayetini içeren bir ayet arıyorum!” Bu beni de çok etkilemişti.

Münir adında çok değer verdiğim bir imanlı kardeşim de ne yazık ki, 51 yaşında kanserden hayatını kaybetti ve o, mezar taşına “Kurtarıcımın yaşadığını biliyorum” ayetini yazdırdı.

Başka bir mezarlıkta mezar taşında şu yazıyı da okudum: “Her zaman iyi olanı aradı!” Ne kadar ilginç bir mezar taşı, diye düşündüm. Ölmüş ve ebediyete gitmiş bir insan hakkında ne kadar harika bir tanıklık! Daima iyi olanı arayan insan, geleceğini düşünen, amaçlı bir hayat yaşadığını göstermektedir.

28-03-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

28

MART

März

 


Hayatımız nedir? Bir süre görünen, sonra da görünmez olan buhar gibidir.

Yakup 4: 14

 

... Die ihr nicht wisst, wie es morgen um euer Leben stehen wird; denn ihr seid ein Dampf, der eine kleine Zeit sichtbar ist und dann verschwindet.

Jakobus 4, 14

 

der Dampf: buhar

 

Hayatımız gerçekten de bir buhar gibidir. Bugün var, yarın yoktur. Öyleyse bize verilen günlerimizi, aylarımızı ve yıllarımızı nasıl geçirdiğimize dikkat etmemiz gerekmez mi? Bu dünyada misafiriz. Ama bir misafir gibi yaşamıyoruz. Sanki dünyaya kazık çakacağız. Ama kim dünyaya kazık çakabildi ki!

Kendinizi (Rab göstermesin) bir an için ölmüş ve tabuta konulmuş olarak düşünün! O zaman kaçırdığın fırsatları, sana emanet edilen günlerini ne kadar boşuna harcadığını iyice anlayacaksın. İşe gidip gelme dışındaki zamanını nasıl geçirdin? Kahve köşelerinde oyun oynamakla mı? İyi olmayan, kimseye yarar getirmeyen günahlı durumlarla mı uğraştın? Kin, nefret, kavga dövüşle mi? Yoksa kendine, ailene ve başkalarına yarar getirecek işlerle mi? Akıllı insan boş denen zamanlarda en büyük yararı elde edendir.

Tekrar sana sorayım: Sana emanet edilen zamanını nasıl kullanıyorsun?

27-03-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

27

MART

März

 

Senin önünde garibiz, atalarımız gibi yabancıyız. Yeryüzündeki günlerimiz bir gölge gibidir, kalıcı değil.

1 Tarihler 29: 15

 

Denn wir sind Fremde vor dir und Beisassen wie alle unsere Väter; wie ein Schatten sind unsere Tage auf Erden, und es gibt keine Hoffnung.

1.     Chronik 29, 15

 

Hayatımız nedir? Bir buhar gibidir, kısa sürede yok olup gider, diyor Yakup 4:14’te. Siz, hayatımız nedir sorusunu hiç düşündünüz mü? En uzun hayatın bile, kısa olduğu anlaşılmaktadır. Hayatımız gerçekten de buhar gibi tükenen, yok olup giden bir hayattır. Mezmur yazarı da şöyle der: “Günlerim duman gibi yok oluyor” (Mez.102:3).

Gerçekten de hayatımız oldukça kısadır. Bu nedenle de boşuna harcanmayacak kadar da önemlidir. Bize verilen bu dünyadaki günlerimiz oldukça önemlidir. Çünkü bu dünya sonsuzluğa çıkan bir geçittir. Başka deyişle, bize verilen her bir saat bile kutsal bir emanettir. Öyleyse sana emanet edilen hayatını nasıl kullanmaktasın? “Vaktinizi nasıl geçirdiğinize tüm inceliğiyle dikkat edin... Elinizdeki vakti en iyi biçimde değerlendirin... Vaktinizi çağrıldığınız çağrıya yaraşır biçimde geçirin” (Ef.5:15; 4:1) dedi elçi Pavlus.

26-03-2019:

SALI

Dienstag

26

MART

März

 


Birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. Tanrı sizi Mesih’te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın.

Efesliler 4: 32

 

Seid aber zueinander gütig, mitleidig, und vergebt einander, so wie auch Gott in Christus euch vergeben hat!

Epheser 4, 32

 

gütig: iyi yürekli

 

Tanrı bizleri Mesih İsa’da bağışladığına göre bizler de, eğer Rab’de olduğumuzu söylüyorsak bağışlamak zorundayız. Aksi halde, Tanrı’ya karşı günah işlemiş oluruz!

Gerçek anlamda bağışladığımda ne oluyor? O kişiye karşı olan sevgim tüm yanlışları örterek yürekte oluşan yaraya şifa getirecektir, merhem olacaktır! İşte bu nedenle Petrus’un ilk mektubunda bu gerçek vurgulanır çok net biçimde: “Her şeyden önce birbirinizi candan sevin. Çünkü sevgi birçok günahı örter” (4:8).

Görüyorsunuz, ışıkta kalarak yola devam ettiğimizde, yürekte konut kurmuş olan Tanrı’nın Ruhu da sevgi üretmeye, var olan sevgiyi büyütmeye devam etmektedir. Ama karanlıkta - Kutsal Ruh’un yönetimi altında kalmayarak - yürüdüğümüzde yürekteki acılıklar nefrete dönüşecektir!

25-03-2019:

PAZARTESİ

Montag

25

MART

März

 


Ruhun ürünü, sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetimdir.

Galatyalılar 5:22‒23

 

Die Frucht des Geistes aber ist: Liebe, Freude, Friede, Langmut, Freundlichkeit, Güte, Treue, Sanftmut, Enthaltsamkeit.

Galater 5, 22‒23

 

Sevgi ile sevinç birleştiğinde esenlik ve barış oluşur! Barış da sabrı doğurur! Yani, Ruh’ta gelişerek büyümenin sırrı ışıkta, sevgide yürümektir! Işıkta - yani Rab’bin Sözü ışığında - adımları atmadıkça sevgide yürüyebilmen imkansız hale gelecektir!

Ayrılmak üzere olan bir çift destek için ait oldukları kilise pastörüne gidip şöyle yakınıyorlar: Her ikimiz de imanlı kişileriz, ama yuvamızda sevinç yok! Pastör bir süre çifti dinledikten sonra çiftler arasında birbirlerine kin beslediklerini fark ediyor ve şöyle diyor: Birbirinizi gerçekten seviyor olsaydınız, yürekte oluşan acılıkların çoğalmasına izin vermezdiniz. Arkasından, “sevgi kötülüğün hesabını tutmaz” der (1.Kor 13:5). Bu çiftin sorunu neydi? Birbirlerinin hatalarını, eksikliklerini unutmamak! Dostum, unutmamak hepimizde var olan bir sorundur. Karşındaki kişinin seni acıtan yanlışlarını kayıt altına alacağına, seni sevindiren, hoşnut eden sözleri hatırla. Emin olun bunu yaptığınızda, bu davranış sizi bağışlama yönünde harekete geçirecektir kesinlikle!


 

24-03-2019:

PAZAR

Sonntag

24

MART

März

 


Size yeni bir buyruk veriyorum: “Benim sizleri sevdiğim gibi, sizler de birbirinizi sevin!”

Yuhanna 13: 34

 

Ein neues Gebot gebe ich euch, dass ihr einander liebt, damit, wie ich euch geliebt habe, auch ihr einander liebt.

Johannes 13, 34

 

das Gebot: buyruk

 

Bizler birbirimizi sevmeye başladığımızda neler gerçekleşiyor hayatımızda? İlk başta Rab ile paydaşlığımız olur. İkinci olarak kardeşlerimle paydaşlığım olur. Üçüncü olarak, hem kendi gelişmemi engellememiş olurum, hem de başkalarının tökezlenip düşmemesini sağlarım. Sonuç olarak da iman yaşamında büyüme durmuyor, tersine gelişiyor. Yani Rabbimiz’e benzer olma yönünde gelişerek sağlıklı bir biçimde büyüme devam ediyor! Işıkta yürüyüşümüz devam ettikçe tohum olan Tanrı Sözü de daha da derinlere kök salarak bol bol ürün verecektir. Nedir bu ürünler? “Sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetim” (Gal 5:22‒23).

Görüyorsunuz ki, sevgi tek başına değildir. Sevginin arkasından sevinç geliyor. Sevginin tersi olan nefret ise, kişiyi mutsuz, perişan ediyor! Yani nefret, yürekte oturan acılık kişiyi perişan, acınacak bir durum içine sokarken, sevgi kişiye sevinç getiriyor. Gerçekten de bu muhteşem bir fark!

23-03-2019:

CUMARTESİ

Samstag

23

MART

März

 


İsa yine halka seslenip şöyle dedi: “Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.”

Yuhanna 8: 12

 

Jesus redete nun wieder zu ihnen und sprach: Ich bin das Licht der Welt; wer mir nachfolgt, wird nicht in der Finsternis wandeln, sondern wird das Licht des Lebens haben.

Johannes 8, 12

 

Sanayi devrimi sonrası İngiltere’nin kömür madenlerinde “küçük midilli” cinsi olan bir tür küçük atlar kullanılırdı. Yerin altında çalıştıkları için sürekli karanlıktaydılar. Sürekli olarak karanlıkta kaldıkları için görme yeteneklerini kaybediyorlardı. Yani sürekli ışıktan uzak bir yaşam onları bu noktaya getiriyordu! Işıktan uzak olmak, körlüğü beraberinde getiriyordu.

Bizler de kendimizi düzeltmediğimizde, yürekler nasırlaşarak vicdan körelir ve bunun sonucunda gerçekleri göremez, anlayamaz hale geliriz! Karanlıkta yürüyen kör adam yolunu asla bulamaz. Ruhsal büyüyebilmenin koşulu sevgi ışığında kalmaktır. Bitkilerin güneş ışığına gereksinimleri olduğu gibi, Tanrı çocuğu da büyüyebilmesi için sevgide kalması ve sevgide gelişerek devam etmesi gerekir! Bunun da koşulu, “Birbirinizi sevin” buyruğunu her gün uygulamaya sokmaktır!

22-03-2019:

CUMA

Freitag

22

MART

März

 


Kardeşinden nefret eden karanlıktadır, karanlıkta yürür ve nereye gittiğini bilmez. Çünkü karanlık gözlerini kör etmiştir.

1 Yuhanna 2: 11

 

Wer aber seinen Bruder hasst, ist in der Finsternis und wandelt in der Finsternis und weiß nicht, wohin er geht, weil die Finsternis seine Augen verblendet hat.

1.     Johannes 2, 11

 

Sevgisizlik, yürekte oluşan acılık, kin, görme yeteneğimizi bozarak kendimize zarar vermekle kalmıyor, aynı zamanda da başkalarına da zarar veriyor, onların tökezlenerek düşmesine neden oluyor. Sadece bu değil, üçüncü olarak bir şey daha oluyor. Bunu bize bugünkü ayetimiz belirtiyor! Bu imanlının ruhsal gelişimini yavaşlatmaktadır. “Kardeşinden nefret eden karanlıktadır, karanlıkta yürür ve nereye gittiğini bilmez. Çünkü karanlık gözlerini kör etmiştir” (11). Yürür ama nereye gittiğini bilmeden! Yaşam yolunda yürüyor ama gelişme yok! Neden? Çünkü nefret sonucu yürekte oluşan karanlık, anlama ve görebilme yetisini bozmuştur! Gerçekten de korkunç bir durum! Eğer kendimizi düzeltmezsek, gerçekleri görebilme, anlayabilme yeteneğimizi yavaş yavaş kaybediyoruz demektir. Peki karanlıkta kalıp karanlıkta nereye gittiğini bilmeyerek yürümek ister misin? Yanıtın hayırsa, o zaman Işığa gel! İsa Mesih, “Dünyanın ışığı benim. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur” diyor (Yu.8:12).

21-03-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

21

MART

März

 


Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hala karanlıktadır.

1 Yuhanna 2: 9

 

Wer sagt, dass er im Licht sei, und hasst seinen Bruder, ist in der Finsternis bis jetzt.

1. Johannes 2, 9

 

das Licht: ışık

die Finsternis: karanlık

 

Nefret etmenin, kin gütmenin insanı kör ettiğini, karanlıkta bıraktığını söylüyor bu günümüzün ayeti. Yani nefret eden gördüğünü sanıyor, ama görme özelliğini kaybetmiştir. Demek ki, sevgi yüreklerde işler durumda olmalı ki, olmamız gereken noktaya gelebilmemizi sağlayabilsin. Elçi Yuhanna 10. ayette “Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkalarının tökezlenmesine neden olmaz” diyor.

Bakın sevgili kardeşler, kişinin kendisine zarar vermesi gerçekten de çok kötü ve üzücüdür. Ama kişi başkasının tökezlemesine neden oluyorsa, bu çok daha ciddi ve vahim bir durumdur. Düşünebiliyor musun, yüreğinde var olan acılık seni karanlıkta tuttuğu için önce sana zarar veriyor, sonra da başkalarının zarar görmesine, tökezlenip düşmesine neden oluyor. Hem imanlı kardeşine, hem de diğer insanlara yardım edebilmenin en iyi yolu onlara tökez olmamaya özen göstermektir!

20-03-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

20

MART

März

 


Birbirinize kardeşlik sevgisiyle bağlı olun. Birbirinize saygı göstermekte yarışın.

Romalılar 12: 10

 

In der Bruderliebe seid herzlich zueinander, in Ehrerbietung einer dem anderen vorangehend!

Römer 12, 10

 

die Ehre, die Ehrerbietung: saygı

İman aracılığıyla sahip olduğumuz Tanrı sevgisi yüzeysel, sıradan, durumlara göre hareket eden bir sevgi değil! Bunlardan çok çok daha öte ve derinliği olan bir özelliğe sahiptir! Ayetimizde geçen “birbirinize” sözü, bu sevginin bir teori - sadece sözde bir sevgi olmadığını, tam tersine uygulanabilir olduğunu önümüze koyar. İşte birkaç örnek sizlere: 1. “Benim sizleri sevdiğim gibi, sizler de birbirinizi sevin!” (Yu.13:34‒35; Yu.15:12, 17). 2. “Birbirinizi sevmekten başka hiç kimseye herhangi bir sorunda borçlu olmayın” (Rom.13:8). 3. “Birbirinizi yürekten ve içten sevin” (1.Pet.1:22). 4. “Birbirimizi sevelim” (1.Yu.3:11, 23). 5. “Birbirimizi sevelim, çünkü sevgi Tanrı’dandır” (1.Yu.4:7, 11). 6. “Birbirinizin yükünü taşıyın” (Gal. 6:2).

Yük taşımak nasıl mümkün olabilir? Sevgi varsa!

19-03-2019:

SALI

Dienstag

19

MART

März

 


Sevginiz, bilgi ve her tür sezgiyle durmadan artsın. Öyle ki, üstün değerleri ayırt edebilesiniz.

Filipililer 1:9‒10

 

Und um dieses bete ich, dass eure Liebe noch mehr und mehr überreich werde in Erkenntnis und aller Einsicht, damit ihr prüft, worauf es ankommt.

Philipper 1, 9‒10

 

İmanlının hayatında sevgi geliştikçe bilgi, bilgi ve anlayış geliştikçe sevgi de gelişiyor. Sevgi geliştikçe üstün değerleri ayırt etme yeteneği de gelişiyor. Anlayış, hoşgörü, merhamet de bunlara bağlı olarak gelişiyor. Bu da elbette ki Rab’bi hoşnut etmekte, O’na yücelik getirmektedir.

Tüm bunları kendi gücümüzle başaramayız. Tanrı’nın Mesih’te bize olan o derin, sonsuz inayetini, sevgisini anladıkça bizim de İsa’ya olan sevgimiz gelişir ve bu bizi daha çok O’nu tanımaya iter. O’nu ne kadar daha çok iyi tanıyorsak, o oranda da bizim sevgimiz zenginleşir. Zenginleşen sevgi, bilgide zenginleşiyorsa, bilgi de sevgide zenginleşiyor.

İsa’yı tanımamız, O’nu bilmemiz, bizi İsa’yı daha çok sevmeye iter. Sevgi bilgiyi talep eder, bilgi de sevgiyi talep eder. Bundan sonra da hayatımızı Rab’bi hoşnut eder şekilde geçirmeye çalışırız. Rab ile olan sağlıklı ilişkimiz, bizim kardeşlerle de olan ilişkimizi olumlu yönde etkiler.


 

ÇARŞAMBA

Mittwoch

20

MART

März

 


Birbirinize kardeşlik sevgisiyle bağlı olun. Birbirinize saygı göstermekte yarışın.

Romalılar 12: 10

 

In der Bruderliebe seid herzlich zueinander, in Ehrerbietung einer dem anderen vorangehend!

Römer 12, 10

 

die Ehre, die Ehrerbietung: saygı

İman aracılığıyla sahip olduğumuz Tanrı sevgisi yüzeysel, sıradan, durumlara göre hareket eden bir sevgi değil! Bunlardan çok çok daha öte ve derinliği olan bir özelliğe sahiptir! Ayetimizde geçen “birbirinize” sözü, bu sevginin bir teori - sadece sözde bir sevgi olmadığını, tam tersine uygulanabilir olduğunu önümüze koyar. İşte birkaç örnek sizlere: 1. “Benim sizleri sevdiğim gibi, sizler de birbirinizi sevin!” (Yu.13:34‒35; Yu.15:12, 17). 2. “Birbirinizi sevmekten başka hiç kimseye herhangi bir sorunda borçlu olmayın” (Rom.13:8). 3. “Birbirinizi yürekten ve içten sevin” (1.Pet.1:22). 4. “Birbirimizi sevelim” (1.Yu.3:11, 23). 5. “Birbirimizi sevelim, çünkü sevgi Tanrı’dandır” (1.Yu.4:7, 11). 6. “Birbirinizin yükünü taşıyın” (Gal. 6:2).

Yük taşımak nasıl mümkün olabilir? Sevgi varsa!


 

18-03-2019:

PAZARTESİ

Montag

18

MART

März

 


Ey kardeşler, hiç birinizde diri Tanrı’yı terk eden kötü, imansız bir yüreğin bulunmamasına dikkat edin... birbirinizi her gün yüreklendirin. Öyle ki, hiçbirinizin yüreği günahın aldatıcılığıyla nasırlaşmasın.

İbraniler 3:12‒13

 

Seht zu, Brüder, dass nicht etwa in jemandem von euch ein böses Herz des Unglaubens sei im Abfall vom lebendigen Gott, sondern ermuntert einander jeden Tag, ... damit niemand von euch verhärtet werde durch Betrug der Sünde!

Hebräer 3, 12‒13

 

Acılık hem kişinin kendisine, hem de başkalarına zarar verebiliyor. Hiçbirinizin yüreği günahın aldatıcılığıyla nasırlaşmamalı!

İman aracılığıyla sahip olduğumuz sevgiyi doğru bir biçimde uyguladığımızda, yaşamlarımız insanlar önünde daha da parlayarak görünür hale gelecektir. Sevginin sözde değil, yaşamlarımızda, tutum ve davranışlarda işler durumda olması bizleri daha çekici hale getirecektir kesinlikle. Bu çekicilik Rabbimiz’e de yücelik getirecektir. “Işığınız insanlar önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız’ı yüceltsinler” (Mat 5:16) diye okuyoruz. İyi işleriniz! Yani sözde değil, yaşam tarzında! Böyle bir yaşam, birinci Mezmur’da vurgulandığı gibi meyvesini mevsiminde verecek ve yaprağı hiç solmayarak yaşamına devam edecektir: “Meyvesini mevsiminde verir, yaprağı hiç solmaz” (Mez.1:3).

17-03-2019:

PAZAR

Sonntag

17

MART

März

 


Dikkat edin, kimse Tanrı’nın inayetinden yoksun kalmasın. İçinizde sizi rahatsız edecek ve birçoklarını zehirleyecek acı bir kök filizlenmesin.

İbraniler 12: 15

 

Und achtet darauf, dass nicht jemand an der Gnade Gottes Mangel leide, dass nicht irgendeine Wurzel der Bitterkeit aufsprosse und euch zur Last werde und durch sie viele verunreinigt werden.

Hebräer 12, 15

 

Daha önce elçi Pavlus, sevgimizin giderek büyümesi, gelişmesi gerektiğini söylemişti. Bu aslında ruhsal bir ilkedir. Kardeşine göstermiş olduğun sevgi sana önemli bir değer katıyor. Nedir o? Üstün değerleri ayırt edebilmek! Çünkü yaşamda bazı şeyler iyiyken bazıları da daha iyidir! En iyisini yapabilmek için bu ayrımı yapabilecek noktada olmalısın! Demek ki sevginin sadece bir duygu meselesi olmadığı ortaya çıkıyor. Üstün değerleri ayırt edebilme yönünde bizlere destek veriyor! Sevgi bunu yaparken nefret de bu güzel değerden bizleri yoksun bırakıyor gözlerimizi körelterek! İşte fark bu! Nefret bizlere tökez olurken, ruhsal gerçekleri görmemize engel olurken, sevgi de tam tersini yapıyor katkı sağlayarak. O nedenle Rabbimiz bizleri bugünkü ayetle uyarmaktadır: İçinizde sizi rahatsız edecek ve birçoklarını zehirleyecek acı bir kök filizlenmesin!” (İbr 12:15).

16-03-2019:

CUMARTESİ

Samstag

16

MART

März

 


Sevginizin gerçek bilgi ve eksiksiz anlayışla birlikte giderek gelişmesi için dua ediyorum.

Filipililer 1: 9

 

Und um dieses bete ich, dass eure Liebe noch mehr und mehr überreich werde in Erkenntnis und aller Einsicht.

Philipper 1, 9

 

wachsen, zunehmen: gelişmek

 

Sevgi daha çok gelişmeli ve zenginleşmelidir. Nede? Sevgide. Sevgi beslenmiyorsa, zamanla kuruyup gider. Bir ağacı ya da çiçeği düşünün. Ama o ağaca, çiçeğe bakmak, su vermek, korumak gerekir. Sevgi de aynı şekilde beslenmeli, korunmalıdır. Gelişerek zenginleşmelidir. Nasıl? Bilgide ve sezgide. Pavlus sevginiz gelişsin ve zenginleşsin derken, sevginin havadan gelmediğini söylüyor. Gerçek bilgi ve anlayış olmalıdır sevginin gelişebilmesi için. Sevgi, tanımak ister. Sevgi bilgiye iter, ama bilgi sevgiyi talep eder.

İki kişi birbirlerini tanıdıkça, birbirlerini daha çok sevmeyi öğrenirler. Birbirlerini ne kadar iyi tanırlarsa, o oranda da birbirlerine olan sevgileri büyümeye başlar.

Sevgi öğrenilmelidir. Öğrenmek için de bilgi ve anlayış gereklidir. Bilgi, bilmekten geliyor. Anlayış, bilgiyi nasıl kullanma sanatıdır. Akmayan suyun kokması gibi, gelişmeyen, büyümeyen, zenginleşmeyen sevgi de, eninde sonunda yetersiz kalacak, kokacaktır.

15-03-2019:

CUMA

Freitag

15

MART

März

 


Sevginizin gerçek bilgi ve eksiksiz anlayışla birlikte giderek gelişmesi için dua ediyorum.

Filipililer 1: 9

 

Und um dieses bete ich, dass eure Liebe noch mehr und mehr überreich werde in Erkenntnis und aller Einsicht.

Philipper 1, 9

 

das Gebet: dua

 

Burada elçi Pavlus sevginin zenginleşmesi için bilgi ve anlayışın olması gerektiğini belirtir. Hem Filipi’deki imanlılar arasında, hem de Filipili imanlılar ile Pavlus arasında sevgi ve sağlıklı ilişki vardı. Ama Pavlus burada, “Sevginizin bilgide ve anlayışta gelişmesi için dua ediyorum” demesi oldukça ilginçtir! Eğer toplulukta sevgisizlik olsaydı, o zaman Pavlus’un bu sözleri söylemesi yerinde olurdu. Ama böyle bir sorun görmüyoruz Filipi topluluğunda. Onlar Pavlus’a karşı, birbirlerine ve Rab’be karşı sadıktılar. Buna rağmen burada bir eksiklik vardır. Pavlus bunu biliyor. Bu eksiklik, İsa Mesih gelene dek sürecektir; bu söz ile bizler bu eksikliği tamamlamaya çalışıyoruz.

Şimdi Pavlus, sevginin gelişmesi, zenginleşmesi için dua ediyor. Peki ama sevgi nasıl gelişebilir? Pavlus, “sevginiz gerçek bilgi ve anlayışta gelişsin” derken, sevginin ayrılmaz iki parçasına değiniyor. Bu, bilgi ve anlayış’tır! Sevgi, bilgi ve anlayış el ele gider.

14-03-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

14

MART

März

 


Birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. Tanrı sizi Mesih’te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın.

Efesliler 4: 32

 

Seid aber zueinander gütig, mitleidig, und vergebt einander, so wie auch Gott in Christus euch vergeben hat!

Epheser 4, 32

 

mitleidig: şefkatli

 

Biz neden bağışlamalıyız? Çünkü Tanrı bizim günahlarımızı bağışladı. Nasıl bağışladı? Hiç karşılık beklemeden. Buna benzer biçimde biz de kardeşimizi bağışlamalıyız. Biz başkalarını bağışladığımız şekilde Tanrı bizi bağışlamaya kalksaydı asla bağışlanmazdık. Biz Tanrı’nın kurtuluş çağrısına evet dediğimizde, Mesih’e iman ettiğimizde Tanrı’nın çocuğu olduk ve Tanrı tarafından bağışlandık. O zaman biz de diğer insanları aynı şekilde bağışlamalıyız. Bizim affetmemiz kesinlikle İsa Mesih’in bizleri nasıl bağışladığı temeline dayanmaktadır.

Ama eğer affetmeye yanaşmıyorsak, başka bir ifadeyle, yüreğimizde acılık, kin, nefret varsa kendimize zarar vermiş ve kötülük etmiş olacağız. Emin olun ki, iman aracılığıyla sahip olduğumuz sevgiyi doğru biçimde uyguladığımızda, yaşamımız insanlar önünde gitgide daha da parlayacak ve daha görünür hale gelecektir. Sahip olduğumuz bu gerçek sevgi yüreklerden taşmaya başladığında, ruhsal şeyleri anlayıp kavramada daha iyi bir noktada olacağız.

13-03-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

13

MART

März

 


Eğer her biriniz kardeşini gönülden bağışlamazsa, göksel Babam da size öyle davranacaktır.

Matta 18: 35

 

So wird auch mein himmlischer Vater euch tun, wenn ihr nicht ein jeder seinem Bruder von Herzen vergebt.

Matthäus 18, 35

 

Matta 18:15. ayetten sonraki kesimi okuduğumuzda, görüyoruz ki, kardeşin seni kırdığında, üzdüğünde onun sana gelmesini beklemiyorsun. Burası çok önemli! Sen o kardeşe gidiyorsun! Bunu yapmadığın sürece barışı yakalayamazsın. Başka deyişle kendini mahkum etmiş olursun. Rabbimiz “Acımasız köle” hakkında konuştuktan sonra şu gerçeğin altını önemle çizmiştir: “Eğer her biriniz kardeşini gönülden bağışlamazsa, göksel Babam da size öyle davranacaktır” (Matta 18:35; 6:14).

Bu ayet çoğu zaman yanlış yorumlanıyor. Bu ayetin kurtuluşla ilgisi yoktur. Kurtuluş tamamen inayete dayanıyor. Yani Tanrı bizi inayeti aracılığıyla bağışlıyor ve bize sonsuz yaşamı veriyor. Mesih imanlısı için bağışlamak İsa’nın onu nasıl bağışladığı temeline dayanmalıdır. Elçi Pavlus bunu şöyle dile getirdi: “Birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. Tanrı sizi Mesih’te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın” (Ef.4:32).

12-03-2019:

SALI

Dienstag

12

MART

März

 


Sunakta adak sunarken kardeşinin sana karşı bir şikayeti olduğunu anımsarsan, adağını orada, sunağın önünde bırak, git önce kardeşinle barış; sonra gelip adağını sun.

Matta 5: 23‒24

 

Wenn du nun deine Gabe darbringst zu dem Altar und dich dort erinnerst, dass dein Bruder etwas gegen dich hat, so lass deine Gabe dort vor dem Altar und geh vorher hin, versöhne dich mit deinem Bruder; und dann komm und bring deine Gabe dar!

Matthäus 5, 23‒24

 

Bugünkü ayet barışın ibadetten, duadan daha önemli olduğunu bize gösteriyor. Yüreğinde bir kardeşine, hatta herhangi birisine ya da herhangi bir topluma, ulusa karşı bir kin, öfke, nefret varsa senin inancının, dininin ya da ibadetinin, duanın bir değeri olmaz; önce bunu halletmen gerekir, diyor.

İmanlı birisi dikey ve yatay olmak üzere iki ayrı ilişki içerisindedir. İlki Tanrı’yla, ikincisi de kardeşleriyle ya da insanlarla olan ilişkidir.

Tabii ki günümüzde kurban uygulaması, sunak yoktur. Ancak elçi Pavlus imanlıların Rab’bi anmak için Rab’bin Sofrasına yaklaşırken, uygun şekilde yaklaşması gerektiğini söyler. Bu imanlının yaşamının her alanını kapsar. Yani imanlının hem kardeşlerine, insanlara karşı yüreğinde bir acılığın, küskünlüğün, nefretin, hem de hayatında herhangi bir günahın olmaması gerekir. Pavlus şöyle der: “Kim uygun olmayan biçimde ekmeği yer ya da Rab’bin kasesinden içerse, Rab’bin bedenine ve kanına karşı suç işlemiş olur” (1.Kor 11:27).

11-03-2019:

PAZARTESİ

Montag

11

MART

März

 


Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hala karanlıktadır.

1 Yuhanna 2: 9

 

Wer sagt, dass er im Licht sei, und hasst seinen Bruder, ist in der Finsternis bis jetzt.

1. Johannes 2, 9

 

die Finsternis: karanlık

 

Tanrı sevgisi hakkında konuşmak gerçekten de kolaydır. Yapılan sohbetlerde bunu açıkça görebiliyoruz. Ama zor olan, büyük bir istek ve hararetle anlattığın sevgiyi hayatında işlerliğe koyabilmendir. Sevgi yaşamda belirgin değilse, kişide yansımıyorsa sözde kalıyor demektir ve bu da sadece konuşmuş olmaktan öteye gitmez! Dokuzuncu ayette ifade ettiği gibi o kişi, “hala karanlıktadır!” Çünkü aynı anda hem ışıkta, yani Rab Tanrı’da, hem de karanlıkta, yani İblis’in çizgisinde kalarak yürüyemezsiniz. Başka bir ifadeyle, aynı anda Rab Tanrı’yla paydaşlık içerisinde olmak ve kardeşleri bu paydaşlığın dışında bırakmak, onlara arkanı dönmek mümkün değildir. Çünkü Rab ile ilişkin sağlıklı biçimde devam ediyorsa gerçek anlamda, kardeşlerle olan beraberliğin de aynı noktada devam ediyor olacaktır! Tabii ki, ışıkta yürümenin sadece kardeşlerle olan paydaşlığımızı derinleştirmez, aynı zamanda hem kendimize, hem de ailemize büyük bereketler getirir.

10-03-2019:

PAZAR

Sonntag

10

MART

März

 


Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hala karanlıktadır.

1 Yuhanna 2: 9

 

Wer sagt, dass er im Licht sei, und hasst seinen Bruder, ist in der Finsternis bis jetzt.

1. Johannes 2, 9

 

sagen: söylemek, demek

immer noch: hala

 

Bu ayete göre bir imanlı, kardeşinden nefret ediyorsa, o karanlıktadır. Asla ışıkta olduğunu söyleyemez. Dün de belirttiğim gibi, bir anlık bir öfkeden, nefretten söz etmiyorum. Bir kardeşin bazı davranışlarını onaylamıyor olabilirsiniz. Yaptıklarını kabul etmeyebilirsiniz ya da bazı durumlarda sizi öfkelendiriyor olabilir. Ancak bir kardeşe karşı yüreğinizde bir acılık varsa, o nefret sürüyorsa, tövbe edip Rab’bin önünde durmanıza engel oluyorsa, kısacası kininiz, nefretiniz sizi yönetiyorsa, işte o zaman karanlıktasınız demektir!

Bundan kurtulmanın yolu var mıdır? Tabii ki vardır. İlk adım Rab’bin Sözü’nden beslenmektir. Tanrı Sözü’yle beslendiğimizde Rab’bin ışığına yaklaşır ve Rab ile o ışıkta yürümeyi hedef ediniriz. Tanrı’nın Ruh’u ve O’nun Sözü birlikte bizim yüreğimizde iş görür ve sevme konusunda bize gereken desteği ve gücü verir. Bu bir anda olan bir iş değil, imanda büyüdükçe, geliştikçe gerçekleşen bir iştir.

09-03-2019:

CUMARTESİ

Samstag

9

MART

März

 


Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hala karanlıktadır.

1 Yuhanna 2: 9

 

Wer sagt, dass er im Licht sei, und hasst seinen Bruder, ist in der Finsternis bis jetzt.

1. Johannes 2, 9

 

der Hass: kin, nefret

hassen: nefret etmek, kin gütmek

 

Nasıl nefreti, kini, öfkeyi yüreğimizden atabiliriz? İçimizde konut kurmuş olan Tanrı Ruhu’nun işlemesine izin vererek ve elimizdeki Sözü çalışarak. Mesih yaşam ekmeğimiz ve suyumuzdur. “Yaşam ekmeği Ben’im. Bana gelen asla acıkmaz, bana iman eden hiçbir zaman susamaz” (Yu.6:35) dedi İsa Mesih. Söz’ün ta kendisi olan Rabbimizden yemedikçe ölür, içmedikçe de susuzluktan kuruyup gideriz. Bu kadar açık ve net! O’nu hoşnut edebilecek hayatı yaşayabilmenin ön koşuludur bu!

Yuhanna ne dedi: “Işıkta olduğunu söyleyip de insan kardeşinden nefret eden kişi hala karanlıktadır” (1 Yu.2:9). Tam bu noktada hepimizi kapsayan - içine alan - bir soru sormama izin verin: Tanrı’nın çocukları olarak hem ışıkta yürüyüp hem de kardeşinizden nefret ettiğiniz oluyor mu hiç? İnsanın bir an nefret etmesinden ya da öfkelenmesinden söz etmiyorum. Öfke ve nefret sizi yönetiyorsa, o zaman ışıkta yürümüyorsunuz, demektir.

08-03-2019:

CUMA

Freitag

8

MART

März

 

Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hala karanlıktadır.

1 Yuhanna 2: 9

 

Wer sagt, dass er im Licht sei, und hasst seinen Bruder, ist in der Finsternis bis jetzt.

1. Johannes 2, 9

 

das Licht: ışık

die Finsternis: karanlık

 

Bir kez daha vurgunun bilgide değil, sevgide olduğunu görüyoruz! Demek ki, ışık imanlının sahip olduğu sevgide parlar! Sevgiyi ışıktan, ışığı da sevgiden ayırmak olanaklı değil. Sevgi eşittir ışık, ışık eşittir sevgi! İmanlı olduğunu söyleyip de imanlı kardeşine karşı hala nefret besliyorsa yüreğinde, o kişinin ışıkta değil karanlıkta olduğunu gösterir! İmanlı olduğunu söyleyip de bir kişiden, bir toplumdan ya da bir ulustan nefret ediyorsa, o halen karanlıktadır. İmanlı, imanlı olduğu için kusursuzdur demiyorum. Ama Rab Tanrı’nın sevgisinden dolayı, sevilmiş olduğundan dolayı, başkalarını da sevebilmelidir. Ait olduğun Tanrı sana bunu buyuruyorsa, O’nu hoşnut edebilmen için bu yönde hareket etmen gerekiyor. Yani imanlı Tanrı isteğini yapmaktan keyif alan, hoşlanan kişidir! Bu noktada ya da başka noktalarda zayıf olabiliriz. Ama her gün ilerlememiz gerekiyor zayıflıklarımızı
07-03-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

7

MART

März

 


Karanlık geçiyor ve gerçek ışık şimdiden parlıyor.

1 Yuhanna 2: 8 b

 

Die Finsternis vergeht und das wahrhaftige Licht leuchtet schon.

1. Johannes 2, 8 b

 

leuchten: parlamak

vorbeigehen: geçmek

 

Elçi Yuhanna okuduğumuz ayetin son kısmında dikkatimizi önemli bir noktaya çekiyor: “karanlık geçiyor ve gerçek ışık şimdiden parlıyor!” Gerçek ışık İsa Mesih’tir. Mesih, “dünyaya gelen, her insanı aydınlatan gerçek ışık” olarak ifade edilir (Yu.1:9). Demek ki “sevin” buyruğu eski olsa da her zaman güncelliğini korumaktadır. En harika biçimde Mesih İsa’da hem yenilendi, hem de ışığın kaynağı olduğundan tamamlandı!

İsa Mesih harika biçimde Yasa’yı yerine getirmiştir. Rabbimiz Yasa’nın beden almış hali ve dolayısıyla bizim örneğimizse, Tanrı çocukları olarak bizler de bu ışığı kabul edip içimize sindirmeli ve çevremize yansıtmalıyız. Sahip olduğumuz ışık aracılığıyla karanlık yürekler aydınlığa kavuştukça karanlık yok olmaktadır. Çevremize baktığımızda, Mesih’e gelmeyen - O’nunla birlikte yürümeye karar vermeyen - birçok kişi olduğundan karanlık henüz tümüyle yok olmamıştır. Bu da yeryüzündeki sorumluluğumuzun önemini ve gerekliliğini ön
06-03-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

6

MART

März

 


İnsanların ve meleklerin diliyle konuşsam, ama sevgim olmazsa, ses çıkaran bakırdan ya da çınlayan zilden farkım kalmaz.

1 Korintliler 13: 1

 

Wenn ich in den Sprachen der Menschen und der Engel rede, aber keine Liebe habe, so bin ich ein tönendes Erz geworden oder eine schallende Zimbel.

1.     Korinther 13, 1

 

Sevginin tarifini elçi Pavlus 1 Korintliler 13. bölümde veriyor. Sevgi olmadan sürdürülen bir yaşamın kocaman bir hiç olduğunu anlıyoruz bu bölüm ile. Sevgim olmazsa ses çıkaran zilden başka bir şey değilim, demektir. Sevgim yoksa, ses çıkaran bakırdan ya da çınlayan zilden farkım kalmaz. Peygamberlikte bile bulunabilsem, tüm sırları bilsem, dağları yerinden oynatacak kadar imanım olsa bile, sevgim yoksa bir hiçim. Sahip olduğumuz tüm armağanları, vermekte olduğumuz hizmeti anlamlı kılan, bir arada tutan sevgidir! İşte bu yüzden 13. bölümün son ayeti sevginin üstünlüğüyle noktalanır: “İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir!” O zaman gönül rahatlığıyla şunu tekrar söyleyebilirim sizlere: Bir imanlının kime ait olduğunu gösteren işaret, boynuna takmış olduğu haç, koltuk altında taşıdığı Kutsal Kitap ya da düzenli kiliseye gitmek değil, imanlı kardeşlerine ve insanlara duyduğu sevgidir!

05-03-2019:

SALI

Dienstag

5

MART

März

 


Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı’dandır. Seven herkes Tanrı’dan doğmuştur ve Tanrı’yı tanır.

1 Yuhanna 4: 7

 

Geliebte, lasst uns einander lieben! Denn die Liebe ist aus Gott; und jeder, der liebt, ist aus Gott geboren und erkennt Gott.

1.     Johannes 4, 7

 

“Birbirimizi sevme” buyruğu, İsa Mesih’in yeryüzünde üç yıllık hizmeti sırasında verdiği bir buyruktu. Peki, birbirimizi sevmemiz nasıl gerçekleşebilecekti? Tanrı Ruhu’nun gücüyle! Kutsal Ruh’un gücü olmadan bırakın düşmanı, kardeşleri bile sevebilmek mümkün değildir.

Şunu yeri gelmişken söyleyeyim: Bir imanlının kime ait olduğunu gösteren işaret, dindarlığı, kiliseye gitmesi ya da boynuna takmış olduğu çarmıh değil, imanlı kardeşlerine ve insanlara duyduğu sevgidir! Öğrencileri bir arada tutan da bu sevgiydi! Böylece “Birbirimizi sevme” buyruğu vurgu açısından yenidir ve Rabbimizin bize verdiği en önemli buyruktur. Bu nedenle İsa Mesih özellikle bu noktayı öne çıkararak şöyle dedi kendi bağlılarına: “Size yeni bir buyruk veriyorum: Birbirinizi sevin!” (Yu.13:34). Bu sevgi iyi bir ilişki içerisinde olduğunu göstermek için yüzeysel, duygusal bir his değil. Bu bir istektir! Yani sevmiş olmak gerektiği için sevmek değil, gerçekten sevmektir!

04-03-2019:

PAZARTESİ

Montag

4

MART

März

 


Biz kardeşleri sevdiğimiz için ölümden yaşama geçtiğimizi biliyoruz. Sevmeyen ölümde kalır.

1 Yuhanna 3: 14

 

Wir wissen, dass wir aus dem Tod in das Leben hinübergegangen sind, weil wir die Brüder lieben; wer nicht liebt, bleibt im Tod.

1. Johannes 3, 14

 

der Tod: ölüm

 

Ölümden yaşama geçiş ne ile açığa çıkıyor ya da kanıtlanıyor? Kardeşlerin birbirlerine olan sevgisinde! Başka bir ifadeyle, kardeşlere olan sevgi, yeniden doğmuş olduğumuzun kanıtıdır. İsa Mesih bu gerçeği şöyle destekler: “Birbirinize sevginiz olursa, herkes bununla benim öğrencilerim olduğunuzu anlayacaktır” (Yu.13:35). Rab’be ait olduğumuz nasıl anlaşılacak? Birbirimize olan sevgiyle! Demek ki, iman ettiğimizde - Kutsal Ruh’un desteğiyle - birbirimizi sevme yönünde bir hareket başlıyor! İşte bu yeniliği, değişimi Yuhanna “yeni bir buyruk” olarak ifade ediyor sekizinci ayette. Öğrencilerin başlangıçtan beri kabul ettikleri eski buyruk - sevme buyruğu - Rabbimizin öğrencilerine sık sık tekrar ettiği buyruktur. Örneğin Yuhanna 13:34‒35 ve 15:10‒12. Pavlus da bunu şöyle onaylar: “Kardeşlik sevgisi konusunda kimsenin size bir şey yazmasına gerek yoktur. Çünkü Tanrı size birbirinizi sevmeyi öğretti” (1 Sel. 4:9).

03-03-2019:

PAZAR

Sonntag

3

MART

März

 


Sevgili kardeşlerim, size yeni bir buyruk değil, başlangıçtan beri kabul ettiğiniz eski buyruğu yazıyorum.

1 Yuhanna 2: 7

 

Geliebte, nicht ein neues Gebot schreibe ich euch, sondern ein altes Gebot, das ihr von Anfang an hattet. Das alte Gebot ist das Wort, das ihr gehört habt.

1.     Johannes 2, 7

 

Yedinci ayette okuyucularına, “başlangıçtan beri kabul ettiğiniz eski buyruğu yazıyorum” diyor. Burada “başlangıçtan beri” ifadesi gerçekten de kayda değer niteliktedir. Çünkü Yuhanna’nın mektuplarında bu ifade iki ayrı biçimde kullanılıyor. İlkinde, Rab’bin ezelden beri var olduğunu belirtmektedir. Yani insan aklının geriye gidebileceği en uzak noktada sonsuzluklar boyunca Baba Tanrı’yla birlikte olan İsa! Yuhanna’nın Müjde Kitabı’nda da bu vurgulanmakta: “Başlangıçta söz vardı!” (1:1). Ama 1 Yuhanna mektubunun ikinci bölümünde yer alan “Başlangıçtan beri” ifadesi bizimle ilgili bir ifadedir ve Rabbimiz Mesih İsa’ya iman ettiğin anı açıklamaktadır. Yani “İsa Mesih’i Rab ve Kurtarıcı olarak kabul ettiğinizden beri” anlamındadır. Aksi halde üçüncü bölümde yer almış olan şu ayet yer almazdı: “Biz kardeşleri sevdiğimiz için ölümden yaşama geçtiğimizi biliyoruz” (3:14).

02-03-2019:

CUMARTESİ

Samstag

2

MART

März

 


Tanrın Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin... Komşunu da kendin gibi seveceksin.

Matta 22: 37‒39

 

Er aber sprach zu ihm: “Du sollst den Herrn, deinen Gott, lieben mit deinem ganzen Herzen und mit deiner ganzen Seele und mit deinem ganzen Verstand... Du sollst deinen Nächsten lieben wie dich selbst.”

Matthäus 22, 37‒39

 

Rabbimiz, yasanın ve peygamberlerin yazılarının tamamının Tanrı’yı sevmek ve komşunu sevmek ile özetlendiğini okuyoruz (Matta 22:37‒40). Pavlus da İncil’de Galatyalılara yazmış olduğu mektupta bunu onaylayarak şöyle dedi: “Bütün Kutsal Yasa tek bir sözle özetlenmiştir: Komşunu kendin gibi seveceksin” (5:14). Yuhanna da aynı sonuca ulaştığında, yeni bir şey söylemediğinin farkındaydı aslında. Çünkü Tanrı sevgidir ve sevgi esastır! “Sevin” buyruğu eski de olmuş olsa, hiçbir zaman kullanım dışı değildi. Yani sevgi her çağda güncelliğini korumaktadır. Mümkün olan en mükemmel bir biçimde sevgi Rabbimiz Mesih İsa’da hem yenilendi hem de O’nun aracılığıyla tamamlanıp en yüksek doruğa çıkmıştır.

01-03-2019:

CUMA

Freitag

1

MART

März

 


Size yeni bir buyruk veriyorum: “Benim sizleri sevdiğim gibi, sizler de birbirinizi sevin!”

Yuhanna 13:34

 

Ein neues Gebot gebe ich euch, dass ihr einander liebt, damit, wie ich euch geliebt habe, auch ihr einander liebt.

Johannes 13, 34

 

lieben: sevmek

 

Sevgiyi alan sevgi verebilir. Sevgi bizleri itaat etme konusunda harekete geçirir. Ama zorunluluk ya da korkudan dolayı değil, Mesih’te sergilenen sevginin bir sonucu olarak! İşte bu sevgi başkalarını da sevebilmeyi olanaklı hale getiriyor! Bu nedenle de İsa Mesih “Birbirinizi sevin” derken birçok buyruklardan biri olarak değil, listenin en başında olan buyruk olduğunu söylüyor. İşte yeni olan buydu. Eskisi, Eski Antlaşma’da “Komşunu sev” derken (Lev.19:18), yenisi Yeni Antlaşma’da İsa Mesih “Düşmanını da sev” dedi (Mat 5:44). Yani seni sevmeyeni, senden nefret edeni bile sev, onlar için hayır dua et! Bu nasıl mümkün olabilirdi? İsa Mesih’te sunulan kurtuluşu kabul etmekle! İşte Tanrı sevgisi olarak ifade ettiğimiz “agape” (göksel) sevgisi tam buydu!

28-02-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

28

ŞUBAT

Februar

 


Seven kişi komşusuna kötülük etmez. Bu nedenle sevmek Kutsal Yasa’yı yerine getirmektir.

Romalılar 13: 10

 

Die Liebe tut dem Nächsten nichts Böses. So ist nun die Liebe die Erfüllung des Gesetzes.

Römer 13, 10

 

daher, so: bu nedenle

 

Normal bir aile içerisinde bir takım kurallar vardır. Sadece aile içerisinde değil, dışarıya çıktığında da uyman gereken kurallar vardır. Örneğin, yolda yürürken çöpü sokağa atmama konusunda, karşıdan karşıya geçerken trafik kurallarına uyma konusunda ya da arkadaşlarına, okulda öğretmenlerine nasıl davranılması gerekir konusunda anne baba çocuklarını eğitir. Neden? Yasadan dolayı mi? Hayır, çocuklarına olan sevgiden dolayı. Çünkü her anne baba çocuklarına herhangi bir zararın gelmesini istemez! Birbirimizi sevmemiz de aynı biçimde Tanrı’nın Yasası’nın yerine gelmesidir. Çünkü yasa, her şeyi bilen Tanrı’nın nasıl yaşamamız konusunda bizlere öncülük eden sevecen talimatlarıdır. İnsanları sevdiğinizde, “sevme” buyruğu yerine gelmiş olduğundan insana hakaret etmeme, yalan söylememe konusunda gayret içine giriyorsunuz! Sevgi varsa, kimseye kötülük etmeyi, düşmanlık gütmeyi istemezsiniz.

27-02-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

27

ŞUBAT

Februar

 


Size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin.

Matta 5:44

 

Ich aber sage euch: Liebt eure Feinde, und betet für die, die euch verfolgen.

Matthäus 5, 44

 

der Feind: düşman

misshandeln: zulmetmek

 

İnsanın kendisine düşmanlık edenleri sevmesi kolay değildir. Eğer Mesih bunu diyorsa, O sevebilmek için gereken gücü de vermektedir.

Sevmek, imanlının içinde konut kurmuş olan Kutsal Ruh’un desteğiyle yerine getirilmesi mümkün hale gelebiliyor. Yuhanna’nın tek bir buyruğa odaklanmış olduğunu görüyoruz. Eski Antlaşma’da yer almış olan “sevin” buyruğu, var olan buyruklardan birisiydi sadece. Ama bu eski buyruk burada daha da yukarı kaldırılarak öne çıkarılıyor. Yuhanna tüm buyruklar içerisinden özellikle tek bir buyruğu neden öne çıkarıyor? Bunu ancak şu ruhsal ilkeyle açıklamak mümkündür: sevmek, yasayı yerine getirmektir! Romalılara yazılan mektubun on üçüncü bölümünde yer alan ayetler bu gerçeği şöyle onaylar: “Birbirinizi sevmekten başka hiç kimseye bir şey borçlu olmayın. Çünkü başkalarını seven, Kutsal Yasa’yı yerine getirmiş olur” (8). Ve onuncu ayetin son kısmında da bu gerçek şöyle noktalanır: “Sevmek Kutsal Yasa’yı yerine getirmektir!”

26-02-2019:

SALI

Dienstag

26

ŞUBAT

Februar

 


Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiç birisi mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun.

Yuhanna 3: 16

 

Denn so hat Gott die Welt geliebt, dass er seinen eingeborenen Sohn gab, damit jeder, der an ihn glaubt, nicht verloren geht, sondern ewiges Leben hat.

Johannes 3, 16

 

Tanrı bizlere olan sevgisini Mesih’ini vererek kanıtladı. Eğer Tanrı bizlere böylesine yüce ve derin bir sevgi gösterdiyse, O’na ait olan bizler de sahip olduğumuz bu sevginin başkalarına da ulaşmasına aracı kişiler olmalıyız! Yani O’nun Sözü ışığında kalarak birbirimize gösterdiğimiz sevgiyle de gerçekten de O’nun bizde, bizlerin de O’nda yaşadığını başkalarına açıkça göstermiş, kanıtlamış oluyoruz!

Altını çizerek vurgulamak isterim: Sözü edilen bu sevgi, çarmıhta sergilenen “agape” sevgisidir! Yani insan üstü olan, tüm insanlığı içine alan tertemiz Tanrı sevgisidir! Bu sevgi kendisini nasıl göstermiştir? İsa Mesih’i vererek! Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. “Öyle ki, O’na iman edenler... sonsuz yaşama kavuşsun!” (Yu. 3:16). Sevdi ve bunun sonucu olarak da verdi! Sadece sevimli kişileri kapsayan türden bir sevgi değil, düşmanları da içine alan bir sevgidir bu! O nedenle açıkça Matta beşinci bölümde, “düşmanlarınızı sevin!” (Mat 5:44) sözü vurgulanır.

25-02-2019:

PAZARTESİ

Montag

25

ŞUBAT

Februar

 


Mesih’ten işittiğimiz ve şimdi size ilettiğimiz bildiri şudur: Tanrı ışıktır ve O’nda hiç karanlık yoktur.

1 Yuhanna 1: 5

 

Und dies ist die Botschaft, die wir von ihm gehört haben und euch verkündigen: dass Gott Licht ist und gar keine Finsternis in ihm ist.

1.     Johannes 1, 5

 

Elçi Yuhanna Tanrı’nın sevgi olduğunu söylerken, aynı zamanda Tanrı’nın ışık da olduğunu söylemektedir. Işık yaşamın da nedenidir. Işık olmadan yaşam da olmaz. Sevgi ve ışık da birbirinden ayrılmaz bir parçadır. Sevgi ışıksız, ışık da sevgisiz olmaz.

Yuhanna bu noktaya gelene kadar görüyoruz ki, Tanrı’ya ilişkin üç önemli gerçeği sürekli vurgulayarak öne çıkarmaktadır: Tanrı yaşamdır, Tanrı sevgidir ve Tanrı ışıktır. Zaten sevgiyi en fazla işleyen kişinin Yuhanna olduğunu daha önce söyledim. Bu nedenle de Yuhanna’ya “sevginin habercisi” demek yerinde bir tespittir. Mesih İsa bağlıları olarak ışıkta kalarak adımlarımızı atmanın ne kadar önemli ve gerekli olduğunu biliyoruz. Aynı şekilde, Rab’deki kardeşleri sevebilmenin ön koşulunun da Rab’bin Sözü ışığında yürümek olduğunu burada söyleyeyim.

24-02-2019:

PAZAR

Sonntag

24

ŞUBAT

Februar

 


Tanrı Sözü’nü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.

Yakup 1: 22

 

Seid aber Täter des Wortes und nicht allein Hörer, die sich selbst betrügen!

Jakobus 1, 22

 

hören: duymak, işitmek

 

Yakup bize, Tanrı’nın sevgi olduğunu bilmemizin yeterli olmadığını söyler. Tabii aynı zamanda Tanrı’nın kurallarını, günaha ilişkin ne düşündüğünü de bilmemiz yeterli değildir. Yani bilmek, konuşmak, bilgi sahibi olmak yeterli değildir; bildiğini ve konuştuğunu yaşamına sokmak ve hayatında uygulaman gerekir. Önemli olan da budur! Bilgi çok önemlidir, ama uygulama da aynı oranda önemlidir. Her zaman şunu söyleriz: Beynimiz bedenimizin en üstündedir. O zaman her şeyden önce bilgi edinmeliyiz. Yani Tanrı Sözü’nü okumalı ve anlamalıyız. Anladıklarımızı yüreğimize indirmeliyiz. O zaman iman devreye girer. Üçüncü adımda anladığımızı, yüreğimize indirdiğimizi, hayatımızda uygulamaya koymalıyız. Hayatım söylediklerimi onaylamalıdır. Dördüncü adımda ise anladığımı, yüreğime indirdiğimi, hayatımda uyguladığımı başkalarına da verebilirim.

23-02-2019:

CUMARTESİ

Samstag

23

ŞUBAT

Februar

 


Rabbimiz İsa Mesih’in sizi sonsuz yaşama kavuşturacak olan merhametini beklerken, kendinizi Tanrı’nın sevgisinde tutun.

Yahuda 21

 

Erhaltet euch in der Liebe Gottes, indem ihr die Barmherzigkeit unseres Herrn Jesus Christus erwartet zum ewigen Leben.

Judas 21

 

die Barmherzigkeit: merhamet

 

Başka bir çeviride, “Kendinizi Tanrı’nın sevgisinde koruyun” diyor. “Tutun” ya da “koruyun” sözü Tanrı’nın sevgisini her zaman göz önünde bulundurun, o sevgiden her zaman yararlanın demektir. Tanrı’nın sevgisi, insanın sevgisi gibi değişen bir sevgi değildir. Bu sevmekten öte bir şeydir. Güneş güneş olduğu için her zaman parlar, ışık ve ısı verir, enerji verir, yaşam verir. Tanrı tabii ki sever, ama Tanrı özünde sevgidir. Bu nedenle ben her zaman şunu söylerim: “Ne yaparsan yap, Tanrı’nın seni sevmesine engel olamazsın! Tıpkı güneşin parlamasına, doğmasına, ışık vermesine engel olamadığın gibi.” Tekrar edeyim: Tanrı sevgidir. O her birimizi sever. Buna hiçbir şey engel olamaz. Bu nedenle de kardeşim, en başta anlaman, öğrenmen gereken şey, Tanrı’nın seni sevdiğidir. Öyleyse Yahuda’nın da dediği gibi, hiçbir şeyin seni bu sevginin dışına atmasına izin verme. Başka deyişle, ‘ben bu sevgiye layık değilim, kötüyüm’ fısıltılarına kulak verme. Tanrı seni seviyor ve O’nun seni sevmesine kimse engel olamaz.


 

22-02-2019:

CUMA

Freitag

22

ŞUBAT

Februar

 


Kardeşini seven ışıkta yaşar... Kardeşinden nefret eden karanlıktadır.

1 Yuhanna 2:10‒11

 

Wer seinen Bruder liebt, bleibt im Licht... Wer aber seinen Bruder hasst, ist in der Finsternis.

1. Johannes 2, 10‒11

 

die Liebe: sevgi

lieben: sevmek

 

Tanrı’nın sevgi olduğunu dünyamıza baktığımızda zaten görüyoruz. O dünyamızı harika bir şekilde yarattı. Bizlere bu dünyada yaşayabilmemiz için hava verdi, su, yiyecek verdi. İnsanın gönlünü açacak, dinlendirecek, ona huzur verecek doğayı - dağları, denizleri, çiçekleri, ağaçları - verdi. Bu doğa bize ihtiyacımız olan her şeyi vermektedir. Peki ne oldu da insanoğlu bu güzelim dünyada mutsuz ve acılarla dolu? Neden insanlar sevgi ve barış içerisinde yaşaması gerekirken, birbirlerine kötülük ediyorlar? Neden bunca evlilikler boşanmayla sonuçlanıyor, çocuklar ortada kalıp sevgiden yoksun büyümek zorunda kalıyorlar? Neden insan insan kardeşini öldürüyor? Tek ana neden, insanın Sevgi olan Tanrı’dan ayrı yaşamasıdır. Elçi Yuhanna da “Kardeşinden nefret eden karanlıktadır, karanlıkta yürür ve nereye gittiğini bilmez. Çünkü karanlık gözlerini kör etmiştir” der (1 Yu.2: 11). Sevginin simgesi ışıktır. Karanlık ise günahın, yani her tür kötülüğün resmidir, göstergesidir. Kendimize soralım: Biz ışıkta mı yaşıyoruz, yoksa karanlıkta mı?

21-02-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

21

ŞUBAT

Februar

 


Tanrı’nın bize olan sevgisini tanıdık ve buna inandık. Tanrı sevgidir. Sevgide yaşayan Tanrı’da yaşar, Tanrı da onda yaşar.

1 Yuhanna 4:16

 

Und wir haben erkannt und geglaubt die Liebe, die Gott zu uns hat. Gott ist Liebe, und wer in der Liebe bleibt, bleibt in Gott und Gott bleibt in ihm.

1.     Johannes 4, 16

 

İsa’nın öğrencilerinden Yuhanna, sevgi konusuna en çok değinen elçidir. O Tanrı’nın sevgi olduğunu özellikle vurgular. Bu da bize Tanrı’ya ilişkin en kapsamlı yanıttır. Çünkü Tanrı’nın kutsal, yüce, görkemli, her şeye gücü yeten, her yerde hazır olan, her şeyi bilen ve gören olduğunu bilmek, doğrusunu söylemek gerekirse, bizleri biraz korkutur. Ama Tanrı’nın aynı zamanda sevgi olduğunu anladığımızda, bu bizim yüreklerimize büyük bir sevinç ve teselli verir. Neden? Çünkü sevginin özünde koruma, sevme, merhamet etme, değerli görme, her şeye rağmen sevmeye devam etme vardır.

İnsanoğlunun da hem bu dünyadaki yaşamı, hem de geleceği, sonsuzluğu için sevgiye ihtiyacı vardır. Kendi hayatımızda kerelerce tanık olduğumuz gibi, insanlar bizleri olduğumuz gibi kabul edip sevmez. İnsan sevgisi her zaman bir karşılık bekler. Bu nedenle bizler acı çekiyor, hayal kırıklığına uğruyor, göz yaşı döküyoruz. Ama Tanrı’nın özü sevgidir. Güneşten ısı, ışın ve hayat aktığı gibi, sevgiden de sevgi akar.


 

20-02-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

20

ŞUBAT

Februar

 


Sevgili kardeşlerim, sizlere yeni bir buyruk yazmıyorum, başlangıçtan bu yana sizde olan eski buyruğu yazıyorum. Bu eski buyruk, işitmiş olduğunuz sözdür.

1 Yuhanna 2:7

 

Geliebte, nicht ein neues Gebot schreibe ich euch, sondern ein altes Gebot, das ihr von Anfang an hattet. Das alte Gebot ist das Wort, das ihr gehört habt.

1.     Johannes 2, 7

 

Hangi başlangıçtan beri? Mesih’in beden aldığı başlangıç! Beytlehem’de başladı, marangoz dükkanında devam etti ve üç yıl süren bir görevden sonra sonuçlandı. Başlangıçtan beri kabul ettikleri eski buyruk, Rab İsa’nın yeryüzündeyken habercilerine verdiği ve sık sık tekrar ettiği buyruktur. Örneğin, Yuhanna 13:34‒35 ve 15:10‒12. “Birbirinizi sevin!... Buyruklarımı tutarsanız sevgimde kalırsınız; nasıl ki ben de Baba’nın buyruklarını tutup O’nun sevgisinde kaldım. Sevincim sizde olsun ve sizin sevinciniz tamam olsun diye bu şeyleri size söyledim. Benim buyruğum şudur: Sizi sevdiğim gibi birbirinizi sevin.”

Yuhanna burada, “size eski buyruğu veriyorum” diyor. Bu da yeryüzündeyken Rab İsa’nın öğretmiş olduğu şeydir. Ardından Yuhanna şöyle yazar: “Ama yine de size yeni bir buyruk yazıyorum. Bu buyruk hem Mesih’e, hem de sizlere ilişkin gerçektir. Çünkü karanlık geçiyor ve gerçek ışık şimdiden aydınlık veriyor (1.Yu. 2:8).

19-02-2019:

SALI

Dienstag

19

ŞUBAT

Februar

 


Tanrı’da yaşıyorum diyen, Mesih’in yürüdüğü yolda yürümelidir.

1 Yuhanna 2:6

 

Wer sagt, dass er in ihm bleibe, ist schuldig, selbst auch so zu wandeln, wie er gewandelt ist.

1. Johannes 2, 6

 

wandeln, gehen: yürümek

der Weg: yol

 

Bizler hiçbir zaman İsa Mesih gibi kusursuz olamayacağız. O’nun yaşadığı gibi yaşayamayacağız. O’nun yaptıklarını da yapamayız; ancak eğer yüreklerimizi Mesih İsa’nın hep yaptığı gibi Baba’nın istediğini yapmaya verirsek, O’nun izinden gitmeyi arzularsak, o zaman O’nun yürüdüğü yolda yürümüş oluruz.

Bazen topluluklarda şöyle bir çağrı yapılır: “Yaşamınızı Mesih’e adamak ister misiniz?” Bununla ne demek istiyorlar? Kendimizi Mesih’e adamak demek, O’nu sevmek demektir. Eğer Mesih’i seviyorsanız O’nun Sözü’ne uyarsınız. Sevdiğiniz kişiyi hoşnut etmek istersiniz. Üzmek değil, memnun etmek istersiniz.

Eğer siz Tanrı’nın sizleri ne kadar çok sevdiğini görüp anlarsanız, eminim ki, O’na ve Sözü’ne itaat etmeyi de isteyeceksiniz.

18-02-2019:

PAZARTESİ

Montag

18

ŞUBAT

Februar

 


O’nun sözünü tutanın içinde Tanrı sevgisi gerçekten yetkinliğe ulaşmıştır. Tanrı’da olduğumuzu bununla anlarız.

1 Yuhanna 2:5

 

Wer aber sein Wort hält, in dem ist wahrhaftig die Liebe Gottes vollendet. Hieran erkennen wir, dass wir in ihm sind.

1. Johannes 2, 5

 

das Wort: söz

 

Genelde Tanrı’nın buyrukları Tanrı’nın Sözü olarak kabul edilir. Elbette buyruklar Tanrı Sözü’dür, ama Tanrı Sözü’nün tamamı yalnızca buyruklardan oluşmaz. Söz Tanrı’nın isteğinin ifadesidir, bu buyruklarla da olabilir, başka şekilde de. Tanrı’nın Sözü’nde, yaşamlarımıza ilişkin Tanrı’nın tüm dileği açıklanmıştır.

Yuhanna 14:15’te Rab şöyle der: “Eğer beni seviyorsanız buyruklarımı tutarsınız.” Yuhanna 14:23’teyse, “Beni seven sözüme uyar” diyor. Sözü tutmak sözün buyruklarını yerine getirmekle mümkündür. Diyelim ki, çocuk okuldan geliyor ve yemekten sonra da 2 saat okul ödevlerini yapıyor. Bu onun görevi. Bir gün eve geldiğinde, babasının hasta olduğunu görür ve gidip bahçede babasının kesmesi gereken odunları da kırıyor. Bu odunları kırması için babasından bir emir almamıştı, babasını sevdiği için bunu yaptı. Aynı şekilde de Tanrı çocuğu Tanrı’nın Sözü’ne itaat etmeyi arzular. Bunu Babası’nı hoşnut etmek için yapmak ister.

17-02-2019:
PAZAR Sonntag 17 ŞUBAT Februar O’nun sözünü tutanın içinde Tanrı sevgisi gerçekten yetkinliğe ulaşmıştır. Tanrı’da olduğumuzu bununla anlarız. 1 Yuhanna 2:5 Wer aber sein Wort hält, in dem ist wahrhaftig die Liebe Gottes vollendet. Hieran erkennen wir, dass wir in ihm sind. 1. Johannes 2, 5 vollkommen, vollendet: yetkin 3. ayette “Mesih’i bildiğimiz şuradan kesin olarak anlaşılır: Eğer buyruklarını tutuyorsak O’nu biliyoruz!” demişti. Burada ise Yuhanna, Mesih İsa’ya olan güvenimizi tazelemekten söz etmektedir. Biz Tanrı’nın çocukları olarak bir aile içindeyiz. Ancak Tanrı’nın ailesine ait olduğumuzdan nasıl daha emin olabiliriz? Kendisi bize, Tanrı’nın isteklerine uygun yaşadığımız takdirde bundan emin olabileceğimizi söylüyor. 5. ayette “Tanrı Sözü’ne uyan kişinin Tanrı’ya olan sevgisinin yetkinliğe ulaştığını” söyler. Yuhanna’nın şu ana dek ele aldığı konu, Tanrı’nın Işık olduğu ve imanlıların nasıl O’nunla beraberlik - ruhsal paydaşlık içinde olabilecekleriydi. Şimdiyse değişik bir açıdan yaklaşıyor. Bu kez Tanrı’nın sevgi olduğunu ve O’nun çocuklarının nasıl birbirleriyle iyi ilişkilerinin olabileceği açısından yazmaktadır. Daha önce IŞIKTA yürümekten söz ederken şimdi SEVGİ’DE yürümekten söz etmektedir. Bu mektubun özü SEVGİ’dir. Sevgi sözcüğü bu mektupta 33 kez geçer ve vurgulanır.
16-02-2019:

CUMARTESİ

Samstag

16

ŞUBAT

Februar


Yeryüzünde hep iyilik yapan, hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.

Vaiz 7: 20

 

Denn kein Mensch auf Erden ist so gerecht, dass er nur Gutes täte und niemals sündigte.

Prediger 7, 20

 

die Erde: yeryüzü, dünya

gerecht: doğru, adil

 

Bugün şöyle diyebiliriz: “Gerçekten de kötü bir şey yaptığımı sanmıyorum.” Öyleyse, iyi olanı yapıyor musun? Yakup şöyle der: “İyi olanı bilip de yapmamak günahtır!” (Yakup 4:17).

Eylemle, yani yaparak işlenebilecek günahların yanı sıra, bir de gereken şeyi yapmayarak işlenebilecek günahlar vardır. Kutsal Söz bize diyor ki, ışıkta yürümemiz gerekir. Işıkta yürürsek, Tanrı’nın isteğinden ne denli uzakta olduğumuzu daha iyi görürüz. Tanrı’nın her samimi, içten çocuğu O’nunla beraberlik ve paydaşlık içinde olmak ister; ancak kendi içinde biliyor ki, böyle bir yaşam tam anlamıyla yaşanamaz. Yaşamımızda günah vardır ve günah hem insanlarla olan ilişkimizi, hem de Tanrı’yla olan ilişkimizi bozar. Bu, günahın evrensel bir özelliğidir. Birçok Mesih imanlısı hem Tanrı’ya karşı sürekli bir itaatsizlik içinde yaşıyor, hem de acaba neden esenliğim, huzurum yok diye soruyor! Nedeni günahtır, dostum, bunu bilmeniz gerekir.

15-02-2019:

CUMA

Freitag

15

ŞUBAT

Februar

 


Çocuklarım bunları sizlere yazmamın nedeni günah işlememeniz içindir. Ama biri günah işlerse, Baba ile birlikte bir savunucumuz vardır. Doğru kişi İsa Mesih’tir bu.

1 Yuhanna 2:1

 

Meine Kinder, ich schreibe euch dies, damit ihr nicht sündigt; und wenn jemand sündigt - wir haben einen Beistand bei dem Vater: Jesus Christus, den Gerechten.

1.     Johannes 2, 1

 

Yuhanna Tanrı çocuklarının günah işlemelerini istemiyor. Tanrı günah işlemeyelim diye bize yeterli desteği veriyor, ama yine de yapımızda günah olduğu için o kusursuzluğu yakalayamıyoruz. Bu ayete dikkatle baktığımızda, mektubun belli bir amaçla yazıldığını görüyoruz. Amaç nedir? Günah işlememek! Eğer imanlı günah işlemeyecek durumda olsaydı, o zaman bu sözlerin yazılmasına gerek kalmazdı. Tanrı bizim kendisini hoşnut edecek şekilde, Sözü’ne itaat ederek yürümemizi istiyor.

“Çocuklarım” derken, aslında bir aile ortamı ele alınıyor. Tanrı’nın ailesine ait olduğumuzu bilerek ilişkilerimizin önemini bilmeliyiz. Göksel Babamız’la beraberlik içinde paydaşlığımız olduğunu iyice anlamalıyız.

14-02-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

14

ŞUBAT

Februar

 


Bizi kutsalların ışıktaki mirasına ortak olmaya yeterli kılan Baba’ya şükretmeniz için dua ediyoruz.

Koloseliler 1: 12

 

Dem Vater danksagend, der euch fähig gemacht hat zum Anteil am Erbe der Heiligen im Licht.

Kolosser 1, 12

 

der Dank: şükür

 

Günah solgunluk getirir. Solmak demek ölümün yaklaştığı demektir. Bir yaprak solmaya başlıyorsa, ölüme doğru gidiyor demektir. Ardından o yaprak yere düşer, sonra da çürüyüp gider. Biz de çürüyoruz. Hepimiz bir yıl öncesine göre biraz da çirkinleştik! Yani yaşlandık. Yavaş yavaş soluyoruz. Bizim içimizde olan o günah her gün bizi içimizden kemiriyor. Ama göksel miras bozulmaz, yozlaşmaz, solmaz. Sonsuz, kalıcı bir mirastır bu. Bu miras bizim için göklerde saklanmaktadır.

Bu kesinlikle kesindir. Gökyüzüne hiçbir hırsız giremez onu çalmak için. Mirasımız kesinlikle güvenliktedir.

Pavlus sözlerine şöyle devam eder: “Bizleri karanlığın egemenliğinden O kurtardı ve çok sevgili Oğlu’nun hükümranlığına aktardı” (Kol.1:13).

Yani Tanrı bizleri karanlığın egemenliğinden sevgisinin açıklanışını belgeleyen Oğlu’nun ışık hükümranlığına aktardı. İşte bu inayettir ve bize sunulmuştur. Buna sen de dahilsin.

13-02-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

13

ŞUBAT

Februar

 


İsa onlara şöyle buyurdu: “Dünyanın her yanına gidin, Müjdeyi bütün yaratılışa duyurun.”

Markos 16: 15

 

Und er sprach zu ihnen: Geht hin in die ganze Welt und predigt das Evangelium der ganzen Schöpfung!

Markus 16, 15

 

das Evangelium, die gute Nachricht: müjde

 

Hayatımızda Tanrı’ya daha çok yer verip O’nu öneme aldığımızda ve Tanrı’yı hayatımızın merkezine koyduğumuzda Rab ile olan ilişkimiz daha derin, daha sağlıklı olur. Bunun için bizlere sorumluluk düşmektedir. Ne oranda Tanrı Sözü’yle ilgileniyoruz? Ne kadar sıklıkla Tanrı Sözü’nü okuyup bu söz üzerinde düşünüyoruz? Bakın Tanrı ile ilişkimiz iyi ve sağlamsa, kardeşlerimizle ve diğer insanlarla da olan ilişkimiz sağlıklı olur.

Tanrı’yla ilişkimiz sağlam olduğunda, o zaman Tanrı’nın bize verdiği buyruğu da öneme alıp İyi Haberi insanlara götürürüz. İsa Mesih aynen kendi bağlılarına şu buyruğu verdi: “Gidin, tüm ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin. Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adıyla vaftiz edin. Size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim” (Matta 28:19‒20).


 

12-02-2019:

SALI

Dienstag

12

ŞUBAT

Februar

 


Her nimet, her mükemmel armağan yukarıdan, kendisinde değişkenlik ya da döneklik gölgesi olmayan Işıklar Babası’ndan gelir.

Yakup 1: 17

 

Jede gute Gabe und jedes vollkommene Geschenk kommt von oben herab, von dem Vater der Lichter, bei dem keine Veränderung ist noch eines Wechsels Schatten.

Jakobus 1, 17

 

Yakup burada kendisinde değişkenlik ve dönekli olmayan Işıklar Babası, diyor. Kendimize baktığımızda, bizde dönekliğin olduğunu, bir daldan bir dala durmadan atladığımızı görmekteyiz. Görüyoruz ki Rab bize her şeyde örnektir. Rab verdiği sözü tutar, O vaatlerinde sadıktır. Keşke bizler de, ‘bende değişkenlik ve döneklik yoktur’ diyebilsek!

Peki bizler nasıl bir yaşam sürdürmeliyiz? Hep döneklik ve değişkenlik mi göstereceğiz? Bir ışıkta, bir karanlıkta mı yaşayacağız? Bu bizim hayatımızda olmamalı. Bizler doğru olanı hayatımızda ilk sıraya koymalıyız. İki kocaman köpeği olan birisine bu köpeklerin hangisi daha güçlüdür diye sorduklarında, ben hangisini daha çok beslersem, o güçlü olur öyküsünü herhalde duymuşsunuzdur. Bu bizim ruhsal hayatımız için de geçerlidir. Bizler bedensel hayatımızı mı daha çok besliyoruz yoksa ruhsal hayatımızı mı? Bedensel hayatımı beslersem, benliğim üstün gelecektir, ama ruhsal hayatımı beslersem, göksel değerler üstün gelecektir.

11-02-2019:

PAZARTESİ

Montag

11

ŞUBAT

Februar

 


İsa yine halka seslenip şöyle dedi: “Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.”

Yuhanna 8: 12

 

Jesus redete nun wieder zu ihnen und sprach: Ich bin das Licht der Welt; wer mir nachfolgt, wird nicht in der Finsternis wandeln, sondern wird das Licht des Lebens haben.

Johannes 8, 12

 

Dikkat ederseniz İsa burada “dünyanın ışığı BEN’im” diyordu. İsa Mesih yeryüzüne sadece insanı kurtarmaya gelmedi, aynı zamanda Tanrı’yı insana açıklamaya da gelmiştir. İsa Mesih kendisinin su, ekmek, yaşam olduğunu söylerken bize Tanrı’yı açıklamaktadır. Böylece biz Tanrı’nın sadece kendi kendine var olmadığını, ama bizim ihtiyaçlarımızı karşıladığını da görürüz. İsa, “Yaşam ekmeği Ben’im” (Yu.6:35); “Dünyanın ışığı Ben’im” (Yu.8:12); “Kapı Ben’im” (Yu.10:9); “İyi Çoban Ben’im” (Yu.10:11); “Diriliş ve Yaşam Ben’im” (Yu.11:25); ve “Asma Ben’im ve çubuklar sizlersiniz” (Yu. 15:5) demiştir.

Bu ayette İsa Mesih, “Ben dünyanın ışığıyım” diyordu. Işığı yakarsanız bütün fareler, hamam böcekleri ve tahtakuruları deliklerine kaçışacaklardır. Işık gelince günahlar gün ışığına çıkar. Yahudi din adamlarının, Yazıcı ve Ferisilerin Mesih’ten uzaklaşmaları, kaçıp gitmeleri bu nedenleydi. Işık olan İsa onların iç dünyalarını açığa çıkarıyordu.

10-02-2019:

PAZAR

Sonntag

10

ŞUBAT

Februar

 


İsa yine halka seslenip şöyle dedi: “Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.”

Yuhanna 8: 12

 

Jesus redete nun wieder zu ihnen und sprach: Ich bin das Licht der Welt; wer mir nachfolgt, wird nicht in der Finsternis wandeln, sondern wird das Licht des Lebens haben.

Johannes 8, 12

 

İnsan karanlıkta değil, ışıkta yaşasın diye yaratıldı. Işıkta yaşadığı sürece o özgürlüğü ve özgüveni yakalayarak yaşamasını sürdürür ve başkalarına da yol gösterir. Mesih’i arabanın ön lambasına benzetenler vardır. Bu yanlış bir düşüncedir, çünkü arabanın ön lambası arabayı hiçbir yere götüremez! Arabayı götüren içindeki sürücüsüdür. Ne yazık ki birçok Mesih imanlısı “İsa Mesih yolumu aydınlatıyor” deyip istedikleri gibi yaşıyorlar. Böyle bir şey olmaz! Mesih İsa hem hayatımızı aydınlatan ışıktır, hem de bize yön veren, hayatımızın merkezinde olması gereken kişidir.

Başka bir şey daha söyleyeyim: Işıkta olmanın zor olan bir yönü de vardır. Işık acı verebilir. Çünkü ışık her şeyi açığa çıkarır, bizi olduğumuz gibi gösterir. O zaman da ortaya çıkan şeyler zayıflığımızı, acizliğimizi ortaya koyabilir; onurumuzu kırabilir ve bize zarar verebilir. Buna rağmen kendimizi İsa Mesih’in o sevgi dolu ışığına bırakmalıyız. Işık eşittir İsa Mesih’in sevgisi. Yani ışığı sevgiden, sevgiyi de ışıktan ayıramayız.

09-02-2019:

CUMARTESİ

Samstag

9

ŞUBAT

Februar

 

Işığınız insanların önünde öyle parlasın ki, sağlıklı işlerinizi görsünler ve göklerde bulunan Babanız’ı yüceltsinler.

Matta 5: 16

 

So soll euer Licht leuchten vor den Menschen, damit sie eure guten Werke sehen und euren Vater, der in den Himmeln ist, verherrlichen.

Matthäus 5, 16

 

Evet, Mesih imanlısı dünyanın ışığıdır ve nerede olursak olalım, nereye gidersek gidelim bulunduğumuz yerde ışık olarak davranmalıyız. Elbette bizler kendiliğimizden ışık saçamayız. Işık Tanrı’nın Sözü’dür. Tanrı Sözü’nü içimize, yüreğimize, hayatımıza öyle şekilde alalım ki, gittiğimiz her yerde o ışık parlasın. ‘Işık olmak’ demek, her yerde insanlara Tanrı Sözü’nü duyurmak, öğretmek, onları bu sözü aramaya özendirmek demektir. Bu her yerde Kutsal Kitap ayetleri söylemek demek değildir. Tanrı Sözü hayatımızın bir parçası olmalı. Öyle ki düşüncelerimizde, davranışlarımızda ve sözlerimizde Tanrı Sözü insanlara ulaşsın. Birisiyle arkadaşlık kurduğumuzda ona en değerli şeyi vermek istersek, çok doğal ve basit biçimde o kişiyi Tanrı Sözü’yle tanıştırabiliriz. Işığımız insanların önünde parlamalı, iyi işlerimizde Tanrı’ya yücelik vermeliyiz!

08-02-2019:

CUMA

Freitag

8

ŞUBAT

Februar

 


Yeryüzünün tuzu sizsiniz. Ama tuz tadını yitirirse, bir daha ona nasıl tuz tadı verilebilir? Artık dışarı atılıp ayak altında çiğnenmekten başka işe yaramaz.

Matta 5: 13

 

Ihr seid das Salz der Erde; wenn aber das Salz fade geworden ist, womit soll es gesalzen werden? Es taugt zu nichts mehr, als hinausgeworfen und von den Menschen zertreten zu werden.

Matthäus 5, 13

 

Bizler dünyanın ışığıyız, ama bundan önce “Dünyanın tuzu” olduğumuzu söyler (Matta 5:13). Işık karanlıktan kurtulmakla ilgilidir, tuz ise tat vermekle. Güzel bir şey yediğimizde “tadı damağımda kaldı” deriz. Tuzun öyle bir tadı var ki damakta kalır. Tanrı Sözü böyle bir tattan söz eder. Mesih imanlısı yaşamında bu tadı her zaman çevresindeki insanlara vermelidir. Ne yazık ki imanlılar topluluğu genelde bu tadı yitirmekle kalmıyor, en tatsız olayların ortasında tatsız şekilde davranıyor. Günümüzde çevremizdeki Mesih imanlılarına baktığımız zaman tuz ve ışık konusunda ne kadar eksiğimiz olduğunu açıkça görebiliyoruz. Tuzun koruyucu bir özelliği vardır. Etin bozulmasını önlemek için tuza basılır. Tuz çürümeyi önler. Ahlaki açıdan da biz Mesih imanlıları çürümekte olan bir toplumun tümüyle çürümesini önleyebiliriz. Ahlaki çürüklük ortadan kalkmayacaktır, ama daha fazla ilerlemesi önlenecektir. Yeryüzünde iyiliğin çoğalması ve kötülüğün azalması için sen ve ben kardeşim Rab’bin elinde iyi kaplar olabiliriz.

07-02-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

7

ŞUBAT

Februar

 


Bizi kutsalların ışıktaki mirasına ortak olmaya yeterli kılan Baba’ya şükretmeniz için dua ediyoruz.

Koloseliler 1: 12

 

Dem Vater danksagend, der euch fähig gemacht hat zum Anteil am Erbe der Heiligen im Licht.

Kolosser 1, 12

 

das Erbe: miras

 

Bugünkü ayette de okuduğumuz gibi, bizler ışıktaki mirasa ortağız. Hangi mirasa? Kutsal yaşamlı olan imanlıların Tanrı’nın inayeti aracılığıyla ışıkta elde ettiği miras. Bizler bugün bu mirasa sahip çıkmalıyız. Tanrı’nın güvenilir bir Tanrı olduğunu kabul etmeliyiz ve vermiş olduğu vaatlerin gerçek olduğuna iman etmeliyiz. Bu öylesine yüce ve sonsuz bir mirastır ki, asla yok olmaz ve kimse de o mirasa sahip olmaktan bizleri alıkoyamaz. 1 Petrus 1.bölümden de gördüğümüz gibi, imanlıların gökte kendileri için sahip oldukları bu mirası yitirmeleri mümkün değildir. Neden? Çünkü Petrus şöyle diyor: “Rabbimiz İsa Mesih’in Tanrısı ve Babası kutlu olsun. Sınırsız acıması uyarınca yeniden doğmamızı sağladı; İsa Mesih’in ölüler arasından dirilişiyle bizleri diri umuda atadı; göklerde sizin için saklanan bozulmaz, yozlaşmaz, solmaz mirasa kavuşturdu. Çağın sonunda açıklanmaya hazır kurtuluş için, Tanrı’nın gücüyle bir kaledeymiş gibi imanla korunmaktasınız!”

06-02-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

6

ŞUBAT

Februar

 


Çünkü açıklanan her sorun ışık içindedir. Çünkü şöyle yazılmıştır: “Uyan ey uykucu, ölüler arasından diril, Mesih sana ışıldayacaktır.”

Efesliler 5:14

 

Denn alles, was offenbar wird, ist Licht. Deshalb heißt es: “Wache auf, der du schläfst, und stehe auf von den Toten! und der Christus wird dir aufleuchten!”

Epheser 5, 14

 

Burada insan açısından itaat edilmesi olanaksız olan bir buyruk görüyoruz. Bir insan ölümden nasıl dirilebilir? Bir insan ruhsal ölümden nasıl dirilebilir? Bizleri sadece Tanrı diriltebilir. Bence burada, ruhsal bakımdan uyuşukluk içinde olan imanlıların uyanmaları, ayağa kalkmaları gerektiğini söylemek istiyor Pavlus.

Bu nedenle, vaktinizi nasıl geçirdiğinize tüm inceliğiyle dikkat edin. Bilge olmayan kişiler gibi değil, bilgeler gibi olun. Elinizdeki vakti en yararlı biçimde değerlendirin. Çünkü bunlar kötülük günleridir. O halde akılsız kişiler olmayın, Rab isteminin ne olduğunu anlayın (Ef. 5:15-17).

Nasıl yürüdüğümüze iyi bakmalı, bilgelikten yoksun değil, bilge kişiler gibi yaşamalıyız. İmanlının yaşayışı yaşanan zamanın acilliğini ve Tanrı için yaşamanın önemini göstermelidir. Amacın tamamı, Tanrı’nın isteğinde kalmaktır. Tren, tren yolunda gittiği gibi, imanlı da Tanrı’nın isteğinde yaşar. Bu dünyadaki yaşamı, kendisinin Mesih’e ait olduğunu gösterir.

05-02-2019:

SALI

Dienstag

5

ŞUBAT

Februar

 


Bunun gibi, ey kadınlar, siz de kocalarınıza bağımlı olun. Öyle ki, kimileri Tanrı sözüne inanmasa bile, Tanrı korkusuna dayanan temiz yaşayışınızı görerek söze gerek kalmadan karılarının yaşayışıyla kazanılsınlar.

1 Petrus 3: 1

 

Ebenso ihr Frauen, ordnet euch den eigenen Männern unter, damit sie, wenn auch einige dem Wort nicht gehorchen, ohne Wort durch den Wandel der Frauen gewonnen werden.

1.     Petrus 3, 1

 

Bir kardeşimiz kocası için sürekli dua ediyordu. Ona durmadan “Ne olursun bu imansız hayattan vazgeç, Mesih’e iman et! Yoksa cehenneme gideceksin” gibi ifadelerle adamın başının etini yiyordu. Bir gün bana gelip “Benim kocam neden İsa’ya iman etmiyor?” diye sorduğunda, kendisini tanıdığım için ona, bundan böyle kocana İsa Mesih’ten söz etme. Mesih’e yaraşır şekilde yaşa, eşine sevgi göster ve itaat et, kendisine değer verdiğini hissettir, dedim. Önce bana acayip baktı, sonra önerimi deneyeceğini söyledi. Bir süre sonra kadıncağız bana gelip, “Sana bir müjdem var!” dedi ve kocasının Rab’be iman ettiğini söyledi. Ne olmuştu? Kadın sözleriyle değil, hayatıyla imanını göstermişti. Tabii burada açıkça söylenmesi gereken bir şey vardır. Müjdeyi duyurmaktan vazgeçmeyeceğiz, ama aynı zamanda anlamalıyız ki Müjde sadece sözlerle verilen bir şey değildir. İnsanlar sözlerimizden daha çok hayatımıza bakarlar. Işık sözlerimizden değil hayatımızdan parlar. Karanlığı dağıtacak olan ışıktır.

04-02-2019:

PAZARTESİ

Montag

4

ŞUBAT

Februar

 


Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın.

Efesliler 5: 11

 

Und habt nichts gemein mit den unfruchtbaren Werken der Finsternis, sondern stellt sie vielmehr bloß!

Epheser 5, 11

 

sondern: tersine

 

Görevimiz nedir? Karanlığın ürünsüz işlerini açığa çıkarmak! Bu ne demek oluyor? Kalkıp da bir temizlik devrimi başlatmaktan söz edilmiyor burada. Hayır, Mesih imanlısı basit bir şekilde Mesih’in koyduğu ilkeler içinde yaşamını sürdürdüğü sürece içinde barındırdığı ışık sayesinde karanlık işleri ortaya çıkaracaktır. Işığın bir özelliği, karanlığı aydınlatmasıdır. Karanlık köşelerde ne varsa hemen aydınlığa çıkarır. Karanlığın sakladığını ışık ortaya çıkarır. Karanlık, kendisine vaaz edilmekle yok olmaz; karanlık ışığın varlığı karşısında yok olur.

Kardeşim, karanlığa aydınlık getirmek için öğütte bulunman, onu bunu yapman bir işe yaramaz. Bir açıdan karanlık bir odaya girip, “Yaramaz karanlık oda, senin içinde ışık olmalı, böyle karanlıkta hiçbir şey açıkça görülemez. Neden böyle karanlıksın?” demenin bir yararı yoktur. Karanlığa yaklaştığımızda elimizde ışık olmalı. Karanlık odaya bir fener ile girersek oda aydınlanacaktır. Mademki bizler ışığız, o zaman da o ışık ile karanlığı aydınlatabiliriz.

03-02-2019:

PAZAR

Sonntag

3

ŞUBAT

Februar

 


Kendisi ışıkta olduğu gibi, biz de ışıkta yürürsek, birbirimizle beraberliğimiz olur ve O’nun Oğlu İsa’nın kanı bizi her günahtan arındırır.

1 Yuhanna 1: 7

 

Wenn wir aber im Licht wandeln, wie er im Licht ist, haben wir Gemeinschaft miteinander, und das Blut Jesu, seines Sohnes, reinigt uns von jeder Sünde.

1.     Johannes 1, 7

 

Peki ama “Işıkta yürümek” ya da “Tanrı’nın ışığında yaşamak” nedir? Dün Efesliler mektubunda okuduğumuz ilkeler içinde yaşamaktır. Neydi bu ilkeler? İyilik ederek, doğruluk içinde, dürüst bir şekilde gerçekçi olarak yaşamak! Mesih imanlıları olarak her gün, her saat bu ilkeler doğrultusunda yaşamalıyız; pazardan pazara ya da bir kardeşi gördüğümüzde değil. Birisine sormuşlar: “Dürüst olmak nedir?” O da hiç tereddüt etmeden cevap vermiş: “Karanlıkta, hiç kimsenin seni göremediği halde halen doğru olanı yapıyorsan, o zaman dürüstsün demektir!”

Elçi Pavlus, “Karanlıktan kaynaklanan ürünsüz işlerle paydaşlık etmeyin” diyor. Karanlığın ürünsüz işlerine hiçbir zaman katılmamalıyız. Işıkla karanlığın fiziksel dünyada birlikte olamadığı gibi, Tanrı çocuğu da “karanlığın işleri”ne katılamaz. Çünkü karanlıktakilerin gizlice yaptıkları şeylerden söz etmek bile ayıptır. Bizim bunlardan uzak durmamız, hatta söz bile etmememiz gerekir.

 

02-02-2019:

CUMARTESİ

Samstag

2

ŞUBAT

Februar

 


Çünkü bir vakitler siz karanlığın ta kendisiydiniz. Ama şimdi Rab’de ışıksınız. Işığın çocukları gibi yaşayın. Çünkü ışığın ürünü her iyilikte, doğrulukta, gerçekte belirir. Rab’bin beğendiği şeyin ne olduğunu deneyin.

Efesliler 5:8-10

 

Denn einst wart ihr Finsternis, jetzt aber seid ihr Licht im Herrn. Wandelt als Kinder des Lichts - denn die Frucht des Lichts besteht in lauter Güte und Gerechtigkeit und Wahrheit - indem ihr prüft, was dem Herrn wohlgefällig ist!

Epheser 5, 8‒10

 

Pavlus, imanlılara Mesih’e iman etmeden önceki durumlarını hatırlatıyor. İsa Mesih’e iman etmeden önce durumları nasıldı? Karanlıktaydılar, ama bundan daha kötü bir durumları vardı: Kendileri tümden karanlıktılar. Ama şimdi Rab’de ışıktırlar! Biz kendiliğimizden ışık değiliz, Rab’de ışıklarız! Bu da, dünyanın ışığı olan Mesih’i hayatımızda yansıtmamız gerektiğini gösterir. O’nu yansıttığımızda ışık oluyoruz. Pavlus ruhsal ışıktan söz ederken ışığın özelliklerini de belirtir. Ruhsal ışıkla birlikte şu özellikler vardır: İyilik! Işıkta yaşamak budur. Işık olan kişi çevresindeki insanlara karşı her yönden iyi davranır. Sonra “doğruluk” geliyor. Ne gibi doğruluktan söz edilir? Ahlaki açıdan doğru olanı yapmak. Dünyamızda buna büyük bir ihtiyaç vardır. Son olarak “gerçek” ışığa eşlik eder. İnsanlar arasında gerçek, samimiyet ve dürüstlük çok az bulunur. Herkes birbirini aldatmakla meşgul. Işığın çocukları olarak yaşayacaksak “gerçek” kişiler olmalıyız. Mesih imanlısı Mesih’teki yaşamının gerçek olduğunu bu şekilde denetler.

01-02-2019:

CUMA

Freitag

1

ŞUBAT

Februar

 

Bir zamanlar karanlıktınız, ama şimdi Rab’de ışıksınız. Işık çocukları olarak yaşayın.

Efesliler 5: 8

 

Denn einst wart ihr Finsternis, jetzt aber seid ihr Licht im Herrn. Wandelt als Kinder des Lichts!

Epheser 5, 8

 

das Kind: çocuk

 

Dünyanın ışığı sizsiniz. Eğer bunu Rab diyorsa, o zaman bunu neden kabul etmiyoruz! Neden bu sözü hafife alıyoruz? Neden kendimizi Rab’bin ışık saçan bir çocuğu olarak görmüyoruz! Eğer Rab bize bu değeri veriyorsa, biz de bu değeri kabul etmeliyiz ve bu sorumluluğumuzu bilerek yaşamalıyız. Keşke bunu her zaman yapabilsek!

Elçi Pavlus şöyle diyor: “Bir zamanlar karanlıktınız, ama şimdi Rab’de ışıksınız. Işık çocukları olarak yaşayın. Çünkü ışığın meyvesi her iyilikte, doğrulukta ve gerçekte görülür. Rab’bi neyin hoşnut ettiğini ayırt edin. Karanlığın meyvesiz işlerine katılmayın. Tersine, onları açığa çıkarın... Işığın açığa vurduğu her şey görünür. Çünkü görünen her şey ışıktır...Mesih sana ışık saçacak” (Ef. 5:8‒14).

Rab’be iman ettik, Rab’bin çocuğuyuz, Rab için ışığız. Bu şu demektir: Yüreğimizin kürsüsünden iniyoruz, yani o ben’i tahttan indirip Rab’bi oraya koyuyoruz ve O’na gereken yüceliği veriyoruz.

31-01-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

31

OCAK

Januar


Dünyanın ışığı sizsiniz... Sizin ışığınız insanların önüne öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız’ı yüceltsinler.

Matta 5: 14, 16

 

Ihr seid das Licht der Welt... So soll euer Licht leuchten vor den Menschen, damit sie eure guten Werke sehen und euren Vater, der in den Himmeln ist, verherrlichen.

Matthäus 5, 14 und 16

 

Napolyon büyük bir seferden dönerken, bir kasabada onun atı birden parlar; bunu gören bir asker koşup atın yularından tutarak onu sakinleştirir. Napolyon, bu askerin sayesinde düşüp rezil olmadığını anlar ve bu askere dönerek, “sağ ol komutanım” der. Bu sözü duyan asker hemen gidip komutanların sırasında durur. Oysa onun elbisesi bile o komutanların elbiselerine benzemiyordu. Bir komutanın nasıl hareket etmesini, nasıl konuşması gerektiğini bile bilmiyordu. Ama bu asker şunu anladı: Napolyon’un sözü geçerli ve yerine gelmesi gereken bir sözdü. Madem ki o bana komutanım dedi, o zaman ben de artık komutanım. Çünkü Napolyon’un ağzından çıkan söz de yerine gelmesi gereken bir buyruktu.

Bu öyküyü neden anlattım? Bakın İsa Mesih bize, “Dünyanın ışığı sizsiniz” diyor. Bu söz Napolyon’un sözünden daha önemli, daha geçerli ve daha yücedir. Bu sözü söyleyen dünyaları yaratan Rab’dir. O zaman bu sorumluluğumuzu asla göz ardı etmeyelim, dünyanın ışığı olduğumuzu unutmayalım!


 

30-01-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

30

OCAK

Januar

 


Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız’ı yüceltsinler!

Matta 5:16

 

So soll euer Licht leuchten vor den Menschen, damit sie eure guten Werke sehen und euren Vater, der in den Himmeln ist, verherrlichen.

Matthäus 5, 16

 

Efesliler Mektubunda elçi Pavlus “Bir zamanlar karanlığın ta kendisiydiniz” dedi (Ef.5:8). Ama şimdi İsa Mesih “Dünyanın ışığı sizsiniz” diyor. Sonra sözlerine şöyle devam etti: “Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek, göklerdeki Babanızı’ı yüceltsinler” (Matta 5:14,16).

Dikkat edin, burada sizi yüceltsinler demiyor, göklerdeki babanızı yüceltsinler diyor. Bizler genellikle kendimize pay çıkarıyoruz, bir övgü bekliyoruz. Çünkü pohpohlanmayı severiz. Oysa bir yeteneğimiz varsa, Rab’bin sayesindedir, ışığı yansıtabiliyorsak, bu yine Rab’bin sayesindedir.

Dünyanın ışığı sizsiniz! Burada bir şeyi daha kabullenmeliyiz. Nedir bu? Işık olduğumuzu kabul etmeliyiz. Bu da bize bir sorumluluk yüklemektedir. Işık isek, o zaman iyi işler bizim hayatımızda gözükecektir, gözükmesi gerekir de!


 

29-01-2019:

SALI

Dienstag

29

OCAK

Januar

 


Bir zamanlar karanlıktınız, ama şimdi Rab’de ışıksınız. Işık çocukları olarak yaşayın.

Efesliler 5: 8

 

Denn einst wart ihr Finsternis, jetzt aber seid ihr Licht im Herrn. Wandelt als Kinder des Lichts!

Epheser 5, 8

 

früher, einst: bir zamanlar

 

Karanlığın ta kendisi olan günahlı insan o ışığa nasıl sahip olabilir? Günahlarını görüp ışık olan Mesih’e iman ederek. Bundan başka karanlıktan kurtulmanın bir yolu yoktur. Bizler eğer diri olan Rab’bi hayatımıza alıyorsak - iman ediyorsak, bizim konumumuz değişiyor. Biz karanlıktan ışığa geçiyoruz. Yüreğimizdeki koltuğa da Tanrı’yı oturtuyoruz. Bu, artık ışık bizde yaşıyor, demektir.

Peki Mesih ölümü yenip dirildikten sonra göğe çıkınca ne oldu? Kutsal Ruhu’nu bizim yüreklerimizde hep kalsın diye gönderdi. Bugün de Rab - yani ışık bizde yaşıyor eğer Mesih’e iman ettiysek. Bizde yaşadığı için de artık dünya bizim için karanlıktır. Ama öyle kalmıyoruz. Işık olduğumuzdan dolayı karanlık dünyaya bu ışığı vermekle sorumluyuz. Dünyaya ışık saçacak olan artık Mesih imanlılarıdır. Bu nedenle Tanrı Sözü’nü vermeye - bu ışığı müjdelemeye çalışıyoruz.


 

28-01-2019:

PAZARTESİ

Montag

28

OCAK

Januar

 


Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder, yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz! Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrı’ya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.

Yuhanna 3: 20‒21

 

Denn jeder, der Arges tut, hasst das Licht und kommt nicht zu dem Licht, damit seine Werke nicht bloßgestellt werden; wer aber die Wahrheit tut, kommt zu dem Licht, damit seine Werke offenbar werden, dass sie in Gott gewirkt sind.

Johannes 3, 20‒21

 

Görüyoruz ki insanlar karanlıkta yaşamayı istiyor, çünkü yaptıkları karanlık işlerin ortaya çıkmasını istemiyor. Buna rağmen Tanrı yine de insanları o karanlık ortamdan çıkarmak ve onları yaşam ışığına getirmek istiyor. Bu inayettir dostum!

Daha önce de belirttiğim gibi, karanlıkta yaşayan insanın hayatında bir renk yoktur. Ama ışık insan yaşamına renk getirir. Bunun için de yüreğimizin merkezinde ışığın konut kurmasına izin vermeliyiz. İnsan hem karanlıkta hem de ışıkta yaşayamaz. Yuhanna 12:35‒36’da İsa Mesih şöyle dedi: “Karanlıkta kalmamak için ışığınız varken yürüyün. Karanlıkta yürüyen nereye gittiğini bilmez. Sizde ışık varken ışığa iman edin ki, ışık oğulları olasınız!” Eğer biz bu ışığı tanımıyorsak, bu ışığa karşı ilgimiz yoksa, o zaman bunun nedenlerini kendimize sormalıyız! Ya da neden hem karanlıkta, hem de ışıkta yaşamayı istiyoruz? Acaba bu, Mesih’in bizim için geldiğini, günahlarımızın bedelini çarmıhta ödediği gerçeğini ciddiye almadığımızdan mı?


 

27-01-2019:

PAZAR

Sonntag

27

OCAK

Januar

 


Dünyaya gelen, her insanı aydınlatan gerçek ışık vardı. O dünyadaydı, dünya O’nun aracılığıyla var oldu, ama dünya O’nu tanımadı.

Yuhanna 1:9‒10

 

Das war das wahrhaftige Licht, das, in die Welt kommend, jeden Menschen erleuchtet. Er war in der Welt, und die Welt wurde durch ihn, und die Welt kannte ihn nicht.

Johannes 1, 9‒10

 

Düşünün bir kere! Bir kişi aracılığıyla evren yaratılıyor; o kişi, yeryüzüne geliyor ve insan O’nu kabul etmiyor! Bazen Tanrı’yı düşündüğümüz zaman, O’nun karakterine, düşüncelerine hayran olmamak elde değil. İnsanın bu kadar karanlığı sevmesine, karanlıkta yaşamak istemesine rağmen Rab yine de insanlarla uğraşıyor, onları seviyor ve onlara ışık ve yaşam olmaya devam ediyor.

Bakın yine Tanrı Sözü ne diyor: “Tanrı, Oğlu’nu dünyayı yargılamak için göndermedi, dünya O’nun aracılığıyla kurtulsun diye gönderdi. O’na iman eden yargılanmaz, iman etmeyen ise zaten yargılanmıştır. Çünkü Tanrı’nın biricik Oğlu’na (oğul, ruhsal anlamdadır) iman etmemiştir. Yargı da şudur: Dünyaya ışık geldi, ama insanlar ışık yerine karanlığı sevdiler. Çünkü yaptıkları işler kötüydü” (Yu.3:17-19). Neden insanlar, ışık olmasına karşın karanlığa sarılıyor? Yanıtı 20. ayet veriyor: “Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder, yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz!” Peki, sen ışıkta mı
26-01-2019:

CUMARTESİ

Samstag

26

OCAK

Januar

 


Dünyaya gelen, her insanı aydınlatan gerçek ışık vardı. O dünyadaydı, dünya O’nun aracılığıyla var oldu, ama dünya O’nu tanımadı.

Yuhanna 1:9‒10

 

Das war das wahrhaftige Licht, das, in die Welt kommend, jeden Menschen erleuchtet. Er war in der Welt, und die Welt wurde durch ihn, und die Welt kannte ihn nicht.

Johannes 1, 9‒10

 

İsa Mesih yaşam ve ışık olarak dünyamıza geldi. Neden? Bizlere ışık ve yaşam olsun diye. Peki bizler Tanrı’dan dünyamıza ışık ve yaşam göndermesini istedik mi? Ya da Tanrı bize, sizlere ışık göndereyim, istiyor musunuz diye sordu mu? Hayır! Neden? Çünkü ışık asla ne yapacağını karanlığa sormaz. Işık karanlıkta olan kötülüğü, kara lekeyi, yani günahı ortaya çıkarmak için gelir. Karanlığa bunu sormaz. Işığın gelmesinin amacı bizi karanlıktan çıkarmaktır. İkinci olarak kutsal olan günahlı olana ne yapacağını sormaz. Bu nedenle bu ışık - istemediğimiz, dilemediğimiz halde - bizlere geldiyse bu bir armağan ve inayettir. Bu ışığı bizler asla kendi çabamızla kazanamazdık. İnayet yoluyla bize hediye edildi. Peki Mesih’in yaşam ve ışık olarak bizlere gelmesi bizlerde bir sevinç yaratıyor mu? Ya da severek o ışıkta yaşamayı istiyor muyuz? İnsanlar karanlıkta kalmayı ve karanlıkta yaşamayı daha çok istiyor. Peki bu ışık konusunda sen nerede duruyorsun?

25-01-2019:

CUMA

Freitag

25

OCAK

Januar

 


Yaşam O’ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı. Işık karanlıkta parlar. Karanlık onu alt edemedi.

Yuhanna 1: 4‒5

 

In ihm war Leben, und das Leben war das Licht der Menschen. Und das Licht scheint in der Finsternis, und die Finsternis hat es nicht erfasst.

Johannes 1, 4‒5

 

das Leben: yaşam

 

Işık insanlar için her zaman iyi olan bir şeydir. Neden? Çünkü ışık bizim yolumuzu aydınlatır, bize yol gösterir. Işık bizleri ısıtır, bizlere sıcaklık, enerji verir; sonuçta ışık bize yaşam sağlar. Karanlığın niteliklerine baktığımız zaman orada bilgisizlik, haksızlık, karışıklık, körlük, cehalet görülür.

“Yaşam O’ndaydı! Yaşam insanların ışığıydı!” diye okuyoruz. Demek ki, ışık olmadan yaşam da olmaz. Işık varsa yaşam da vardır. Ve Mesih yaşamdı ve bu nedenle O ışıktı. Mesih ışıktı, bu nedenle O yaşamdı.

Şöyle düşünün. Karanlıkta bir ormandasınız. Her taraf zifiri karanlık. Bu sizde büyük bir korku yaratır. Nerede olduğunuzu ve hangi yöne gideceğinizi bilmezsiniz. Herhangi bir yerden bir ışığın geldiğini görürseniz, hiç tereddüt etmeden o ışığa doğru yönelirsiniz. Buna benzerlikte karanlıkta olan dünyamıza ışık olan İsa Mesih geldi. O’na iman ettiğimizde hem ışığa hem de yaşama
24-01-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

24

OCAK

Januar

 


Yaşam O’ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı. Işık karanlıkta parlar. Karanlık onu alt edemedi.

Yuhanna 1: 4‒5

 

In ihm war Leben, und das Leben war das Licht der Menschen. Und das Licht scheint in der Finsternis, und die Finsternis hat es nicht erfasst.

Johannes 1, 4‒5

 

strahlen, leuchten: parlamak

 

Karanlıktayız, Tanrı’yı tanımıyoruz, ama yine de Tanrı bizlere merhamet etti. O bizleri seviyor. Bu nedenle de Tanrı bu karanlık dünyaya, bizim karanlık yüreğimize ışık olan İsa Mesih’i gönderdi. Peki İsa Mesih bu karanlık dünyayı nasıl ışığa çevirebilir? Ya da karanlığı nasıl yenebilir? Karanlığı yenmek için ne gerekir? Sadece ışık! Hepsi bu. Bu nedenle Yuhanna 1:4‒5’te Mesih’in yaşam olduğunu ve bizlere ışık getirdiğini söylüyor. Evet dünyaya ışık geldi ve genel olarak bu insanları rahatsız ediyor. Çünkü ışık her şeyi ortaya çıkarıyor. İnsanlar ise karanlıkta kalmayı istiyorlar ve karanlıkta yaşamaya da alışmışlardır, çünkü yüreklerinin durumunun ortaya çıkmasını istemiyorlar. İki bin yıl önce İsa Mesih dünya’ya ışık olarak geldiğinde, o dönemin özellikle de okumuş, dindar insanları bundan rahatsız oldular. Çünkü onların karanlık işlerini ışık ortaya koyuyor, hayatlarındaki o siyah noktalar açıkça gözüküyordu. Bu da onların işine gelmiyordu. Bu nedenle de İsa’yı hiç sevmediler, hatta O’nu ortadan kaldırmayı düşünüp durdular. İşte karanlığın işi bu!

23-01-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

23

OCAK

Januar

 


Tanrı diyor: Benim düşüncelerim sizin düşünceleriniz değil, sizin yollarınız benim yollarım değil.

Yeşaya 55: 8

 

Denn meine Gedanken sind nicht eure Gedanken, und eure Wege sind nicht meine Wege, spricht der HERR.

Jesaja 55, 8

 

der Gedanke: düşünce

 

İnsanın en büyük düşmanı yine kendisidir, derler. Yani insanın egosu! Benim yüreğimde o kocaman “Ben” oturuyorsa, bu bizim korkunç durumumuzu gösteriyor. Ama Tanrı’ya şükürler olsun ki, Tanrı’nın düşünceleri bizim düşüncelerimiz, O’nun yolları bizim yollarımız değil. Aslında kendimizi mutlu saymalıyız, çünkü Tanrı bizim gibi değildir. Ne demek istiyorum? Tanrı bizim gibi kibirli, kin güden, nefret eden bencil ve haksız değildir. Bizim gibi olsaydı, bizim gibi düşünseydi ve bizim gibi hareket etseydi o zaman vay halimize! Bu işin bir paradoks olayı da vardır. Biz günahlı varlıklar Tanrı’yı beğenmiyoruz. Hatta Tanrı’yı eleştirmeye bile çalışıyoruz. Şu güzel söz söyleniyor: Mırıldanma Rab sana istediğini vermediği için; şikayet etme, Tanrı’ya şükret ki, hak ettiğini almıyorsun! İşte bu kadar paradoks bir yapımız vardır. Buna rağmen Rab ne yaptı? Tanrı dünyada olan bizleri o kadar çok sevdi ki, İsa Mesih’i bizim için verdi. Öyle ki O’na iman ettiğimizde sonsuz yaşama kavuşalım! (Yu.3:16).

22-01-2019:

SALI

Dienstag

22

OCAK

Januar

 


Mesih’ten işittiğiniz ve şimdi size ilettiğimiz bildiri şudur: Tanrı ışıktır, O’nda hiç karanlık yoktur.

1 Yuhanna 1: 5

 

Und dies ist die Botschaft, die wir von ihm gehört haben und euch verkündigen: dass Gott Licht ist und gar keine Finsternis in ihm ist.

1. Johannes 1, 5

 

hören: işitmek, duymak

 

Tanrı ışıktır! Eğer Tanrı insan yüreğinde konut kurmuyorsa, o insan karanlığın ta kendisidir. Bu nedenle de insanoğlu karanlıkta yaşadığının bile çoğu zaman farkında değildir. Karanlıkta olduğunun en açık belirtisi de, insanların birbirleriyle durmadan çekişmelerinde, kavgalarında, savaşlarda, bencilliklerde, adaletsizlikte, sevgisiz ve merhametsizlikte ve yıkılan yuvalarda görülmektedir. Başka deyişle, Tanrı hayatımızın dışındaysa, o hayat karanlıktır ve karanlığın işlerini uygular. Çünkü hem ışık, hem de sevgi olan Tanrı insan yüreğinin merkezinde değil, insanın kendi egosu orada oturmaktadır. Yani yüreğimizin koltuğunda kendimiz oturmaktayız. Tanrı’ya sunmamız gereken övgüyü, saygıyı kendimize layık görüyoruz ve kendimize sunuyoruz. Bu da bize Tanrı’ya karşı ne kadar ilgisiz olduğumuzu gösteriyor. Size açık açık söyleyeyim: Tanrı bizim yüreğimizde oturmadığı ve egemen olmadığı sürece hayatımızda renk yoktur, yani esenlik, barış, sevinç, huzur ve umut yoktur demektir.


 

21-01-2019:

PAZARTESİ

Montag

21

OCAK

Januar

 


Bir zamanlar karanlıktınız, ama şimdi Rab’de ışıksınız. Işık çocukları olarak yaşayın.

Efesliler 5: 8

 

Denn einst wart ihr Finsternis, jetzt aber seid ihr Licht im Herrn. Wandelt als Kinder des Lichts!

Epheser 5, 8

 

die Finsternis: karanlık

 

İnsan ışık olmadan karanlığı göremez. Ama insanın da her zaman ilk gördüğü şey karanlıktır. Örneğin, büyük bir beyaz sayfa üzerinde küçücük bir siyah nokta konulduğu zaman, insan o büyük beyaz sayfada hemen o siyah noktayı görüyor. Bu da bizim olumsuz bir yapıya, görüş açısına sahip olduğumuzu göstermektedir. Aslında ışık olduğu için o siyah noktayı görüyoruz. Işık olmasaydı, o siyah noktayı görmek mümkün olmazdı.

Efesliler 5:8’de şöyle okuyoruz: “Bir zamanlar karanlıktınız, ama şimdi Rab’de ışıksınız. Işığın çocukları olarak yaşayın!” Dikkat edin, burada karanlıktaydınız, karanlıkta yürüyordunuz, karanlıkta yolunuzu şaşırmıştınız demiyor, karanlığın ta kendisiydiniz, diyor. Yani bedeniniz, kişiliğiniz, düşünceleriniz, canınız karanlıktı. Neden böyle? Çünkü Kutsal Kitap bize Tanrı’nın ışık olduğunu söyler. Eğer insanoğlu Tanrı’yı hayatının dışında tutarsa, o hayat karanlığa gömülür. Yüreğe ışık girdiğinde insan karanlıktan kurtulur.


 

20-01-2019:

PAZAR

Sonntag

20

OCAK

Januar

 


Sevgi insanı geliştirir.

1 Korintliler 8: 1

 

... die Liebe erbaut.

1. Korinther 8, 1

 

sich entwickeln, vorankommen: gelişmek

 

Tanrı bizi yaratırken, sevgiyi bizim varlığımıza koydu. Bu nedenle de sevgi, dünyaya doğduğumuz andan başlayarak bizimle var olur, insanla birlikte gelişir ve büyür. Ama günaha düşmekle sevgide büyüyeceğimiz yerde, gerilemeye, hatta kurumaya başladık. Yine de en büyük hedefimiz, amacımız, arzumuz o sevgide yaşamaktır. Çünkü sevgiye her birimizin hava ve su gibi ihtiyacı vardır. Buna rağmen, birazcık sevgimiz varsa, bunu da şartlı olarak veriyoruz. Anne babalar olarak da sevgimizi çocuklarımıza, eşimize ve yakınlarımıza şartlı olarak veriyoruz. Şartlı sevgi de doğru olmayan, yani yanlış ve eksik bir sevgidir. Buna ben daha önce eğer ve çünkü türü sevgi demiştim. Eğer isteklerimi yaparsan, eğer okulda başarılı olursan, benim sözümü dinlersen severim. Ya da birisine olan sevgimiz, o kimsenin sahip olduklarına yöneliktir. Yakışıklıdır, zengindir, ünlüdür vs. Bu tür sevgi de yanlış ve eksik sevgidir. Bir de her şeye rağmen seven sevgi vardır ki, bu da Tanrı’nın sevgisidir. O seni de her şeye rağmen seviyor.


 

19-01-2019:

CUMARTESİ

Samstag

19

OCAK

Januar

 


Kötüler çalkalanan deniz gibidir. O deniz ki rahat durmaz, suları çamur ve pislik savurur. Kötülere esenlik yoktur.

Yeşaya 57:20‒21

 

Aber die Gottlosen sind wie das aufgewühlte Meer. Denn es kann nicht ruhig sein, und seine Wasser wühlen Kot und Schlamm auf. Kein Friede den Gottlosen! spricht mein Gott.

Jesaja 57, 20‒21

 

Sevgiyi anlamak ve onu geliştirmek için emek gerekir. Yani sevgi yerinde durmamalı, gelişmelidir. Bizler insan olarak birbirimizden sorumluyuz. Birbirimizle konuşmasını ve birbirimizi dinlemesini, birbirimize hoşgörüyle davranmasını bilmeliyiz. Eğer karşımızdakini dinlemiyorsak, onları anlamaya çalışmıyorsak buna akıl tutulması denmektedir. Akıl tutulması da sevginin batması, çökmesi demektir. Sevgi çökerse bu kez sevgisizlik bize hakim olmaya başlar. Sevgisizlik ise bizim yakamıza yapışan ve kopmak bilmeyen bir mikrop gibidir. Ne yazık ki, sevgisizlik göstererek insanlığımızı yitirdik. Sevgisizlik tüm erdemleri yok etmektedir. Yani, sevgisizlik merhametsizliktir, acıma bilmez, asla hoşgörülü davranmaz. Başkalarının acı çekmesi, üzülmesi, adaletsizliğe uğraması onun umurunda değildir. Kısacası insanlıktan nasibini almamaktır sevgisizlik. Bunun en büyük zararı da aslında insanın kendisinedir. Sevgisiz insanın esenliği, barışı, sevinci, mutluluğu olmaz. Sevgisizlik kısacası
18-01-2019:

CUMA

Freitag

18

OCAK

Januar

 


Tanrı sevgidir. Sevgide kalan Tanrı’da kalır. Tanrı da o kişide kalır.

1 Yuhanna 4:16

 

Gott ist Liebe, und wer in der Liebe bleibt, bleibt in Gott und Gott bleibt in ihm.

1. Johannes 4, 16

 

bleiben: kalmak

die Person: kişi

 

Sevgiyi bir toprağa da benzetebiliriz. Bu toprağa baktıkça orada gereken meyveleri, sebzeleri alırız. Toprak kendiliğinden sağlıklı ürünler vermez. Önce toprak iyice kazılmalı. Sonra tohum ekilmeli. Sulanmalı, sebze ve meyve ekilmişse çapalanmalı, zararlı böceklerden korunmalı, sabırla da beklenilmeli. Ondan sonra da ürünü toplayabilirsin. Sevgi de böyledir. Yüreklerimizi tohumun düşeceği toprağa benzetebiliriz. Önce yüreklerimiz hazırlanmalı, sonra tohum ekilmeli. Tohum ise Tanrı’nın Sözü’dür. Bu Söz hazırlanan yüreklerimize düştüğünde, orada filizlenmeye, büyümeye başlar. Tabii ki, yürek sulanmalı, korunmalıdır. Nasıl? Tanrı Sözü’nü okuyarak, dua hayatı ve sağlıklı öğreti alarak. O zaman yüreklerimizde sevgi büyümeye başlar. Sevginin büyümesiyle esenlik ve mutluluk da gelişir. Geleceğe umutla bakılır. Tabii ki, bu dünyada sorunlar, acılar, kısacası yaşam fırtınaları olmaktadır. Buna rağmen, yüreğine sevginin ta kendisi olan Tanrı’yı alan, o esenliği ve mutluluğu yaşamaya devam
17-01-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

17

OCAK

Januar

 


Sevginin ardınca koşun.

1 Korintliler 14: 1

 

Strebt nach der Liebe!

1. Korinther 14, 1

 

laufen, rennen: koşmak

hinter (etwas) her: ardınca

 

Sevginin olduğu yerde kesinlikle sevinç ve mutluluk da vardır. Hiç sevdalandınız mı? Yani aşık oldunuz mu? Bu da nasıl bir soru! Hepimiz sevdalandık. O aşık olduğunuz dönemleri bir anımsayın. Dünyayı gözünüz görmezdi. Uçardınız sevinçten, değil mi? Okul dönemlerinde ilk aşık olduğum kızın adı Makbule idi. Ama onun bana aşık olup olmadığını bilmiyordum. Bir gün karşıdan birkaç kızla geliyordu Makbule. Birden kızlardan birisi Makbule’ye dönerek, “Makbule, seninki!” dedi. O anda yüreğimin yerinden çıkacağını sandım. Gidip bir ağaca çarptım. Makbule’nin de beni sevdiğini biliyordum artık. Sevinçten gözlerime uyku girmiyordu. Dünyada benden daha mutlu insan düşünemiyordum. Sevinçten coşuyor, yürürken ayaklarım yere bile değmiyordu sanki. Sonra bir gün Makbule ortadan kayboldu. Babası memurdu ve başka bir şehre tayınları çıkmıştı. O zaman da dünyanın en mutsuz insanıydım. Ne sevinç kalmıştı ne de mutluluk. Sevgi gerçekten de insan yüreğine sevinç ve mutluluk getirir.


 

16-01-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

16

OCAK

Januar

 


Rab yüreklerinizi Tanrı’nın sevgisine, Mesih’in sabrına doğrultsun.

2 Selaniklilere 3: 5

 

Der Herr aber richte eure Herzen auf die Liebe Gottes und auf das Ausharren des Christus!

2. Thessalonicher 3, 5

 

richten / ausrichten: doğrultmak

 

Birçok insan sevginin bir serüven olduğunu söyler. Sevgi asla bir macera değildir. Sevgi bu hayatın yapı taşıdır ve gerçeğin ta kendisidir. Sevgi kötü, fırtınalı havalarda sığındığımız bir liman gibidir. O limanda kendimizi güvende hissederiz. Liman zaten o geminin batmasını önler. Yaşam fırtınaları bize saldırdığında - her birimiz bu yaşam fırtınalarına maruz kalıyoruz- sevgi bizi bir limana sığınan gemi gibi korur. Sevgi bizim sığınağımızdır ve orada güvenlikte oluruz. Tanrı Sözü, “sevgide korku yoktur; yetkin sevgi korkuyu dışarı atar” (1 Yu.4:18) der.

İnsanın korkularının kökeninde sevgiden yoksun olmaları yatabilir mi? Evet, Tanrı Sözü böyle diyor. Sevincimizi yitirmenin gerisinde sevgisizlik vardır. Bu nedenle sevginin hayatımızda canlanması çok önemlidir. Peki ama hayatımızda bu sevginin yeşermesini, büyümesini nasıl sağlayabiliriz? Sevginin kaynağına giderek. Sevginin kaynağı sevgi olan Tanrı’dır. O kaynağa gidip içtiğimizde, sevgi yüreklerimizde yeşermeye ve büyümeye başlar.

15-01-2019:

SALI

Dienstag

15

OCAK

Januar

 


Sevgi içinde yaşayın.

Efesliler 5: 2

 

Und wandelt in Liebe!

Epheser 5, 2

 

leben: yaşamak

die Innenseite: iç

 

Sevgi bir ağacın filizlenen dalı gibidir. Sevgisiz yaşam ise, bir ağacın kuruyan dalı gibidir. Dünyada binlerce dil vardır. Bu nedenle de aynı dili konuşmayan insanlar birbirlerini anlayamazlar. Ama tek bir dil vardır ki, bunu dünyanın her insanı anlar. Bu sevgi dilidir. Sevgi insan içinden akan bir ırmak gibidir. Aktığı ve dokunduğu yerlere hayat verir.

Birisi şöyle dedi: İnsanın eti yenmiyor, diğer hayvanlar gibi derisini de kullanamıyorsun. Peki insanın neyi var? Merhameti, tatlı dili, hoşgörülü davranması, paylaşması, yardım etmesi, en önemlisi de sevgisi var. Tüm bu erdemleri Tanrı insanı yaratırken onun varlığına koydu. İnsanı insan yapan da işte bu özelliklerdir. Eğer insan olarak bu erdemler hayatımızda yoksa, o zaman bizim insanlığımızın değeri nedir?

“Bahar gülde, sevgi dilde, vefa dostta güzeldir” der bir şarkının sözleri. Tanrı Sözü de, “Sevgi içinde yaşayın” diyor. Sevgi hayatı güzel kılar, insana huzur verir, mutlu eder. Bu sevginin kaynağı Tanrı’dır.


 

14-01-2019:

PAZARTESİ

Montag

14

OCAK

Januar


Birbirinizi sevmekten başka hiç kimseye herhangi bir sorunda borçlu olmayın. Çünkü insan kardeşini seven, ruhsal yasayı yerine getirmiştir.

Romalılar 13:8

 

Seid niemand irgend etwas schuldig, als nur einander zu lieben! Denn wer den anderen liebt, hat das Gesetz erfüllt.

Römer 13, 8

 

İnsanı insan yapan özelliklerin başında birbirimizi sevmek gelir. Tanrı Sözü kerelerce birbirimize karşı olan tutumdan, sevgiden söz eder. Örneğin, “Size karşı bizim sevgimiz nasılsa, Rab sizi de birbirinize ve herkese karşı aynı sevgide artırsın, geliştirsin” (1.Sel.3:12) diyor. Başka ayetlerde ise şunları sıralar:

- Gerçeğe boyun eğerek canlarınızı suçtan arıttınız, kendinizi ikiyüzlülükten arınmış kardeşlik sevgisine verdiniz. Birbirinizi yürekten ve içten sevin (1.Pet.1:22).

- Başlangıçtan bu yana işitmiş olduğunuz bildiri şudur: Birbirimizi sevelim (1.Yu.3:11).

- Tanrı buyruğu şudur: Oğlu İsa Mesih’in adına iman edelim ve bize verdiği buyruk uyarınca birbirimizi sevelim (1.Yu. 3:23).

- Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı’dandır ve seven kişi Tanrı’dan doğmuştur (1.Yu.4:7).

- Birbirimizi seversek, Tanrı bizde kalır ve sevgisi bizlerde yetkinliğe ulaşır (1.Yu.4:12).


 

13-01-2019:

PAZAR

Sonntag

13

OCAK

Januar

 


Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı’dandır ve seven kişi... Tanrı’yı tanıyandır.

1 Yuhanna 4: 7

 

Geliebte, lasst uns einander lieben! Denn die Liebe ist aus Gott; und jeder, der liebt, ... erkennt Gott.

1. Johannes 4, 7

 

einander: birbirimizi

 

Birbirimizi sevmek, her tür dinin, ibadetin, iyiliğin ve inancın ötesindedir. İnsanları seviyorsan, gerçek imanın yolundasın demektir. Çünkü Tanrı sevgidir. Sevebilmek için o sevginin kaynağından içmelisin. Yani yüreğine o sonsuz sevginin akması, seni doldurması gerekir. Bu da ancak Tanrı’da vardır. Tanrı Sözü, birbirimizi sevmemiz gerektiğini onlarca ayette belirtmiştir. Birkaç ayetle bunlara bakalım:

1. İsa öğrencilerine şöyle dedi: Size yeni bir buyruk bildiriyorum: Birbirinizi sevin. Tıpkı benim sizleri sevdiğim gibi, siz de birbirinizi sevin. Birbirinize karşı sevgi beslerseniz, herkes öğrencilerim olduğunuzu anlayacaktır (Yu. 13:34‒35).

2. Size buyruğum şudur: Birbirinizi sevin, tıpkı benim sizleri sevdiğim gibi (Yu.15:12).

3. İsa Mesih diyor: Birbirinizi sevin, size buyruğum budur (Yu.15:17).

4. Kardeşlik sevgisinde birbirinize içtenlikle bağlanın. Birbirinizle yarışırcasına karşılıklı saygı gösterin (Rom. 12: 10).


 

12-01-2019:

CUMARTESİ

Samstag

12

OCAK

Januar

 


Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı’dandır ve seven kişi... Tanrı’yı tanıyandır.

1 Yuhanna 4: 7

 

Geliebte, lasst uns einander lieben! Denn die Liebe ist aus Gott; und jeder, der liebt, ... erkennt Gott.

1. Johannes 4, 7

 

geliebt: sevgili

 

“Birbirimizi sevelim!” Ne kadar güzel olurdu birbirimizi sevmek. Ama bir türlü bunu başaramıyoruz. Bakın dünya nüfusu 7 milyarı aştı. Dünyamızda herkese yetecek kadar yer, yiyecek ve içecek vardır. Hatta 7 milyar değil, 27 milyar insana bile yeterlidir dünyamız. Bırakın dünyamızı, sadece ülkemizi düşündüğümüzde herkese fazlasıyla yer ve yiyecek vardır. Ama neden birçok kesim fakir, birçok yöre gelişmemiş, bir sürü kargaşalık çıkaranlar, ülkeyi, insanları birbirine kışkırtan insanlar vardır? Neden sevgi içinde, kardeşçe yaşayamıyoruz? Neden birbirimize adaletle davranamıyor, birbirimizin hakkına saygı gösteremiyoruz? Neden paylaşamıyoruz? Bunun bir tek nedeni vardır: Sevgimiz eksik ya da hiç yok. Sevgimiz olmayınca, başkalarını da pek düşünmeyiz. Sevgimiz olmayınca, açgözlü oluyoruz. Hep bana, hep bana diyoruz. Sonra da dindar gözükmeye, iyi insan olduğumuzu göstermeye çalışıyoruz. Sevmiyorsan senin dindarlığın da peş para etmez. Tanrı sözü açıkça, “Birbirimizi sevelim, çünkü Tanrı sevgidir” diyor.

11-01-2019:

CUMA

Freitag

11

OCAK

Januar

 


İnsanların size nasıl davranmalarını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın.

Matta 7:12

 

Alles nun, was ihr wollt, dass euch die Menschen tun sollen, das tut ihr ihnen auch!

Matthäus 7, 12

 

sich verhalten / sich benehmen: davranmak

wie: nasıl

 

Dostum, sen de ben de olduğumuz gibi sevilmek istiyoruz! Sevilen, kabul edilen birisi değerlidir. Sevilmek ruhumuzun gıdasıdır. Sevilmek hayatımızın anlamı, amacıdır. Sevilmek huzurun, barışın ve mutlu olmanın anahtarıdır. Sevilmek aynı zamanda dayanışmanın, uyumun, başarının, güçlükleri yenmenin anahtarıdır. Evet, sevilmek, sayılmak, değerli görülmek, haklarımın korunmasını, bana adaletle davranılmasını istiyorum. Öyleyse sen de diğer insanlara aynı sevgiyle yaklaş diyor Tanrı Sözü.

Tanrı sizi sonsuz bir sevgiyle seviyor. Sonra da bizlere, siz de diğer insanları, kardeşlerinizi sevin, diyor. Ama nedense bir türlü sevgide ilerleyemiyoruz, hep çok gerilerdeyiz. Sevmenin bir erdem, bir büyüklük olduğunu göremiyoruz. Sevmeyen sevildiğini bilmeyen insandır. Sevemeyen yüreğinde kötülüğe, nefrete, kine ve düşmanlığa yer veren kimsedir. Sevemeyen merhamet edemeyen insandır. Sevmeyen - ne kadar dindar olursa olsun - Tanrı’yı tanımayan insandır.

10-01-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

10

OCAK

Januar

 


Biz Tanrı’yı sevmedik, ama Tanrı bizleri sevdi ve günahlarımızın giderilmesi için öz Oğlunu gönderdi.

1 Yuhanna 4: 10

 

Hierin ist die Liebe: nicht dass wir Gott geliebt haben, sondern dass er uns geliebt und seinen Sohn gesandt hat als eine Sühnung für unsere Sünden.

1.     Johannes 4, 10

 

Tanrı’nın bizleri her şeye rağmen, olduğumuz gibi sevmesi hayatımıza bir anlam, amaç, huzur ve esenlik veriyor. Ama bunun yanında Tanrı Sözü, sevginin olmadığı yerde Tanrı’nın o yerde olmadığını söyler. Özellikle ben Tanrı’ya iman ediyorum, Tanrı’yı seviyorum deyip de insan kardeşini sevmeyen kişi yalancıdır, diyor Tanrı sözü. Burada sevginin üç boyutunu görüyoruz. Tanrı’nın bana olan sevgisi, benim Tanrı’nın bu sevgisine gösterdiğim tepkiyle O’na olan sevgim ve üçüncü boyutu insanları sevmem. Bizim insanlara olan sevgimiz aslında Tanrı’ya olan imanımızın, sevgimizin pratik bir kanıtıdır. Diğer insanlara göstereceğimiz sevgi çok çok önemlidir. Kutsal Kitap’ta en büyük emir, Tanrı’yı tüm kalbinizle, varlığınızla sevmeniz ve buna eşit olan emir de, komşunuzu - yani insanları - kendiniz gibi sevmektir. Zaten her kötülüğün, kavganın, çekişmenin, hatta savaşların kökeninde sevgisizlik yatmaktadır. Neden birbirimizi sevemiyoruz? Yüreğimiz sevgi olan Tanrı’dan uzak da ondan.


 

09-01-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

9

OCAK

Januar

 


Sevgili kardeşlerim, eğer Tanrı bizleri böylesine sevdiyse, bizler de birbirimizi sevmeliyiz.

1 Yuhanna 4: 11

 

Geliebte, wenn Gott uns so geliebt hat, sind auch wir schuldig, einander zu lieben.

1. Johannes 4, 11

 

der Bruder, die Schwester: kardeş

 

Okulda öğretmen, öğrencilerine, bugün sizden birbirinize “sen çok değerlisin” sözünü söylemenizi istiyorum, der. Sonra da bunu tanıdığınız herkese söyleyin. O gün okuldan çıkan bir öğrenci, yolda amcasını görür ve ona, amca sen çok değerlisin, der. Amca şaşırır ve bu da nereden çıktı diye sorar. O da durumu anlatır ve öğretmenimiz insanlara değerli olduklarını söylediğimizde bu onlarda olumlu bir tepki oluşturacaktır, der. O gün bu amca sert ve hep ciddi olan patronunu bürosunun önünde görünce, ona, patron, siz çok değerlisiniz, der. Patron şaşırır, gergin yüzü birden yumuşar, bir şey demeden odasına girer. O akşam eve giden patron, ailesini, çocuklarını düşünür ve onları hep ihmal ettiğini görür. Sonra kızının odasına gider ve “Kızım, sen bana çok değerlisin” der. Kız şaşkınlıkla babasına bakar. “Gerçekten mi baba”, der. “Evet kızım, şimdiye kadar bunu hiç söylemedim. Hatamı anladım. Ama seni çok seviyorum!” Kız birden ağlamaya başlar. “Bu gece intihar edecektim. Çünkü beni hiç sevmediğini düşünüyordum!”
08-01-2019:

SALI

Dienstag

8

OCAK

Januar

 


Sevgide korku yoktur. Yetkin sevgi korkuyu dışarı atar.

1 Yuhanna 4: 18

 

Furcht ist nicht in der Liebe, sondern die vollkommene Liebe treibt die Furcht aus.

1. Johannes 4, 18

 

die Furcht: korku

sich fürchten: korkmak

vollkommen: yetkin

 

Her birimizin yüreğinde - annemin babamın, eşimin, dostumun, arkadaşlarımın - beni olduğum gibi sevsin özlemi yatar. Yani tüm kusur ve eksiklerime rağmen beni ben olduğum için seven birisi! Eminim ki, bu sizin de özleminizdir. Sizi de ayakta tutan bu sevgi değil midir? Düşünün bir kere, bu dünyada kimsenin sizi sevmediğini düşünseydiniz, ne yapardınız? Yaşamınızın bir anlamı, amacı olur muydu? Kesinlikle hayır. Ne yazık ki bu dünyada insan hep para merkezlidir. Ne kadar paranız, malınız mülkünüz olursa olsun, sevgiden doğan o boşluğu asla dolduramaz. Ama yine de hep ben merkezli yaşama devam ediyoruz. Anne babamızın, çocuklarımızın, akrabalarımızın değerini ve onların ne kadar değerli olduklarını görmüyoruz çoğu zaman. İş işten geçtikten ve sevdiklerimizi yitirdikten sonra aklımız başımıza geliyor. Unutmayın ki, her biriniz Tanrı’nın önünde çok çok değerlisiniz. Birbirinize bu değeri verin. Annenize, babanıza, oğlunuza ve kızınıza, sen benim için değerlisin, deyin. Emin olun, bu o
07-01-2019:

PAZARTESİ

Montag

7

OCAK

Januar

 

Benim sizleri sevdiğim gibi, siz de birbirinizi sevin.

Yuhanna 13: 34

 

Ein neues Gebot gebe ich euch, dass ihr einander liebt, damit, wie ich euch geliebt habe, auch ihr einander liebt.

Johannes 13, 34

 

wie: gibi

ihr: siz

 

“Benim sizleri sevdiğim gibi!” Bu Tanrı’nın İsa Mesih aracılığıyla bizlere duyduğu sonsuz sevgidir. Tanrı bizleri nasıl sevdi? Yeremya aracılığıyla Tanrı, “Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim” diyor (Yer.31:3). “Sonsuz sevgi” demek, hiçbir zaman herhangi bir durumdan dolayı eksilmeyen, yok olmayan, devam eden bir sevgi demektir. Bu sevgi “Her şeye rağmen seven” bir sevgidir. Bu sevgi türünde asla insanın zenginliğine, okumuş ya da okumamış olmasına, kusurlarına, kötü huylarına ya da kötü geçmişine bakılmadan, kişiyi olduğu gibi seven bir sevgidir. Normalde anne babalarda bu sevginin bir kısmı vardır. Onlar her ne kadar birçok koşullar ve beklentiler ortaya koyuyorlarsa da, bunların gerisinde bir iyilik, koruma ya da çocuklarının geleceklerinde iyi olmalarını istemesi yatar. Tanrı’nın sevgisi tümden buna yöneliktir. Yani Tanrı insanların sonsuzluk boyunca mutlu olmasını ve cennette yaşamasını ister. Bu nedenle de RAB’bin kendisi büyük fedakarlık göstererek, bu yolu açmıştır.

 

06-01-2019:

PAZAR

Sonntag

6

OCAK

Januar

 


Tanrı’yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve Oğlu’nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi.

1 Yuhanna 4: 10

 

Hierin ist die Liebe: nicht dass wir Gott geliebt haben, sondern dass er uns geliebt und seinen Sohn gesandt hat als eine Sühnung für unsere Sünden.

1.     Johannes 4, 10

 

Tanrı’nın bizi sevmesi harika değil midir! Sanımca bunu da tam olarak anlamıyoruz. Çünkü hiç kimse bizi olduğumuz gibi sevmedi. Her zaman sevgiye karşılık bir şeyler beklenildi. Dün, eğer türü sevgiden söz ettim; bu sevgi türü koşullu bir sevgidir dedim. Bir de “çünkü” türü sevgi vardır demiştim. Bu tür sevgi, karşıdakinde bir şeyler görerek ortaya çıkar. Örneğin, karşıdakinin güzel oluşu. Bu sevgi, o güzellik kaybolunca geçip giden bir sevgidir. Seni seviyorum, çünkü bana çok iyi bakıyorsun, her istediğimi alıyorsun; ünlüsün, zenginsin! Bu sevgi türünün de gerisinde çıkarcılık ve bencillik yatmaktadır. Kaç kez şu türden olaylara tanık olduk: İki kişi birbirini çok seviyor, ama birden birisi kaza geçirip yüzünde bir yanık izi kalır ya da bedensel olarak bir eksiklik oluşur. Sonuç, nişanlar atılıyor. Ama Tanrı’nın sevgisi böyle değildir. Koşullara, durumlara bağlı değil. Güneşi güneş yapan onun sürekli olarak yanması, ışık ve ısı vermesidir. Hiçbir güç ve etki güneşteki bu özelliği yok edemez. Tanrı’nın özü sevgi olduğu için bizi seviyor.

05-01-2019:

CUMARTESİ

Samstag

5

OCAK

Januar

 


Tanrı’yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve Oğlu’nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi.

1 Yuhanna 4: 10

 

Hierin ist die Liebe: nicht dass wir Gott geliebt haben, sondern dass er uns geliebt und seinen Sohn gesandt hat als eine Sühnung für unsere Sünden.

1.     Johannes 4, 10

 

Karı koca arasındaki sevgi de genelde hep “eğer” türü sevgidir. Eğer benim dediklerimi yaparsan, isteklerimi yerine getirirsen, şunu yaparsan, böyle davranırsan seni severim. Bunu belki sözlü olarak söylemiyoruz, ama davranışlarımızla gösteriyoruz. Eğer türü sevgi koşula bağlı bir sevgidir. Her zaman karşılık bekler. Karşılık bekleyen bir sevgiye de asla gerçek anlamda sevgi diyemeyiz! Çünkü böyle bir sevginin kökünde bencillik vardır. Burada sunulacak sevgi karşılığında bir şey beklenilmektedir. Beklenti gerçekleşmeyince de hayal kırıklığı başlıyor. Sevgi giderek bencilleşiyor, sonra nefrete bile dönüşebiliyor.

Tanrı sevgidir, bu nedenle de bizleri sevmektedir. Ayetimizde de böyle okuyoruz. Hatta Tanrı bu sevgiyi bizlere sunabilmek için büyük bir fedakarlık gösteriyor. “Tanrı sevgidir. O’nun sevgisi bize şununla kanıtlandı: Tanrı biricik Oğlu aracılığıyla yaşayalım diye O’nu dünyaya gönderdi.” Tanrı’nın bu sevgisi karşılık beklemeyen, ama sadece veren bir sevgidir.


 

04-01-2019:
 

CUMA

Freitag

4

OCAK

Januar

 
 

Tanrı sevgidir... Tanrı’yı biz sevmedik, ama O bizi sevdi.

1 Yuhanna 4: 8, 10

 

Gott ist Liebe... Hierin ist die Liebe: nicht dass wir Gott geliebt haben, sondern dass er uns geliebt hat.

1. Johannes 4, 8+10

 

er, sie, es: o

 

Acaba ilgi görmek, kabul edilmek ve sevilmek istemeyen bir insan var mıdır dünyada! Her insan sevilmek ister. Ama insan sevgi konusunda hep hayal kırıklığına uğramıştır. Çünkü insanın sevgisi uzun vadeli ve kalıcı değildir. Aynı zamanda da durumlara bağlıdır. İnsanın sevgisi hep “eğer” ve “çünkü” türünden sevgidir. Bu iki tür sevgiyi aile içinde bile görüyoruz.

Benim yeğenim oğlunun sürekli olarak kitap okumasını istiyor. Ama çocuk bunu istemiyor. Bu kez de, eğer şu kadar kitap okursan, eğer okulda başarılı olursan seni tatil için Almanya’ya dayımın yanına göndereceğim dedi. Çocuk okulu geçti, ama annenin istediği not ile değil. Tabii benim yanıma da gelemedi. Peki bu türden sevgiye ne diyelim? “Eğer türü sevgi!” Eğer benim dediğimi yaparsan, benim istediğin notu getirirsen seni ödüllendirir ve severim türü sevgi değil midir bu? Peki bu çocuk anne babasının kendisini gerçekten sevdiğini nasıl bilsin! Onların isteklerini yerine getiremediği için de sevilmediğini düşünmekte haklı değil mi?

 
03-01-2019:
  PERŞEMBE Donnerstag  

3

 

OCAK

Januar

 

Tanrı sevgidir.

1 Yuhanna 4: 16

 

Gott ist Liebe.

1. Johannes 4, 16

 

Tanrı’da sevgi vardır, Tanrı sevgi veriyor demiyor, Tanrı’nın kendisi sevgidir. Güneş neden ısı, ışık ve enerji veriyor? Güneş olduğu için. Ne yaparsanız yapın, güneşin enerji, ısı ve ışık vermesini engelleyemezsiniz. Güneşsiz yaşam mümkün olmaz. Tanrı sevgidir. Bu sevgi Tanrı’nın doğasındadır. Ne yaparsanız yapın Tanrı’nın da sevgi vermesine, seni sevmesine engel olamazsınız. Buna rağmen, Tanrı’nın ışığı, yani kutsallığı sizin günahlarınıza göz yumamaz. O’nun ışığı yargılamak, ama sevgisi kurtarmak istiyor. Bu nedenle bu sevgiyi yüreklerimize alıp gönenmek için Tanrı adaletini, kutsallığını yitirmeden bizlere bu olanağı sağladı. Tanrı bir kurtuluş yolu hazırladı ve bizler Tanrı’ya gidip O’nun sunduğu bu kurtuluşa evet dediğimizde, Rab bizim geçmiş, şimdiki ve gelecekteki günahlarımızı tamamen bağışlıyor. Böylece kutsal Tanrı’nın önünde durabiliriz. O’nun sevgisinin yüreklerimize döküldüğünü da görürüz. Yürekten dileğim, Tanrı’nın bu sevgisini görmeniz ve onu yüreklerinize almanızdır.

 
02-01-2019:
 

ÇARŞAMBA

Mittwoch

 

2

OCAK

Januar

Tanrı sevgidir... Tanrı ışıktır.

1 Yuhanna 4: 16 ve 1: 5

 

Gott ist Liebe ... Gott ist Licht.

  1. Johannes 4, 16; 1,5

Gott:Tanrı

Bu yeni yıl için sizlere sonsuzluk boyunca yaşamanızı diliyorum. Dünya dönüyor ve biz zamana bağlıyız. Bizim bu dünya için iyi dileklerimiz sadece dilek olmadan öteye gitmez. Zamanımız gelince de göçüp gideceğiz. Ya sonra? İşte Kutsal Kitap bize Tanrı’nın sevgi ve ışık olduğunu belirtir. Yaşam için ışık gerekir. İnsanın yaşamını anlamlı kılan, onu ayakta tutan ise sevgidir. Sevgiyle ışığı birleştirdiğimizde yaşam için bir bütünlük ortaya çıkar. Bu ışık ve sevgi Tanrı’nın sevgisi ve ışığıdır ve Tanrı gibi sonsuzdur. Eğer sonsuzluk boyu cennette yaşamak istiyorsanız, o zaman sonsuz ışık ve sevgi olan Tanrı’ya gelmelisiniz. Ruhsal açıdan baktığımızda, ışık Tanrı’nın kutsallığını, sevgi ise O’nun yüreğini gösteriyor. O’nun kutsallığı adalet diye haykırırken, sevgisi ise kurtar, kurtar diyor. O’nun sevgisi bu dünyada yaşarken bile hayatımızı anlamlı kılar, bizleri mutlu eder, her tür sorunda ve acıda teselli eder, güç verir. İşte bunu sizler için yürekten diliyorum.

 

 

 
01-01-2019:

SALI

Dienstag

1

OCAK

Januar

YILBAŞI / NEUJAHR

 

Tanrı sevgidir... Tanrı ışıktır.

1 Yuhanna 4: 16 ve 1: 5

 Gott ist Liebe ... Gott istLicht.

1 Johannes 4, 16; 1,5

 
die Liebe: sevgi

das Licht: ışık

 Kocaman bir yılı daha geride bıraktık. Çocuklarımız, hatta torunlarımız kocamam oldular. Ben 66 yaşına geldim. Genelde 50yaş ve sonrasında ağrılı yıllar başlar. Belirli yaştan sonra bir sürü sağlık sorunları belirir, ardından ölüm korkusu ortaya çıkar. En ufak bir ağrıda bile eyvah, kalp krizi mi geldi, acaba kanser mi var endişesi egemen olur hayatımızda. Yeni bir yıla girmenin bize ne yararı var? Bir yaş daha yaşlanmadık mı? Ölüme bir yıl daha yakın gelmedik mi? Öyleyse insanların sağlıklı, mutlu yıllar dilemesinin size ne yararı var!

Yaşamın kuralı şudur: Her yıl yaşlanıyoruz verir gün ölüm bizim de kapımızı çalacaktır. Bundan kaçmak mümkün mü? Hayır! Akaben size, bu yıl için seçtiğimiz ayet ile umuvermek istiyorum. Tanrı ışıktır ve Tanrı sevgidir. Işık ve sevgi yaşamın sonsuzluğunu gösteriyor. Bu herhangi bir ışık değil, düğmeye basınca yansın ya da kapansın. Bu Tanrı’nın ışığıdır ve sonsuzdur. Sevgi de Tanrı’nın özünü, varlığını gösteriyor. O sevgisizi de içine alıyor.

 

31-12-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

31

ARALIK

Dezember

 

Tadın ve görün, Rab ne iyidir; ne mutludur O’na sığınan adama!

Mezmur 34: 8

 

Schmecket und sehet, dass der Herr gütig ist; glücklich der Mann, der sich bei ihm birgt!

Psalm 34, 8

 

schmecken, kosten: tatmak

wie gütig, wie gut: ne iyi

 

Uçup gitti bir yıl daha dostlar, bakınYıllar ardı ardına ediyor akın Ölüm bize sandığımızdan da yakınYıllarını boşuna geçirme sakın

Sonunda bir gün sen de söneceksin Alındığın toprağa geri döneceksin Ölüm zengine, fakire hiç bakmıyorGenci de yaşlıyı da alıp götürüyor

Ey yeni yıl, gelişin kutlu olsunHer günümüz Rab’bin sevgisiyle dolsunYıllarımız O’nun inayetiyle sürsünYaşamımız Rab’be yaraşır olsun

Kalbinizi Rab’bin lütfuna açın Her tür pislikten, günahtan kaçın Kalbinizi Rab’bin barışına açınÇevreye, insanlara hep sevgi saçın.

30-12-2018:

 

PAZAR

Sonntag

30

ARALIK

Dezember

 

Hayatımın tüm günlerinde iyilik ve inayet ardımca yürüyecek.

Mezmur 23: 6

 

Güte und Huld werden mir folgen alle Tage meines Lebens.

Psalm 23, 6

 

alle: tüm

der Tag: gün

das Leben: yaşam, hayat

 

Acaba sen bu geçen yılı nasıl geçirdin? Eminim ki, birçokları bu yılı günah, şehvet ve Rab’be itaatsizlik içinde geçirdiler. Böyleleri elbette Davut Peygamberin konuştuğu gibi konuşamazlar. Geçen yılların değerini bilelim, değerli dostum. Bu yıllar bize emanet edilmiştir. Onları bir daha bulamayacağız, geçen vakit bir daha geriye gelmeyecektir. Öyleyse, yıllarımızı boşu boşuna harcamayalım; tam tersine günlerimizi, yıllarımızı, yani bize verilen değerli zamanımızı sonsuzluk için kullanalım!

Davut Peygamber, “Ömrüm boyunca yalnız iyilik ve inayet beni izleyecek. Hep Rab’bin evinde oturacağım” (Mezmur 23: 6) dedi. Yani, hem bu dünyada, hem de gelecekte Tanrı’nın inayeti, sevgisi, iyiliği benimle olacak ve ben Rab’bin evinde oturacağım. Tanrı’nın yollarında yürüyenler yeni yıla güvenlikle girebilirler.


29-12-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

29

ARALIK

Dezember

 

İyiliklerinle yıla çelenk takarsın ve Senin izlerin yağ damlatır.

Mezmur 65: 11

 

Du krönst das Jahr mit deiner Güte und deine Spuren triefen von Fett.

Psalm 65, 11

 

der Kranz: çelenk

aufsetzen, anlegen: takmak

die Spur: iz

 

Bizler bu dünyada birer misafir olduğumuzu asla unutmayalım değerli okuyucumuz. Zamanın ne kadar çabuk geçtiğini siz de görüyorsunuz, öyle değil mi? Bakın, yine bir yılı daha geride bırakıyoruz. Aslında bu yıllar bize emanet edilmiştir ve bu zamanın, daha doğrusu her günün değerini bilip öyle yaşamamız gerekir. Davut Peygamber, bu iyilik için Tanrı'ya şöyle şükrediyor: “İyiliklerinle yıla çelenk takarsın ve Senin izlerin yağ damlatır” (Mezmur 65: 11). Evet, birçoğumuz belirli zorluklar, sıkıntılar, belki de hastalıklarla bu yılı geçirdik; belki de halen sıkıntılar, zorluklar, acılar devam etmektedir. Belki de bu yıl içinde en sevdiğimiz kimseyi yitirdik. Ya da bu yıl içinde birçokları para kazandı, başkaları nam ve onur sahibi oldu, bazıları büyük başarılara erişti, ama en karlı çıkan insan, Tanrı'ya bağlanmış ve O'nun sunduğu sonsuz kurtuluşa kavuşmuş insandır. İşte bu sonsuz kurtuluş kaybolmayan, sonsuza dek süren bir yaşamdır.


28-12-2018:

CUMA

Freitag

28

ARALIK

Dezember

 

Sen sonsuza dek tahtında oturursun, ya Rab... Sen hep aynısın, yılların tükenmeyecek.

Mezmur 102: 12 ve 27

 

Du, o Herr, thronst ewiglich ... Du bist derselbe, und deine Jahre enden nicht.

Psalm 102, 12 und 27

 

der Thron: taht

das Ende: son

endlos, ewig: sonsuz

 

Değerli okuyucularımız, gördüğünüz gibi, koskocaman bir yılı daha geride bıraktık ve iki bin on sekiz yılının da sonuna geldik. Bugünlerde herkes, aslında tüm dünya yeni yıla girme telaşı içindedir. Sen de istesen de istemesen de bu yeni yıla gireceksin. Bu demek oluyor ki, sen de bir yıl daha yaşlanacaksın! Çünkü hepimiz zamana bağlıyız. Yıllardan, bin yıllardan etkilenmeyen, zaman dışında olan tek kişi Tanrı'dır! Rab’be ilişkin şöyle okuyoruz Kutsal Kitap'ta: “Sen sonsuza dek tahtında oturursun, ya Rab... Sen hep aynısın, yılların tükenmeyecek.” Eyup Peygamber Tanrı'ya, “Günlerin ölümlü birinin günleri gibi, yılların insanın yılları gibi mi ki?” (Eyup 10: 5) diye soruyor ve şu yanıtı veriyor: “Tanrı öyle büyüktür ki, varlığının (yıllarının) süresi hesaplanamaz” (36: 26).

Sonsuz olan Tanrı, insana sonsuzluk boyunca kalacak kurtuluşu, mutluluğu, esenliği ve barışı vermek istiyor. Tanrı’nın sunduğu bu yaşamı isteyen alıyor ve sonsuz yaşam güvenliğine kavuşuyor.


27-12-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

27

ARALIK

Dezember

 

Tanrısal Söz insan oldu, lütuf ve gerçekle dolu olarak aramızda yaşadı.

Yuhanna 1: 14

 

Das göttliche Wort wurde Mensch; voller Gnade und Wahrheit lebte es unter uns.

Johannes 1, 14

 

voll: dolu

die Wahrheit: gerçek

 

İnsanlar Tanrı'dan, O'nun her yerde hazır ve nazır olduğundan, yüce, güçlü, görkemli, eşi bulunmadığından söz ederler. Bu elbette ki doğrudur, ama Kutsal Kitap’ın bize bildirdiği Tanrı için yeterli değildir. Tanrı bizimle olmak istedi ve bu nedenle de Mesih İsa aracılığıyla beden alıp aramıza geldi. Tanrı bize görünmek istedi, bize kendi yüreğini sergilemek istedi; kendi merhametini, kendi sevgisini, kendi öz varlığını ve inayetini göstermek istedi. Bunu İsa aracılığıyla gerçekleştirdi.

Bugün Tanrı Sözü olan İsa, kayra (lütuf) ve gerçekle dolu olarak aramızda yaşıyor. O’na iman eden bu kayradan kendi payına düşeni alıyor. Bu payın başında sonsuz yaşam geliyor.


 

26-12-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

26

ARALIK

Dezember

 

İSA MESİH’İN DO-ĞUM GÜNÜ İ WEIHNACHTEN

(Avrupa ülkelerinin çoğunda tatildir)

 

Hepimiz O'nun doluluğundan lütuf üzerine lütuf aldık.

Yuhanna 1: 16

 

Wir alle haben aus seiner Fülle Gnade um Gnade empfangen.

Johannes 1, 16

 

Her yılın sonuna doğru büyük bilgin Avgustin’in şu sözlerini hep yazıp duruyorum, yazmaya da hep devam edeceğim, çünkü yapmamız gerekeni bir cümleyle özetliyor bu bilgin.  Şöyle der: Tanrım, sen bizi kendin için yarattın ve biz sonsuza dek seniniz. Eğer tümden sana teslim olmazsak, yüreklerimiz hiçbir zaman o esenliği, o huzuru bulamayacaktır!

Bugün her insanın en büyük ihtiyacı esenlik, huzur, barış, umut ve sevgidir! Bugün birçok suni barış, umut, teselli, sevgi vardır. Ama sonsuz yaşam olan İsa Mesih, bizim yüreklerimize gelip orada konut kurmalıdır. Eğer Mesih yüreğimizde konut kurmazsa, yüreğimiz aslında bomboştur. Sevgi, barış ve bunların ardından sevinç ve umut Tanrı'dan gelir İsa aracılığıyla. Sevgiyi bilmezsem, sevinemem. Mesih'i bilmezsem barışı gönenemem. Barış gönenemezsem, umudum olmaz; umudum yoksa, sonsuz yaşam güvenliğine sahip
25-12-2018:

 

SALI

Dienstag

25

ARALIK

Dezember

 

İSA MESİH’İN DO-ĞUM GÜNÜ İ WEIHNACHTEN

 

Hiçbir vakit, hiç kimse Tanrı’yı görmedi. Ancak Baba’nın bağrında olan biricik Oğul O’nu bildirdi.

Yuhanna 1: 18

 

Niemand hat Gott jemals gesehen. Allein der einzige Sohn, der am Herzen des Vaters ruht, hat ihn kundgemacht.

Johannes 1, 18

 

Atom zerrecikleri gözle görülmez. Ancak geliştirilmiş ve son derece hassas olan fotoğraf makinasıyla gözle görünmeyen zerreler fotoğrafta insan gözüne görünür. Elbette görünen atom parçaları değil, onun fotoğrafıdır. Buna benzerlikte, hiç kimse Tanrı’yı görmemiştir ve göremez. Tanrı’nın doğası ve özü, O’nun insan bedeni almış olan, (ruhsal anlamda) tek Oğlu tarafından dünyaya açıklanmıştır. İncil’in Koloseliler kesiminde şöyle der: “Bu Oğul görünmeyen Tanrı’nın görünen kişiliğidir” (1: 15). Bu yüzden Tanrı’ya ilişkin en doğru anlayışı ve bilgiyi İsa Mesih’te buluyoruz. İsa’nın tabiatı, özü, tutumu ve amaçları aynen Tanrı’yı yansıtıyor. İnsan, yeryüzünde yaşayan bir varlıktır ve Tanrı’yı gerektiği gibi anlayamaz. Ama İsa Mesih, Tanrı’nın nasıl bir yüreğe sahip olduğunu, insanlara ne kadar değer verdiğini ve onları kurtarmak için ne kadar büyük fedakârlıkta bulunduğunu açıklamıştır. Çünkü Mesih Tanrı’nın bağrından çıkıp geldi!


24-12-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

24

ARALIK

Dezember

 

O’nun adını “İmmanuel” koyacaklar. İmmanuel, “Tanrı bizimledir” demektir.

Matta 1: 23

 

Sie werden seinen Namen Emmanuel nennen, was verdolmetscht ist: Gott mit uns.

Matthäus 1, 23

 

(jemandem einen) Namen geben: ad koymak

 

‘İsa’ adının anlamı, Tanrı Kurtarıcıdır. ‘İmmanuel’ adının anlamı, Tanrı bizimledir, demektir. Düşünebiliyor musunuz değerli okuyucumuz, İsa Mesih bir ahırda doğan İmmanuel’dir. Bizimle olmaya gelen Tanrı Sözü’dür. Kurtarmaya, fesatlarımızı kaldırmaya, bize yaşam vermeye gelen kurtarıcıdır.

Bu hayat acılarla doludur; insan genelde yalnızdır. Çoğu zaman da kendisini anlayan biri yoktur. Ama sevgi olan Tanrı bize kadar geldi. O benimledir ve O seninledir. Tanrı, uzakta olan, ilgilenmeyen bir Tanrı değil, yakına gelen, bizimle olan ve ilgilenen, bizi seven bir Tanrı’dır! Gelen kurtarıcıya bu ad verildi. En çok muhtaç olduğumuz esenliği, huzuru, barışı, umudu ve sevgiyi getirdi bu Mesih. Ama sonsuz yaşam olan İsa, bizimle olan Tanrı, sizin de yüreğinizde doğmazsa, yüreğiniz bomboş ve umudunuz yoktur ve yalnızsınız demektir. İman edersen, O seninle olacak ve bu sonsuza dek süren bir beraberlik olacaktır. Daha da güzeli, iman ettiğinde O senin baban ve kurtarıcın olur.


23-12-2018:

 

PAZAR

Sonntag

23

ARALIK

Dezember

 

İşte erden kız gebe kalacak ve bir oğul doğuracak. O’nun adını İmmanuel koyacaklar.

Matta 1: 23

 

Siehe, die Jungfrau wird schwanger werden und einen Sohn gebären. Sie werden seinen Namen Emmanuel nennen, was verdolmetscht ist: Gott mit uns.

Matthäus 1, 23

 

die Jungfrau: erden kız, bakire

 

İsa Mesih’ten 750 yıl kadar önce yaşamış olan Yeşaya Peygamber aracılığıyla Tanrı, bir kızın gebe kalıp bir oğul doğuracağını söylemişti.

Ve bu oğlun niteliklerini de şöyle sıraladı: AYönetim onun omuzlarında olacak. Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı, Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak” (Yeş.9:6). Tanrı’nın bu sözü gerçekleşiyordu. Çünkü Tanrı’nın meleği bakire Meryem’e gelmiş ve kendisinin Tanrı Ruhu’ndan hamile kalacağını, bir oğul doğuracağını ve O’nun adının İsa ve İmmanuel olacağını söylemişti. İmmanuel adının anlamı, ATanrı bizimle” demektir. Demek ki, Tanrı bizi kurtarmak için bizimle olmaya geldi. İnsan gözünde olanaksız olanı Tanrı olanaklı kıldı. Erden kız Meryem gebe kalıp İsa’yı doğurdu. Ezelden beri Tanrı’yla birlikte olan Tanrı’nın Sözü insan bedeni kuşanarak yeryüzüne geldi bizimle olmak ve bizi kurtarmak için.

Tekrar edeyim: Noel, yani Doğuş Bayramının asıl anlamı budur.


 

22-12-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

22

ARALIK

Dezember

 

Tanrısal Söz insan oldu, kayra ve gerçekle dolu olarak aramızda yaşadı. Biz de O’nun yüceliğini, Baba’dan gelen biricik Oğul’un yüceliğini gördük.

Yuhanna 1: 14

 

Das göttliche Wort wurde Mensch und lebte voll Gnade und Wahrheit unter uns. Wir sahen seine Herrlichkeit, die Herrlichkeit des einzigen Sohnes vom Vater.

Johannes 1, 14

 

İsa Mesih nerede doğdu? İsa’dan 700 yıl kadar önce yaşamış olan Mika peygamber, şöyle yazdı: “Sen ey Beytlehem Efrata... hükümdar olacak adam senden çıkacak!” (Mika 5:2). Demek ki İsa Mesih Beytlehem’de doğacaktı ve öyle de oldu. İsa, Beytlehem’de bir yemlikte doğduğu zaman tanrısal Söz insan oldu, tanrısal Söz bizden biri oldu. O, ruhsal anlamda Tanrı’nın Oğlu, varlığı, özü olarak daima cennette Baba Tanrı’yla var olmuştu, ama şimdi dünyaya bir insan olarak gelmeyi seçti ve aramızda yaşadı. Aslında aramızda tapınağını ya da çadırını kurdu anlamındadır bu. Çünkü, Tanrı bizimle bir olmak, özdeş olmak istedi. Tanrı bizim güçsüz, imanımızın zayıf, günahlarımızın ağır olduğunu gördü ve biliyor. Tanrı bizleri kurtarmak için Kendisi kadar değerli olanı, yani O’nun Sözü olan İsa Mesih’i verdi. O’nun bizlere olan merhameti ve sevgisi öylesine yücedir ki, O, öz varlığını, yüreğini bizler için sundu. Bu sevgiyi ve merhameti kabul et
20-12-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

20

ARALIK

Dezember

 

Her şeyde kardeşlerine benzemesi gerekti, öyle ki, Tanrı’ya olan hizmetinde merhametli ve sadık bir başkâhin olup halkın günahlarını Tanrı’ya bağışlatabilsin.

İbraniler 2: 17

 

In allen Dingen mußte er seinen Brüdern gleich werden, damit er barmherzig und ein treuer Hoherpriester im Dienst vor Gott würde, um die Sünden des Volkes sühnen zu können.

Hebräer 2, 17

 

Sevmediğin, nefret ettiğin bir insanı düşün! Sevmediğin böyle bir insana sevgiyle ve merhametle davranabilir misin? Herhalde insan açısından bu mümkün değildir. Ama İsa Mesih bu dünyamıza geldi ve tüm insanlara sevgi ve merhamet gösterdi. O seni de seviyor ve sana karşı da merhametlidir. İşte, eğer Mesih bizlerden biri olmasaydı, yani İsa Mesih bir insan olarak bu dünyaya gelmeseydi, bizlere bu sevgisini, merhametini sunamaz ve bizleri kurtaramazdı. Ezeli ve sonsuz olan İsa bizden biri olmasaydı, biz Kendisine tam güvenemezdik. Bu tanrısal Söz, Tanrı’nın özü, varlığı gerçekten bizlerle bir olmak için insan oldu. O senin bütün zorluklarını, tecrübelerini, sıkıntılarını anlıyor. Çünkü O tüm bu zorlukları bizzat yaşadı, kendi bedeninde tattı, acılardan, elemlerden geçti. Acının, sıkıntının, derdin, yalnız kalmanın, terk edilmenin ne olduğunu iyi biliyor. Bu yüzden O seni anlıyor kardeşim. O’na her durumda, her zaman gidebilir, yüreğini O’na çekinmeden açabilirsin!


19-12-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

19

ARALIK

Dezember

 

Çünkü kendisi acı çekerek denendiğine göre, denenenlere yardım edebilir.

İbraniler 2: 18

 

Denn worin er selbst gelitten hat, als er versucht worden ist, kann er denen helfen, die versucht werden.

Hebräer 2, 18

 

leiden: acı çekmek

versuchen, prüfen: denemek

 

Düşünün bir kere, değerli okuyucumuz! Tanrı, öz yüreğini dünyaya gönderdiği zaman, herhalde şöyle düşündü: “Şimdi Benim Sözüm, biricik varlığım, yüreğim olan Oğlum, insan olacak. Tüm insanlara başkâhin olacak, yani insanların günahlarına karşılık bir kurban, değeri sonsuz bir kurban sunan başkâhin olacak. O, acı çekecek, işkencelere uğrayacak ve çarmıha çakılarak kurban olacak. Böylece kendisine iman edenlere sonsuz kurtuluşu getirecek. Onlara her zaman yardım edebilecek!”

Tanrı’nın sevgi dolu yüreği şimdi senin için de yanıyor, değerli dostum. O senin kurtuluşun için herhangi bir servet ortaya koymadı, herhangi bir meleği kurtulmalık olarak sunmadı, ama kendi yüreğini senin için sundu. Sen böylesine değerlisin Tanrı önünde.

Tabii bunları okuman, ya da bilmen yeterli değil. Tanrı’nın uzattığı bu eli tutman gerekir, yani iman adımını atman gerekir.


18-12-2018:

 

SALI

Dienstag

18

ARALIK

Dezember

 

O’nun adını “İmmanuel” koyacaklar. İmmanuel, “Tanrı bizimledir” demektir.

Yeşaya 7: 14

 

Sie werden seinen Namen Emmanuel nennen, was verdolmetscht ist: Gott mit uns.

Jesaja 7, 14

 

der Name: ad, isim

(einer Sacheİeiner Person) einen Namen geben: ad koymak

 

Yeşaya peygamber İsa Mesih’ten 750 yıl kadar önce yaşadı. Buna rağmen peygamberlik sözüyle İsa Mesih’in kimliğini ve nasıl doğacağını açık ve kesin bir şekilde ortaya koydu. “Rab size bir alamet verecek; işte kız gebe kalacak ve bir oğul doğuracak, O’nun adını İmmanuel koyacaklar; adının anlamı ‘Tanrı bizimledir’” (Yeşaya 7: 14).

Peygamberlik bir merdiven gibidir, yukarıya doğru çıktıkça Tanrı’nın hedefi ve amacı daha açık ve net bir şekilde görülür. Bu peygamberlikte de bunu görüyoruz. Tanrı bizleri kurtarmak için bizimle özdeş olmak istedi. İşte bu nedenle ezelden beri Tanrı ile birlikte olan Mesih İsa, insan oldu ve aramıza geldi. İsa dünyaya geldiğinde Yeşaya peygamberin “O’nun adı İmmanuel olacak” sözü gerçekleşti.  Şimdi Tanrı bizimledir. Başka bir deyişle, Tanrı, bizimle olan bir Tanrı’dır. Tanrı’nın bizimle olabilmesi için de İsa Mesih’in insan olarak dünyamıza gelmesi gerekiyordu. İsa doğdu ve bugün Tanrı bizimledir!


17-12-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

17

ARALIK

Dezember

 

Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.

Yuhanna 8: 56

 

Abraham, euer Vater, jubelte, dass er meinen Tag sehen sollte, und er sah ihn und freute sich.

Johannes 8, 56

 

der Tag: gün

jubeln: coşmak

 

İbrahim üstün bir tanrı bilimine sahip değildi. Ama onun Rab’be imanı vardı. İbrahim, İshak ve Yakup gibi iman babaları, bizim bugün sahip olduğumuz ruhsal bilgiye sahip değillerdi. Ellerinde bizde olduğu gibi yazılı Kutsal Kitap yoktu. İbrahim’i düşündüğümüzde görüyoruz ki, Rab bu adama kerelerce göründü, ona bizim bilmediğimiz ve anlamadığımız şeyler gösterdi. Bugünkü ayetten de anlaşılacağı gibi, İbrahim’in İsa’nın dünyaya geleceği ve duyuracağı Müjde konusunda bilgisi vardı. Özellikle İsa’nın çarmıhı konusunda bizim sandığımızdan fazla bilgisi vardı. İsa’nın kendisi Yahudiler’e “Atanız İbrahim benim günümü gördü ve sevindi” dedi. Evet, inanıyorum ki, İbrahim bizim tahmin edebileceğimizden fazla bilgiye sahipti. Rab ona açıklamalar yapmıştı, ama İsa yüzlerce yıl sonra gelecekti. Rab’bin vaat ettiği gibi de geldi. Bugün günahlarımıza bağış bulup Rab’bin önünde durabiliyor ve sonsuz yaşama sahip olduğumuzu biliyorsak, bu İbrahim’in soyundan gelen İsa Mesih aracılığıyla oldu. Bugün sen de İsa Mesih’e gelip günahlarına yüzde yüz af bulabilirsin.


16-12-2018:

 

PAZAR

Sonntag

16

ARALIK

Dezember

 

Seni fazlasıyla kutsayacağım; soyunu göklerin yıldızları, kıyıların kumu kadar çoğaltacağım... Soyunun aracılığıyla yeryüzündeki bütün uluslar kutsanacak. Çünkü sözümü dinledin.

Yaratılış 22:17-18

 

Darum werde ich dich reichlich segnen und deine Nachkommen überaus zahlreich machen wie die Sterne des Himmels und wie der Sand, der am Ufer des Meeres ist... Und in deinem Samen werden sich segnen alle Nationen der Erde dafür, dass du meiner Stimme gehorcht hast.

1. Mose 22, 17‑18

 

İbrahim en son deneyiminde tam bir itaat göstererek iman okulunu geçtikten sonra, Rab ona, soyunu öylesine çoğaltacağım ki, gökteki yıldızlar, kıyılardaki kumlar kadar olacak vaadini tekrarladı.

Elçi Pavlus da şöyle yazdı: “Tanrı’nın ulusları iman kuralı uyarınca doğrulukla donattığını öngören Kutsal Yazı, İyi Haberi İbrahim’e önceden müjdeledi: ‘Tüm uluslar sende kutlu kılınacak’” (Gal 3:8). Soru şu: Tanrı İbrahim’e bu müjdeyi ne zaman duyurdu? İbrahim oğlunu kurban etmek isterken. Moriya tepesinde İsa Mesih’in çarmıhta ölüp dirileceğini gördü ve buna sevindi İbrahim.

O Moriya tepesinde Tanrı İbrahim’e söylediği “soyun aracılığıyla tüm uluslar kutsanacaktır” sözüyle o ipucunu vermiş oldu. Elçi Pavlus İsa Mesih’i o sonsuz soy olarak gösterdi.

Bugün tüm uluslar İbrahim’in soyundan gelen İsa Mesih’te bereket alıyor, günahlarına af bulup sonsuz yaşama kavuşuyor.

Buna sen de dahilsin değerli dostum.


15-12-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

15

ARALIK

Dezember

 

RAB’bin meleği ikinci kez göklerden İbrahim’e seslendi: ARAB diyor ki... biricik oğlunu esirgemediğin için seni fazlasıyla kutsayacağım.”

Yaratılış 22:15-17

 

Und der Engel des HERRN rief Abraham ein zweites Mal vom Himmel her zu und sprach: ... weil du deinen Sohn, deinen einzigen, mir nicht vorenthalten hast, ... werde ich dich reichlich segnen.

1. Mose 22, 15‑17

 

Rab İbrahim’e, “biricik oğlunu esirgemedin”, diyor, ama İbrahim oğlunu kurban etmedi. Öyleyse İbrahim ne yapmıştı? İbrahim Rab’be inanmış ve itaat etmişti. İbrahim’in yüreğinde sarsılmaz bir iman vardı ve bunu kanıtlamaya oğlunu kurban ederek de hazırdı. İşte bu Rab’bin gözünde İbrahim İshak’ı yakmalık kurban olarak sunmuş sayıldı. Bu nedenle Kutsal Yazı, bir açıdan İbrahim İshak’ı ölümden geri aldı, diyor. Sonra da, Rab ona, seni fazlasıyla kutsayacağım diyor.

Bereket almak için birisini kurban mı etmek gerek? Hayır. Rab’bi hoşnut eden İbrahim’in gösterdiği özveri değil, ileride yer alacak olan evrensel ve sonsuz bir olaya iman yoluyla ışık tutmasıydı. İbrahim oğlunun ölümden dirileceğine inanarak onu sundu. Burada bizim almamız gereken ders budur. İshak yakmalık kurban için kuzunun nerede olduğunu sorunca İbrahim, “Onu Tanrı sağlayacaktır” demişti ve Rab bir koç sağladı. İbrahim koçu kurban etti. Rab yüzlerce yıl sonra, gerçek dünyanın günahını kaldıran o kuzuyu bizim için sağladı. Bu kuzu İsa Mesih’tir. O’na iman ettiğinde sen de o bereketi alırsın.


14-12-2018:

 

CUMA

Freitag

14

ARALIK

Dezember

 

Süleyman bundan sonra RAB'bin Yeruşalim'de babası Davut'a göründüğü Moriya Dağı'nda RAB'bin Tapınağı'nı yaptırmaya başladı. Yevuslu Ornan'ın olan bu harman yerini Davut sağlamıştı.

2 Tarihler 3:1

 

Und Salomo fing an, das Haus des HERRN zu bauen in Jerusalem, auf dem Berg Morija, wo der HERR seinem Vater David erschienen war, an der Stelle, die David bestimmt hatte, auf der Tenne Ornans, des Jebusiters.

2. Chronik 3, 1

 

Rab İsa bu dünyada yaşarken, Süleyman peygamber tarafından Moriya dağında yapılan bu tapınağa sık sık uğradı. İsa Mesih gerçekte Tanrı’nın sağladığı gerçek kurban kuzuydu ve bu kuzu tüm dünyanın günahı için boğazlandı.

İbrahim böylesine büyük bir denenme karşısında Rab’be güvenip itaat ettikten sonra Rab’bin meleği ikinci kez ona görünerek, “Seni fazlasıyla kutsayacağım, bütün uluslar kutsanacak. Çünkü sözümü dinledin” diyor (22:17‑18).

Bu denenmelerden geçtikten sonra Rab’bin inayetini gören İbrahim’in Rab’bine olan bağlılığı, sevgisi daha da derinleşti.

İsa Mesih de şöyle dedi: “Beni seven buyruklarımı benimseyip tutar!” Yani sözümü dinler. “Beni seven, babam tarafından sevilecektir. Ben de onu seveceğim, kendimi ona açıklayacağım!” (Yu.14:21).

Sadece bu ayete baksak bile, kutsanmanın, barışın, esenliğin, huzurun nereden geldiğini hemen görüyoruz. Bu Rab’bin Sözü’nü dinlemektir. Rab Sözü’nün dinlenmesinden hoşlanır! Bundan onur duyar (Ef.3:14-21).


13-12-2018:
 

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

13

ARALIK

Dezember

 

Oraya "RAB sağlar” adını verdi. “RAB'bin dağında sağlanacaktır” sözü bu yüzden bugün de söyleniyor.

Yaratılış 22: 14

 

Und Abraham gab diesem Ort den Namen “der HERR wird ersehen”, von dem man heute noch sagt: Auf dem Berg des HERRN wird ersehen.

1. Mose 22, 14

 

İbrahim’in imanı ve itaati ona çeşitli bereketler getirdi. Önce itaat etmesi Tanrı tarafından onaylanıyor (Yar.22:12), bereket alıyor ve esenlik içerisinde yaşamasını sürdürüyor.

Daha önce uşaklarına, ben tapınmak için oğlumla birlikte oraya (Moriya tepesine) gidip döneceğiz (22:5) demişti. Ve tam bu oldu. O Tanrı isteğine boyun eğdi ve bu Tanrı’yı hoşnut etti. Bu bizim için de geçerlidir. Denenmelerde boyun eğmek, Rab’bin isteğini aramak, barış, esenlik ve bereket getirir.

Sonra İbrahim oğluyla birlikte sunağın yanında durmuşlardı ve İshak canlı bir kurbandı (Rom.12:1-2). Ama Tanrı İshak’ı yeniden İbrahim’e hediye ediyor ve bu itaatten dolayı İbrahim’e yeni bir kutsama vaadinde bulunuyor (Yar.22:16-18). Sadece bu değil, İbrahim ve Oğlu İshak’ın Moriya tepesinde sunağın yanında gösterdikleri o itaat, tüm insanlığa bereket getirdi.

Bu denenmeden sonra, onun Rab’bine olan bağlılığı, sevgisi daha da derinleşti.

Elçi Pavlus şöyle der: “İman yoluyla sevgide kök salın ve temel atın!”


12-12-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

12

ARALIK

Dezember

 

Bizler günah karşısında ölelim, doğruluk uğruna yaşayalım diye, günahlarımızı çarmıhta kendi bedeninde yüklendi. O’nun yaralarıyla şifa buldunuz.

1 Petrus 2: 24

 

Der unsere Sünden an seinem Leib selbst an das Holz hinaufgetragen hat, damit wir, den Sünden abgestorben, der Gerechtigkeit leben; durch dessen Striemen ihr geheilt worden seid.

1. Petrus 2, 24

 

“İbrahim Tanrı’nın ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshak’ı simgesel şekilde ölümden geri aldı” (İbr.11:19) diye okuyoruz. İbrahim ve İshak birlikte Moriya dağına çıktılar, onlar tekrar birlikte ‑ baba oğul olarak ‑ geriye, evlerine döndüler (Yar.22:19). Bundan sonra İshak’tan uzun süre, evleneceği zamana dek söz edilmiyor. Bu harika bir resimdir. Çünkü Mesih çarmıhta öldükten sonra halkı O’nu uzun süre görmedi. Ancak simgesel olarak Mesih’in gelini adlandırılan inanlılar topluluğunu yanına alıp dünyaya geri döndğünde, bu dünyada herkes onu görecek.

Denenmelerden geçtiğimiz zaman, Tanrı’ya yaklaşıp bu yolla Mesih’e benzer olmaya doğru gittiğimizi bildiğimizde bu bize teselli olur. İsa Mesih’in çarmıhta ölmesi bizi sadece günahlarımızdan kurtarmakla kalmadı, O’nun ölümü yenerek dirilmesi, acı denenmelerden geçerek kutsallığa doğru gitmemize de destek olur (Rom. 8:29).


11-12-2018:

 

SALI

Dienstag

11

ARALIK

Dezember

 

İbrahim “Oğlum, yakmalık sunu için kuzuyu Tanrı kendisi sağlayacak” dedi. İkisi birlikte yürümeye devam ettiler.

Yaratılış 22: 8

 

Da sagte Abraham: Gott wird sich das Schaf zum Brandopfer ersehen, mein Sohn. Und sie gingen beide miteinander.

1. Mose 22: 8

 

İbrahim’in İshak’ı sunmaya hazır olması aslında Tanrı’nın ne hedeflediğini ve ne yapmak istediğini göstermektedir. Tanrı ruhsal anlamda öz Oğlunu isteyerek, gönülden verdi. İbrahim ile oğlu İshak arasında derin bir sevgi bağı vardı. Bunun gibi Tanrı ile İsa Mesih arasında da derin bir sevgi bağı ve kusursuz bir birlik vardır. Bizler günahlı olduğumuzdan dolayı bu birliğe katılamadık.

Mesih ne yaptı? Çarmıhta bizim yerimize geçti. “Tanrım, Tanrım, neden beni terk ettin?” diye seslendiği zaman O bizim günahımız oldu! Bu nedenle Tanrı O’na günah olarak baktı, O’ndan bir süre yüz çevirdi ve O’nu yargıladı. Bu yargılama İsa için büyük bir acıydı. İsa’nın günahımız olarak yargılanması nedeniyle bizler ruhsal şifa bulduk. Tanrı’yla barıştık. Bu nedenle O’nun önünde durabiliyor ve Rab ile birlikteliğimiz vardır. Çünkü Tanrı ile aramızda duvar gibi duran suçlarımız bağışlandı ve O’nunla barıştık. İşte bu barışma, Rab’bin önünde durabilme, o birlikteliği, esenliği ve güveni getirdi.


10-12-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

10

ARALIK

Dezember

 

Bizler günah karşısında ölelim, doğruluk uğruna yaşayalım diye, günahlarımızı çarmıhta kendi bedeninde yüklendi. O’nun yaralarıyla şifa buldunuz.

1 Petrus 2: 24

 

Der unsere Sünden an seinem Leib selbst an das Holz hinaufgetragen hat, damit wir, den Sünden abgestorben, der Gerechtigkeit leben; durch dessen Striemen ihr geheilt worden seid.

1. Petrus 2, 24

 

Elçi Petrus Mesih İsa’nın bizim uğrumuzda çarmıhta kurban edildiğini söyler. Yeşaya peygamber de aynen şöyle der: AHepimiz koyunlar gibi yolu şaşırdık, her birimiz kendi yoluna döndü ve RAB hepimizin fesadını O’nun üzerine koydu” (Yeş.53:6).

İbrahim oğlu İshak’ı yakmalık sunu olarak kurban etseydi bile, bunun bize bir yararı olmazdı. O bizim yerimize geçip günahlarımızı taşıyamazdı. Neden? Çünkü hem İbrahim hem de İshak ve diğer tüm insanlar kusursuz değillerdi. Onlar da her insan gibi günahlıydılar.

İshak tam bir imanla itaat ederek babasına boyun eğdi. Bu İsa Mesih’in bir resmiydi. Çünkü İsa göksel baba olan Tanrı’ya tam olarak itaat etti, boyun eğdi. Tek kusursuz, günahsız olan İsa Mesih’in boyun eğmesi, kurban edilmesi bizim suçlarımızın yerine geçti. Böylece O günahlarımızı üzerine aldı, onların cezasını ödedi. Bu nedenle şifa bulduk. Muhtaç olduğumuz şifa, Mesih’in bizi affetmesi, günahlarımızın bedelinin ödenmesi, eski yüreğimizin yerine yeni bir yürek almamızdır.


09-12-2018:

 

PAZAR

Sonntag

9

ARALIK

Dezember

 

Biricik oğlunu esirgemediğin için, seni fazlasıyla kutsayacağım, soyunu göklerin yıldızları, kıyıların kumu kadar çoğaltacağım.

Yaratılış 22:16S17

 

Weil du das getan und deinen Sohn, deinen einzigen, mir nicht vorenthalten hast, darum werde ich dich reichlich segnen und deine Nachkommen überaus zahlreich machen wie die Sterne des Himmels und wie der Sand, der am Ufer des Meeres ist.

1. Mose 22, 16‑17

 

İbrahim kendi oğlunu kurban etmeye hazırdı; çünkü elindeki bıçak ve ateş bunu gösteriyordu. Bıçak İshak’ın hayatını sonlandıracak, sunu üzerindeki yanan ateşte sunulacaktı. Ama Rab buna izin vermedi, çünkü onun yerine bir koç gönderdi. Bu da ileride kurban olacak ve sonsuz kurtuluşu getirecek İsa Mesih’i simgelemektedir. İsa Mesih dünyanın günahını tamamen kaldıran ve çarmıhta canını veren tek kurbandır.

İshak babasına, kesilecek kuzu nerede diye sorduğunda, Tanrı İshak’ın yerine bir koç sağladı. Soru şu: Kuzu nerede? Bu bizim için aynı sorudur? Bizi kurtaran kurban nerede? Bunun yanıtını Yahya peygamber veriyor Yuhanna 1:29’da: “İşte, dünyanın günahını kaldıran Tanrı kuzusu! İsa Mesih.”

Golgota’da İsa Mesih tüm dünyanın günahı oldu ve canını verdi. Pavlus, Aİsa Mesih bizim günahımız oldu” (Mt.27:45S46; 2 Kor.5:21) diyor. Ne kadar büyük bir sevgi!


08-12-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

8

ARALIK

Dezember

 

Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.

Yuhanna 8: 56

 

Abraham, euer Vater, jubelte, dass er meinen Tag sehen sollte, und er sah ihn und freute sich.

Johannes 8, 56

 

der Tag: gün

jubeln: coşmak

 

İshak’ın harika doğumunda İbrahim Mesih’in doğumunu gördü. İsa’nın kendisi, Aİbrahim benim günümü gördü ve sevindi” dedi. İshak’ın düğününde ise Mesih’in gelini olarak simgelenen imanlılar için tekrar geleceğini gördü (Yar.24).

 Şunu da söyleyeyim ki, İshak küçük bir çocuk değil, bir delikanlıydı. Eğer istemeseydi, İbrahim onu asla sunağın üzerine yatıramazdı. Ama İshak babasına güvenen ve ona itaat eden bir oğuldu. Moriya dağında İshak gönüllü olarak sununun üzerine yattığında, İbrahim orada İsa Mesih’in ölümünü ve ölümü yenerek dirilişini gördü. Bunu Golgota tepesinde görmekteyiz. İsa Mesih de zorla değil, ama isteyerek, gönüllü olarak yeryüzüne geldi ve yine gönüllü olarak Baba Tanrı’ya itaat edip çarmıha gitti. İsa Mesih’in çarmıha çakıldığı yer Moriya tepesinde bir yerdir.

İbrahim’den yüzlerce yıl sonra Süleyman Peygamber Moriya tepesinde bir tapınak yaptırdı (2 Tarihler 3:1). Moriya bölgesi simgesel açıdan bizim sonsuz kurtuluşumuzu sağlayan yerdir.


07-12-2018:

 

CUMA

Freitag

7

ARALIK

Dezember

 

RAB’bin meleği, İbrahim, İbrahim diye seslendi... İbrahim çevresine bakınca, boynuzları çalılara takılmış bir koç gördü... Koçu alıp oğlunun yerine yakmalık sunu olarak sundu.

Yaratılış 22:11-13

 

Da rief ihm der Engel des HERRN vom Himmel her zu und sprach: Abraham, Abraham! ... Und Abraham erhob seine Augen und sah, und siehe, da war ein Widder hinten im Gestrüpp an seinen Hörnern festgehalten. Da ... nahm Abraham den Widder und opferte ihn anstelle seines Sohnes als Brandopfer.

1. Mose 22, 11‑13

 

Tanrı neden ihtiyaçlarımızı karşılar? Kendi yüceliği, onuru için yapar. Matta 6:9-13’te Rab’bin sözleri “Adın kutsal olsun”dur; sonra diğer dilekler sıralanır.

Tanrı Moriya dağında İbrahim’in oğlu İshak’ı Tanrı’nın isteği doğrultusunda sunması Rab’bi yüceltti. İsa Mesih’in de kendisini sunması Rab’bi yüceltti. İtaat Rab’bi yüceltir, O’na onur getirir. O zaman kendimize her zaman şunu sormalıyız: Hayatımla, davranışlarımla, hizmetimle ya da sözlerimle Tanrı’ya onur ‑ yücelik getiriyor muyum?

İki insanın ne kadar acı çektiğini düşünürsek, aklımıza Moriya dağında İbrahim ve oğlu İshak gelir. Bu iç savaşından, acıdan sonra Tanrı İbrahim’in oğlunu esirgedi, ama Rab çarmıhta kendi oğlunu esirgemedi. İbrahim’in oğlunu sunmak istemesi, Eski Antlaşma’da İsa Mesih’in çarmıhta kendisini sunmasını gösteren harika bir resimdir.


06-12-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

6

ARALIK

Dezember

 

RAB’bin meleği, İbrahim, İbrahim diye seslendi... İbrahim çevresine bakınca, boynuzları çalılara takılmış bir koç gördü... Koçu alıp oğlunun yerine yakmalık sunu olarak sundu.

Yaratılış 22:11S13

 

Da rief ihm der Engel des HERRN vom Himmel her zu und sprach: Abraham, Abraham! ... Und siehe, da war ein Widder hinten im Gestrüpp an seinen Hörnern festgehalten. Da ... nahm Abraham den Widder und opferte ihn anstelle seines Sohnes als Brandopfer.

1. Mose 22, 11‑13

 

Tanrı nasıl ihtiyacımızı karşılıyor? Doğal yollarla. Tanrı yardım için elinde bir hayvan olan bir melek yollamıyor, İbrahim’de olduğu gibi. O anda İbrahim’in gerçekten de oğlunu kurtarmak için bir kurbana ihtiyacı vardı. İbrahim’in kurban sunmak için sadece bir hayvana ihtiyacı vardı; işte Tanrı da tam zamanında, hatta dakikası dakikasına o kurbanı yolluyor.

Tanrı kimin ihtiyaçlarını karşılıyor? Aslında herkesin, ama Kendisine gelip güvenenlerin hem ihtiyaçlarını, hem de o ihtiyaç döneminde gereken gücü ve esenliği sağlıyor. Tanrı’nın isteğine boyun eğdiğimizde haklı olarak O’nun yardımını da bekleriz. Başka deyişle, Tanrı’ya hizmet sunarken O’nun istediği yolda yaparsak, Rab’bin desteğinde bir eksiklik olmaz. Tanrı, benim isteklerimi, düşüncelerimi ya da yaptığım işleri bereketlemek zorunda değildir. Ama Tanrı kendi işini O’nun istediği şekilde yapanları, kendisine itaat edenleri desteklemek ve bereketlemekle sorumludur, ki bunu da yapıyor.


05-12-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

5

ARALIK

Dezember

 

Tanrı’nın belirttiği yere varınca İbrahim bir sunak yaptı, üzerine odun dizdi. Oğlu İshak’ı bağlayıp odunların üzerine yatırdı.

Yaratılış 22: 9

 

Und sie kamen an den Ort, den Gott ihm genannt hatte. Und Abraham baute dort den Altar und schichtete das Holz auf. Dann band er seinen Sohn Isaak und legte ihn auf den Altar oben auf das Holz.

1. Mose 22, 9

 

İbrahim oğlunu kurban etmeye hazırdır. Ama Tanrı buna engel oluyor ve kendisine oğlu İshak’ın yerine kurban etmek için bir koç sağlıyor. Yani, kesilecek kurbanı Tanrı sağlıyor ve bu kurban İshak’ın yerine sunu üzerine yatırılıyor (22:13). İbrahim burada Tanrı’nın bir adını öğreniyor: Yahwe Yireh ‑ Tanrı sağlar.

Tanrı ihtiyaçlarımızı nerede karşılıyor? Tanrı’nın istediği yerde durduğumuzda! İbrahim, Tanrı’nın onun ihtiyacını karşılayacağı yerdeydi. Eğer Tanrı’nın istemediği bir yerdeysek, Tanrı’nın ihtiyaçlarımızı karşılayacağını da bekleyemeyiz.

Tanrı ihtiyaçlarımızı ne zaman karşılar? Tam Tanrı’nın istediği vakitte. İhtiyaçlarımızı inayet tahtının önüne getirdiğimizde Rab, ihtiyaç duyduğumuz anda gerekeni yapacaktır (İbr.4:16).

Bazen öyle geliyor ki, sanki Tanrı yardım elini uzatmak için son dakikaya kadar bekliyor. Bu insani bir yaklaşımdır. Tanrı asla geç kalmaz.


04-12-2018:

 

SALI

Dienstag

4

ARALIK

Dezember

 

İshak babası İbrahim’e, “Baba” dedi. “Ateşle odun burada, ama yakmalık sunu kuzusu nerede” deyi sordu. İbrahim, “Oğlum, yakmalık sunu için kuzuyu Tanrı kendisi sağlayacak” dedi.

Yaratılış 22:7S8

 

Da sprach Isaak zu seinem Vater Abraham und sagte: Mein Vater! Und er sprach: Hier bin ich, mein Sohn. Und er sagte: Siehe, das Feuer und das Holz! Wo aber ist das Schaf zum Brandopfer? Da sagte Abraham: Gott wird sich das Schaf zum Brandopfer ersehen, mein Sohn. Und sie gingen beide miteinander.

1. Mose 22, 7‑8

 

İbrahim oğlunu yakmalık sunu olarak sunmak niyetindeydi (Yar.22:8). Ama Rab buna izin vermedi. Oğlu yerine bir koç gönderdi ve İbrahim oğlu yerine koçu sunduktan sonra oraya Yahwe Yireh, yani Rab Sağlar adını verdi. Çünkü gereken kurbanı Tanrı sağladı. İbrahim oğluyla o Moriya dağına çıkarken, tüm gerekenleri, ihtiyaç duydukları her şeyi Tanrı’nın yerine getirebileceğini biliyordu. İşte bu imandır.

İbrahim kendi duygularına güvenip de ona göre hareket edemezdi. Hiç kuşku yok ki, oğlunu o yakmalık sununun üzerine yatırdığı zaman büyük bir iç savaşı içindeydi. Oğlunu seviyordu, ama o Tanrısı’nı da seviyordu ve Rab’be itaat etmek istiyordu. İbrahim o Moriya dağın tepesinde yalnızdı ve bu çetin denenme karşısında tek başına savaşmalıydı.

Birçok kez bizler de bir denenme, sorun karşısında tek başımıza savaş vermek zorunda kalırız. Ancak bundan sonra Tanrı’nın bizler için neler yapabileceğini görürüz. Önemli olan Rab’be ve O’nun vaatlerine güvenmektir.


03-12-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

3

ARALIK

Dezember

 

Rab İbrahim’e, İshak’ı, sevdiğin biricik oğlunu al, Moriya bölgesine git, dedi. Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakmalık sunu olarak sun.

Yaratılış 22: 2

 

Und er sprach: Nimm deinen Sohn, deinen einzigen, den du liebhast, den Isaak, und ziehe hin in das Land Morija, und opfere ihn dort als Brandopfer auf einem der Berge, den ich dir nennen werde!

1. Mose 22, 2

 

Tanrı, daha önce “senin soyun oğlun İshak’ta çağrılacaktır” demişti (Yar.21:12; İbr.11:17-18). İbrahim bundan emindi. İman bir açıklama beklemez, iman Tanrı’nın verdiği vaade sarılır. İbrahim Rab’bin söylediklerine itaat ederek İshak’la birlikte Moriya bölgesine gitti. Oraya vardıklarında İbrahim iki hizmetçisine, “Siz burada kalın... Tapınmak için oğlumla birlikte oraya gidip döneceğiz” (Yar.22:5) dedi.

“Gidip döneceğiz!” Oysa Tanrı ona oğlunu kurban etmesini söylemişti.  Şimdi o nasıl bunu diyebilir? Bunu söyleyebildi, çünkü Tanrı’ya iman ediyordu ve tek başına geriye dönmeyi istemiyordu. Ama burada İbrahim nereye gittiğini, ne zaman ve nasıl bu vaatlere kavuşacağını bilmeden Tanrı’ya tam olarak inandı ve itaat etti (İbr.11:8-16). Rab ona soyunun İshak’ta devam edeceğini, ulusları bu yolla bereketleyeceğini söylemişti. İşte bu İbrahim’e o güveni veriyordu. Rab verdiği sözü tutar. Bugün, İsa’ya iman edersen sonsuz yaşamın olacaktır, diyorsa, Rab Sözü’nde sadıktır. Bu nedenle ben hep şunu derim: İmanlının sonsuz yaşamı vardır ve imanlı bundan kesinlikle emin olmalıdır.


02-12-2018:

 

PAZAR

Sonntag

2

ARALIK

Dezember

 

 Şimdi kısa bir süre çeşitli denenmeler sonucu acı çekmeniz gerekiyorsa da, sevinçle coşmaktasınız... İmanınız ateşle arıtıldığı halde yok olup giden altından daha değerlidir.

1 Petrus 1: 6S7

 

Darin jubelt ihr, die ihr jetzt eine kleine Zeit, wenn es nötig ist, in mancherlei Versuchungen betrübt worden seid, damit die Bewährung eures Glaubens viel kostbarer befunden wird als die des vergänglichen Goldes, das durch Feuer erprobt wird.

1. Petrus 1, 6‑7

 

Denenmelerden geçtiğimiz zaman, hemen “Neden Rab, neden ben?” diye yakınıp duruyoruz. Tabii bu denenmenin nedenini öğrenmek istiyoruz. Rab bu yolla kim bilir belki bizim imanımızı koruyor, tıpkı 1 Petrus 1:6S9 ayetlerinde gördüğümüz gibi. Bazen de denenmeler, bizim kişiliğimizin gelişmesi ve olgunlaşması içindir, Yakup 1:2-4’te dendiği gibi.

Denenmeler yoluyla Tanrı bizleri günahtan da korumuş olabilir 2 Kor.12:7S10’da Pavlus’un yaşamında gördüğümüz gibi. Burada Pavlus, bedenimde bir diken vardı ve bunun kalkması için dua ettim, ama gereksiz büyüklenmeyeyim, gururlanmayayım diye, bu acılar benden alınmadı, diyor.

İbrahim Tanrı’nın Sözü’nü duydu ve buna imanla itaat etti. O RAB’bi tanıdıkça, O’nun inayetini daha iyi gördü. İman okulunda büyüyen İbrahim, Tanrı’nın isteğiyle vaadinin asla birbiriyle çelişmeyeceğini çok daha iyi kavradı. Bu nedenle biz bugün kurtuluşumuzun kesin olduğunu biliyoruz.


01-12-2018:

CUMARTESİ

Samstag

1

ARALIK

Dezember

 

Çeşitli denenmelerle karşılaştığınızda bunu büyük sevinçle karşılayın. Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.

Yakup 1: 2S3

 

Haltet es für lauter Freude, meine Brüder, wenn ihr in mancherlei Versuchungen geratet, indem ihr erkennt, dass die Bewährung eures Glaubens Ausharren bewirkt.

Jakobus 1, 2‑3

 

İshak, İbrahim’in biricik oğluydu. İshak’ın doğumu zaten bir mucizeydi. Çünkü Sara’nın çocuk doğurması yaşı nedeniyle olanaksızdı. Ama İbrahim ve Sara Rab’bin verdiği söze iman ettiler. İbrahim ve Sara biricik oğullarını çok seviyorlar; ama onların yaşamlarına bir anlam katan bu oğullarını sanki Tanrı onların elinden almak istiyor. Çünkü İshak’ın Moriya tepesinde kurban edilmesini istiyor (Yar.22).

İmanımız denenmelerden geçtikten sonra ancak rayına oturabilir. Bunu bir çok iman babalarının ve peygamberlerin yaşamında da görmekteyiz. Örneğin Yusuf, Mısır’a satılarak, uzun yıllar cezaevinde haksız yere kalarak imanda güçlendi. Musa, Kızıl denizin önünde durduğunda o iman deneyiminden geçti. Davut, mağaralarda saklanmak zorunda kaldığında bu deneyimleri yaşadı. İsa Mesih Golgota’da en büyük deneyimden geçti. Sonuç hep aynıydı. Bu insanlar ve bugün bizler açıklamalarla değil, Tanrı’nın verdiği vaatlerle yaşıyoruz. Ve bu denenmelerin her zaman bizleri bir adım ileriye götürdüğünü bilmeliyiz.

İbrahim’in denenmesi de aynı amaca hizmet etmekteydi.


30-11-2018:

 

CUMA

Freitag

30

KASIM

November

 

Tanrı kendisine güvenilendir. Gücünüzü aşan biçimde denenmenize izin vermez. Dayanabilmeniz için denenmeyle birlikte çıkış yolunda sağlayacaktır.

1 Korintliler 10: 13

 

Gott aber ist treu, der nicht zulassen wird, dass ihr über euer Vermögen versucht werdet, sondern mit der Versuchung auch den Ausgang schaffen wird, so dass ihr sie ertragen könnt.

1. Korinther 10, 13

 

Her imanlı günah işlemek için denenmelerden geçer, 1 Kor.10:13’te de okuduğumuz gibi. Ama her imanlı bu iman denenmesinden başarıyla çıkmaz. Ama Tanrı tarafından sağlanan sınav ‑ denenme imanlıyı bir adım daha ileri götürür iman hayatında. Tanrı Lut’tan hiçbir zaman İbrahim’den beklediği şeyi beklemez. Neden? Çünkü Lut zaten tercihini dünyadan yana koymuştur ve bu nedenle de hiçbir zaman İbrahim’in ulaştığı o iman olgunluğuna gelemedi. İman hayatında denenmeler iman okulunda yüksek bir sınıfa geçmek gibidir. Tanrı, o denenmelerden geçerek büyüyeceğimizi gördüğünde, bu imtihanlara izin verir.

Biliyoruz ki, yaşam kuralları zordur. Ama bu zorluklar, hayatın gerçekleri olduğunu, onlardan asla kaçamayacağımızı gördüğümüz, öğrendiğimiz zaman o kadar da zor gelmezler. Tabii ki hayat, özellikle de iman hayatı bir geziye çıkmak değildir. İman hayatı bir okuldur. Okulda sınıfı geçmek var. Bunun için de çalışmak, uğraşmak, çaba göstermek, yani Tanrı Sözü’nde gelişmek gerekir.


29-11-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

29

KASIM

November

 

Herkes kendi tutkusunun ayartması ve kandırması sonucunda denenmeye uğrar.

Yakup 1: 14

 

Ein jeder aber wird versucht, wenn er von seiner eigenen Begierde fortgezogen und gelockt wird.

Jakobus 1, 14

die Begierde: tutku

 

Dünyada yaşıyoruz ve bu dünya gerçekten de dertlerle, sıkıntılarla ve acılarla doludur. Bundan kaçış yok. Birçok olay elimizde olmadan başımıza gelir, ama çoğu zaman da kendi itaatsizliğimiz yüzünden acı çekeriz ya da hayal kırıklığına uğrarız, tıpkı İbrahim’in Mısır’a ya da Gerar’a giderek yardım araması gibi (Yar.12:10; 20).

Bazen insanın ruhunun yaralanması bu hayatta normaldir, yani hayatın gerçekleri kapsamındadır. Bazen sevdiğimiz bir dostumuzdan ayrılmak zorunda kalabiliriz ya da sevdiğimiz birini yitirebiliriz. Bazen hayatın acı tecrübeleriyle yaşamak zorunda kalırız.

Aslında denenme ile imtihan, tecrübe arasındaki farkı öğrenmeliyiz. Denenmeler genelde kendi arzularımızdan doğmaktadır Yakup 1:12‑16’da da dediği gibi. Aslında bu denenmeye ayartılma da demek mümkün. Ama imtihan ya da sınav belirli bir amaca hizmet etmek için Tanrı tarafından izin verilir. Denenmeleri şeytan bizi yıkmak, kötü taraflarımızı ortaya koymak için kullanır. Ama sınav Kutsal Ruh tarafından kullanılarak içimizde olanların ışığa çıkması sağlanır (Yakup 1:1-6).


 

28-11-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

28

KASIM

November

 

İbrahim denendiği zaman imanla İshak’ı sundu. Tanrı vaatlerini almış biri olarak tek oğlunu sunmaya hazırlandı.

İbraniler 11: 17

 

Durch Glauben hat Abraham, als er geprüft wurde, den Isaak dargebracht, und er, der die Verheißungen empfangen hatte, brachte den einzigen Sohn dar.

Hebräer 11, 17

 

İbrahim’in hayatı hep denenmelerle geçerek gelişti. Onun bir denenmesi bir savaş sırasında oldu (Yar.14:1-16), ve kendisine hazineler sunuldu, ama o Sodom’un zenginliğinden bir şey istemedi (Yar.14:17-24).

En büyük denenmesinden biri de çocuk sorunuydu. İbrahim ve Sara’ya vaat edilen çocuk gelmeyince, bu kez kendileri bir şeyler yaptılar ve Sara’nın da isteğiyle, Hacer İbrahim’e verildi ve ondan İsmail doğdu (Yar.16).

Daha sonra İsmail ile annesinin evden atılması İbrahim için büyük bir denenmeydi (Yar.21:14-21).

Tabii ki her zor denenme Tanrı tarafından gönderilen bir denenme değildir. Ama bu denenmelerden öğrenebiliriz eğer doğru bir yaklaşımla yaklaşabilirsek.

Elçi Yakup şöyle der: “Denenmeye katlanan adam mutludur. Çünkü onaylandığında, Tanrı’nın kendisini sevenlere vaat ettiği yaşam tacını alacaktır” (Yakup1:12-16).


27-11-2018:

 

SALI

Dienstag

27

KASIM

November

 

İbrahim denendiği zaman imanla İshak’ı sundu. Tanrı vaatlerini almış biri olarak tek oğlunu sunmaya hazırlandı.

İbraniler 11: 17

 

Durch Glauben hat Abraham, als er geprüft wurde, den Isaak dargebracht, und er, der die Verheißungen empfangen hatte, brachte den einzigen Sohn dar.

Hebräer 11, 17

 

İbrahim çağrıldığı andan başlayarak hep denenmelerle karşılaştı. İlk denenmesi onun ailesiyle olan ilişkileriydi. RAB ona, “Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git” dedi (Yar.12:1). Neden İbrahim ülkesini, ailesini, anne babasını bırakması gerekiyordu? Putperest bir ortamda, ailede imanda büyüme olmaz. İbrahim bu ilk denenmede itaat ederek yola koyuldu, ama ailesini, akrabalarını da yanına alarak yola çıktı (Yar.11:27-12:5). Ama Rab sabırla onu eğitti, büyüttü ve İbrahim doğru bir adım attığında, Rab ona tekrar konuşmaya başladı.

İkinci denenmesi, ülkede baş gösteren korkunç kıtlıktı. Bu denenmede İbrahim başarısızlığa düştü. Çünkü Tanrı’ya güveneceği yerde, Mısır’a giderek orada yardım aradı (Yar.12:10-13:4).

İbrahim’in üçüncü denenmesi, Lut ile yaşadığı denenmeydi (Yar.13:5‑18), ki İbrahim burada iyi bir yol izledi.

İman okulunda imanın denenmesi gerekir; yoksa ruhsal olarak nerede durduğumuzu bilemeyiz.


26-11-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

26

KASIM

November

 

İbrahim denendiği zaman imanla İshak’ı sundu. Vaatleri almış olan İbrahim biricik oğlunu kurban etmek üzereydi.

İbraniler 11: 17

 

Durch Glauben hat Abraham, als er geprüft wurde, den Isaak dargebracht, und er, der die Verheißungen empfangen hatte, brachte den einzigen Sohn dar,

Hebräer 11, 17

 

İbrahim büyük bir iç savaşından sonra, itaat ediyor. Bunu nasıl yapabildi? İman ile. İbrahim iman ile Tanrı buyruğuna uyup oğlunu kurban etmek istedi. Gittikleri dağ, Moriya’dır ve bu dağa ‘denenme dağı, itaat dağı’ diyebiliriz. Çünkü Moriya dağı, İbrahim’in tam olarak itaat ettiğini gösteren dağdır. Moriya dağına ‘karar verme’ dağı da diyebiliriz. Çünkü İbrahim duyduğu Tanrı sesine itaat edip oğlunu kurban etmeye kararlıydı. Bu dağ aynı zamanda, Tanrı’nın İbrahim’in yüreğinin sesini duyan bir dağdır da. Çünkü bu dağda İbrahim’in yüreğinde olan haykırışa Tanrı bir kurban sağlayarak karşılık verdi.

Tanrı’nın sesini duymamız için ruhsal anlamda Tanrı’nın dağına çıkmamız gerekir. Bugün Tanrı bize kendi Sözü aracılığıyla konuşmaktadır. Biz o Sözü okuyarak ve O’na itaat ederek Tanrı’nın sesini duyarız. Tanrı da bizi Sözü aracılığıyla bereketler, yüreğimize esenliğini ve barışını koyar.


25-11-2018:

 

PAZAR

Sonntag

25

KASIM

November

 

Moriya bölgesine git, orada sana göstereceğim bir dağda sevdiğin biricik oğlun İshak’ı yakmalık sunu olarak sun.

Yaratılış 22:2

 

Nimm deinen Sohn, deinen einzigen, den du liebhast, den Isaak, und ziehe hin in das Land Morija, und opfere ihn dort als Brandopfer auf einem der Berge, den ich dir nennen werde!

1. Mose 22, 2

 

Biricik oğlunu kurban olarak sunmak bir baba için mümkün mü? Yüz yaşındayken oğlu İshak doğmuştu.  Şimdi Tanrı nasıl böyle bir şey isteyebilirdi? İbrahim haklı olarak şöyle haykırabilirdi ‑ belki de haykırdı: Madem onu kurban etmemi istiyorsun, öyleyse onu neden bana verdin? Böyle bir acı yaşamamı neden istiyorsun?

Buradaki söze dikkat edin: AGit, o biricik oğlunu kurban et!” Tanrı gerçekten ne istiyordu? “Rab İbrahim’i denedi” diyor, bu bir. İkinci olarak İshak, İbrahim için her şeydi. Herhalde İbrahim tüm güvenini oğluna bağlamıştı. Bundan başka bir şey görmüyordu. Artık Tanrı onun hayatında ilk sırayı almıyordu. Güvenini de o biricik oğluna bağlamıştı. Bu pek sağlıklı bir yaklaşım ve sevgi değildi. Rab ona bu yolla kime güvenmesi gerektiğini gösterdi. İkinci olarak, İbrahim’i bu yolla geliştirdi, olgunlaştırdı ve onun imanını en doruk noktaya çıkardı. Ona oğlunu sağlıklı bir şekilde sevmesini gösterdi. Bu denenmeden itaat ve iman ile zaferle çıkan İbrahim gerçek anlamda oğluna sahip oldu. Denenmelerde Rab’bin bir amacı ve hedefi vardır, ama iyi yönde.


24-11-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

24

KASIM

November

 

Tanrı, şimdi oğlunu, sevdiğin biricik oğlunu, İshak’ı al ve Moriya diyarına git, dedi. Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakılan kurban olarak sun.

Yaratılış 22: 2

 

Und er sprach: Nimm deinen Sohn, deinen einzigen, den du liebhast, den Isaak, und ziehe hin in das Land Morija, und opfere ihn dort als Brandopfer auf einem der Berge, den ich dir nennen werde!

1. Mose 22, 2

 

İbrahim’in oğlu olduktan sonra ‑ İsmail’i de annesiyle beraber evinden yolladıktan sonra ‑ İshak’a aşırı oranda bağlandı. Büyük olasılıkla sevgisi sağlıklı bir sevgi değildi. Tanrı onu bu sağlıksız tutumdan, bağdan özgür etmek istiyordu. Tanrı hayatımızda ilk sırayı aldığında hayatımız, ilişkilerimiz sağlıklı olur. İbrahim şimdi en büyük denenme karşısında itaat edecek duruma gelmiş ve Rab’be “İşte ben” diyebilirdi.

Tanrı da bizim hayatımızda ilk sırayı almak istiyor. Bu bazen zor, ağır gelebilir, hatta bize pahalıya mal olabilir, ama sonu berekettir. Peki beni Tanrı’ya “İşte ben” demeye, Rab’be itaat etmeye, O’nun isteğini aramaya ve uygulamaya engel olan faktörler nelerdir? Bir insan, bir çocuk ya da aşık olduğun birisi olabilir. Bir eşya, mal mülk, işin, kariyerin olabilir. Bunlardan kurtulmak zor da olsa mümkündür, ama insanın kendi benliği, kendi egosu en büyük engeldir. Öfke, suçlama, kıskanma, kendimizi öne atma her insanın sorunudur. Kendimi kırmaya, alçakgönüllü olmaya, hayatımda ilk sırayı Rab’be vermeye hazır mıyım? İşte o zaman esenlik, bereket gelir.


23-11-2018:

 

CUMA

Freitag

23

KASIM

November

 

Tanrı, şimdi oğlunu, sevdiğin biricik oğlunu, İshak’ı al ve Moriya diyarına git. Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakılan kurban olarak sun.

Yaratılış 22: 2

 

Und er sprach: Nimm deinen Sohn, deinen einzigen, den du liebhast, den Isaak, und ziehe hin in das Land Morija, und opfere ihn dort als Brandopfer auf einem der Berge, den ich dir nennen werde!

1. Mose 22, 2

 

İbrahim’in “İşte ben” demesinden sonra Rab ne diyor İbrahim’e? ASevdiğin o biricik oğlun İshak’ı al, Moriya bölgesine git, orada sana göstereceğim dağda oğlunu yakılan kurban olarak sun!”

Tanrı’nın böyle bir istekte bulunması mümkün değil! “Biricik oğlunu kurban et!” Bunu Tanrı nasıl isteyebilir? Başka bir durum da o dönemlerde İshak, öyle küçük bir çocuk değil, yetişkin, hatta 30 yaşında olduğunu söyleyen uzmanlar vardır. Ben de öyle düşünüyorum.  Şimdi İbrahim’in, 30 yaşındaki oğlunu kurban etmesi isteniyor. İbrahim oğlunu nasıl kurban edebilir ki? Gücü de yetmez.

Peki Tanrı neden İbrahim’den böyle bir şey istiyor? Bazıları İbrahim’i denemek için, diyecek. Peki Tanrı bilmiyor muydu İbrahim’in itaat edeceğini? İkinci olarak, neden daha önce bunu istemedi de, 30 yıl sonra, oğlu 30 yaşına geldiğinde bunu istedi? Daha önce isteseydi, İbrahim itaat etmeyecekti. Bu bir. İkinci olarak Tanrı’nın sabırla İbrahim’i eğitmesi, imanda büyütmesi ve kendisine güvenmesi gerektiğini onun hayatında oluşturmalıydı.


22-11-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

22

KASIM

November

 

Tanrı İbrahim’i deneyip ona şöyle dedi: Ey İbrahim”! O da Aİşte ben” yanıtını verdi.

Yaratılış 22:1

 

Und es geschah nach diesen Dingen, da prüfte Gott den Abraham. Und er sprach zu ihm: Abraham! Und er sagte: Hier bin ich!

1. Mose 22, 1

 

Tanrı İbrahim’e 7 kez seslendi, ona göründü.

İlki, Yaratılış 12:1, ikincisi 12:7’de. Üçüncü olarak 13:14’te. Dördüncü görünmesi 15:1’de, beşincisi 17:1, altıncısı 18:1’deydi.

Tanrı’nın İbrahim’e seslendiği bu 6 yerde İbrahim’in ülkesini bırakmasını, korkmamasını, kendisini büyük ulus yapacağını, bereketleyeceğini, sadece iman edip Rab’be güvenmesi gerektiğini belirtti. Ama Yaratılış 22’de büyük bir denenme geliyor ve Rab İbrahim’e sesleniyor ve İbrahim Aİşte ben” karşılığını veriyor.

Neden şimdi İbrahim “İşte ben” sözünü kullanıyor? “İşte ben!” ne demektir? Dinlemeye, verdiğin buyrukları yapmaya ve sana itaat etmeye hazırım, demektir. Tanrı’nın da İbrahim’i getirmek istediği nokta tam buydu. Bizim yaşamımızda da Tanrı’nın görmek istediği nokta budur. Rab bizim O’na “İşte ben! Seni dinlemeye ve itaat etmeye hazırım” deme aşamasına gelmemizi ister.


21-11-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

21

KASIM

November

 

Tanrı İbrahim’i denedi. “Ey İbrahim”, diye seslendi. O, Aİşte ben” dedi. Tanrı, “İshak’ı, sevdiğin biricik oğlunu al, Moriya bölgesine git” dedi. “Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakmalık sunu olarak sun!”

Yaratılış 22:1-2

 

Gott prüfte den Abraham. Und er sprach zu ihm: Abraham! Und er sagte: Hier bin ich! Und er sprach: Nimm deinen Sohn, deinen einzigen, den du liebhast, den Isaak, und ziehe hin in das Land Morija, und opfere ihn dort als Brandopfer auf einem der Berge, den ich dir nennen werde!

1. Mose 22, 1‑2

 

Rab İbrahim’den insani açıdan imkansız gibi gözüken bir şey istiyor. “İshak’ı, sevdiğin biricik oğlunu al, Moriya bölgesine git” dedi. AOrada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakmalık sunu olarak sun!”

Neden Tanrı İbrahim’in böyle bir de­nen­me­den geçmesini istedi? Tanrı onun yüreğini bilmiyor muydu? İtaat edip etmeyeceğini bilmiyor muydu? Bunun yanıtını yarın biraz daha ayrıntılı vereceğim. Ama şu kadarını söyleyeyim ki, Tanrı İbrahim’i iman okulundan mezun etmek istiyordu. Bu nedenle bu son denemeyi de geçmesi gerekirdi.

Eğer denenmelerden geçiyorsak, bu denenmeleri Rab bizim iyiliğimiz için kullanır ve özellikle de denenmeler bizi olgunlaştırır, güçlendirir.

Buradaki olay aslında İsa Mesih’in Golgota tepesinde kurban olacağının harika bir resmini göstermektedir. İsa’nın tam bir itaatle Golgota tepesinde hayatını vermesi büyük bir zafer getirmiştir.

Bir insan Tanrı’nın yüceliği için nasıl bir yaşam sürdürmesi gerektiğini İbrahim’den öğrenebilir.


20-11-2018:

 

SALI

Dienstag

20

KASIM

November

 

RAB İbrahim’i denedi ve ona, “Ey İbrahim” diye seslendi. O da, Aİşte ben” dedi.

Yaratılış 22: 1

 

Und es geschah nach diesen Dingen, da prüfte Gott den Abraham. Und er sprach zu ihm: Abraham! Und er sagte: Hier bin ich!

1. Mose 22, 1

 

İbrahim 75 yaşındayken iman okuluna başladı. Yaratılış 21’e geldiğimizde İbrahim yüz yaşındadır ve halen etkili bir şekilde tecrübelerden geçmektedir.

Biz insanlar hiçbir zaman hayatın meydan okuması karşısında ve her zaman yeni şeyler öğrenmek için geç kalmış ya da yaşlanmış değiliz. Yani hayatımızın her alanında öğrenmek, tecrübe sahibi olmak için geç değildir. Eğer öğrenmeden vazgeçersek, büyümekten, olgunlaşmaktan da ve daha da önemlisi yaşamaktan vazgeçmişiz demektir.

Habakkuk peygamber bizlere şöyle der: “Doğru kişi imanla yaşayacaktır!” Bu şu demektir: Bizler her gün yeniden Tanrı’yı duymaya ve O’nun sözlerine itaat ederek yaşamaya muhtacız.

İbrahim de 25 yıl boyunca Rab ile yürüdü, bazen hatalar yaptı, yanlış adımlar attı, ama Rab onu bırakmadı; eğitmeye, olgunlaştırmaya devam etti.  Şimdi, Tanrı son olarak İbrahim’in zor bir denemeden daha geçmesini isteyecektir. Ama bu deneme İbrahim’i tam Tanrı’nın istediği kıvama getirecektir.


19-11-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

19

KASIM

November

 

İbrahim... biraz yiyecek, bir tulum da su hazırlayıp Hacer’in omzuna attı, çocuğunu da verip onu gönderdi.

Yaratılış 21: 14

 

Und Abraham ... nahm Brot und einen Schlauch Wasser und gab es der Hagar, legte es auf ihre Schulter und gab ihr das Kind und schickte sie fort.

1. Mose 21, 14

 

Bu durum oldukça üzücüdür. Eminim ki, İbrahim gözyaşları içinde onları yolcu etti, İsmail’in gidişi, onun yüreğinden bir parçayı da alıp götürdü. İsmail’in babasından ayrılması da çok çok üzücüydü.

Hacer ve İsmail’in çöl yolculuğunda suları bitti. Sonra oğlunun ölümünü görmemek için onu bir çalının altında bırakıp biraz ileriye gidip hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Onları unutmayan biri vardı. O Tanrı’ydı. Bu çölde yine Hacer’e görünüp “Korkma” diyor. AKalk, oğlunu kaldır, elini tut. Onu büyük bir ulus yapacağım.” Sonra Tanrı Hacer’in gözlerini açtı ve Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi. Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı... Annesi İsmail’i bir Mısırlı kızla evlendirdi (Yar.21:14‑21).

Bundan sonra İsmail ve soyu sahneyi terk ediyor. İsmail’in soyuna ara sıra rastlıyoruz. Bu soy günümüze kadar gelmiştir ve bu insanlar Arapları oluşturmaktadır. Rab halen herkesi sevdiği gibi onları da seviyor.


18-11-2018:

 

PAZAR

Sonntag

 

18

KASIM

November

 

Tanrı İbrahim’e, Oğlun ve cariyen için üzülme dedi, Sara’nın sözünü dinle. Çünkü senin soyun İshak’la sürecektir.

Yaratılış 21:12

 

Aber Gott sprach zu Abraham: Lass es nicht übel sein in deinen Augen wegen des Jungen und wegen deiner Magd; in allem, was Sara zu dir sagt, höre auf ihre Stimme! Denn nach Isaak soll dir die Nachkommenschaft genannt werden.

1. Mose 21, 12

 

Çok kez göksel tasarıları anlamakta zorluk çekeriz. Hacer ile İsmail’in evden atılması hoş bir şey değildi. Hem İbrahim hem de Rab için üzücü bir şeydi. Ne var ki bazen kendi akılsızlığımızdan dolayı bazı durumlar gelişir ve bunun kendi hatamız olduğunu unutarak Rab’bi suçlamaya girişebiliriz. Bu olayda Rab’bi asla suçlayamayız. Daha İsmail doğmadan önce Rab’bin tasarısı tüm ulusların İshak’ın soyunda kutsanacağıydı (Rom. 9:7‑9).

İsmail ne yazık ki itaatsizliğin, sabırsızlığın ve insani çözümün, başka deyişle günahın sonucunda dünyaya geldi. Tabii ki İsmail’in bunda hiçbir suçu yoktu. Bu nedenle de Tanrı İsmail’i de kutsayacağını söyler. İbrahim zor bir karar vermek zorundadır, ama Rab onun acısını bildiği için, ona “Cariyenin oğlundan da bir ulus yaratacağım. Çünkü o da senin soyundur” (Yar.21:13) diyor.

Kimdir İsmail’in soyu? Araplar. İshak’ın soyu da Yahudiler’dir. Demek ki, Araplar ve Yahudiler kardeştirler aslında.


 

17-11-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

 

17

KASIM

November

 

Dengesiz insan tuttuğu yolların tümünde kararsız olan kişidir.

Yakup 1:8

 

Doch ein wankelmütiger Mann ist unbeständig in allen seinen Wegen.

Jakobus 1, 8

 

die Entscheidung: karar

unbeständig, veränderlich: kararsız

 

Eski Greklerde bir çeşit at yarışı vardı. Bu yarışta iki at yan yana durdurulur ve binici bir ayağını bir atın sırtına öbür ayağını ise öbür atın sırtına koyup yarışa başlardı. Önemli olan hızlı gitmek ya da hedefe herkesten önce varmak değil, at üzerinde kalabilmekti. Atlar aynı hizada aynı hızla gittikleri süre binici iki atın üzerinde kalabiliyordu. Ama atlardan biri daha hızlı gitsin ya da başka bir yöne doğrulsun, binici hemen dengesini kaybedip yere düşerdi. Bence bu ikili at yarışı insandaki iki benliğin resmini çizer. Doğal benlik ile Ruhsal benlik her zaman birbirine zıt kutuplara koşar. Birbiriyle uyum içinde yaşayabilselerdi sorun olmazdı, ama bu iki tabiat birbirine asla uymuyor.

Hayatın yarışında bir ayağın bir at üzerinde öbür ayağın da diğer at üzerinde gidemezsin. Hangi ata bineceksin? Karar vermelisin. Ya doğal benliğe ya da ruhsal yaşama uyacaksın! Her iki atı aynı anda kontrol edemezsin. Yani hem günaha hem de Rab’be hizmet edemezsin (Rom.6:12-13).


16-11-2018:

 

CUMA

Freitag

 

16

KASIM

November

 

Dengesiz insan tuttuğu yolların tümünde kararsız olan kişidir.

Yakup 1:8

 

Doch ein wankelmütiger Mann ist unbeständig in allen seinen Wegen.

Jakobus 1, 8

 

das Gleichgewicht: denge

unausgeglichen, wankelmütig: dengesiz

 

Yakup ‘dengesiz, yani iki yürekli insan kararsız insandır’, diyor. İki yüreklilik kabul görmeyen bir yaklaşımdır.

Ruhsal konularda kuşkuya düşen kişi rüzgarın çalkaladığı ve sağa sola savurduğu denizin kabarmasına benzer. İnanlılar topluluğundaki bazı imanlılara baktığımız zaman bu kararsızlığı görürüz ve üzülürüz. Bazen acı verse bile kesin kararlar vermek gerektir. Dünya ile uyum sağlayamadığımıza göre neden bocalayıp duruyoruz. Mesih imanlısı dünyaya ait değildir. Onun vatanı göktedir. Dünyada kalıcı bir yeri yoktur. O zaman neden dünyanın gittiği yoldan gitmeye çalışalım? Bunun hiçbir anlamı yoktur. Hem Rab’bin yolunda hem de dünyanın gittiği yolda gidemeyiz. İki efendiye birden kulluk edemeyiz. Bunu yapmaya çalışırsak bir çeşit ruhsal şizofreni hastası gibi davranmış olacağız.


15-11-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

15

KASIM

November

 

Bu İbrahim’i çok üzdü, çünkü İsmail de kendi oğluydu.

Yaratılış 21:11

 

Und dieses Wort war sehr übel in Abrahams Augen um seines Sohnes willen.

1. Mose 21, 11

 

traurig machen: üzmek

der Sohn: oğul

 

İsmail, İbrahim’in öz oğluydu. Rab’bin vaadini hesaba katmayacak olursak hem İsmail hem de İshak İbrahim’in sevgisine aynı oranda lâyıktı. Hatta gerçeklere bakacak olursak İbrahim’in İsmail’e karşı biraz daha derinleşmiş bir sevgiye sahip olması gerekir, çünkü İshak yeni doğmuş bir bebekti. İsmail ise on üç on dört yıldır İbrahim’in yüreğinde özel bir yer kazanmıştı. Bir baba olarak İbrahim’in İsmail’e karşı derin duyguları vardı. Hemen bir çırpıda genç oğlunu annesiyle birlikte evinden kovamazdı, ama yine de bir şey yapılması gerekiyordu.

Rab’bin İshak konusunda verdiği vaadin yerine gelmesini beklerken Sara’nın sabırsızlığı ve İbrahim’in kararsızlığı yüzünden bu durum ortaya çıkmıştı. Suç İsmail’de değil, İbrahim ile Sara’daydı. Sara ve İbrahim RAB’bin vaadini bekleseydi, tüm bu üzücü gelişmeler olmayacaktı.

Bu bizlere de büyük bir derstir. Kararsızlık, şüphe imanlının iman hayatını sarsar. “Dengesiz insan tuttuğu yolların tümünde kararsız olan kişidir” (Yakup 1:8) diyor Tanrı Sözü. Oysa bizler Tanrı Sözü’ne güvenmeliyiz.


 

14-11-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

14

KASIM

November

 

Sara, Mısırlı Hacer’in İbrahim’e doğurduğu oğlu İsmail’in alay ettiğini görünce, İbrahim’e, “Bu cariyeyle oğlunu kov” dedi, “Bu cariyenin oğlu benim oğlum İshak’ın mirasına ortak olmasın”.

Yaratılış 21:9-10

 

Und Sara sah den Sohn der Ägypterin Hagar, den diese dem Abraham geboren hatte, scherzen. Da sagte sie zu Abraham: Vertreibe diese Magd und ihren Sohn, denn der Sohn dieser Magd soll nicht mit meinem Sohn Erbe werden, mit Isaak!

1. Mose 21, 9‑10

 

Sara Hacer’i İbrahim’e sunduktan sonra aile içinde olan çekişmeyi, kıskançlığı, eziyeti ve hor görmeyi anımsayacaksınız. Sonra Hacer dayanamayıp kaçtı, ama Rab onu çölde bulup geri dönmesini istedi. Hacer de itaat etti ve geriye döndü. Bundan sonra ailede bir çekişme, kavga pek fazla gözükmüyor. Öyle görünüyor ki, Hacer’in Rab ile yaşadıkları Sara’yı da etkilemiş ve birlikte yaşamayı sürdürdüler. Ama şimdi İshak doğdu, tüm dikkatler onun üzerine toplandı. Büyük bir şölen veriyor İbrahim oğlu İshak için. Ama İsmail kardeşini kıskanıyor ve onunla alay ediyor. Bu da daha önce de belirttiğim gibi günahlı insanın tutumudur. Bugün de halen kardeşler arasında kıskançlık vardır. Bunu gören Sara, yeniden öfkeleniyor, küplere biniyor ve Hacer ile İsmail’i evden kovmasını istiyor. İbrahim her ne kadar çok üzüldüyse de, sonunda Sara’nın dediğini yaptı, Hacer’i de kendi ailesine gönderdi. Bundan sonra da İbrahim oğlu İsmail’i bir daha göremeden bu dünyadan göç edip gitti.


 

13-11-2018:

 

SALI

Dienstag

13

KASIM

November

 

Çocuk büyüdü, sütten kesildiği gün İbrahim büyük bir şölen verdi.

Yaratılış 21:8

 

Und das Kind wuchs und wurde entwöhnt; und an dem Tag, als Isaak entwöhnt wurde, bereitete Abraham ein großes Mahl.

1. Mose 21, 8

 

wachsen: büyümek

 

Doğal bir bebeğin hayatında olduğu gibi ruhsal yaşamda da insan sürekli olarak süt ile beslenemez; katı yiyecekler alması gerekir. Her gün Yuhanna 3:16’yı ya da Mezmur 23’ü okumakla ruhsal gelişme olamaz. İbranilere mektubun yazarı da bunu düşünerek iman hayatında gelişme göstermeyenlere hitaben şöyle yazdı: “Şimdiye dek öğretmen olmanız gerekirdi. Tanrı bildirilerinin ilk öğelerini size yeniden öğretecek birine gereksinmeniz var. Katı yiyeceğe değil, süte gereksinim duyar oldunuz. Oysa sütle beslenen, doğruluk sözü konusunda görgüsüzdür. Çünkü çocuktur. Katı yiyecekse yetkinlere özgüdür. Onların anlayışı iyiyi kötüyü ayırt edebilme doğrultusunda eğitilmiştir” (İbr 5:12‑14).

Elçi Pavlus da şöyle yazdı: “Size süt verdim, katı yiyecek değil... çünkü halen benliğe uyuyorsunuz. Aranızda kıskançlık ve çekişme olması, benliğe uyduğunuzu göstermiyor mu?” (1 Kor.3:2‑3).


 

12-11-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

12

KASIM

November

 

Yeni doğmuş bebekler gibi, hilesiz sütü andıran Tanrı sözünü özleyin ki, bununla beslenip büyüyerek kurtuluşa erişesiniz.

1 Petrus 2:2

 

Und seid wie neugeborene Kinder begierig nach der vernünftigen, unverfälschten Milch, damit ihr durch sie wachst zur Rettung.

1. Petrus 2, 2

 

Kişi iman yaşamına yeni doğuş mucizesi ile başlar. Sonra yeni doğmuş bebekler gibi ruhsal açıdan Rab’bin Sözü ile bir bebeğin anne sütünden beslendiği gibi beslenmeye başlar. Elçi Petrus da bu konuya değinerek şöyle yazdı: “Yeni doğmuş çocuklar gibi sağduyuyla uyumlu, katkısız sütü özleyin. Öyle ki, kurtuluşta gelişesiniz” (1 Pet.2:2). Bebeğin doğal gıda ihtiyacı onu anne sütünü özlemeye iter. Acıktığı zaman elleri ayakları oynamaya ve süt verilmezse hemen ağlamaya başlar. Neden? Çünkü yavru süt istiyor, beslenmeye ihtiyacı vardır. Biz de iman hayatımızda gelişmek, büyümek istiyorsak Ayeni doğmuş çocuklar gibi” Rab’bin Sözünü, o katkısız sütü özlemeliyiz. Günlük olarak Tanrı Sözü’nden gereken ruhsal besini almalıyız. Gerçekten yeni doğuşu olan Mesih imanlısı, yeni doğmuş bir bebek gibidir. Büyük bir iştahla Kutsal Söze sarılır ve o Sözden gereken ruhsal gıdayı almaya başlar.


 

11-11-2018:

 

PAZAR

Sonntag

11

KASIM

November

 

İbrahim Sara’nın doğurduğu çocuğa İshak adını verdi. Tanrı’nın kendisine buyurduğu gibi oğlu İshak’ı sekiz günlükken sünnet etti. İshak doğduğunda İbrahim yüz yaşındaydı.

Yaratılış 21:3‑5

 

Und Abraham gab seinem Sohn, der ihm geboren worden war, den Sara ihm geboren hatte, den Namen Isaak. Und Abraham beschnitt seinen Sohn Isaak, als er acht Tage alt war, wie Gott ihm geboten hatte. Abraham aber war hundert Jahre alt, als ihm sein Sohn Isaak geboren wurde.

1. Mose 21, 3‑5

 

Sara, “Tanrı yüzümü güldürdü” dedi, ABunu duyan herkes benimle birlikte gülecek. Kim İbrahim’e Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir oğul doğurdum.”

İshak adı “güler” anlamına geliyor. Bu yüzden Sara gülmekten ve sevinçten söz eder. İshak’ın doğumu aslında mucizeviydi. Yani onun doğumu ve hatta ana rahminde oluşması bile tüm doğa kurallarına karşıydı. Sara’nın rahmi ölü durumdayken orada Rab’bin bir mucizesiyle hayat başladı. Elçi Pavlus bu konuya ilişkin şöyle yazdı: Aİbrahim yüz yaşına yaklaşmışken, ölü denebilecek bedenini ve Sara’nın ölü rahmini düşündüğünde imanı sarsılmadı” (Rom.4:19). Evet, Rab’bin özelliği, ölümden yaşam oluşturması ya da yaratmasıdır. İshak’ın doğumu kesin olarak mucizevi bir doğumdur. İleride İsa Mesih daha üstün bir mucize sonucu dünyaya gelecekti ve Kutsal Yazılar aracılığıyla insanları bu üstün doğuma hazırlıyordu.

İbrahim ile Sara, bu doğumun mucizevi yoluyla olduğuna emindiler. Herhalde onların hem sevinçlerini, hem de RAB’be olan hayranlıklarını biraz olsun tahmin edebiliriz.


10-11-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

10

KASIM

November

 

RAB verdiği söz uyarınca Sara’ya iyilik etti, sözünü yerine getirdi. Sara hamile kaldı. Tam Tanrı’nın belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.

Yaratılış 21: 1S2

 

Und der HERR suchte Sara heim, wie er gesagt hatte, und der HERR tat an Sara, wie er geredet hatte. Und Sara wurde schwanger und gebar dem Abraham einen Sohn in seinem Alter, zu der bestimmten Zeit, die Gott ihm gesagt hatte.

1. Mose 21, 1‑2

 

Yapılan hata ve günahlardan dönmenin insana esenlik ve barış getirdiğini önceki bölümlerde de gördük. Elbette hata ve günahlardan dönüp tövbe etmek sadece İbrahim için geçerli değil, İbrahim’in izinden yürümek isteyen her insanın kendi yaşamında uygulaması gereken bir ilkedir.

Kutsal Kitap’ta vurgulanan noktalardan biri Rab’bin verdiği vaatleri tam zamanında yerine getirdiğidir. İsa’nın doğumunda da buna benzer bir durum görebiliriz. İshak, Rab’bin vaat ettiği zamanda doğdu. İsa hakkında da şöyle yazıldı: “Vakit dolunca, Tanrı öz Oğlu’nu gönderdi. O bir anadan doğdu, doğumu da ruhsal yasa altındaydı” (Gal.4:4). Burada vurgulanması gereken nokta zamanlama açısından yapılmalıdır. “Vakit dolunca, Tanrı öz Oğlu’nu gönderdi”. İshak’ın doğumu da zamanlama açısından tam Rab’bin dediği zaman oldu.


 

09-11-2018:

 

CUMA

Freitag

9

KASIM

November

 

İbrahim... oğlu İsmail’i... Tanrı’nın kendisine buyurduğu gibi sünnet ettirdi ve kendisi de oğlu İsmail ile sünnet oldu. İbrahim sünnet olduğunda doksan dokuz yaşındaydı.

Yaratılış 17:23‑24

 

Und Abraham nahm seinen Sohn Ismael ... und beschnitt ihn, wie Gott zu ihm geredet hatte. Abraham war 99 Jahre alt, als er am Fleisch seiner Vorhaut beschnitten wurde.

1. Mose 17, 23‑24

 

Sünnet, Tanrı’nın İbrahim ile yaptığı antlaşmanın sadece gözle görülebilir belirtisidir. İbrahim’in evinde doğmuş her erkek sünnet edilmeliydi. İbrahim ve İsmail de buna dahildi. Sonra ne oluyor? Yüz yaşına yaklaşan İbrahim kendi oğlu İsmail ile birlikte sünnet oluyor. Bu bize İbrahim’in imanını, Rab’bin verdiği vaadi ne kadar öneme aldığını ve itaat ettiğini gösteriyor.

 Şunu tekrar vurgulayayım ki, İbrahim’in doğru sayılması sünnet olmasına bağlı değildi. Tanrı İbrahim’i doğru saydığı zaman o henüz sünnet bile olmamıştı. Ama İbrahim sünnetsizken kurtarıcıya iman ederek doğru sayılanların babası sayıldı. Tanrı önünde önemli olan bedensel sünnet değildir; yüreğin sünnet edilmesidir; yani insanın günahını görmesi ve günahlarını itiraf ederek Rab’be dönmesidir. Böyle bir yaklaşım insanların değil, Tanrı’nın övgüsünü kazanır (Rom. 2:29).


08-11-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

8

KASIM

November

 

RAB İbrahim’e, seninle yaptığın antlaşmamı, gelecek yıl bu zaman Sara’nın doğuracağı oğlun İshak’la sürdüreceğim, dedi.

Yaratılış 17:21

 

Aber meinen Bund werde ich mit Isaak aufrichten, den Sara dir im nächsten Jahr um diese Zeit gebären wird.

1. Mose 17, 21

 

Rab İbrahim’e bu vaatleri verirken İshak daha dünyaya gelmemişti. Yine de RAB sanki gelmiş gibi konuştu. Çünkü Rab bir şeyin olacağını vaat etti mi, Tanrı’nın uygun gördüğü zamanda o olmuş demektir. İsmail konusunda verdiği vaadi de yıllar sonra yerine getirdi.  Şimdiyse “Gelecek yıl bu zaman” diye İshak’ın tam ne zaman doğacağını belirtir. Sonra İbrahim’e, “Sara’nın doğuracağı oğul” diye kesin olarak Sara’nın gebe kalıp doğum yapacağını bildirir.

Dostum, bizim hayatımızda da bazı anlar oluyor ki, Rab’be bir konu hakkında uzun zaman yakardıktan sonra Rab duamızı yanıtlıyor ve artık aynı konu üzerinde O’na yakarmanın yararı kalmaz. Rab bu konu hakkında söyleyeceğini söyler ve biz O’nun kararını kabul etmeliyiz. Rab dualarımızı her zaman duyar, ama bize, bizim istediğimiz şekilde yanıtı vermez. Kendi istediği doğrultuda yanıt verir. Ancak Rab’den gelen cevabın kesin olduğunu anlamalıyız. Rab dualarımızı her zaman anında yanıtlamaz. Yanıtladığı zaman da bazen “Evet” bazen de “Hayır” der. Bazen de “Beklemelisin” der. Bize düşen iş RAB’be güvenmektir.


 

07-11-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

7

KASIM

November

 

İbrahim Tanrı’ya, “Keşke İsmail’i mirasçım kabul etseydin!” dedi. Tanrı, “Hayır. Ama karın Sara sana bir oğul doğuracak, adını İshak koyacaksın” dedi, “Onunla ve soyuyla antlaşmamı sonsuza dek sürdüreceğim.”

Yaratılış 17:18-19

 

Und Abraham sagte zu Gott: Möchte doch Ismael vor dir leben! Und Gott sprach: Nein, sondern Sara, deine Frau, wird dir einen Sohn gebären. Und du sollst ihm den Namen Isaak geben! Und ich werde meinen Bund mit ihm aufrichten zu einem ewigen Bund für seine Nachkommen nach ihm.

1. Mose 17, 18‑19

 

İbrahim bir hata yapmıştı ve onun hatası yüzünden Rab’bin tasarıları değiştirilemezdi. İnsan istediği bahaneyi bulsun, isterse bin dereden su getirsin, Rab evlilik konusunda açıklamasını yapmıştır. Birden fazla eş olamaz. Erkek ile kadın evlilik bağlarıyla birleştikleri zaman onlar bir beden olurlar. İbrahim karısı Sara ile bir bedendi. O zamanın geleneklerine göre davranmış ya da davranmamış fark etmez. İkinci bir eş almamalıydı. Ama İbrahim Rab’bin verdiği vaadin gerçekleşmesini beklemeden Hacer’i ikinci eş olarak almıştı. Bu bir hataydı. İki evlilik asla Tanrı tarafından onaylanmaz. İbrahim günah işlemişti ve günahının sonuçlarıyla yaşamak zorundaydı. Ama bu demek değildir ki Rab ona ve İsmail’e karşı acımasız davranacaktır. Hayır. Rab İsmail’i de bereketleyeceğini söyledi. Rab şöyle diyor İbrahim’e: “İsmail’e gelince, seni işittim. Onu kutsayacağım; onu verimli kılacak, soyunu alabildiğine çoğaltacağım. On iki beyin babası olacak. Soyunu büyük bir ulus yapacağım. Ancak antlaşmamı, gelecek yıl bu zaman Sara’nın doğuracağı oğlun İshak’la sürdüreceğim” (Yar.17:20-21).


06-11-2018:

 

SALI

Dienstag

6

KASIM

November

 

İbrahim Tanrı’ya, AKeşke İsmail’i mirasçım kabul etseydin!” dedi.

Yaratılış 17:18

 

Und Abraham sagte zu Gott: Möchte doch Ismael vor dir leben!

1. Mose 17, 18

 

wenn doch: keşke

 

Dostum, çocuklar kendilerini sevdirmesini çok iyi biliyorlar. İbrahim’in Hacer’den olan oğlu İsmail onun yüreğini fethetmişti. Bir açıdan İbrahim bu küçük çocuğun kapı dışı edilmesini asla istemiyordu. Çünkü duygusal açıdan küçük İsmail’e bağlanmıştı. Tabii ki, İsmail onun oğluydu. Daha sonra göreceğiz ki Hacer ile İsmail evden çıkarılacaktır. Bu olay gerçekleştiği zaman İsmail on dört yaşında olacaktır. İsmail evden çıkarıldıktan sonra herhalde İbrahim onu bir daha görmedi. Vaatlere baksak bile İsmail İbrahim’in öz oğluydu. İbrahim gibi iyi yürekli bir kişi öz oğlunu kolayca kapı dışı edemezdi. Oğlu İsmail’i gönderirken yüreğinin bir parçası da kopup gitmiş olmalıydı. Burada İbrahim’in Rab’be yakarışı herhangi bir babanın yüreğinden kopan bir haykırıştı. “Keşke İsmail’i mirasçım kabul etseydin!”

Ama insan açısından acı da gelse, yapılan yanlış adımdan sağlıklı bir durum çıkmaz. Rab ileriye baktığı için, tüm gelişmeleri iyilik yönünde kullanı.


 

05-11-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

5

KASIM

November

 

İbrahim yüzüstü yere kapandı ve güldü. İçinden, “Yüz yaşında bir adam çocuk sahibi olabilir mi?” dedi, “Doksan yaşındaki Sara doğurabilir mi?”

Yaratılış 17:17

 

Da fiel Abraham auf sein Angesicht und lachte und sprach in seinem Herzen: Sollte einem Hundertjährigen ein Kind geboren werden, und sollte Sara, eine Neunzigjährige, etwa gebären?

1. Mose 17, 17

 

Acaba İbrahim neden güldü? Tanrı’nın söylediği sözler inanılması imkansız sözlerdi. Hem sevinç, hem de şaşkınlık içinde olmalıydı İbrahim. Bir yandan kendi yaşlılığı vardı. Yüz yaşına merdiven dayamıştı. Eşi Sara doksan yaşına yaklaşmış ve Kutsal Sözün dediği gibi rahmi bir mezarlık gibi ölüydü. Yani İbrahim için doğal açıdan çocuk babası olma imkanı yoktu. Ama Rab imkansız olanı imkanlı kılandır. Pavlus bu konuda Roma’daki imanlılara şöyle yazdı: Kitapta yazılmış olduğu gibi: “Seni birçok ulusun babası kıldım.” İbrahim, ölüleri yaşama kavuşturan, var olmayanı var eden Tanrı’nın önünde iman etti. İbrahim umutsuzluğa karşın umutla birçok ulusun babası olacağına iman etti. Yazılı olduğu gibi: Senin soyun böyle olacaktır. Bedeninin ölü denebilecek durumunu ‑yaklaşık yüz yaşındaydı‑ ve Sara’nın çocuk doğuramayacak durumda olduğunu düşündüğünde, imanı sarsılmadı. Tanrı’nın vaadi konusunda imansızlık edip kuşkuya düşmedi. Tam tersine, iman okulunda gelişti, büyüdü, Tanrı’ya yücelik sundu (Rom.4:17‑22).


 

04-11-2018:

 

PAZAR

Sonntag

4

KASIM

November

 

Tanrı İbrahim’e, “Karın Saray’a gelince, bundan böyle onun adı Sara olacak. Onu kutsayacağım; ondan sana bir oğul vereceğim. Onu kutsayacağım ve ulusların anası olacak. Halkların kralları onun soyundan çıkacak.”

Yaratılış 17:15S16

 

Und Gott sprach zu Abraham: Deine Frau Sarai ... ‑ Sara soll ihr Name sein! Und ich werde sie segnen, und auch von ihr gebe ich dir einen Sohn; und ich werde sie segnen, und sie wird zu Nationen werden.

1. Mose 17, 15‑16

 

Tanrı daha önce “Tanrı yüce Babadır” anlamına gelen Avram adını, Abirçok ulusun babası” anlamına gelen İbrahim adına dönüştürdü.  Şimdi de Saray’ın adını değiştiriyor, ona Sara adını veriyor. Sara’nın anlamı “prenses” demektir. Ve o İbrahim gibi ulusların anası, uluslara çıkacak kralların anası olacaktır.

Çok kez kadının önemi unutuluyor, ama Rab Sara’nın bu konuda önemli olduğunu İbrahim’e hatırlatıyor. Sara olmaksızın İbrahim’in vaat edilen oğlu olamazdı. Sara, hatalarına, kusurlarına rağmen Rab’bin gözünde önemli sayılıyordu. Rab, Sara’nın rahminden, o ölü rahimden hayat çıkaracak ve böylece verdiği vaadi gerçekleştirecektir. Yani İbrahim ve Sara o kadar yaşlı olmalarına rağmen bir oğlan çocukları olacaktır. Bu çocuğun adı İshak olarak belirlenecek, verilen vaat ‑ gelecek olan ve ulusların bereket alacağı kişi İshak’ın soyu aracılığıyla dünyamıza gelecektir.


03-11-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

3

KASIM

November

 

Tanrı İbrahim’e, ASen ve soyun kuşaklar boyu antlaşmama bağlı kalmalısınız” dedi, “Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur: Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek. Sünnet olmalısınız, sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.”

Yaratılış 17:9‑11

 

Und Gott sprach zu Abraham: ... Dies ist mein Bund zwischen mir und euch und deinen Nachkommen nach dir: alles, was männlich ist, soll bei euch beschnitten werden! Das wird das Zeichen des Bundes sein zwischen mir und euch.

1. Mose 17, 9‑11

 

RAB Avram adını İbrahim olarak değiştirdi. Bunun ile İbrahim’i ulusların babası olarak belirtti, sonra sünnet buyruğunu verdi. Sünnet, Rab’bin İbrahim’in soyu ile yaptığı antlaşmanın görülebilir belirtisidir. Sünnet, belli bir dine ya da ulusa giriş bileti değildi. Önce iman geldi, ondan sonra antlaşma ve bu antlaşmanın görülebilir simgesi olan sünnet geldi. Buna benzer şekilde iyi işler de Rab ile bir antlaşmaya girmemizi sağlamaz. Ancak İsa aracılığıyla iman yoluyla kurtuluşa sahip olduğumuz zaman iyi işler bir açıdan yüreğimizde yer alan değişimin görülebilir bir belirtisi olur. Mesih imanlısı ile Rab arasında Mesih İsa’nın kanında imzalanan bir antlaşma vardır. İyi işlerimiz bu antlaşma sonucu bizim Mesih’e ait olduğumuzu gösterir.

Bu sünnet olayını Pavlus şöyle özetler: “İbrahim daha sünnetsizken imanla doğru sayıldığının kanıtı olarak sünnet işaretini aldı. Öyle ki, sünnetsiz oldukları halde iman edenlerin hepsinin babası olsun. Böylece onlar da doğru‑ aklanmış sayılsın” (Rom.4:11).


02-11-2018:

 

CUMA

Freitag

2

KASIM

November

 

RAB Avram’a... Artık adın Avram değil, İbrahim olacak. Çünkü seni birçok ulusun babası yapacağım, dedi.

Yaratılış 17:5

 

Und nicht mehr soll dein Name Abram heißen, sondern Abraham soll dein Name sein! Denn zum Vater einer Menge von Nationen habe ich dich gemacht.

1. Mose 17, 5

 

Soru şu: Tanrı neden Avram’ın adını değiştiriyor? Bunun vaat ile ilişkisi vardır. Avram adı “Yüce baba” anlamına geliyor ki, bu o geniş, herkesi kapsayan vaadi pek göstermiyor. İbrahim adı ise “Çokların babası” anlamına geliyor ki, bu da verilen vaade uyar ve geniş insan topluluklarını, ulusları kapsar. Tanrı Avram’a kişisel olarak bu vaadi vermişti, ama şimdi İbrahim adıyla Tanrı, bu vaadin diğer ulusları da kapsadığını göstermektedir. Aynı zamanda İbrahim’e verilen yeni isim, Tanrı ile olan anlaşmanın ayet 7’de de belirttiği gibi, sonsuza dek süreceğini belirtmektedir.

İnsanın çaresizliği karşısında egemen Rab İbrahim’e, “Senin ve senden sonra soyunun Tanrı’sı olacağım” diyor. Burada Tanrı’nın verdiği Söz’ün sonsuza dek geçerli olduğunu görüyoruz ve bu bize büyük bir teselli ve güven veriyor. Çünkü Mesih’e iman edenlerin kurtuluşları da sonsuza dek devam eder ve kesindir.


 

01-11-2018:

PER ŞEMBE

Donnerstag

1

KASIM

November

 

Avram yüz üstü yere kapandı. Tanrı, seninle yaptığım antlaşma şudur, dedi. Birçok ulusun babası olacaksın.

Yaratılış 17:3-4

 

Da fiel Abram auf sein Angesicht, und Gott redete mit ihm und sprach: Ich, siehe, das ist mein Bund mit dir: Du wirst zum Vater einer Menge von Nationen werden.

1. Mose 17, 3‑4

 

Avram, yüzüstü yere kapanarak Rab’be tapındı. Bu, İbrahim’in artık tamamen Tanrı’nın isteğine, antlaşmasına kendisini bıraktığını gösteriyor. Bundan sonra Tanrı Avram’ın adını değiştiriyor. İsmail’in doğumundan sonra 13 yıl boyunca Tanrı sessiz kaldı.  Şimdi birden ona İbrahim adını veriyor. Neden? Çünkü Tanrı doğru gördüğü İbrahim’in Saray’dan bir oğlu olacağını bilmesini istedi. Tanrı İbrahim’in El  Şadday, yani her şeye Egemen Rab olduğunu bilmesini istedi. İmkansızı imkanlı kılabilen bir Rab olduğunu bilmesini istedi. Bu 17.bölümde Rab 10 kereden fazla yapacağım, edeceğim, sürdüreceğim sözlerini kullandı. Son olarak şimdi Rab en harika olanı yapmak üzeredir: 89 yaşında olan Saray hamile kalacaktır. Rab zaten 15:1’de, “Senin ödülün büyük olacaktır” dememiş miydi?  Şimdi bu gerçekleşiyor. 89 ve 99 yaşlarında olan bir karı kocanın çocukları olabilir mi? İnsan açısından asla mümkün değildir. Ama Tanrı imkansızı imkanlı kılabilen Rab’dir. Yasa açısından imkansız olan kurtuluşu Rab yine olanaklı kıldı. İşte bu Rab El  Şadday ‑ Egemen Rab’dir.


31-10-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

31

EKİM

Oktober

 

RAB Avram’a, seninle yaptığım antlaşmayı sürdürecek, soyunu alabildiğine çoğaltacağım, dedi.

Yaratılış 17: 2

 

Und ich will meinen Bund zwischen mir und dir setzen und will dich sehr, sehr mehren.

1. Mose 17, 2

 

mehren: çoğaltmak

 

Bu bölümde “Antlaşma” sözü 10 kere geçmektedir, ki bu da Tanrı’nın İbrahim ile olan ilişkisini göstermektedir. Burada başka bir antlaşma söz konusu değildir, daha önce Tanrı’nın İbrahim ile yaptığı antlaşma söz konusudur (Yar.12:1S3; 15:1S21). Burada sözü edilen antlaşma daha sonra sünnet ile mühürlenecektir.

Burada Tanrı bir kez daha İbrahim’in soyunun sayılamayacak kadar, yani denizin kumları kadar (13:16) ve gökteki yıldızlar kadar olacağını belirtir (15:5). Yer ve göğün birleştiği bu vurgu İbrahim’in gerçekten de eşi Saray’dan bir oğlu olacağını belirtir. Bu soydan da İsa Mesih dünyaya gelecekti.

Avram yüz üstü yere kapandı. Tanrı, “Seninle yaptığım antlaşma şudur” dedi. “Birçok ulusun babası olacaksın. Artık adın Avram değil, İbrahim olacak. Çünkü seni birçok ulusun babası yapacağım. Seni çok verimli kılacağım, soyundan uluslar doğacak, krallar çıkacak!” (Yar.17:4‑5).


30-10-2018:

 

SALI

Dienstag

30

EKİM

Oktober

 

Avram 99 yaşındayken RAB ona görünerek, ABen Her  Şeye Gücü Yeten Tanrı’yım” dedi. ABenim yolumda yürü, kusursuz ol. Seninle yaptığım antlaşmayı sürdürecek, soyunu alabildiğine çoğaltacağım.”

Yaratılış 17: 1-2

 

Und Abram war 99 Jahre alt, da erschien der HERR dem Abram und sprach zu ihm: Ich bin Gott, der Allmächtige. Lebe vor meinem Angesicht, und sei untadelig! Und ich will meinen Bund zwischen mir und dir setzen und will dich sehr, sehr mehren.

1. Mose 17, 1‑2

 

İbrahim 99 yaşına bastığında Rab’den bir vahiy aldı. Bilgi almak, insanı sorumlu kılar. Hanok ve Nuh peygamber Tanrı ile yaşadılar ve Tanrı yolunda yürüdüler (Yar.5:22; 6:8S9). İbrahim de Tanrı ile yaşamayı sürdürmeliydi. Ki zaten Tanrı da ona, kusursuz ol ve benim yolumda yürü, dedi 1.ayette. Bu şu anlama geliyor: İbrahim bilinçli olarak yaşamalı ve gözünü Rab’den ayırmamalıydı. Rab’bin isteğini yerine getirmek için tam bir adanmışlık içinde olmalıydı. Tabii ki, kusursuzluğu ya da adanmışlığı yaşamında kendisini göstermesi gerekirdi. Kusursuz ol sözü kesinlikle günahsız olacaksın demek değildir, ama hiçbir insanın erişemediği kusursuzluk hedef olmalıdır. 1 Krallar 8:46’da dünyada Agünah işlemeyen tek bir insan bile yoktur” der. Kusursuz ol demek, içten, samimi, dürüst, gerçekçi bir şekilde yaşa ve kendini Tanrı’ya ver, demektir. O’nun isteği, iradesi bizim isteğimiz ve irademiz olmalıdır. İmanlılar olarak Rab’bi hoşnut etmek bizim amacımız haline gelmelidir.


29-10-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

29

EKİM

Oktober

 

Benim yolumda yürü, kusursuz ol.

Yaratılış 17: 1

 

Lebe vor meinem Angesicht, und sei untadelig!

1. Mose 17, 1

 

der Weg: yol

der Fehler, der Mangel: kusur

 

AYürümek” sözünü Yaratılış kitabının ilk 6 bölümünde birkaç yerde görmekteyiz. Önce 3:8’de, “Günün serinliğinde (Aden) bahçesinde yürüyen Rab” diyor. Bu olay insanın günaha düşmesinden sonra oldu ve daha önce Tanrı’nın Aden bahçesinde yürümesi, Adem ile Havva’ya büyük bir sevinç ve güven verirken, şimdi Tanrı’nın yürüdüğünü duyunca korktular ve O’ndan kaçıp saklandılar.

İkinci yürüme olayını Yaratılış 5:22,24’te görüyoruz. AHanok 300 yıl Tanrı yolunda yürüdü... sonra ortadan kayboldu çünkü Tanrı onu yanına almıştı!” Yaratılış 6:9’da, “Nuh Tanrı yolunda yürüdü” diyor. Sonra Tanrı Nuh’u ve ailesini gelecek tufan yargısından kurtardı. Önce Tanrı ile yürümenin kurtuluş getirdiğini görüyoruz. Aynı zamanda da yürümek, bizim bu yaşamda yürümekte olduğumuzu hatırlatmaktadır. Yani iman hayatı bir yolculuktur. Özellikle de Tanrı ile yürümektir. İman ettiğimizde birden bire her şey yoluna girmiyor, çünkü yaşamın koşulları ve istekleri her zaman değişmektedir. Hayatın her alanında Tanrı’ya iman edenlerin Rab ile yürümeleri gerektiğini de bize göstermektedir.


28-10-2018:

 

PAZAR

Sonntag

28

EKİM

Oktober

 

Avram 99 yaşındayken RAB ona görünerek, “Ben her şeye gücü yeten Tanrı’yım” dedi. “Benim yolumda yürü, kusursuz ol.”

Yaratılış 17:1

 

Und Abram war 99 Jahre alt, da erschien der HERR dem Abram und sprach zu ihm: Ich bin Gott, der Allmächtige. Lebe vor meinem Angesicht, und sei untadelig!

1. Mose 17, 1

 

“Rab Avram’a göründü!” diyor. Bu beşinci kezdir Tanrı Avram’a görünüyor ve şimdi ona yeni adını açıklıyor: “Her şeye gücü yeten Tanrı!” Yani El  Şadday. Tanrı neden kendisini El  Şadday olarak tanıtıyor? El  Şadday sözü Tanrı’nın sonsuz gücünü vurgular. El  Şadday sözü kullanıldı, çünkü bu isim ile Tanrı bir gerçeği ortaya koymak ve İbrahim’in bunu anlamasını istedi. El  Şadday adı, insanın çıkmazının, çaresizliğinin karşısında Tanrı’nın her şeye egemen olduğunu, gücünün her şeye yettiğini vurgulamaktadır. El  Şadday adı ilk kez kullanıldığında iki önemli noktaya işaret eder. Bir taraftan Tanrı tüm ulusları ve onların yaşadıkları yerleri kontrol etmektedir, diğer yandan da İbrahim ile Saray’ın bedenleri ölü denecek yaşta olmalarına karşın onlara bir oğul verebilecek güçte olduğunu göstermektedir.

Bizim hayatımızda da sorunlar ya da çözülmesi olanaksız görünen durumlar Rab’bin önünde asla olanaksız değildir. Rab yeri ve zamanı geldiğinde olanaksız görüneni olanaklı kılabilir güçtedir.


27-10-2018: