Takvim 2013 Nisan – Aralik

List of all Calender Pages from April 2013 – December 2013 Takvim 2013  Nisan – Aralik

22-01-2019:

SALI

Dienstag

22

OCAK

Januar

 


Mesih’ten işittiğiniz ve şimdi size ilettiğimiz bildiri şudur: Tanrı ışıktır, O’nda hiç karanlık yoktur.

1 Yuhanna 1: 5

 

Und dies ist die Botschaft, die wir von ihm gehört haben und euch verkündigen: dass Gott Licht ist und gar keine Finsternis in ihm ist.

1. Johannes 1, 5

 

hören: işitmek, duymak

 

Tanrı ışıktır! Eğer Tanrı insan yüreğinde konut kurmuyorsa, o insan karanlığın ta kendisidir. Bu nedenle de insanoğlu karanlıkta yaşadığının bile çoğu zaman farkında değildir. Karanlıkta olduğunun en açık belirtisi de, insanların birbirleriyle durmadan çekişmelerinde, kavgalarında, savaşlarda, bencilliklerde, adaletsizlikte, sevgisiz ve merhametsizlikte ve yıkılan yuvalarda görülmektedir. Başka deyişle, Tanrı hayatımızın dışındaysa, o hayat karanlıktır ve karanlığın işlerini uygular. Çünkü hem ışık, hem de sevgi olan Tanrı insan yüreğinin merkezinde değil, insanın kendi egosu orada oturmaktadır. Yani yüreğimizin koltuğunda kendimiz oturmaktayız. Tanrı’ya sunmamız gereken övgüyü, saygıyı kendimize layık görüyoruz ve kendimize sunuyoruz. Bu da bize Tanrı’ya karşı ne kadar ilgisiz olduğumuzu gösteriyor. Size açık açık söyleyeyim: Tanrı bizim yüreğimizde oturmadığı ve egemen olmadığı sürece hayatımızda renk yoktur, yani esenlik, barış, sevinç, huzur ve umut yoktur demektir.


 

21-01-2019:

PAZARTESİ

Montag

21

OCAK

Januar

 


Bir zamanlar karanlıktınız, ama şimdi Rab’de ışıksınız. Işık çocukları olarak yaşayın.

Efesliler 5: 8

 

Denn einst wart ihr Finsternis, jetzt aber seid ihr Licht im Herrn. Wandelt als Kinder des Lichts!

Epheser 5, 8

 

die Finsternis: karanlık

 

İnsan ışık olmadan karanlığı göremez. Ama insanın da her zaman ilk gördüğü şey karanlıktır. Örneğin, büyük bir beyaz sayfa üzerinde küçücük bir siyah nokta konulduğu zaman, insan o büyük beyaz sayfada hemen o siyah noktayı görüyor. Bu da bizim olumsuz bir yapıya, görüş açısına sahip olduğumuzu göstermektedir. Aslında ışık olduğu için o siyah noktayı görüyoruz. Işık olmasaydı, o siyah noktayı görmek mümkün olmazdı.

Efesliler 5:8’de şöyle okuyoruz: “Bir zamanlar karanlıktınız, ama şimdi Rab’de ışıksınız. Işığın çocukları olarak yaşayın!” Dikkat edin, burada karanlıktaydınız, karanlıkta yürüyordunuz, karanlıkta yolunuzu şaşırmıştınız demiyor, karanlığın ta kendisiydiniz, diyor. Yani bedeniniz, kişiliğiniz, düşünceleriniz, canınız karanlıktı. Neden böyle? Çünkü Kutsal Kitap bize Tanrı’nın ışık olduğunu söyler. Eğer insanoğlu Tanrı’yı hayatının dışında tutarsa, o hayat karanlığa gömülür. Yüreğe ışık girdiğinde insan karanlıktan kurtulur.


 

20-01-2019:

PAZAR

Sonntag

20

OCAK

Januar

 


Sevgi insanı geliştirir.

1 Korintliler 8: 1

 

... die Liebe erbaut.

1. Korinther 8, 1

 

sich entwickeln, vorankommen: gelişmek

 

Tanrı bizi yaratırken, sevgiyi bizim varlığımıza koydu. Bu nedenle de sevgi, dünyaya doğduğumuz andan başlayarak bizimle var olur, insanla birlikte gelişir ve büyür. Ama günaha düşmekle sevgide büyüyeceğimiz yerde, gerilemeye, hatta kurumaya başladık. Yine de en büyük hedefimiz, amacımız, arzumuz o sevgide yaşamaktır. Çünkü sevgiye her birimizin hava ve su gibi ihtiyacı vardır. Buna rağmen, birazcık sevgimiz varsa, bunu da şartlı olarak veriyoruz. Anne babalar olarak da sevgimizi çocuklarımıza, eşimize ve yakınlarımıza şartlı olarak veriyoruz. Şartlı sevgi de doğru olmayan, yani yanlış ve eksik bir sevgidir. Buna ben daha önce eğer ve çünkü türü sevgi demiştim. Eğer isteklerimi yaparsan, eğer okulda başarılı olursan, benim sözümü dinlersen severim. Ya da birisine olan sevgimiz, o kimsenin sahip olduklarına yöneliktir. Yakışıklıdır, zengindir, ünlüdür vs. Bu tür sevgi de yanlış ve eksik sevgidir. Bir de her şeye rağmen seven sevgi vardır ki, bu da Tanrı’nın sevgisidir. O seni de her şeye rağmen seviyor.


 

19-01-2019:

CUMARTESİ

Samstag

19

OCAK

Januar

 


Kötüler çalkalanan deniz gibidir. O deniz ki rahat durmaz, suları çamur ve pislik savurur. Kötülere esenlik yoktur.

Yeşaya 57:20‒21

 

Aber die Gottlosen sind wie das aufgewühlte Meer. Denn es kann nicht ruhig sein, und seine Wasser wühlen Kot und Schlamm auf. Kein Friede den Gottlosen! spricht mein Gott.

Jesaja 57, 20‒21

 

Sevgiyi anlamak ve onu geliştirmek için emek gerekir. Yani sevgi yerinde durmamalı, gelişmelidir. Bizler insan olarak birbirimizden sorumluyuz. Birbirimizle konuşmasını ve birbirimizi dinlemesini, birbirimize hoşgörüyle davranmasını bilmeliyiz. Eğer karşımızdakini dinlemiyorsak, onları anlamaya çalışmıyorsak buna akıl tutulması denmektedir. Akıl tutulması da sevginin batması, çökmesi demektir. Sevgi çökerse bu kez sevgisizlik bize hakim olmaya başlar. Sevgisizlik ise bizim yakamıza yapışan ve kopmak bilmeyen bir mikrop gibidir. Ne yazık ki, sevgisizlik göstererek insanlığımızı yitirdik. Sevgisizlik tüm erdemleri yok etmektedir. Yani, sevgisizlik merhametsizliktir, acıma bilmez, asla hoşgörülü davranmaz. Başkalarının acı çekmesi, üzülmesi, adaletsizliğe uğraması onun umurunda değildir. Kısacası insanlıktan nasibini almamaktır sevgisizlik. Bunun en büyük zararı da aslında insanın kendisinedir. Sevgisiz insanın esenliği, barışı, sevinci, mutluluğu olmaz. Sevgisizlik kısacası
18-01-2019:

CUMA

Freitag

18

OCAK

Januar

 


Tanrı sevgidir. Sevgide kalan Tanrı’da kalır. Tanrı da o kişide kalır.

1 Yuhanna 4:16

 

Gott ist Liebe, und wer in der Liebe bleibt, bleibt in Gott und Gott bleibt in ihm.

1. Johannes 4, 16

 

bleiben: kalmak

die Person: kişi

 

Sevgiyi bir toprağa da benzetebiliriz. Bu toprağa baktıkça orada gereken meyveleri, sebzeleri alırız. Toprak kendiliğinden sağlıklı ürünler vermez. Önce toprak iyice kazılmalı. Sonra tohum ekilmeli. Sulanmalı, sebze ve meyve ekilmişse çapalanmalı, zararlı böceklerden korunmalı, sabırla da beklenilmeli. Ondan sonra da ürünü toplayabilirsin. Sevgi de böyledir. Yüreklerimizi tohumun düşeceği toprağa benzetebiliriz. Önce yüreklerimiz hazırlanmalı, sonra tohum ekilmeli. Tohum ise Tanrı’nın Sözü’dür. Bu Söz hazırlanan yüreklerimize düştüğünde, orada filizlenmeye, büyümeye başlar. Tabii ki, yürek sulanmalı, korunmalıdır. Nasıl? Tanrı Sözü’nü okuyarak, dua hayatı ve sağlıklı öğreti alarak. O zaman yüreklerimizde sevgi büyümeye başlar. Sevginin büyümesiyle esenlik ve mutluluk da gelişir. Geleceğe umutla bakılır. Tabii ki, bu dünyada sorunlar, acılar, kısacası yaşam fırtınaları olmaktadır. Buna rağmen, yüreğine sevginin ta kendisi olan Tanrı’yı alan, o esenliği ve mutluluğu yaşamaya devam
17-01-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

17

OCAK

Januar

 


Sevginin ardınca koşun.

1 Korintliler 14: 1

 

Strebt nach der Liebe!

1. Korinther 14, 1

 

laufen, rennen: koşmak

hinter (etwas) her: ardınca

 

Sevginin olduğu yerde kesinlikle sevinç ve mutluluk da vardır. Hiç sevdalandınız mı? Yani aşık oldunuz mu? Bu da nasıl bir soru! Hepimiz sevdalandık. O aşık olduğunuz dönemleri bir anımsayın. Dünyayı gözünüz görmezdi. Uçardınız sevinçten, değil mi? Okul dönemlerinde ilk aşık olduğum kızın adı Makbule idi. Ama onun bana aşık olup olmadığını bilmiyordum. Bir gün karşıdan birkaç kızla geliyordu Makbule. Birden kızlardan birisi Makbule’ye dönerek, “Makbule, seninki!” dedi. O anda yüreğimin yerinden çıkacağını sandım. Gidip bir ağaca çarptım. Makbule’nin de beni sevdiğini biliyordum artık. Sevinçten gözlerime uyku girmiyordu. Dünyada benden daha mutlu insan düşünemiyordum. Sevinçten coşuyor, yürürken ayaklarım yere bile değmiyordu sanki. Sonra bir gün Makbule ortadan kayboldu. Babası memurdu ve başka bir şehre tayınları çıkmıştı. O zaman da dünyanın en mutsuz insanıydım. Ne sevinç kalmıştı ne de mutluluk. Sevgi gerçekten de insan yüreğine sevinç ve mutluluk getirir.


 

16-01-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

16

OCAK

Januar

 


Rab yüreklerinizi Tanrı’nın sevgisine, Mesih’in sabrına doğrultsun.

2 Selaniklilere 3: 5

 

Der Herr aber richte eure Herzen auf die Liebe Gottes und auf das Ausharren des Christus!

2. Thessalonicher 3, 5

 

richten / ausrichten: doğrultmak

 

Birçok insan sevginin bir serüven olduğunu söyler. Sevgi asla bir macera değildir. Sevgi bu hayatın yapı taşıdır ve gerçeğin ta kendisidir. Sevgi kötü, fırtınalı havalarda sığındığımız bir liman gibidir. O limanda kendimizi güvende hissederiz. Liman zaten o geminin batmasını önler. Yaşam fırtınaları bize saldırdığında - her birimiz bu yaşam fırtınalarına maruz kalıyoruz- sevgi bizi bir limana sığınan gemi gibi korur. Sevgi bizim sığınağımızdır ve orada güvenlikte oluruz. Tanrı Sözü, “sevgide korku yoktur; yetkin sevgi korkuyu dışarı atar” (1 Yu.4:18) der.

İnsanın korkularının kökeninde sevgiden yoksun olmaları yatabilir mi? Evet, Tanrı Sözü böyle diyor. Sevincimizi yitirmenin gerisinde sevgisizlik vardır. Bu nedenle sevginin hayatımızda canlanması çok önemlidir. Peki ama hayatımızda bu sevginin yeşermesini, büyümesini nasıl sağlayabiliriz? Sevginin kaynağına giderek. Sevginin kaynağı sevgi olan Tanrı’dır. O kaynağa gidip içtiğimizde, sevgi yüreklerimizde yeşermeye ve büyümeye başlar.

15-01-2019:

SALI

Dienstag

15

OCAK

Januar

 


Sevgi içinde yaşayın.

Efesliler 5: 2

 

Und wandelt in Liebe!

Epheser 5, 2

 

leben: yaşamak

die Innenseite: iç

 

Sevgi bir ağacın filizlenen dalı gibidir. Sevgisiz yaşam ise, bir ağacın kuruyan dalı gibidir. Dünyada binlerce dil vardır. Bu nedenle de aynı dili konuşmayan insanlar birbirlerini anlayamazlar. Ama tek bir dil vardır ki, bunu dünyanın her insanı anlar. Bu sevgi dilidir. Sevgi insan içinden akan bir ırmak gibidir. Aktığı ve dokunduğu yerlere hayat verir.

Birisi şöyle dedi: İnsanın eti yenmiyor, diğer hayvanlar gibi derisini de kullanamıyorsun. Peki insanın neyi var? Merhameti, tatlı dili, hoşgörülü davranması, paylaşması, yardım etmesi, en önemlisi de sevgisi var. Tüm bu erdemleri Tanrı insanı yaratırken onun varlığına koydu. İnsanı insan yapan da işte bu özelliklerdir. Eğer insan olarak bu erdemler hayatımızda yoksa, o zaman bizim insanlığımızın değeri nedir?

“Bahar gülde, sevgi dilde, vefa dostta güzeldir” der bir şarkının sözleri. Tanrı Sözü de, “Sevgi içinde yaşayın” diyor. Sevgi hayatı güzel kılar, insana huzur verir, mutlu eder. Bu sevginin kaynağı Tanrı’dır.


 

14-01-2019:

PAZARTESİ

Montag

14

OCAK

Januar


Birbirinizi sevmekten başka hiç kimseye herhangi bir sorunda borçlu olmayın. Çünkü insan kardeşini seven, ruhsal yasayı yerine getirmiştir.

Romalılar 13:8

 

Seid niemand irgend etwas schuldig, als nur einander zu lieben! Denn wer den anderen liebt, hat das Gesetz erfüllt.

Römer 13, 8

 

İnsanı insan yapan özelliklerin başında birbirimizi sevmek gelir. Tanrı Sözü kerelerce birbirimize karşı olan tutumdan, sevgiden söz eder. Örneğin, “Size karşı bizim sevgimiz nasılsa, Rab sizi de birbirinize ve herkese karşı aynı sevgide artırsın, geliştirsin” (1.Sel.3:12) diyor. Başka ayetlerde ise şunları sıralar:

- Gerçeğe boyun eğerek canlarınızı suçtan arıttınız, kendinizi ikiyüzlülükten arınmış kardeşlik sevgisine verdiniz. Birbirinizi yürekten ve içten sevin (1.Pet.1:22).

- Başlangıçtan bu yana işitmiş olduğunuz bildiri şudur: Birbirimizi sevelim (1.Yu.3:11).

- Tanrı buyruğu şudur: Oğlu İsa Mesih’in adına iman edelim ve bize verdiği buyruk uyarınca birbirimizi sevelim (1.Yu. 3:23).

- Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı’dandır ve seven kişi Tanrı’dan doğmuştur (1.Yu.4:7).

- Birbirimizi seversek, Tanrı bizde kalır ve sevgisi bizlerde yetkinliğe ulaşır (1.Yu.4:12).


 

13-01-2019:

PAZAR

Sonntag

13

OCAK

Januar

 


Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı’dandır ve seven kişi... Tanrı’yı tanıyandır.

1 Yuhanna 4: 7

 

Geliebte, lasst uns einander lieben! Denn die Liebe ist aus Gott; und jeder, der liebt, ... erkennt Gott.

1. Johannes 4, 7

 

einander: birbirimizi

 

Birbirimizi sevmek, her tür dinin, ibadetin, iyiliğin ve inancın ötesindedir. İnsanları seviyorsan, gerçek imanın yolundasın demektir. Çünkü Tanrı sevgidir. Sevebilmek için o sevginin kaynağından içmelisin. Yani yüreğine o sonsuz sevginin akması, seni doldurması gerekir. Bu da ancak Tanrı’da vardır. Tanrı Sözü, birbirimizi sevmemiz gerektiğini onlarca ayette belirtmiştir. Birkaç ayetle bunlara bakalım:

1. İsa öğrencilerine şöyle dedi: Size yeni bir buyruk bildiriyorum: Birbirinizi sevin. Tıpkı benim sizleri sevdiğim gibi, siz de birbirinizi sevin. Birbirinize karşı sevgi beslerseniz, herkes öğrencilerim olduğunuzu anlayacaktır (Yu. 13:34‒35).

2. Size buyruğum şudur: Birbirinizi sevin, tıpkı benim sizleri sevdiğim gibi (Yu.15:12).

3. İsa Mesih diyor: Birbirinizi sevin, size buyruğum budur (Yu.15:17).

4. Kardeşlik sevgisinde birbirinize içtenlikle bağlanın. Birbirinizle yarışırcasına karşılıklı saygı gösterin (Rom. 12: 10).


 

12-01-2019:

CUMARTESİ

Samstag

12

OCAK

Januar

 


Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı’dandır ve seven kişi... Tanrı’yı tanıyandır.

1 Yuhanna 4: 7

 

Geliebte, lasst uns einander lieben! Denn die Liebe ist aus Gott; und jeder, der liebt, ... erkennt Gott.

1. Johannes 4, 7

 

geliebt: sevgili

 

“Birbirimizi sevelim!” Ne kadar güzel olurdu birbirimizi sevmek. Ama bir türlü bunu başaramıyoruz. Bakın dünya nüfusu 7 milyarı aştı. Dünyamızda herkese yetecek kadar yer, yiyecek ve içecek vardır. Hatta 7 milyar değil, 27 milyar insana bile yeterlidir dünyamız. Bırakın dünyamızı, sadece ülkemizi düşündüğümüzde herkese fazlasıyla yer ve yiyecek vardır. Ama neden birçok kesim fakir, birçok yöre gelişmemiş, bir sürü kargaşalık çıkaranlar, ülkeyi, insanları birbirine kışkırtan insanlar vardır? Neden sevgi içinde, kardeşçe yaşayamıyoruz? Neden birbirimize adaletle davranamıyor, birbirimizin hakkına saygı gösteremiyoruz? Neden paylaşamıyoruz? Bunun bir tek nedeni vardır: Sevgimiz eksik ya da hiç yok. Sevgimiz olmayınca, başkalarını da pek düşünmeyiz. Sevgimiz olmayınca, açgözlü oluyoruz. Hep bana, hep bana diyoruz. Sonra da dindar gözükmeye, iyi insan olduğumuzu göstermeye çalışıyoruz. Sevmiyorsan senin dindarlığın da peş para etmez. Tanrı sözü açıkça, “Birbirimizi sevelim, çünkü Tanrı sevgidir” diyor.

11-01-2019:

CUMA

Freitag

11

OCAK

Januar

 


İnsanların size nasıl davranmalarını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın.

Matta 7:12

 

Alles nun, was ihr wollt, dass euch die Menschen tun sollen, das tut ihr ihnen auch!

Matthäus 7, 12

 

sich verhalten / sich benehmen: davranmak

wie: nasıl

 

Dostum, sen de ben de olduğumuz gibi sevilmek istiyoruz! Sevilen, kabul edilen birisi değerlidir. Sevilmek ruhumuzun gıdasıdır. Sevilmek hayatımızın anlamı, amacıdır. Sevilmek huzurun, barışın ve mutlu olmanın anahtarıdır. Sevilmek aynı zamanda dayanışmanın, uyumun, başarının, güçlükleri yenmenin anahtarıdır. Evet, sevilmek, sayılmak, değerli görülmek, haklarımın korunmasını, bana adaletle davranılmasını istiyorum. Öyleyse sen de diğer insanlara aynı sevgiyle yaklaş diyor Tanrı Sözü.

Tanrı sizi sonsuz bir sevgiyle seviyor. Sonra da bizlere, siz de diğer insanları, kardeşlerinizi sevin, diyor. Ama nedense bir türlü sevgide ilerleyemiyoruz, hep çok gerilerdeyiz. Sevmenin bir erdem, bir büyüklük olduğunu göremiyoruz. Sevmeyen sevildiğini bilmeyen insandır. Sevemeyen yüreğinde kötülüğe, nefrete, kine ve düşmanlığa yer veren kimsedir. Sevemeyen merhamet edemeyen insandır. Sevmeyen - ne kadar dindar olursa olsun - Tanrı’yı tanımayan insandır.

10-01-2019:

PERŞEMBE

Donnerstag

10

OCAK

Januar

 


Biz Tanrı’yı sevmedik, ama Tanrı bizleri sevdi ve günahlarımızın giderilmesi için öz Oğlunu gönderdi.

1 Yuhanna 4: 10

 

Hierin ist die Liebe: nicht dass wir Gott geliebt haben, sondern dass er uns geliebt und seinen Sohn gesandt hat als eine Sühnung für unsere Sünden.

1.     Johannes 4, 10

 

Tanrı’nın bizleri her şeye rağmen, olduğumuz gibi sevmesi hayatımıza bir anlam, amaç, huzur ve esenlik veriyor. Ama bunun yanında Tanrı Sözü, sevginin olmadığı yerde Tanrı’nın o yerde olmadığını söyler. Özellikle ben Tanrı’ya iman ediyorum, Tanrı’yı seviyorum deyip de insan kardeşini sevmeyen kişi yalancıdır, diyor Tanrı sözü. Burada sevginin üç boyutunu görüyoruz. Tanrı’nın bana olan sevgisi, benim Tanrı’nın bu sevgisine gösterdiğim tepkiyle O’na olan sevgim ve üçüncü boyutu insanları sevmem. Bizim insanlara olan sevgimiz aslında Tanrı’ya olan imanımızın, sevgimizin pratik bir kanıtıdır. Diğer insanlara göstereceğimiz sevgi çok çok önemlidir. Kutsal Kitap’ta en büyük emir, Tanrı’yı tüm kalbinizle, varlığınızla sevmeniz ve buna eşit olan emir de, komşunuzu - yani insanları - kendiniz gibi sevmektir. Zaten her kötülüğün, kavganın, çekişmenin, hatta savaşların kökeninde sevgisizlik yatmaktadır. Neden birbirimizi sevemiyoruz? Yüreğimiz sevgi olan Tanrı’dan uzak da ondan.


 

09-01-2019:

ÇARŞAMBA

Mittwoch

9

OCAK

Januar

 


Sevgili kardeşlerim, eğer Tanrı bizleri böylesine sevdiyse, bizler de birbirimizi sevmeliyiz.

1 Yuhanna 4: 11

 

Geliebte, wenn Gott uns so geliebt hat, sind auch wir schuldig, einander zu lieben.

1. Johannes 4, 11

 

der Bruder, die Schwester: kardeş

 

Okulda öğretmen, öğrencilerine, bugün sizden birbirinize “sen çok değerlisin” sözünü söylemenizi istiyorum, der. Sonra da bunu tanıdığınız herkese söyleyin. O gün okuldan çıkan bir öğrenci, yolda amcasını görür ve ona, amca sen çok değerlisin, der. Amca şaşırır ve bu da nereden çıktı diye sorar. O da durumu anlatır ve öğretmenimiz insanlara değerli olduklarını söylediğimizde bu onlarda olumlu bir tepki oluşturacaktır, der. O gün bu amca sert ve hep ciddi olan patronunu bürosunun önünde görünce, ona, patron, siz çok değerlisiniz, der. Patron şaşırır, gergin yüzü birden yumuşar, bir şey demeden odasına girer. O akşam eve giden patron, ailesini, çocuklarını düşünür ve onları hep ihmal ettiğini görür. Sonra kızının odasına gider ve “Kızım, sen bana çok değerlisin” der. Kız şaşkınlıkla babasına bakar. “Gerçekten mi baba”, der. “Evet kızım, şimdiye kadar bunu hiç söylemedim. Hatamı anladım. Ama seni çok seviyorum!” Kız birden ağlamaya başlar. “Bu gece intihar edecektim. Çünkü beni hiç sevmediğini düşünüyordum!”
08-01-2019:

SALI

Dienstag

8

OCAK

Januar

 


Sevgide korku yoktur. Yetkin sevgi korkuyu dışarı atar.

1 Yuhanna 4: 18

 

Furcht ist nicht in der Liebe, sondern die vollkommene Liebe treibt die Furcht aus.

1. Johannes 4, 18

 

die Furcht: korku

sich fürchten: korkmak

vollkommen: yetkin

 

Her birimizin yüreğinde - annemin babamın, eşimin, dostumun, arkadaşlarımın - beni olduğum gibi sevsin özlemi yatar. Yani tüm kusur ve eksiklerime rağmen beni ben olduğum için seven birisi! Eminim ki, bu sizin de özleminizdir. Sizi de ayakta tutan bu sevgi değil midir? Düşünün bir kere, bu dünyada kimsenin sizi sevmediğini düşünseydiniz, ne yapardınız? Yaşamınızın bir anlamı, amacı olur muydu? Kesinlikle hayır. Ne yazık ki bu dünyada insan hep para merkezlidir. Ne kadar paranız, malınız mülkünüz olursa olsun, sevgiden doğan o boşluğu asla dolduramaz. Ama yine de hep ben merkezli yaşama devam ediyoruz. Anne babamızın, çocuklarımızın, akrabalarımızın değerini ve onların ne kadar değerli olduklarını görmüyoruz çoğu zaman. İş işten geçtikten ve sevdiklerimizi yitirdikten sonra aklımız başımıza geliyor. Unutmayın ki, her biriniz Tanrı’nın önünde çok çok değerlisiniz. Birbirinize bu değeri verin. Annenize, babanıza, oğlunuza ve kızınıza, sen benim için değerlisin, deyin. Emin olun, bu o
07-01-2019:

PAZARTESİ

Montag

7

OCAK

Januar

 

Benim sizleri sevdiğim gibi, siz de birbirinizi sevin.

Yuhanna 13: 34

 

Ein neues Gebot gebe ich euch, dass ihr einander liebt, damit, wie ich euch geliebt habe, auch ihr einander liebt.

Johannes 13, 34

 

wie: gibi

ihr: siz

 

“Benim sizleri sevdiğim gibi!” Bu Tanrı’nın İsa Mesih aracılığıyla bizlere duyduğu sonsuz sevgidir. Tanrı bizleri nasıl sevdi? Yeremya aracılığıyla Tanrı, “Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim” diyor (Yer.31:3). “Sonsuz sevgi” demek, hiçbir zaman herhangi bir durumdan dolayı eksilmeyen, yok olmayan, devam eden bir sevgi demektir. Bu sevgi “Her şeye rağmen seven” bir sevgidir. Bu sevgi türünde asla insanın zenginliğine, okumuş ya da okumamış olmasına, kusurlarına, kötü huylarına ya da kötü geçmişine bakılmadan, kişiyi olduğu gibi seven bir sevgidir. Normalde anne babalarda bu sevginin bir kısmı vardır. Onlar her ne kadar birçok koşullar ve beklentiler ortaya koyuyorlarsa da, bunların gerisinde bir iyilik, koruma ya da çocuklarının geleceklerinde iyi olmalarını istemesi yatar. Tanrı’nın sevgisi tümden buna yöneliktir. Yani Tanrı insanların sonsuzluk boyunca mutlu olmasını ve cennette yaşamasını ister. Bu nedenle de RAB’bin kendisi büyük fedakarlık göstererek, bu yolu açmıştır.

 

06-01-2019:

PAZAR

Sonntag

6

OCAK

Januar

 


Tanrı’yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve Oğlu’nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi.

1 Yuhanna 4: 10

 

Hierin ist die Liebe: nicht dass wir Gott geliebt haben, sondern dass er uns geliebt und seinen Sohn gesandt hat als eine Sühnung für unsere Sünden.

1.     Johannes 4, 10

 

Tanrı’nın bizi sevmesi harika değil midir! Sanımca bunu da tam olarak anlamıyoruz. Çünkü hiç kimse bizi olduğumuz gibi sevmedi. Her zaman sevgiye karşılık bir şeyler beklenildi. Dün, eğer türü sevgiden söz ettim; bu sevgi türü koşullu bir sevgidir dedim. Bir de “çünkü” türü sevgi vardır demiştim. Bu tür sevgi, karşıdakinde bir şeyler görerek ortaya çıkar. Örneğin, karşıdakinin güzel oluşu. Bu sevgi, o güzellik kaybolunca geçip giden bir sevgidir. Seni seviyorum, çünkü bana çok iyi bakıyorsun, her istediğimi alıyorsun; ünlüsün, zenginsin! Bu sevgi türünün de gerisinde çıkarcılık ve bencillik yatmaktadır. Kaç kez şu türden olaylara tanık olduk: İki kişi birbirini çok seviyor, ama birden birisi kaza geçirip yüzünde bir yanık izi kalır ya da bedensel olarak bir eksiklik oluşur. Sonuç, nişanlar atılıyor. Ama Tanrı’nın sevgisi böyle değildir. Koşullara, durumlara bağlı değil. Güneşi güneş yapan onun sürekli olarak yanması, ışık ve ısı vermesidir. Hiçbir güç ve etki güneşteki bu özelliği yok edemez. Tanrı’nın özü sevgi olduğu için bizi seviyor.

05-01-2019:

CUMARTESİ

Samstag

5

OCAK

Januar

 


Tanrı’yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve Oğlu’nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi.

1 Yuhanna 4: 10

 

Hierin ist die Liebe: nicht dass wir Gott geliebt haben, sondern dass er uns geliebt und seinen Sohn gesandt hat als eine Sühnung für unsere Sünden.

1.     Johannes 4, 10

 

Karı koca arasındaki sevgi de genelde hep “eğer” türü sevgidir. Eğer benim dediklerimi yaparsan, isteklerimi yerine getirirsen, şunu yaparsan, böyle davranırsan seni severim. Bunu belki sözlü olarak söylemiyoruz, ama davranışlarımızla gösteriyoruz. Eğer türü sevgi koşula bağlı bir sevgidir. Her zaman karşılık bekler. Karşılık bekleyen bir sevgiye de asla gerçek anlamda sevgi diyemeyiz! Çünkü böyle bir sevginin kökünde bencillik vardır. Burada sunulacak sevgi karşılığında bir şey beklenilmektedir. Beklenti gerçekleşmeyince de hayal kırıklığı başlıyor. Sevgi giderek bencilleşiyor, sonra nefrete bile dönüşebiliyor.

Tanrı sevgidir, bu nedenle de bizleri sevmektedir. Ayetimizde de böyle okuyoruz. Hatta Tanrı bu sevgiyi bizlere sunabilmek için büyük bir fedakarlık gösteriyor. “Tanrı sevgidir. O’nun sevgisi bize şununla kanıtlandı: Tanrı biricik Oğlu aracılığıyla yaşayalım diye O’nu dünyaya gönderdi.” Tanrı’nın bu sevgisi karşılık beklemeyen, ama sadece veren bir sevgidir.


 

04-01-2019:
 

CUMA

Freitag

4

OCAK

Januar

 
 

Tanrı sevgidir... Tanrı’yı biz sevmedik, ama O bizi sevdi.

1 Yuhanna 4: 8, 10

 

Gott ist Liebe... Hierin ist die Liebe: nicht dass wir Gott geliebt haben, sondern dass er uns geliebt hat.

1. Johannes 4, 8+10

 

er, sie, es: o

 

Acaba ilgi görmek, kabul edilmek ve sevilmek istemeyen bir insan var mıdır dünyada! Her insan sevilmek ister. Ama insan sevgi konusunda hep hayal kırıklığına uğramıştır. Çünkü insanın sevgisi uzun vadeli ve kalıcı değildir. Aynı zamanda da durumlara bağlıdır. İnsanın sevgisi hep “eğer” ve “çünkü” türünden sevgidir. Bu iki tür sevgiyi aile içinde bile görüyoruz.

Benim yeğenim oğlunun sürekli olarak kitap okumasını istiyor. Ama çocuk bunu istemiyor. Bu kez de, eğer şu kadar kitap okursan, eğer okulda başarılı olursan seni tatil için Almanya’ya dayımın yanına göndereceğim dedi. Çocuk okulu geçti, ama annenin istediği not ile değil. Tabii benim yanıma da gelemedi. Peki bu türden sevgiye ne diyelim? “Eğer türü sevgi!” Eğer benim dediğimi yaparsan, benim istediğin notu getirirsen seni ödüllendirir ve severim türü sevgi değil midir bu? Peki bu çocuk anne babasının kendisini gerçekten sevdiğini nasıl bilsin! Onların isteklerini yerine getiremediği için de sevilmediğini düşünmekte haklı değil mi?

 
03-01-2019:
  PERŞEMBE Donnerstag  

3

 

OCAK

Januar

 

Tanrı sevgidir.

1 Yuhanna 4: 16

 

Gott ist Liebe.

1. Johannes 4, 16

 

Tanrı’da sevgi vardır, Tanrı sevgi veriyor demiyor, Tanrı’nın kendisi sevgidir. Güneş neden ısı, ışık ve enerji veriyor? Güneş olduğu için. Ne yaparsanız yapın, güneşin enerji, ısı ve ışık vermesini engelleyemezsiniz. Güneşsiz yaşam mümkün olmaz. Tanrı sevgidir. Bu sevgi Tanrı’nın doğasındadır. Ne yaparsanız yapın Tanrı’nın da sevgi vermesine, seni sevmesine engel olamazsınız. Buna rağmen, Tanrı’nın ışığı, yani kutsallığı sizin günahlarınıza göz yumamaz. O’nun ışığı yargılamak, ama sevgisi kurtarmak istiyor. Bu nedenle bu sevgiyi yüreklerimize alıp gönenmek için Tanrı adaletini, kutsallığını yitirmeden bizlere bu olanağı sağladı. Tanrı bir kurtuluş yolu hazırladı ve bizler Tanrı’ya gidip O’nun sunduğu bu kurtuluşa evet dediğimizde, Rab bizim geçmiş, şimdiki ve gelecekteki günahlarımızı tamamen bağışlıyor. Böylece kutsal Tanrı’nın önünde durabiliriz. O’nun sevgisinin yüreklerimize döküldüğünü da görürüz. Yürekten dileğim, Tanrı’nın bu sevgisini görmeniz ve onu yüreklerinize almanızdır.

 
02-01-2019:
 

ÇARŞAMBA

Mittwoch

 

2

OCAK

Januar

Tanrı sevgidir... Tanrı ışıktır.

1 Yuhanna 4: 16 ve 1: 5

 

Gott ist Liebe ... Gott ist Licht.

  1. Johannes 4, 16; 1,5

Gott:Tanrı

Bu yeni yıl için sizlere sonsuzluk boyunca yaşamanızı diliyorum. Dünya dönüyor ve biz zamana bağlıyız. Bizim bu dünya için iyi dileklerimiz sadece dilek olmadan öteye gitmez. Zamanımız gelince de göçüp gideceğiz. Ya sonra? İşte Kutsal Kitap bize Tanrı’nın sevgi ve ışık olduğunu belirtir. Yaşam için ışık gerekir. İnsanın yaşamını anlamlı kılan, onu ayakta tutan ise sevgidir. Sevgiyle ışığı birleştirdiğimizde yaşam için bir bütünlük ortaya çıkar. Bu ışık ve sevgi Tanrı’nın sevgisi ve ışığıdır ve Tanrı gibi sonsuzdur. Eğer sonsuzluk boyu cennette yaşamak istiyorsanız, o zaman sonsuz ışık ve sevgi olan Tanrı’ya gelmelisiniz. Ruhsal açıdan baktığımızda, ışık Tanrı’nın kutsallığını, sevgi ise O’nun yüreğini gösteriyor. O’nun kutsallığı adalet diye haykırırken, sevgisi ise kurtar, kurtar diyor. O’nun sevgisi bu dünyada yaşarken bile hayatımızı anlamlı kılar, bizleri mutlu eder, her tür sorunda ve acıda teselli eder, güç verir. İşte bunu sizler için yürekten diliyorum.

 

 

 
01-01-2019:

SALI

Dienstag

1

OCAK

Januar

YILBAŞI / NEUJAHR

 

Tanrı sevgidir... Tanrı ışıktır.

1 Yuhanna 4: 16 ve 1: 5

 Gott ist Liebe ... Gott istLicht.

1 Johannes 4, 16; 1,5

 
die Liebe: sevgi

das Licht: ışık

 Kocaman bir yılı daha geride bıraktık. Çocuklarımız, hatta torunlarımız kocamam oldular. Ben 66 yaşına geldim. Genelde 50yaş ve sonrasında ağrılı yıllar başlar. Belirli yaştan sonra bir sürü sağlık sorunları belirir, ardından ölüm korkusu ortaya çıkar. En ufak bir ağrıda bile eyvah, kalp krizi mi geldi, acaba kanser mi var endişesi egemen olur hayatımızda. Yeni bir yıla girmenin bize ne yararı var? Bir yaş daha yaşlanmadık mı? Ölüme bir yıl daha yakın gelmedik mi? Öyleyse insanların sağlıklı, mutlu yıllar dilemesinin size ne yararı var!

Yaşamın kuralı şudur: Her yıl yaşlanıyoruz verir gün ölüm bizim de kapımızı çalacaktır. Bundan kaçmak mümkün mü? Hayır! Akaben size, bu yıl için seçtiğimiz ayet ile umuvermek istiyorum. Tanrı ışıktır ve Tanrı sevgidir. Işık ve sevgi yaşamın sonsuzluğunu gösteriyor. Bu herhangi bir ışık değil, düğmeye basınca yansın ya da kapansın. Bu Tanrı’nın ışığıdır ve sonsuzdur. Sevgi de Tanrı’nın özünü, varlığını gösteriyor. O sevgisizi de içine alıyor.

 

31-12-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

31

ARALIK

Dezember

 

Tadın ve görün, Rab ne iyidir; ne mutludur O’na sığınan adama!

Mezmur 34: 8

 

Schmecket und sehet, dass der Herr gütig ist; glücklich der Mann, der sich bei ihm birgt!

Psalm 34, 8

 

schmecken, kosten: tatmak

wie gütig, wie gut: ne iyi

 

Uçup gitti bir yıl daha dostlar, bakınYıllar ardı ardına ediyor akın Ölüm bize sandığımızdan da yakınYıllarını boşuna geçirme sakın

Sonunda bir gün sen de söneceksin Alındığın toprağa geri döneceksin Ölüm zengine, fakire hiç bakmıyorGenci de yaşlıyı da alıp götürüyor

Ey yeni yıl, gelişin kutlu olsunHer günümüz Rab’bin sevgisiyle dolsunYıllarımız O’nun inayetiyle sürsünYaşamımız Rab’be yaraşır olsun

Kalbinizi Rab’bin lütfuna açın Her tür pislikten, günahtan kaçın Kalbinizi Rab’bin barışına açınÇevreye, insanlara hep sevgi saçın.

30-12-2018:

 

PAZAR

Sonntag

30

ARALIK

Dezember

 

Hayatımın tüm günlerinde iyilik ve inayet ardımca yürüyecek.

Mezmur 23: 6

 

Güte und Huld werden mir folgen alle Tage meines Lebens.

Psalm 23, 6

 

alle: tüm

der Tag: gün

das Leben: yaşam, hayat

 

Acaba sen bu geçen yılı nasıl geçirdin? Eminim ki, birçokları bu yılı günah, şehvet ve Rab’be itaatsizlik içinde geçirdiler. Böyleleri elbette Davut Peygamberin konuştuğu gibi konuşamazlar. Geçen yılların değerini bilelim, değerli dostum. Bu yıllar bize emanet edilmiştir. Onları bir daha bulamayacağız, geçen vakit bir daha geriye gelmeyecektir. Öyleyse, yıllarımızı boşu boşuna harcamayalım; tam tersine günlerimizi, yıllarımızı, yani bize verilen değerli zamanımızı sonsuzluk için kullanalım!

Davut Peygamber, “Ömrüm boyunca yalnız iyilik ve inayet beni izleyecek. Hep Rab’bin evinde oturacağım” (Mezmur 23: 6) dedi. Yani, hem bu dünyada, hem de gelecekte Tanrı’nın inayeti, sevgisi, iyiliği benimle olacak ve ben Rab’bin evinde oturacağım. Tanrı’nın yollarında yürüyenler yeni yıla güvenlikle girebilirler.


29-12-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

29

ARALIK

Dezember

 

İyiliklerinle yıla çelenk takarsın ve Senin izlerin yağ damlatır.

Mezmur 65: 11

 

Du krönst das Jahr mit deiner Güte und deine Spuren triefen von Fett.

Psalm 65, 11

 

der Kranz: çelenk

aufsetzen, anlegen: takmak

die Spur: iz

 

Bizler bu dünyada birer misafir olduğumuzu asla unutmayalım değerli okuyucumuz. Zamanın ne kadar çabuk geçtiğini siz de görüyorsunuz, öyle değil mi? Bakın, yine bir yılı daha geride bırakıyoruz. Aslında bu yıllar bize emanet edilmiştir ve bu zamanın, daha doğrusu her günün değerini bilip öyle yaşamamız gerekir. Davut Peygamber, bu iyilik için Tanrı'ya şöyle şükrediyor: “İyiliklerinle yıla çelenk takarsın ve Senin izlerin yağ damlatır” (Mezmur 65: 11). Evet, birçoğumuz belirli zorluklar, sıkıntılar, belki de hastalıklarla bu yılı geçirdik; belki de halen sıkıntılar, zorluklar, acılar devam etmektedir. Belki de bu yıl içinde en sevdiğimiz kimseyi yitirdik. Ya da bu yıl içinde birçokları para kazandı, başkaları nam ve onur sahibi oldu, bazıları büyük başarılara erişti, ama en karlı çıkan insan, Tanrı'ya bağlanmış ve O'nun sunduğu sonsuz kurtuluşa kavuşmuş insandır. İşte bu sonsuz kurtuluş kaybolmayan, sonsuza dek süren bir yaşamdır.


28-12-2018:

CUMA

Freitag

28

ARALIK

Dezember

 

Sen sonsuza dek tahtında oturursun, ya Rab... Sen hep aynısın, yılların tükenmeyecek.

Mezmur 102: 12 ve 27

 

Du, o Herr, thronst ewiglich ... Du bist derselbe, und deine Jahre enden nicht.

Psalm 102, 12 und 27

 

der Thron: taht

das Ende: son

endlos, ewig: sonsuz

 

Değerli okuyucularımız, gördüğünüz gibi, koskocaman bir yılı daha geride bıraktık ve iki bin on sekiz yılının da sonuna geldik. Bugünlerde herkes, aslında tüm dünya yeni yıla girme telaşı içindedir. Sen de istesen de istemesen de bu yeni yıla gireceksin. Bu demek oluyor ki, sen de bir yıl daha yaşlanacaksın! Çünkü hepimiz zamana bağlıyız. Yıllardan, bin yıllardan etkilenmeyen, zaman dışında olan tek kişi Tanrı'dır! Rab’be ilişkin şöyle okuyoruz Kutsal Kitap'ta: “Sen sonsuza dek tahtında oturursun, ya Rab... Sen hep aynısın, yılların tükenmeyecek.” Eyup Peygamber Tanrı'ya, “Günlerin ölümlü birinin günleri gibi, yılların insanın yılları gibi mi ki?” (Eyup 10: 5) diye soruyor ve şu yanıtı veriyor: “Tanrı öyle büyüktür ki, varlığının (yıllarının) süresi hesaplanamaz” (36: 26).

Sonsuz olan Tanrı, insana sonsuzluk boyunca kalacak kurtuluşu, mutluluğu, esenliği ve barışı vermek istiyor. Tanrı’nın sunduğu bu yaşamı isteyen alıyor ve sonsuz yaşam güvenliğine kavuşuyor.


27-12-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

27

ARALIK

Dezember

 

Tanrısal Söz insan oldu, lütuf ve gerçekle dolu olarak aramızda yaşadı.

Yuhanna 1: 14

 

Das göttliche Wort wurde Mensch; voller Gnade und Wahrheit lebte es unter uns.

Johannes 1, 14

 

voll: dolu

die Wahrheit: gerçek

 

İnsanlar Tanrı'dan, O'nun her yerde hazır ve nazır olduğundan, yüce, güçlü, görkemli, eşi bulunmadığından söz ederler. Bu elbette ki doğrudur, ama Kutsal Kitap’ın bize bildirdiği Tanrı için yeterli değildir. Tanrı bizimle olmak istedi ve bu nedenle de Mesih İsa aracılığıyla beden alıp aramıza geldi. Tanrı bize görünmek istedi, bize kendi yüreğini sergilemek istedi; kendi merhametini, kendi sevgisini, kendi öz varlığını ve inayetini göstermek istedi. Bunu İsa aracılığıyla gerçekleştirdi.

Bugün Tanrı Sözü olan İsa, kayra (lütuf) ve gerçekle dolu olarak aramızda yaşıyor. O’na iman eden bu kayradan kendi payına düşeni alıyor. Bu payın başında sonsuz yaşam geliyor.


 

26-12-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

26

ARALIK

Dezember

 

İSA MESİH’İN DO-ĞUM GÜNÜ İ WEIHNACHTEN

(Avrupa ülkelerinin çoğunda tatildir)

 

Hepimiz O'nun doluluğundan lütuf üzerine lütuf aldık.

Yuhanna 1: 16

 

Wir alle haben aus seiner Fülle Gnade um Gnade empfangen.

Johannes 1, 16

 

Her yılın sonuna doğru büyük bilgin Avgustin’in şu sözlerini hep yazıp duruyorum, yazmaya da hep devam edeceğim, çünkü yapmamız gerekeni bir cümleyle özetliyor bu bilgin.  Şöyle der: Tanrım, sen bizi kendin için yarattın ve biz sonsuza dek seniniz. Eğer tümden sana teslim olmazsak, yüreklerimiz hiçbir zaman o esenliği, o huzuru bulamayacaktır!

Bugün her insanın en büyük ihtiyacı esenlik, huzur, barış, umut ve sevgidir! Bugün birçok suni barış, umut, teselli, sevgi vardır. Ama sonsuz yaşam olan İsa Mesih, bizim yüreklerimize gelip orada konut kurmalıdır. Eğer Mesih yüreğimizde konut kurmazsa, yüreğimiz aslında bomboştur. Sevgi, barış ve bunların ardından sevinç ve umut Tanrı'dan gelir İsa aracılığıyla. Sevgiyi bilmezsem, sevinemem. Mesih'i bilmezsem barışı gönenemem. Barış gönenemezsem, umudum olmaz; umudum yoksa, sonsuz yaşam güvenliğine sahip
25-12-2018:

 

SALI

Dienstag

25

ARALIK

Dezember

 

İSA MESİH’İN DO-ĞUM GÜNÜ İ WEIHNACHTEN

 

Hiçbir vakit, hiç kimse Tanrı’yı görmedi. Ancak Baba’nın bağrında olan biricik Oğul O’nu bildirdi.

Yuhanna 1: 18

 

Niemand hat Gott jemals gesehen. Allein der einzige Sohn, der am Herzen des Vaters ruht, hat ihn kundgemacht.

Johannes 1, 18

 

Atom zerrecikleri gözle görülmez. Ancak geliştirilmiş ve son derece hassas olan fotoğraf makinasıyla gözle görünmeyen zerreler fotoğrafta insan gözüne görünür. Elbette görünen atom parçaları değil, onun fotoğrafıdır. Buna benzerlikte, hiç kimse Tanrı’yı görmemiştir ve göremez. Tanrı’nın doğası ve özü, O’nun insan bedeni almış olan, (ruhsal anlamda) tek Oğlu tarafından dünyaya açıklanmıştır. İncil’in Koloseliler kesiminde şöyle der: “Bu Oğul görünmeyen Tanrı’nın görünen kişiliğidir” (1: 15). Bu yüzden Tanrı’ya ilişkin en doğru anlayışı ve bilgiyi İsa Mesih’te buluyoruz. İsa’nın tabiatı, özü, tutumu ve amaçları aynen Tanrı’yı yansıtıyor. İnsan, yeryüzünde yaşayan bir varlıktır ve Tanrı’yı gerektiği gibi anlayamaz. Ama İsa Mesih, Tanrı’nın nasıl bir yüreğe sahip olduğunu, insanlara ne kadar değer verdiğini ve onları kurtarmak için ne kadar büyük fedakârlıkta bulunduğunu açıklamıştır. Çünkü Mesih Tanrı’nın bağrından çıkıp geldi!


24-12-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

24

ARALIK

Dezember

 

O’nun adını “İmmanuel” koyacaklar. İmmanuel, “Tanrı bizimledir” demektir.

Matta 1: 23

 

Sie werden seinen Namen Emmanuel nennen, was verdolmetscht ist: Gott mit uns.

Matthäus 1, 23

 

(jemandem einen) Namen geben: ad koymak

 

‘İsa’ adının anlamı, Tanrı Kurtarıcıdır. ‘İmmanuel’ adının anlamı, Tanrı bizimledir, demektir. Düşünebiliyor musunuz değerli okuyucumuz, İsa Mesih bir ahırda doğan İmmanuel’dir. Bizimle olmaya gelen Tanrı Sözü’dür. Kurtarmaya, fesatlarımızı kaldırmaya, bize yaşam vermeye gelen kurtarıcıdır.

Bu hayat acılarla doludur; insan genelde yalnızdır. Çoğu zaman da kendisini anlayan biri yoktur. Ama sevgi olan Tanrı bize kadar geldi. O benimledir ve O seninledir. Tanrı, uzakta olan, ilgilenmeyen bir Tanrı değil, yakına gelen, bizimle olan ve ilgilenen, bizi seven bir Tanrı’dır! Gelen kurtarıcıya bu ad verildi. En çok muhtaç olduğumuz esenliği, huzuru, barışı, umudu ve sevgiyi getirdi bu Mesih. Ama sonsuz yaşam olan İsa, bizimle olan Tanrı, sizin de yüreğinizde doğmazsa, yüreğiniz bomboş ve umudunuz yoktur ve yalnızsınız demektir. İman edersen, O seninle olacak ve bu sonsuza dek süren bir beraberlik olacaktır. Daha da güzeli, iman ettiğinde O senin baban ve kurtarıcın olur.


23-12-2018:

 

PAZAR

Sonntag

23

ARALIK

Dezember

 

İşte erden kız gebe kalacak ve bir oğul doğuracak. O’nun adını İmmanuel koyacaklar.

Matta 1: 23

 

Siehe, die Jungfrau wird schwanger werden und einen Sohn gebären. Sie werden seinen Namen Emmanuel nennen, was verdolmetscht ist: Gott mit uns.

Matthäus 1, 23

 

die Jungfrau: erden kız, bakire

 

İsa Mesih’ten 750 yıl kadar önce yaşamış olan Yeşaya Peygamber aracılığıyla Tanrı, bir kızın gebe kalıp bir oğul doğuracağını söylemişti.

Ve bu oğlun niteliklerini de şöyle sıraladı: AYönetim onun omuzlarında olacak. Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı, Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak” (Yeş.9:6). Tanrı’nın bu sözü gerçekleşiyordu. Çünkü Tanrı’nın meleği bakire Meryem’e gelmiş ve kendisinin Tanrı Ruhu’ndan hamile kalacağını, bir oğul doğuracağını ve O’nun adının İsa ve İmmanuel olacağını söylemişti. İmmanuel adının anlamı, ATanrı bizimle” demektir. Demek ki, Tanrı bizi kurtarmak için bizimle olmaya geldi. İnsan gözünde olanaksız olanı Tanrı olanaklı kıldı. Erden kız Meryem gebe kalıp İsa’yı doğurdu. Ezelden beri Tanrı’yla birlikte olan Tanrı’nın Sözü insan bedeni kuşanarak yeryüzüne geldi bizimle olmak ve bizi kurtarmak için.

Tekrar edeyim: Noel, yani Doğuş Bayramının asıl anlamı budur.


 

22-12-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

22

ARALIK

Dezember

 

Tanrısal Söz insan oldu, kayra ve gerçekle dolu olarak aramızda yaşadı. Biz de O’nun yüceliğini, Baba’dan gelen biricik Oğul’un yüceliğini gördük.

Yuhanna 1: 14

 

Das göttliche Wort wurde Mensch und lebte voll Gnade und Wahrheit unter uns. Wir sahen seine Herrlichkeit, die Herrlichkeit des einzigen Sohnes vom Vater.

Johannes 1, 14

 

İsa Mesih nerede doğdu? İsa’dan 700 yıl kadar önce yaşamış olan Mika peygamber, şöyle yazdı: “Sen ey Beytlehem Efrata... hükümdar olacak adam senden çıkacak!” (Mika 5:2). Demek ki İsa Mesih Beytlehem’de doğacaktı ve öyle de oldu. İsa, Beytlehem’de bir yemlikte doğduğu zaman tanrısal Söz insan oldu, tanrısal Söz bizden biri oldu. O, ruhsal anlamda Tanrı’nın Oğlu, varlığı, özü olarak daima cennette Baba Tanrı’yla var olmuştu, ama şimdi dünyaya bir insan olarak gelmeyi seçti ve aramızda yaşadı. Aslında aramızda tapınağını ya da çadırını kurdu anlamındadır bu. Çünkü, Tanrı bizimle bir olmak, özdeş olmak istedi. Tanrı bizim güçsüz, imanımızın zayıf, günahlarımızın ağır olduğunu gördü ve biliyor. Tanrı bizleri kurtarmak için Kendisi kadar değerli olanı, yani O’nun Sözü olan İsa Mesih’i verdi. O’nun bizlere olan merhameti ve sevgisi öylesine yücedir ki, O, öz varlığını, yüreğini bizler için sundu. Bu sevgiyi ve merhameti kabul et
20-12-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

20

ARALIK

Dezember

 

Her şeyde kardeşlerine benzemesi gerekti, öyle ki, Tanrı’ya olan hizmetinde merhametli ve sadık bir başkâhin olup halkın günahlarını Tanrı’ya bağışlatabilsin.

İbraniler 2: 17

 

In allen Dingen mußte er seinen Brüdern gleich werden, damit er barmherzig und ein treuer Hoherpriester im Dienst vor Gott würde, um die Sünden des Volkes sühnen zu können.

Hebräer 2, 17

 

Sevmediğin, nefret ettiğin bir insanı düşün! Sevmediğin böyle bir insana sevgiyle ve merhametle davranabilir misin? Herhalde insan açısından bu mümkün değildir. Ama İsa Mesih bu dünyamıza geldi ve tüm insanlara sevgi ve merhamet gösterdi. O seni de seviyor ve sana karşı da merhametlidir. İşte, eğer Mesih bizlerden biri olmasaydı, yani İsa Mesih bir insan olarak bu dünyaya gelmeseydi, bizlere bu sevgisini, merhametini sunamaz ve bizleri kurtaramazdı. Ezeli ve sonsuz olan İsa bizden biri olmasaydı, biz Kendisine tam güvenemezdik. Bu tanrısal Söz, Tanrı’nın özü, varlığı gerçekten bizlerle bir olmak için insan oldu. O senin bütün zorluklarını, tecrübelerini, sıkıntılarını anlıyor. Çünkü O tüm bu zorlukları bizzat yaşadı, kendi bedeninde tattı, acılardan, elemlerden geçti. Acının, sıkıntının, derdin, yalnız kalmanın, terk edilmenin ne olduğunu iyi biliyor. Bu yüzden O seni anlıyor kardeşim. O’na her durumda, her zaman gidebilir, yüreğini O’na çekinmeden açabilirsin!


19-12-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

19

ARALIK

Dezember

 

Çünkü kendisi acı çekerek denendiğine göre, denenenlere yardım edebilir.

İbraniler 2: 18

 

Denn worin er selbst gelitten hat, als er versucht worden ist, kann er denen helfen, die versucht werden.

Hebräer 2, 18

 

leiden: acı çekmek

versuchen, prüfen: denemek

 

Düşünün bir kere, değerli okuyucumuz! Tanrı, öz yüreğini dünyaya gönderdiği zaman, herhalde şöyle düşündü: “Şimdi Benim Sözüm, biricik varlığım, yüreğim olan Oğlum, insan olacak. Tüm insanlara başkâhin olacak, yani insanların günahlarına karşılık bir kurban, değeri sonsuz bir kurban sunan başkâhin olacak. O, acı çekecek, işkencelere uğrayacak ve çarmıha çakılarak kurban olacak. Böylece kendisine iman edenlere sonsuz kurtuluşu getirecek. Onlara her zaman yardım edebilecek!”

Tanrı’nın sevgi dolu yüreği şimdi senin için de yanıyor, değerli dostum. O senin kurtuluşun için herhangi bir servet ortaya koymadı, herhangi bir meleği kurtulmalık olarak sunmadı, ama kendi yüreğini senin için sundu. Sen böylesine değerlisin Tanrı önünde.

Tabii bunları okuman, ya da bilmen yeterli değil. Tanrı’nın uzattığı bu eli tutman gerekir, yani iman adımını atman gerekir.


18-12-2018:

 

SALI

Dienstag

18

ARALIK

Dezember

 

O’nun adını “İmmanuel” koyacaklar. İmmanuel, “Tanrı bizimledir” demektir.

Yeşaya 7: 14

 

Sie werden seinen Namen Emmanuel nennen, was verdolmetscht ist: Gott mit uns.

Jesaja 7, 14

 

der Name: ad, isim

(einer Sacheİeiner Person) einen Namen geben: ad koymak

 

Yeşaya peygamber İsa Mesih’ten 750 yıl kadar önce yaşadı. Buna rağmen peygamberlik sözüyle İsa Mesih’in kimliğini ve nasıl doğacağını açık ve kesin bir şekilde ortaya koydu. “Rab size bir alamet verecek; işte kız gebe kalacak ve bir oğul doğuracak, O’nun adını İmmanuel koyacaklar; adının anlamı ‘Tanrı bizimledir’” (Yeşaya 7: 14).

Peygamberlik bir merdiven gibidir, yukarıya doğru çıktıkça Tanrı’nın hedefi ve amacı daha açık ve net bir şekilde görülür. Bu peygamberlikte de bunu görüyoruz. Tanrı bizleri kurtarmak için bizimle özdeş olmak istedi. İşte bu nedenle ezelden beri Tanrı ile birlikte olan Mesih İsa, insan oldu ve aramıza geldi. İsa dünyaya geldiğinde Yeşaya peygamberin “O’nun adı İmmanuel olacak” sözü gerçekleşti.  Şimdi Tanrı bizimledir. Başka bir deyişle, Tanrı, bizimle olan bir Tanrı’dır. Tanrı’nın bizimle olabilmesi için de İsa Mesih’in insan olarak dünyamıza gelmesi gerekiyordu. İsa doğdu ve bugün Tanrı bizimledir!


17-12-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

17

ARALIK

Dezember

 

Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.

Yuhanna 8: 56

 

Abraham, euer Vater, jubelte, dass er meinen Tag sehen sollte, und er sah ihn und freute sich.

Johannes 8, 56

 

der Tag: gün

jubeln: coşmak

 

İbrahim üstün bir tanrı bilimine sahip değildi. Ama onun Rab’be imanı vardı. İbrahim, İshak ve Yakup gibi iman babaları, bizim bugün sahip olduğumuz ruhsal bilgiye sahip değillerdi. Ellerinde bizde olduğu gibi yazılı Kutsal Kitap yoktu. İbrahim’i düşündüğümüzde görüyoruz ki, Rab bu adama kerelerce göründü, ona bizim bilmediğimiz ve anlamadığımız şeyler gösterdi. Bugünkü ayetten de anlaşılacağı gibi, İbrahim’in İsa’nın dünyaya geleceği ve duyuracağı Müjde konusunda bilgisi vardı. Özellikle İsa’nın çarmıhı konusunda bizim sandığımızdan fazla bilgisi vardı. İsa’nın kendisi Yahudiler’e “Atanız İbrahim benim günümü gördü ve sevindi” dedi. Evet, inanıyorum ki, İbrahim bizim tahmin edebileceğimizden fazla bilgiye sahipti. Rab ona açıklamalar yapmıştı, ama İsa yüzlerce yıl sonra gelecekti. Rab’bin vaat ettiği gibi de geldi. Bugün günahlarımıza bağış bulup Rab’bin önünde durabiliyor ve sonsuz yaşama sahip olduğumuzu biliyorsak, bu İbrahim’in soyundan gelen İsa Mesih aracılığıyla oldu. Bugün sen de İsa Mesih’e gelip günahlarına yüzde yüz af bulabilirsin.


16-12-2018:

 

PAZAR

Sonntag

16

ARALIK

Dezember

 

Seni fazlasıyla kutsayacağım; soyunu göklerin yıldızları, kıyıların kumu kadar çoğaltacağım... Soyunun aracılığıyla yeryüzündeki bütün uluslar kutsanacak. Çünkü sözümü dinledin.

Yaratılış 22:17-18

 

Darum werde ich dich reichlich segnen und deine Nachkommen überaus zahlreich machen wie die Sterne des Himmels und wie der Sand, der am Ufer des Meeres ist... Und in deinem Samen werden sich segnen alle Nationen der Erde dafür, dass du meiner Stimme gehorcht hast.

1. Mose 22, 17‑18

 

İbrahim en son deneyiminde tam bir itaat göstererek iman okulunu geçtikten sonra, Rab ona, soyunu öylesine çoğaltacağım ki, gökteki yıldızlar, kıyılardaki kumlar kadar olacak vaadini tekrarladı.

Elçi Pavlus da şöyle yazdı: “Tanrı’nın ulusları iman kuralı uyarınca doğrulukla donattığını öngören Kutsal Yazı, İyi Haberi İbrahim’e önceden müjdeledi: ‘Tüm uluslar sende kutlu kılınacak’” (Gal 3:8). Soru şu: Tanrı İbrahim’e bu müjdeyi ne zaman duyurdu? İbrahim oğlunu kurban etmek isterken. Moriya tepesinde İsa Mesih’in çarmıhta ölüp dirileceğini gördü ve buna sevindi İbrahim.

O Moriya tepesinde Tanrı İbrahim’e söylediği “soyun aracılığıyla tüm uluslar kutsanacaktır” sözüyle o ipucunu vermiş oldu. Elçi Pavlus İsa Mesih’i o sonsuz soy olarak gösterdi.

Bugün tüm uluslar İbrahim’in soyundan gelen İsa Mesih’te bereket alıyor, günahlarına af bulup sonsuz yaşama kavuşuyor.

Buna sen de dahilsin değerli dostum.


15-12-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

15

ARALIK

Dezember

 

RAB’bin meleği ikinci kez göklerden İbrahim’e seslendi: ARAB diyor ki... biricik oğlunu esirgemediğin için seni fazlasıyla kutsayacağım.”

Yaratılış 22:15-17

 

Und der Engel des HERRN rief Abraham ein zweites Mal vom Himmel her zu und sprach: ... weil du deinen Sohn, deinen einzigen, mir nicht vorenthalten hast, ... werde ich dich reichlich segnen.

1. Mose 22, 15‑17

 

Rab İbrahim’e, “biricik oğlunu esirgemedin”, diyor, ama İbrahim oğlunu kurban etmedi. Öyleyse İbrahim ne yapmıştı? İbrahim Rab’be inanmış ve itaat etmişti. İbrahim’in yüreğinde sarsılmaz bir iman vardı ve bunu kanıtlamaya oğlunu kurban ederek de hazırdı. İşte bu Rab’bin gözünde İbrahim İshak’ı yakmalık kurban olarak sunmuş sayıldı. Bu nedenle Kutsal Yazı, bir açıdan İbrahim İshak’ı ölümden geri aldı, diyor. Sonra da, Rab ona, seni fazlasıyla kutsayacağım diyor.

Bereket almak için birisini kurban mı etmek gerek? Hayır. Rab’bi hoşnut eden İbrahim’in gösterdiği özveri değil, ileride yer alacak olan evrensel ve sonsuz bir olaya iman yoluyla ışık tutmasıydı. İbrahim oğlunun ölümden dirileceğine inanarak onu sundu. Burada bizim almamız gereken ders budur. İshak yakmalık kurban için kuzunun nerede olduğunu sorunca İbrahim, “Onu Tanrı sağlayacaktır” demişti ve Rab bir koç sağladı. İbrahim koçu kurban etti. Rab yüzlerce yıl sonra, gerçek dünyanın günahını kaldıran o kuzuyu bizim için sağladı. Bu kuzu İsa Mesih’tir. O’na iman ettiğinde sen de o bereketi alırsın.


14-12-2018:

 

CUMA

Freitag

14

ARALIK

Dezember

 

Süleyman bundan sonra RAB'bin Yeruşalim'de babası Davut'a göründüğü Moriya Dağı'nda RAB'bin Tapınağı'nı yaptırmaya başladı. Yevuslu Ornan'ın olan bu harman yerini Davut sağlamıştı.

2 Tarihler 3:1

 

Und Salomo fing an, das Haus des HERRN zu bauen in Jerusalem, auf dem Berg Morija, wo der HERR seinem Vater David erschienen war, an der Stelle, die David bestimmt hatte, auf der Tenne Ornans, des Jebusiters.

2. Chronik 3, 1

 

Rab İsa bu dünyada yaşarken, Süleyman peygamber tarafından Moriya dağında yapılan bu tapınağa sık sık uğradı. İsa Mesih gerçekte Tanrı’nın sağladığı gerçek kurban kuzuydu ve bu kuzu tüm dünyanın günahı için boğazlandı.

İbrahim böylesine büyük bir denenme karşısında Rab’be güvenip itaat ettikten sonra Rab’bin meleği ikinci kez ona görünerek, “Seni fazlasıyla kutsayacağım, bütün uluslar kutsanacak. Çünkü sözümü dinledin” diyor (22:17‑18).

Bu denenmelerden geçtikten sonra Rab’bin inayetini gören İbrahim’in Rab’bine olan bağlılığı, sevgisi daha da derinleşti.

İsa Mesih de şöyle dedi: “Beni seven buyruklarımı benimseyip tutar!” Yani sözümü dinler. “Beni seven, babam tarafından sevilecektir. Ben de onu seveceğim, kendimi ona açıklayacağım!” (Yu.14:21).

Sadece bu ayete baksak bile, kutsanmanın, barışın, esenliğin, huzurun nereden geldiğini hemen görüyoruz. Bu Rab’bin Sözü’nü dinlemektir. Rab Sözü’nün dinlenmesinden hoşlanır! Bundan onur duyar (Ef.3:14-21).


13-12-2018:
 

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

13

ARALIK

Dezember

 

Oraya "RAB sağlar” adını verdi. “RAB'bin dağında sağlanacaktır” sözü bu yüzden bugün de söyleniyor.

Yaratılış 22: 14

 

Und Abraham gab diesem Ort den Namen “der HERR wird ersehen”, von dem man heute noch sagt: Auf dem Berg des HERRN wird ersehen.

1. Mose 22, 14

 

İbrahim’in imanı ve itaati ona çeşitli bereketler getirdi. Önce itaat etmesi Tanrı tarafından onaylanıyor (Yar.22:12), bereket alıyor ve esenlik içerisinde yaşamasını sürdürüyor.

Daha önce uşaklarına, ben tapınmak için oğlumla birlikte oraya (Moriya tepesine) gidip döneceğiz (22:5) demişti. Ve tam bu oldu. O Tanrı isteğine boyun eğdi ve bu Tanrı’yı hoşnut etti. Bu bizim için de geçerlidir. Denenmelerde boyun eğmek, Rab’bin isteğini aramak, barış, esenlik ve bereket getirir.

Sonra İbrahim oğluyla birlikte sunağın yanında durmuşlardı ve İshak canlı bir kurbandı (Rom.12:1-2). Ama Tanrı İshak’ı yeniden İbrahim’e hediye ediyor ve bu itaatten dolayı İbrahim’e yeni bir kutsama vaadinde bulunuyor (Yar.22:16-18). Sadece bu değil, İbrahim ve Oğlu İshak’ın Moriya tepesinde sunağın yanında gösterdikleri o itaat, tüm insanlığa bereket getirdi.

Bu denenmeden sonra, onun Rab’bine olan bağlılığı, sevgisi daha da derinleşti.

Elçi Pavlus şöyle der: “İman yoluyla sevgide kök salın ve temel atın!”


12-12-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

12

ARALIK

Dezember

 

Bizler günah karşısında ölelim, doğruluk uğruna yaşayalım diye, günahlarımızı çarmıhta kendi bedeninde yüklendi. O’nun yaralarıyla şifa buldunuz.

1 Petrus 2: 24

 

Der unsere Sünden an seinem Leib selbst an das Holz hinaufgetragen hat, damit wir, den Sünden abgestorben, der Gerechtigkeit leben; durch dessen Striemen ihr geheilt worden seid.

1. Petrus 2, 24

 

“İbrahim Tanrı’nın ölüleri bile diriltebileceğini düşündü; nitekim İshak’ı simgesel şekilde ölümden geri aldı” (İbr.11:19) diye okuyoruz. İbrahim ve İshak birlikte Moriya dağına çıktılar, onlar tekrar birlikte ‑ baba oğul olarak ‑ geriye, evlerine döndüler (Yar.22:19). Bundan sonra İshak’tan uzun süre, evleneceği zamana dek söz edilmiyor. Bu harika bir resimdir. Çünkü Mesih çarmıhta öldükten sonra halkı O’nu uzun süre görmedi. Ancak simgesel olarak Mesih’in gelini adlandırılan inanlılar topluluğunu yanına alıp dünyaya geri döndğünde, bu dünyada herkes onu görecek.

Denenmelerden geçtiğimiz zaman, Tanrı’ya yaklaşıp bu yolla Mesih’e benzer olmaya doğru gittiğimizi bildiğimizde bu bize teselli olur. İsa Mesih’in çarmıhta ölmesi bizi sadece günahlarımızdan kurtarmakla kalmadı, O’nun ölümü yenerek dirilmesi, acı denenmelerden geçerek kutsallığa doğru gitmemize de destek olur (Rom. 8:29).


11-12-2018:

 

SALI

Dienstag

11

ARALIK

Dezember

 

İbrahim “Oğlum, yakmalık sunu için kuzuyu Tanrı kendisi sağlayacak” dedi. İkisi birlikte yürümeye devam ettiler.

Yaratılış 22: 8

 

Da sagte Abraham: Gott wird sich das Schaf zum Brandopfer ersehen, mein Sohn. Und sie gingen beide miteinander.

1. Mose 22: 8

 

İbrahim’in İshak’ı sunmaya hazır olması aslında Tanrı’nın ne hedeflediğini ve ne yapmak istediğini göstermektedir. Tanrı ruhsal anlamda öz Oğlunu isteyerek, gönülden verdi. İbrahim ile oğlu İshak arasında derin bir sevgi bağı vardı. Bunun gibi Tanrı ile İsa Mesih arasında da derin bir sevgi bağı ve kusursuz bir birlik vardır. Bizler günahlı olduğumuzdan dolayı bu birliğe katılamadık.

Mesih ne yaptı? Çarmıhta bizim yerimize geçti. “Tanrım, Tanrım, neden beni terk ettin?” diye seslendiği zaman O bizim günahımız oldu! Bu nedenle Tanrı O’na günah olarak baktı, O’ndan bir süre yüz çevirdi ve O’nu yargıladı. Bu yargılama İsa için büyük bir acıydı. İsa’nın günahımız olarak yargılanması nedeniyle bizler ruhsal şifa bulduk. Tanrı’yla barıştık. Bu nedenle O’nun önünde durabiliyor ve Rab ile birlikteliğimiz vardır. Çünkü Tanrı ile aramızda duvar gibi duran suçlarımız bağışlandı ve O’nunla barıştık. İşte bu barışma, Rab’bin önünde durabilme, o birlikteliği, esenliği ve güveni getirdi.


10-12-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

10

ARALIK

Dezember

 

Bizler günah karşısında ölelim, doğruluk uğruna yaşayalım diye, günahlarımızı çarmıhta kendi bedeninde yüklendi. O’nun yaralarıyla şifa buldunuz.

1 Petrus 2: 24

 

Der unsere Sünden an seinem Leib selbst an das Holz hinaufgetragen hat, damit wir, den Sünden abgestorben, der Gerechtigkeit leben; durch dessen Striemen ihr geheilt worden seid.

1. Petrus 2, 24

 

Elçi Petrus Mesih İsa’nın bizim uğrumuzda çarmıhta kurban edildiğini söyler. Yeşaya peygamber de aynen şöyle der: AHepimiz koyunlar gibi yolu şaşırdık, her birimiz kendi yoluna döndü ve RAB hepimizin fesadını O’nun üzerine koydu” (Yeş.53:6).

İbrahim oğlu İshak’ı yakmalık sunu olarak kurban etseydi bile, bunun bize bir yararı olmazdı. O bizim yerimize geçip günahlarımızı taşıyamazdı. Neden? Çünkü hem İbrahim hem de İshak ve diğer tüm insanlar kusursuz değillerdi. Onlar da her insan gibi günahlıydılar.

İshak tam bir imanla itaat ederek babasına boyun eğdi. Bu İsa Mesih’in bir resmiydi. Çünkü İsa göksel baba olan Tanrı’ya tam olarak itaat etti, boyun eğdi. Tek kusursuz, günahsız olan İsa Mesih’in boyun eğmesi, kurban edilmesi bizim suçlarımızın yerine geçti. Böylece O günahlarımızı üzerine aldı, onların cezasını ödedi. Bu nedenle şifa bulduk. Muhtaç olduğumuz şifa, Mesih’in bizi affetmesi, günahlarımızın bedelinin ödenmesi, eski yüreğimizin yerine yeni bir yürek almamızdır.


09-12-2018:

 

PAZAR

Sonntag

9

ARALIK

Dezember

 

Biricik oğlunu esirgemediğin için, seni fazlasıyla kutsayacağım, soyunu göklerin yıldızları, kıyıların kumu kadar çoğaltacağım.

Yaratılış 22:16S17

 

Weil du das getan und deinen Sohn, deinen einzigen, mir nicht vorenthalten hast, darum werde ich dich reichlich segnen und deine Nachkommen überaus zahlreich machen wie die Sterne des Himmels und wie der Sand, der am Ufer des Meeres ist.

1. Mose 22, 16‑17

 

İbrahim kendi oğlunu kurban etmeye hazırdı; çünkü elindeki bıçak ve ateş bunu gösteriyordu. Bıçak İshak’ın hayatını sonlandıracak, sunu üzerindeki yanan ateşte sunulacaktı. Ama Rab buna izin vermedi, çünkü onun yerine bir koç gönderdi. Bu da ileride kurban olacak ve sonsuz kurtuluşu getirecek İsa Mesih’i simgelemektedir. İsa Mesih dünyanın günahını tamamen kaldıran ve çarmıhta canını veren tek kurbandır.

İshak babasına, kesilecek kuzu nerede diye sorduğunda, Tanrı İshak’ın yerine bir koç sağladı. Soru şu: Kuzu nerede? Bu bizim için aynı sorudur? Bizi kurtaran kurban nerede? Bunun yanıtını Yahya peygamber veriyor Yuhanna 1:29’da: “İşte, dünyanın günahını kaldıran Tanrı kuzusu! İsa Mesih.”

Golgota’da İsa Mesih tüm dünyanın günahı oldu ve canını verdi. Pavlus, Aİsa Mesih bizim günahımız oldu” (Mt.27:45S46; 2 Kor.5:21) diyor. Ne kadar büyük bir sevgi!


08-12-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

8

ARALIK

Dezember

 

Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi.

Yuhanna 8: 56

 

Abraham, euer Vater, jubelte, dass er meinen Tag sehen sollte, und er sah ihn und freute sich.

Johannes 8, 56

 

der Tag: gün

jubeln: coşmak

 

İshak’ın harika doğumunda İbrahim Mesih’in doğumunu gördü. İsa’nın kendisi, Aİbrahim benim günümü gördü ve sevindi” dedi. İshak’ın düğününde ise Mesih’in gelini olarak simgelenen imanlılar için tekrar geleceğini gördü (Yar.24).

 Şunu da söyleyeyim ki, İshak küçük bir çocuk değil, bir delikanlıydı. Eğer istemeseydi, İbrahim onu asla sunağın üzerine yatıramazdı. Ama İshak babasına güvenen ve ona itaat eden bir oğuldu. Moriya dağında İshak gönüllü olarak sununun üzerine yattığında, İbrahim orada İsa Mesih’in ölümünü ve ölümü yenerek dirilişini gördü. Bunu Golgota tepesinde görmekteyiz. İsa Mesih de zorla değil, ama isteyerek, gönüllü olarak yeryüzüne geldi ve yine gönüllü olarak Baba Tanrı’ya itaat edip çarmıha gitti. İsa Mesih’in çarmıha çakıldığı yer Moriya tepesinde bir yerdir.

İbrahim’den yüzlerce yıl sonra Süleyman Peygamber Moriya tepesinde bir tapınak yaptırdı (2 Tarihler 3:1). Moriya bölgesi simgesel açıdan bizim sonsuz kurtuluşumuzu sağlayan yerdir.


07-12-2018:

 

CUMA

Freitag

7

ARALIK

Dezember

 

RAB’bin meleği, İbrahim, İbrahim diye seslendi... İbrahim çevresine bakınca, boynuzları çalılara takılmış bir koç gördü... Koçu alıp oğlunun yerine yakmalık sunu olarak sundu.

Yaratılış 22:11-13

 

Da rief ihm der Engel des HERRN vom Himmel her zu und sprach: Abraham, Abraham! ... Und Abraham erhob seine Augen und sah, und siehe, da war ein Widder hinten im Gestrüpp an seinen Hörnern festgehalten. Da ... nahm Abraham den Widder und opferte ihn anstelle seines Sohnes als Brandopfer.

1. Mose 22, 11‑13

 

Tanrı neden ihtiyaçlarımızı karşılar? Kendi yüceliği, onuru için yapar. Matta 6:9-13’te Rab’bin sözleri “Adın kutsal olsun”dur; sonra diğer dilekler sıralanır.

Tanrı Moriya dağında İbrahim’in oğlu İshak’ı Tanrı’nın isteği doğrultusunda sunması Rab’bi yüceltti. İsa Mesih’in de kendisini sunması Rab’bi yüceltti. İtaat Rab’bi yüceltir, O’na onur getirir. O zaman kendimize her zaman şunu sormalıyız: Hayatımla, davranışlarımla, hizmetimle ya da sözlerimle Tanrı’ya onur ‑ yücelik getiriyor muyum?

İki insanın ne kadar acı çektiğini düşünürsek, aklımıza Moriya dağında İbrahim ve oğlu İshak gelir. Bu iç savaşından, acıdan sonra Tanrı İbrahim’in oğlunu esirgedi, ama Rab çarmıhta kendi oğlunu esirgemedi. İbrahim’in oğlunu sunmak istemesi, Eski Antlaşma’da İsa Mesih’in çarmıhta kendisini sunmasını gösteren harika bir resimdir.


06-12-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

6

ARALIK

Dezember

 

RAB’bin meleği, İbrahim, İbrahim diye seslendi... İbrahim çevresine bakınca, boynuzları çalılara takılmış bir koç gördü... Koçu alıp oğlunun yerine yakmalık sunu olarak sundu.

Yaratılış 22:11S13

 

Da rief ihm der Engel des HERRN vom Himmel her zu und sprach: Abraham, Abraham! ... Und siehe, da war ein Widder hinten im Gestrüpp an seinen Hörnern festgehalten. Da ... nahm Abraham den Widder und opferte ihn anstelle seines Sohnes als Brandopfer.

1. Mose 22, 11‑13

 

Tanrı nasıl ihtiyacımızı karşılıyor? Doğal yollarla. Tanrı yardım için elinde bir hayvan olan bir melek yollamıyor, İbrahim’de olduğu gibi. O anda İbrahim’in gerçekten de oğlunu kurtarmak için bir kurbana ihtiyacı vardı. İbrahim’in kurban sunmak için sadece bir hayvana ihtiyacı vardı; işte Tanrı da tam zamanında, hatta dakikası dakikasına o kurbanı yolluyor.

Tanrı kimin ihtiyaçlarını karşılıyor? Aslında herkesin, ama Kendisine gelip güvenenlerin hem ihtiyaçlarını, hem de o ihtiyaç döneminde gereken gücü ve esenliği sağlıyor. Tanrı’nın isteğine boyun eğdiğimizde haklı olarak O’nun yardımını da bekleriz. Başka deyişle, Tanrı’ya hizmet sunarken O’nun istediği yolda yaparsak, Rab’bin desteğinde bir eksiklik olmaz. Tanrı, benim isteklerimi, düşüncelerimi ya da yaptığım işleri bereketlemek zorunda değildir. Ama Tanrı kendi işini O’nun istediği şekilde yapanları, kendisine itaat edenleri desteklemek ve bereketlemekle sorumludur, ki bunu da yapıyor.


05-12-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

5

ARALIK

Dezember

 

Tanrı’nın belirttiği yere varınca İbrahim bir sunak yaptı, üzerine odun dizdi. Oğlu İshak’ı bağlayıp odunların üzerine yatırdı.

Yaratılış 22: 9

 

Und sie kamen an den Ort, den Gott ihm genannt hatte. Und Abraham baute dort den Altar und schichtete das Holz auf. Dann band er seinen Sohn Isaak und legte ihn auf den Altar oben auf das Holz.

1. Mose 22, 9

 

İbrahim oğlunu kurban etmeye hazırdır. Ama Tanrı buna engel oluyor ve kendisine oğlu İshak’ın yerine kurban etmek için bir koç sağlıyor. Yani, kesilecek kurbanı Tanrı sağlıyor ve bu kurban İshak’ın yerine sunu üzerine yatırılıyor (22:13). İbrahim burada Tanrı’nın bir adını öğreniyor: Yahwe Yireh ‑ Tanrı sağlar.

Tanrı ihtiyaçlarımızı nerede karşılıyor? Tanrı’nın istediği yerde durduğumuzda! İbrahim, Tanrı’nın onun ihtiyacını karşılayacağı yerdeydi. Eğer Tanrı’nın istemediği bir yerdeysek, Tanrı’nın ihtiyaçlarımızı karşılayacağını da bekleyemeyiz.

Tanrı ihtiyaçlarımızı ne zaman karşılar? Tam Tanrı’nın istediği vakitte. İhtiyaçlarımızı inayet tahtının önüne getirdiğimizde Rab, ihtiyaç duyduğumuz anda gerekeni yapacaktır (İbr.4:16).

Bazen öyle geliyor ki, sanki Tanrı yardım elini uzatmak için son dakikaya kadar bekliyor. Bu insani bir yaklaşımdır. Tanrı asla geç kalmaz.


04-12-2018:

 

SALI

Dienstag

4

ARALIK

Dezember

 

İshak babası İbrahim’e, “Baba” dedi. “Ateşle odun burada, ama yakmalık sunu kuzusu nerede” deyi sordu. İbrahim, “Oğlum, yakmalık sunu için kuzuyu Tanrı kendisi sağlayacak” dedi.

Yaratılış 22:7S8

 

Da sprach Isaak zu seinem Vater Abraham und sagte: Mein Vater! Und er sprach: Hier bin ich, mein Sohn. Und er sagte: Siehe, das Feuer und das Holz! Wo aber ist das Schaf zum Brandopfer? Da sagte Abraham: Gott wird sich das Schaf zum Brandopfer ersehen, mein Sohn. Und sie gingen beide miteinander.

1. Mose 22, 7‑8

 

İbrahim oğlunu yakmalık sunu olarak sunmak niyetindeydi (Yar.22:8). Ama Rab buna izin vermedi. Oğlu yerine bir koç gönderdi ve İbrahim oğlu yerine koçu sunduktan sonra oraya Yahwe Yireh, yani Rab Sağlar adını verdi. Çünkü gereken kurbanı Tanrı sağladı. İbrahim oğluyla o Moriya dağına çıkarken, tüm gerekenleri, ihtiyaç duydukları her şeyi Tanrı’nın yerine getirebileceğini biliyordu. İşte bu imandır.

İbrahim kendi duygularına güvenip de ona göre hareket edemezdi. Hiç kuşku yok ki, oğlunu o yakmalık sununun üzerine yatırdığı zaman büyük bir iç savaşı içindeydi. Oğlunu seviyordu, ama o Tanrısı’nı da seviyordu ve Rab’be itaat etmek istiyordu. İbrahim o Moriya dağın tepesinde yalnızdı ve bu çetin denenme karşısında tek başına savaşmalıydı.

Birçok kez bizler de bir denenme, sorun karşısında tek başımıza savaş vermek zorunda kalırız. Ancak bundan sonra Tanrı’nın bizler için neler yapabileceğini görürüz. Önemli olan Rab’be ve O’nun vaatlerine güvenmektir.


03-12-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

3

ARALIK

Dezember

 

Rab İbrahim’e, İshak’ı, sevdiğin biricik oğlunu al, Moriya bölgesine git, dedi. Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakmalık sunu olarak sun.

Yaratılış 22: 2

 

Und er sprach: Nimm deinen Sohn, deinen einzigen, den du liebhast, den Isaak, und ziehe hin in das Land Morija, und opfere ihn dort als Brandopfer auf einem der Berge, den ich dir nennen werde!

1. Mose 22, 2

 

Tanrı, daha önce “senin soyun oğlun İshak’ta çağrılacaktır” demişti (Yar.21:12; İbr.11:17-18). İbrahim bundan emindi. İman bir açıklama beklemez, iman Tanrı’nın verdiği vaade sarılır. İbrahim Rab’bin söylediklerine itaat ederek İshak’la birlikte Moriya bölgesine gitti. Oraya vardıklarında İbrahim iki hizmetçisine, “Siz burada kalın... Tapınmak için oğlumla birlikte oraya gidip döneceğiz” (Yar.22:5) dedi.

“Gidip döneceğiz!” Oysa Tanrı ona oğlunu kurban etmesini söylemişti.  Şimdi o nasıl bunu diyebilir? Bunu söyleyebildi, çünkü Tanrı’ya iman ediyordu ve tek başına geriye dönmeyi istemiyordu. Ama burada İbrahim nereye gittiğini, ne zaman ve nasıl bu vaatlere kavuşacağını bilmeden Tanrı’ya tam olarak inandı ve itaat etti (İbr.11:8-16). Rab ona soyunun İshak’ta devam edeceğini, ulusları bu yolla bereketleyeceğini söylemişti. İşte bu İbrahim’e o güveni veriyordu. Rab verdiği sözü tutar. Bugün, İsa’ya iman edersen sonsuz yaşamın olacaktır, diyorsa, Rab Sözü’nde sadıktır. Bu nedenle ben hep şunu derim: İmanlının sonsuz yaşamı vardır ve imanlı bundan kesinlikle emin olmalıdır.


02-12-2018:

 

PAZAR

Sonntag

2

ARALIK

Dezember

 

 Şimdi kısa bir süre çeşitli denenmeler sonucu acı çekmeniz gerekiyorsa da, sevinçle coşmaktasınız... İmanınız ateşle arıtıldığı halde yok olup giden altından daha değerlidir.

1 Petrus 1: 6S7

 

Darin jubelt ihr, die ihr jetzt eine kleine Zeit, wenn es nötig ist, in mancherlei Versuchungen betrübt worden seid, damit die Bewährung eures Glaubens viel kostbarer befunden wird als die des vergänglichen Goldes, das durch Feuer erprobt wird.

1. Petrus 1, 6‑7

 

Denenmelerden geçtiğimiz zaman, hemen “Neden Rab, neden ben?” diye yakınıp duruyoruz. Tabii bu denenmenin nedenini öğrenmek istiyoruz. Rab bu yolla kim bilir belki bizim imanımızı koruyor, tıpkı 1 Petrus 1:6S9 ayetlerinde gördüğümüz gibi. Bazen de denenmeler, bizim kişiliğimizin gelişmesi ve olgunlaşması içindir, Yakup 1:2-4’te dendiği gibi.

Denenmeler yoluyla Tanrı bizleri günahtan da korumuş olabilir 2 Kor.12:7S10’da Pavlus’un yaşamında gördüğümüz gibi. Burada Pavlus, bedenimde bir diken vardı ve bunun kalkması için dua ettim, ama gereksiz büyüklenmeyeyim, gururlanmayayım diye, bu acılar benden alınmadı, diyor.

İbrahim Tanrı’nın Sözü’nü duydu ve buna imanla itaat etti. O RAB’bi tanıdıkça, O’nun inayetini daha iyi gördü. İman okulunda büyüyen İbrahim, Tanrı’nın isteğiyle vaadinin asla birbiriyle çelişmeyeceğini çok daha iyi kavradı. Bu nedenle biz bugün kurtuluşumuzun kesin olduğunu biliyoruz.


01-12-2018:

CUMARTESİ

Samstag

1

ARALIK

Dezember

 

Çeşitli denenmelerle karşılaştığınızda bunu büyük sevinçle karşılayın. Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.

Yakup 1: 2S3

 

Haltet es für lauter Freude, meine Brüder, wenn ihr in mancherlei Versuchungen geratet, indem ihr erkennt, dass die Bewährung eures Glaubens Ausharren bewirkt.

Jakobus 1, 2‑3

 

İshak, İbrahim’in biricik oğluydu. İshak’ın doğumu zaten bir mucizeydi. Çünkü Sara’nın çocuk doğurması yaşı nedeniyle olanaksızdı. Ama İbrahim ve Sara Rab’bin verdiği söze iman ettiler. İbrahim ve Sara biricik oğullarını çok seviyorlar; ama onların yaşamlarına bir anlam katan bu oğullarını sanki Tanrı onların elinden almak istiyor. Çünkü İshak’ın Moriya tepesinde kurban edilmesini istiyor (Yar.22).

İmanımız denenmelerden geçtikten sonra ancak rayına oturabilir. Bunu bir çok iman babalarının ve peygamberlerin yaşamında da görmekteyiz. Örneğin Yusuf, Mısır’a satılarak, uzun yıllar cezaevinde haksız yere kalarak imanda güçlendi. Musa, Kızıl denizin önünde durduğunda o iman deneyiminden geçti. Davut, mağaralarda saklanmak zorunda kaldığında bu deneyimleri yaşadı. İsa Mesih Golgota’da en büyük deneyimden geçti. Sonuç hep aynıydı. Bu insanlar ve bugün bizler açıklamalarla değil, Tanrı’nın verdiği vaatlerle yaşıyoruz. Ve bu denenmelerin her zaman bizleri bir adım ileriye götürdüğünü bilmeliyiz.

İbrahim’in denenmesi de aynı amaca hizmet etmekteydi.


30-11-2018:

 

CUMA

Freitag

30

KASIM

November

 

Tanrı kendisine güvenilendir. Gücünüzü aşan biçimde denenmenize izin vermez. Dayanabilmeniz için denenmeyle birlikte çıkış yolunda sağlayacaktır.

1 Korintliler 10: 13

 

Gott aber ist treu, der nicht zulassen wird, dass ihr über euer Vermögen versucht werdet, sondern mit der Versuchung auch den Ausgang schaffen wird, so dass ihr sie ertragen könnt.

1. Korinther 10, 13

 

Her imanlı günah işlemek için denenmelerden geçer, 1 Kor.10:13’te de okuduğumuz gibi. Ama her imanlı bu iman denenmesinden başarıyla çıkmaz. Ama Tanrı tarafından sağlanan sınav ‑ denenme imanlıyı bir adım daha ileri götürür iman hayatında. Tanrı Lut’tan hiçbir zaman İbrahim’den beklediği şeyi beklemez. Neden? Çünkü Lut zaten tercihini dünyadan yana koymuştur ve bu nedenle de hiçbir zaman İbrahim’in ulaştığı o iman olgunluğuna gelemedi. İman hayatında denenmeler iman okulunda yüksek bir sınıfa geçmek gibidir. Tanrı, o denenmelerden geçerek büyüyeceğimizi gördüğünde, bu imtihanlara izin verir.

Biliyoruz ki, yaşam kuralları zordur. Ama bu zorluklar, hayatın gerçekleri olduğunu, onlardan asla kaçamayacağımızı gördüğümüz, öğrendiğimiz zaman o kadar da zor gelmezler. Tabii ki hayat, özellikle de iman hayatı bir geziye çıkmak değildir. İman hayatı bir okuldur. Okulda sınıfı geçmek var. Bunun için de çalışmak, uğraşmak, çaba göstermek, yani Tanrı Sözü’nde gelişmek gerekir.


29-11-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

29

KASIM

November

 

Herkes kendi tutkusunun ayartması ve kandırması sonucunda denenmeye uğrar.

Yakup 1: 14

 

Ein jeder aber wird versucht, wenn er von seiner eigenen Begierde fortgezogen und gelockt wird.

Jakobus 1, 14

die Begierde: tutku

 

Dünyada yaşıyoruz ve bu dünya gerçekten de dertlerle, sıkıntılarla ve acılarla doludur. Bundan kaçış yok. Birçok olay elimizde olmadan başımıza gelir, ama çoğu zaman da kendi itaatsizliğimiz yüzünden acı çekeriz ya da hayal kırıklığına uğrarız, tıpkı İbrahim’in Mısır’a ya da Gerar’a giderek yardım araması gibi (Yar.12:10; 20).

Bazen insanın ruhunun yaralanması bu hayatta normaldir, yani hayatın gerçekleri kapsamındadır. Bazen sevdiğimiz bir dostumuzdan ayrılmak zorunda kalabiliriz ya da sevdiğimiz birini yitirebiliriz. Bazen hayatın acı tecrübeleriyle yaşamak zorunda kalırız.

Aslında denenme ile imtihan, tecrübe arasındaki farkı öğrenmeliyiz. Denenmeler genelde kendi arzularımızdan doğmaktadır Yakup 1:12‑16’da da dediği gibi. Aslında bu denenmeye ayartılma da demek mümkün. Ama imtihan ya da sınav belirli bir amaca hizmet etmek için Tanrı tarafından izin verilir. Denenmeleri şeytan bizi yıkmak, kötü taraflarımızı ortaya koymak için kullanır. Ama sınav Kutsal Ruh tarafından kullanılarak içimizde olanların ışığa çıkması sağlanır (Yakup 1:1-6).


 

28-11-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

28

KASIM

November

 

İbrahim denendiği zaman imanla İshak’ı sundu. Tanrı vaatlerini almış biri olarak tek oğlunu sunmaya hazırlandı.

İbraniler 11: 17

 

Durch Glauben hat Abraham, als er geprüft wurde, den Isaak dargebracht, und er, der die Verheißungen empfangen hatte, brachte den einzigen Sohn dar.

Hebräer 11, 17

 

İbrahim’in hayatı hep denenmelerle geçerek gelişti. Onun bir denenmesi bir savaş sırasında oldu (Yar.14:1-16), ve kendisine hazineler sunuldu, ama o Sodom’un zenginliğinden bir şey istemedi (Yar.14:17-24).

En büyük denenmesinden biri de çocuk sorunuydu. İbrahim ve Sara’ya vaat edilen çocuk gelmeyince, bu kez kendileri bir şeyler yaptılar ve Sara’nın da isteğiyle, Hacer İbrahim’e verildi ve ondan İsmail doğdu (Yar.16).

Daha sonra İsmail ile annesinin evden atılması İbrahim için büyük bir denenmeydi (Yar.21:14-21).

Tabii ki her zor denenme Tanrı tarafından gönderilen bir denenme değildir. Ama bu denenmelerden öğrenebiliriz eğer doğru bir yaklaşımla yaklaşabilirsek.

Elçi Yakup şöyle der: “Denenmeye katlanan adam mutludur. Çünkü onaylandığında, Tanrı’nın kendisini sevenlere vaat ettiği yaşam tacını alacaktır” (Yakup1:12-16).


27-11-2018:

 

SALI

Dienstag

27

KASIM

November

 

İbrahim denendiği zaman imanla İshak’ı sundu. Tanrı vaatlerini almış biri olarak tek oğlunu sunmaya hazırlandı.

İbraniler 11: 17

 

Durch Glauben hat Abraham, als er geprüft wurde, den Isaak dargebracht, und er, der die Verheißungen empfangen hatte, brachte den einzigen Sohn dar.

Hebräer 11, 17

 

İbrahim çağrıldığı andan başlayarak hep denenmelerle karşılaştı. İlk denenmesi onun ailesiyle olan ilişkileriydi. RAB ona, “Ülkeni, akrabalarını, baba evini bırak, sana göstereceğim ülkeye git” dedi (Yar.12:1). Neden İbrahim ülkesini, ailesini, anne babasını bırakması gerekiyordu? Putperest bir ortamda, ailede imanda büyüme olmaz. İbrahim bu ilk denenmede itaat ederek yola koyuldu, ama ailesini, akrabalarını da yanına alarak yola çıktı (Yar.11:27-12:5). Ama Rab sabırla onu eğitti, büyüttü ve İbrahim doğru bir adım attığında, Rab ona tekrar konuşmaya başladı.

İkinci denenmesi, ülkede baş gösteren korkunç kıtlıktı. Bu denenmede İbrahim başarısızlığa düştü. Çünkü Tanrı’ya güveneceği yerde, Mısır’a giderek orada yardım aradı (Yar.12:10-13:4).

İbrahim’in üçüncü denenmesi, Lut ile yaşadığı denenmeydi (Yar.13:5‑18), ki İbrahim burada iyi bir yol izledi.

İman okulunda imanın denenmesi gerekir; yoksa ruhsal olarak nerede durduğumuzu bilemeyiz.


26-11-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

26

KASIM

November

 

İbrahim denendiği zaman imanla İshak’ı sundu. Vaatleri almış olan İbrahim biricik oğlunu kurban etmek üzereydi.

İbraniler 11: 17

 

Durch Glauben hat Abraham, als er geprüft wurde, den Isaak dargebracht, und er, der die Verheißungen empfangen hatte, brachte den einzigen Sohn dar,

Hebräer 11, 17

 

İbrahim büyük bir iç savaşından sonra, itaat ediyor. Bunu nasıl yapabildi? İman ile. İbrahim iman ile Tanrı buyruğuna uyup oğlunu kurban etmek istedi. Gittikleri dağ, Moriya’dır ve bu dağa ‘denenme dağı, itaat dağı’ diyebiliriz. Çünkü Moriya dağı, İbrahim’in tam olarak itaat ettiğini gösteren dağdır. Moriya dağına ‘karar verme’ dağı da diyebiliriz. Çünkü İbrahim duyduğu Tanrı sesine itaat edip oğlunu kurban etmeye kararlıydı. Bu dağ aynı zamanda, Tanrı’nın İbrahim’in yüreğinin sesini duyan bir dağdır da. Çünkü bu dağda İbrahim’in yüreğinde olan haykırışa Tanrı bir kurban sağlayarak karşılık verdi.

Tanrı’nın sesini duymamız için ruhsal anlamda Tanrı’nın dağına çıkmamız gerekir. Bugün Tanrı bize kendi Sözü aracılığıyla konuşmaktadır. Biz o Sözü okuyarak ve O’na itaat ederek Tanrı’nın sesini duyarız. Tanrı da bizi Sözü aracılığıyla bereketler, yüreğimize esenliğini ve barışını koyar.


25-11-2018:

 

PAZAR

Sonntag

25

KASIM

November

 

Moriya bölgesine git, orada sana göstereceğim bir dağda sevdiğin biricik oğlun İshak’ı yakmalık sunu olarak sun.

Yaratılış 22:2

 

Nimm deinen Sohn, deinen einzigen, den du liebhast, den Isaak, und ziehe hin in das Land Morija, und opfere ihn dort als Brandopfer auf einem der Berge, den ich dir nennen werde!

1. Mose 22, 2

 

Biricik oğlunu kurban olarak sunmak bir baba için mümkün mü? Yüz yaşındayken oğlu İshak doğmuştu.  Şimdi Tanrı nasıl böyle bir şey isteyebilirdi? İbrahim haklı olarak şöyle haykırabilirdi ‑ belki de haykırdı: Madem onu kurban etmemi istiyorsun, öyleyse onu neden bana verdin? Böyle bir acı yaşamamı neden istiyorsun?

Buradaki söze dikkat edin: AGit, o biricik oğlunu kurban et!” Tanrı gerçekten ne istiyordu? “Rab İbrahim’i denedi” diyor, bu bir. İkinci olarak İshak, İbrahim için her şeydi. Herhalde İbrahim tüm güvenini oğluna bağlamıştı. Bundan başka bir şey görmüyordu. Artık Tanrı onun hayatında ilk sırayı almıyordu. Güvenini de o biricik oğluna bağlamıştı. Bu pek sağlıklı bir yaklaşım ve sevgi değildi. Rab ona bu yolla kime güvenmesi gerektiğini gösterdi. İkinci olarak, İbrahim’i bu yolla geliştirdi, olgunlaştırdı ve onun imanını en doruk noktaya çıkardı. Ona oğlunu sağlıklı bir şekilde sevmesini gösterdi. Bu denenmeden itaat ve iman ile zaferle çıkan İbrahim gerçek anlamda oğluna sahip oldu. Denenmelerde Rab’bin bir amacı ve hedefi vardır, ama iyi yönde.


24-11-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

24

KASIM

November

 

Tanrı, şimdi oğlunu, sevdiğin biricik oğlunu, İshak’ı al ve Moriya diyarına git, dedi. Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakılan kurban olarak sun.

Yaratılış 22: 2

 

Und er sprach: Nimm deinen Sohn, deinen einzigen, den du liebhast, den Isaak, und ziehe hin in das Land Morija, und opfere ihn dort als Brandopfer auf einem der Berge, den ich dir nennen werde!

1. Mose 22, 2

 

İbrahim’in oğlu olduktan sonra ‑ İsmail’i de annesiyle beraber evinden yolladıktan sonra ‑ İshak’a aşırı oranda bağlandı. Büyük olasılıkla sevgisi sağlıklı bir sevgi değildi. Tanrı onu bu sağlıksız tutumdan, bağdan özgür etmek istiyordu. Tanrı hayatımızda ilk sırayı aldığında hayatımız, ilişkilerimiz sağlıklı olur. İbrahim şimdi en büyük denenme karşısında itaat edecek duruma gelmiş ve Rab’be “İşte ben” diyebilirdi.

Tanrı da bizim hayatımızda ilk sırayı almak istiyor. Bu bazen zor, ağır gelebilir, hatta bize pahalıya mal olabilir, ama sonu berekettir. Peki beni Tanrı’ya “İşte ben” demeye, Rab’be itaat etmeye, O’nun isteğini aramaya ve uygulamaya engel olan faktörler nelerdir? Bir insan, bir çocuk ya da aşık olduğun birisi olabilir. Bir eşya, mal mülk, işin, kariyerin olabilir. Bunlardan kurtulmak zor da olsa mümkündür, ama insanın kendi benliği, kendi egosu en büyük engeldir. Öfke, suçlama, kıskanma, kendimizi öne atma her insanın sorunudur. Kendimi kırmaya, alçakgönüllü olmaya, hayatımda ilk sırayı Rab’be vermeye hazır mıyım? İşte o zaman esenlik, bereket gelir.


23-11-2018:

 

CUMA

Freitag

23

KASIM

November

 

Tanrı, şimdi oğlunu, sevdiğin biricik oğlunu, İshak’ı al ve Moriya diyarına git. Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakılan kurban olarak sun.

Yaratılış 22: 2

 

Und er sprach: Nimm deinen Sohn, deinen einzigen, den du liebhast, den Isaak, und ziehe hin in das Land Morija, und opfere ihn dort als Brandopfer auf einem der Berge, den ich dir nennen werde!

1. Mose 22, 2

 

İbrahim’in “İşte ben” demesinden sonra Rab ne diyor İbrahim’e? ASevdiğin o biricik oğlun İshak’ı al, Moriya bölgesine git, orada sana göstereceğim dağda oğlunu yakılan kurban olarak sun!”

Tanrı’nın böyle bir istekte bulunması mümkün değil! “Biricik oğlunu kurban et!” Bunu Tanrı nasıl isteyebilir? Başka bir durum da o dönemlerde İshak, öyle küçük bir çocuk değil, yetişkin, hatta 30 yaşında olduğunu söyleyen uzmanlar vardır. Ben de öyle düşünüyorum.  Şimdi İbrahim’in, 30 yaşındaki oğlunu kurban etmesi isteniyor. İbrahim oğlunu nasıl kurban edebilir ki? Gücü de yetmez.

Peki Tanrı neden İbrahim’den böyle bir şey istiyor? Bazıları İbrahim’i denemek için, diyecek. Peki Tanrı bilmiyor muydu İbrahim’in itaat edeceğini? İkinci olarak, neden daha önce bunu istemedi de, 30 yıl sonra, oğlu 30 yaşına geldiğinde bunu istedi? Daha önce isteseydi, İbrahim itaat etmeyecekti. Bu bir. İkinci olarak Tanrı’nın sabırla İbrahim’i eğitmesi, imanda büyütmesi ve kendisine güvenmesi gerektiğini onun hayatında oluşturmalıydı.


22-11-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

22

KASIM

November

 

Tanrı İbrahim’i deneyip ona şöyle dedi: Ey İbrahim”! O da Aİşte ben” yanıtını verdi.

Yaratılış 22:1

 

Und es geschah nach diesen Dingen, da prüfte Gott den Abraham. Und er sprach zu ihm: Abraham! Und er sagte: Hier bin ich!

1. Mose 22, 1

 

Tanrı İbrahim’e 7 kez seslendi, ona göründü.

İlki, Yaratılış 12:1, ikincisi 12:7’de. Üçüncü olarak 13:14’te. Dördüncü görünmesi 15:1’de, beşincisi 17:1, altıncısı 18:1’deydi.

Tanrı’nın İbrahim’e seslendiği bu 6 yerde İbrahim’in ülkesini bırakmasını, korkmamasını, kendisini büyük ulus yapacağını, bereketleyeceğini, sadece iman edip Rab’be güvenmesi gerektiğini belirtti. Ama Yaratılış 22’de büyük bir denenme geliyor ve Rab İbrahim’e sesleniyor ve İbrahim Aİşte ben” karşılığını veriyor.

Neden şimdi İbrahim “İşte ben” sözünü kullanıyor? “İşte ben!” ne demektir? Dinlemeye, verdiğin buyrukları yapmaya ve sana itaat etmeye hazırım, demektir. Tanrı’nın da İbrahim’i getirmek istediği nokta tam buydu. Bizim yaşamımızda da Tanrı’nın görmek istediği nokta budur. Rab bizim O’na “İşte ben! Seni dinlemeye ve itaat etmeye hazırım” deme aşamasına gelmemizi ister.


21-11-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

21

KASIM

November

 

Tanrı İbrahim’i denedi. “Ey İbrahim”, diye seslendi. O, Aİşte ben” dedi. Tanrı, “İshak’ı, sevdiğin biricik oğlunu al, Moriya bölgesine git” dedi. “Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakmalık sunu olarak sun!”

Yaratılış 22:1-2

 

Gott prüfte den Abraham. Und er sprach zu ihm: Abraham! Und er sagte: Hier bin ich! Und er sprach: Nimm deinen Sohn, deinen einzigen, den du liebhast, den Isaak, und ziehe hin in das Land Morija, und opfere ihn dort als Brandopfer auf einem der Berge, den ich dir nennen werde!

1. Mose 22, 1‑2

 

Rab İbrahim’den insani açıdan imkansız gibi gözüken bir şey istiyor. “İshak’ı, sevdiğin biricik oğlunu al, Moriya bölgesine git” dedi. AOrada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakmalık sunu olarak sun!”

Neden Tanrı İbrahim’in böyle bir de­nen­me­den geçmesini istedi? Tanrı onun yüreğini bilmiyor muydu? İtaat edip etmeyeceğini bilmiyor muydu? Bunun yanıtını yarın biraz daha ayrıntılı vereceğim. Ama şu kadarını söyleyeyim ki, Tanrı İbrahim’i iman okulundan mezun etmek istiyordu. Bu nedenle bu son denemeyi de geçmesi gerekirdi.

Eğer denenmelerden geçiyorsak, bu denenmeleri Rab bizim iyiliğimiz için kullanır ve özellikle de denenmeler bizi olgunlaştırır, güçlendirir.

Buradaki olay aslında İsa Mesih’in Golgota tepesinde kurban olacağının harika bir resmini göstermektedir. İsa’nın tam bir itaatle Golgota tepesinde hayatını vermesi büyük bir zafer getirmiştir.

Bir insan Tanrı’nın yüceliği için nasıl bir yaşam sürdürmesi gerektiğini İbrahim’den öğrenebilir.


20-11-2018:

 

SALI

Dienstag

20

KASIM

November

 

RAB İbrahim’i denedi ve ona, “Ey İbrahim” diye seslendi. O da, Aİşte ben” dedi.

Yaratılış 22: 1

 

Und es geschah nach diesen Dingen, da prüfte Gott den Abraham. Und er sprach zu ihm: Abraham! Und er sagte: Hier bin ich!

1. Mose 22, 1

 

İbrahim 75 yaşındayken iman okuluna başladı. Yaratılış 21’e geldiğimizde İbrahim yüz yaşındadır ve halen etkili bir şekilde tecrübelerden geçmektedir.

Biz insanlar hiçbir zaman hayatın meydan okuması karşısında ve her zaman yeni şeyler öğrenmek için geç kalmış ya da yaşlanmış değiliz. Yani hayatımızın her alanında öğrenmek, tecrübe sahibi olmak için geç değildir. Eğer öğrenmeden vazgeçersek, büyümekten, olgunlaşmaktan da ve daha da önemlisi yaşamaktan vazgeçmişiz demektir.

Habakkuk peygamber bizlere şöyle der: “Doğru kişi imanla yaşayacaktır!” Bu şu demektir: Bizler her gün yeniden Tanrı’yı duymaya ve O’nun sözlerine itaat ederek yaşamaya muhtacız.

İbrahim de 25 yıl boyunca Rab ile yürüdü, bazen hatalar yaptı, yanlış adımlar attı, ama Rab onu bırakmadı; eğitmeye, olgunlaştırmaya devam etti.  Şimdi, Tanrı son olarak İbrahim’in zor bir denemeden daha geçmesini isteyecektir. Ama bu deneme İbrahim’i tam Tanrı’nın istediği kıvama getirecektir.


19-11-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

19

KASIM

November

 

İbrahim... biraz yiyecek, bir tulum da su hazırlayıp Hacer’in omzuna attı, çocuğunu da verip onu gönderdi.

Yaratılış 21: 14

 

Und Abraham ... nahm Brot und einen Schlauch Wasser und gab es der Hagar, legte es auf ihre Schulter und gab ihr das Kind und schickte sie fort.

1. Mose 21, 14

 

Bu durum oldukça üzücüdür. Eminim ki, İbrahim gözyaşları içinde onları yolcu etti, İsmail’in gidişi, onun yüreğinden bir parçayı da alıp götürdü. İsmail’in babasından ayrılması da çok çok üzücüydü.

Hacer ve İsmail’in çöl yolculuğunda suları bitti. Sonra oğlunun ölümünü görmemek için onu bir çalının altında bırakıp biraz ileriye gidip hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Onları unutmayan biri vardı. O Tanrı’ydı. Bu çölde yine Hacer’e görünüp “Korkma” diyor. AKalk, oğlunu kaldır, elini tut. Onu büyük bir ulus yapacağım.” Sonra Tanrı Hacer’in gözlerini açtı ve Hacer bir kuyu gördü. Gidip tulumunu doldurdu, oğluna içirdi. Çocuk büyürken Tanrı onunlaydı... Annesi İsmail’i bir Mısırlı kızla evlendirdi (Yar.21:14‑21).

Bundan sonra İsmail ve soyu sahneyi terk ediyor. İsmail’in soyuna ara sıra rastlıyoruz. Bu soy günümüze kadar gelmiştir ve bu insanlar Arapları oluşturmaktadır. Rab halen herkesi sevdiği gibi onları da seviyor.


18-11-2018:

 

PAZAR

Sonntag

 

18

KASIM

November

 

Tanrı İbrahim’e, Oğlun ve cariyen için üzülme dedi, Sara’nın sözünü dinle. Çünkü senin soyun İshak’la sürecektir.

Yaratılış 21:12

 

Aber Gott sprach zu Abraham: Lass es nicht übel sein in deinen Augen wegen des Jungen und wegen deiner Magd; in allem, was Sara zu dir sagt, höre auf ihre Stimme! Denn nach Isaak soll dir die Nachkommenschaft genannt werden.

1. Mose 21, 12

 

Çok kez göksel tasarıları anlamakta zorluk çekeriz. Hacer ile İsmail’in evden atılması hoş bir şey değildi. Hem İbrahim hem de Rab için üzücü bir şeydi. Ne var ki bazen kendi akılsızlığımızdan dolayı bazı durumlar gelişir ve bunun kendi hatamız olduğunu unutarak Rab’bi suçlamaya girişebiliriz. Bu olayda Rab’bi asla suçlayamayız. Daha İsmail doğmadan önce Rab’bin tasarısı tüm ulusların İshak’ın soyunda kutsanacağıydı (Rom. 9:7‑9).

İsmail ne yazık ki itaatsizliğin, sabırsızlığın ve insani çözümün, başka deyişle günahın sonucunda dünyaya geldi. Tabii ki İsmail’in bunda hiçbir suçu yoktu. Bu nedenle de Tanrı İsmail’i de kutsayacağını söyler. İbrahim zor bir karar vermek zorundadır, ama Rab onun acısını bildiği için, ona “Cariyenin oğlundan da bir ulus yaratacağım. Çünkü o da senin soyundur” (Yar.21:13) diyor.

Kimdir İsmail’in soyu? Araplar. İshak’ın soyu da Yahudiler’dir. Demek ki, Araplar ve Yahudiler kardeştirler aslında.


 

17-11-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

 

17

KASIM

November

 

Dengesiz insan tuttuğu yolların tümünde kararsız olan kişidir.

Yakup 1:8

 

Doch ein wankelmütiger Mann ist unbeständig in allen seinen Wegen.

Jakobus 1, 8

 

die Entscheidung: karar

unbeständig, veränderlich: kararsız

 

Eski Greklerde bir çeşit at yarışı vardı. Bu yarışta iki at yan yana durdurulur ve binici bir ayağını bir atın sırtına öbür ayağını ise öbür atın sırtına koyup yarışa başlardı. Önemli olan hızlı gitmek ya da hedefe herkesten önce varmak değil, at üzerinde kalabilmekti. Atlar aynı hizada aynı hızla gittikleri süre binici iki atın üzerinde kalabiliyordu. Ama atlardan biri daha hızlı gitsin ya da başka bir yöne doğrulsun, binici hemen dengesini kaybedip yere düşerdi. Bence bu ikili at yarışı insandaki iki benliğin resmini çizer. Doğal benlik ile Ruhsal benlik her zaman birbirine zıt kutuplara koşar. Birbiriyle uyum içinde yaşayabilselerdi sorun olmazdı, ama bu iki tabiat birbirine asla uymuyor.

Hayatın yarışında bir ayağın bir at üzerinde öbür ayağın da diğer at üzerinde gidemezsin. Hangi ata bineceksin? Karar vermelisin. Ya doğal benliğe ya da ruhsal yaşama uyacaksın! Her iki atı aynı anda kontrol edemezsin. Yani hem günaha hem de Rab’be hizmet edemezsin (Rom.6:12-13).


16-11-2018:

 

CUMA

Freitag

 

16

KASIM

November

 

Dengesiz insan tuttuğu yolların tümünde kararsız olan kişidir.

Yakup 1:8

 

Doch ein wankelmütiger Mann ist unbeständig in allen seinen Wegen.

Jakobus 1, 8

 

das Gleichgewicht: denge

unausgeglichen, wankelmütig: dengesiz

 

Yakup ‘dengesiz, yani iki yürekli insan kararsız insandır’, diyor. İki yüreklilik kabul görmeyen bir yaklaşımdır.

Ruhsal konularda kuşkuya düşen kişi rüzgarın çalkaladığı ve sağa sola savurduğu denizin kabarmasına benzer. İnanlılar topluluğundaki bazı imanlılara baktığımız zaman bu kararsızlığı görürüz ve üzülürüz. Bazen acı verse bile kesin kararlar vermek gerektir. Dünya ile uyum sağlayamadığımıza göre neden bocalayıp duruyoruz. Mesih imanlısı dünyaya ait değildir. Onun vatanı göktedir. Dünyada kalıcı bir yeri yoktur. O zaman neden dünyanın gittiği yoldan gitmeye çalışalım? Bunun hiçbir anlamı yoktur. Hem Rab’bin yolunda hem de dünyanın gittiği yolda gidemeyiz. İki efendiye birden kulluk edemeyiz. Bunu yapmaya çalışırsak bir çeşit ruhsal şizofreni hastası gibi davranmış olacağız.


15-11-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

15

KASIM

November

 

Bu İbrahim’i çok üzdü, çünkü İsmail de kendi oğluydu.

Yaratılış 21:11

 

Und dieses Wort war sehr übel in Abrahams Augen um seines Sohnes willen.

1. Mose 21, 11

 

traurig machen: üzmek

der Sohn: oğul

 

İsmail, İbrahim’in öz oğluydu. Rab’bin vaadini hesaba katmayacak olursak hem İsmail hem de İshak İbrahim’in sevgisine aynı oranda lâyıktı. Hatta gerçeklere bakacak olursak İbrahim’in İsmail’e karşı biraz daha derinleşmiş bir sevgiye sahip olması gerekir, çünkü İshak yeni doğmuş bir bebekti. İsmail ise on üç on dört yıldır İbrahim’in yüreğinde özel bir yer kazanmıştı. Bir baba olarak İbrahim’in İsmail’e karşı derin duyguları vardı. Hemen bir çırpıda genç oğlunu annesiyle birlikte evinden kovamazdı, ama yine de bir şey yapılması gerekiyordu.

Rab’bin İshak konusunda verdiği vaadin yerine gelmesini beklerken Sara’nın sabırsızlığı ve İbrahim’in kararsızlığı yüzünden bu durum ortaya çıkmıştı. Suç İsmail’de değil, İbrahim ile Sara’daydı. Sara ve İbrahim RAB’bin vaadini bekleseydi, tüm bu üzücü gelişmeler olmayacaktı.

Bu bizlere de büyük bir derstir. Kararsızlık, şüphe imanlının iman hayatını sarsar. “Dengesiz insan tuttuğu yolların tümünde kararsız olan kişidir” (Yakup 1:8) diyor Tanrı Sözü. Oysa bizler Tanrı Sözü’ne güvenmeliyiz.


 

14-11-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

14

KASIM

November

 

Sara, Mısırlı Hacer’in İbrahim’e doğurduğu oğlu İsmail’in alay ettiğini görünce, İbrahim’e, “Bu cariyeyle oğlunu kov” dedi, “Bu cariyenin oğlu benim oğlum İshak’ın mirasına ortak olmasın”.

Yaratılış 21:9-10

 

Und Sara sah den Sohn der Ägypterin Hagar, den diese dem Abraham geboren hatte, scherzen. Da sagte sie zu Abraham: Vertreibe diese Magd und ihren Sohn, denn der Sohn dieser Magd soll nicht mit meinem Sohn Erbe werden, mit Isaak!

1. Mose 21, 9‑10

 

Sara Hacer’i İbrahim’e sunduktan sonra aile içinde olan çekişmeyi, kıskançlığı, eziyeti ve hor görmeyi anımsayacaksınız. Sonra Hacer dayanamayıp kaçtı, ama Rab onu çölde bulup geri dönmesini istedi. Hacer de itaat etti ve geriye döndü. Bundan sonra ailede bir çekişme, kavga pek fazla gözükmüyor. Öyle görünüyor ki, Hacer’in Rab ile yaşadıkları Sara’yı da etkilemiş ve birlikte yaşamayı sürdürdüler. Ama şimdi İshak doğdu, tüm dikkatler onun üzerine toplandı. Büyük bir şölen veriyor İbrahim oğlu İshak için. Ama İsmail kardeşini kıskanıyor ve onunla alay ediyor. Bu da daha önce de belirttiğim gibi günahlı insanın tutumudur. Bugün de halen kardeşler arasında kıskançlık vardır. Bunu gören Sara, yeniden öfkeleniyor, küplere biniyor ve Hacer ile İsmail’i evden kovmasını istiyor. İbrahim her ne kadar çok üzüldüyse de, sonunda Sara’nın dediğini yaptı, Hacer’i de kendi ailesine gönderdi. Bundan sonra da İbrahim oğlu İsmail’i bir daha göremeden bu dünyadan göç edip gitti.


 

13-11-2018:

 

SALI

Dienstag

13

KASIM

November

 

Çocuk büyüdü, sütten kesildiği gün İbrahim büyük bir şölen verdi.

Yaratılış 21:8

 

Und das Kind wuchs und wurde entwöhnt; und an dem Tag, als Isaak entwöhnt wurde, bereitete Abraham ein großes Mahl.

1. Mose 21, 8

 

wachsen: büyümek

 

Doğal bir bebeğin hayatında olduğu gibi ruhsal yaşamda da insan sürekli olarak süt ile beslenemez; katı yiyecekler alması gerekir. Her gün Yuhanna 3:16’yı ya da Mezmur 23’ü okumakla ruhsal gelişme olamaz. İbranilere mektubun yazarı da bunu düşünerek iman hayatında gelişme göstermeyenlere hitaben şöyle yazdı: “Şimdiye dek öğretmen olmanız gerekirdi. Tanrı bildirilerinin ilk öğelerini size yeniden öğretecek birine gereksinmeniz var. Katı yiyeceğe değil, süte gereksinim duyar oldunuz. Oysa sütle beslenen, doğruluk sözü konusunda görgüsüzdür. Çünkü çocuktur. Katı yiyecekse yetkinlere özgüdür. Onların anlayışı iyiyi kötüyü ayırt edebilme doğrultusunda eğitilmiştir” (İbr 5:12‑14).

Elçi Pavlus da şöyle yazdı: “Size süt verdim, katı yiyecek değil... çünkü halen benliğe uyuyorsunuz. Aranızda kıskançlık ve çekişme olması, benliğe uyduğunuzu göstermiyor mu?” (1 Kor.3:2‑3).


 

12-11-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

12

KASIM

November

 

Yeni doğmuş bebekler gibi, hilesiz sütü andıran Tanrı sözünü özleyin ki, bununla beslenip büyüyerek kurtuluşa erişesiniz.

1 Petrus 2:2

 

Und seid wie neugeborene Kinder begierig nach der vernünftigen, unverfälschten Milch, damit ihr durch sie wachst zur Rettung.

1. Petrus 2, 2

 

Kişi iman yaşamına yeni doğuş mucizesi ile başlar. Sonra yeni doğmuş bebekler gibi ruhsal açıdan Rab’bin Sözü ile bir bebeğin anne sütünden beslendiği gibi beslenmeye başlar. Elçi Petrus da bu konuya değinerek şöyle yazdı: “Yeni doğmuş çocuklar gibi sağduyuyla uyumlu, katkısız sütü özleyin. Öyle ki, kurtuluşta gelişesiniz” (1 Pet.2:2). Bebeğin doğal gıda ihtiyacı onu anne sütünü özlemeye iter. Acıktığı zaman elleri ayakları oynamaya ve süt verilmezse hemen ağlamaya başlar. Neden? Çünkü yavru süt istiyor, beslenmeye ihtiyacı vardır. Biz de iman hayatımızda gelişmek, büyümek istiyorsak Ayeni doğmuş çocuklar gibi” Rab’bin Sözünü, o katkısız sütü özlemeliyiz. Günlük olarak Tanrı Sözü’nden gereken ruhsal besini almalıyız. Gerçekten yeni doğuşu olan Mesih imanlısı, yeni doğmuş bir bebek gibidir. Büyük bir iştahla Kutsal Söze sarılır ve o Sözden gereken ruhsal gıdayı almaya başlar.


 

11-11-2018:

 

PAZAR

Sonntag

11

KASIM

November

 

İbrahim Sara’nın doğurduğu çocuğa İshak adını verdi. Tanrı’nın kendisine buyurduğu gibi oğlu İshak’ı sekiz günlükken sünnet etti. İshak doğduğunda İbrahim yüz yaşındaydı.

Yaratılış 21:3‑5

 

Und Abraham gab seinem Sohn, der ihm geboren worden war, den Sara ihm geboren hatte, den Namen Isaak. Und Abraham beschnitt seinen Sohn Isaak, als er acht Tage alt war, wie Gott ihm geboten hatte. Abraham aber war hundert Jahre alt, als ihm sein Sohn Isaak geboren wurde.

1. Mose 21, 3‑5

 

Sara, “Tanrı yüzümü güldürdü” dedi, ABunu duyan herkes benimle birlikte gülecek. Kim İbrahim’e Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir oğul doğurdum.”

İshak adı “güler” anlamına geliyor. Bu yüzden Sara gülmekten ve sevinçten söz eder. İshak’ın doğumu aslında mucizeviydi. Yani onun doğumu ve hatta ana rahminde oluşması bile tüm doğa kurallarına karşıydı. Sara’nın rahmi ölü durumdayken orada Rab’bin bir mucizesiyle hayat başladı. Elçi Pavlus bu konuya ilişkin şöyle yazdı: Aİbrahim yüz yaşına yaklaşmışken, ölü denebilecek bedenini ve Sara’nın ölü rahmini düşündüğünde imanı sarsılmadı” (Rom.4:19). Evet, Rab’bin özelliği, ölümden yaşam oluşturması ya da yaratmasıdır. İshak’ın doğumu kesin olarak mucizevi bir doğumdur. İleride İsa Mesih daha üstün bir mucize sonucu dünyaya gelecekti ve Kutsal Yazılar aracılığıyla insanları bu üstün doğuma hazırlıyordu.

İbrahim ile Sara, bu doğumun mucizevi yoluyla olduğuna emindiler. Herhalde onların hem sevinçlerini, hem de RAB’be olan hayranlıklarını biraz olsun tahmin edebiliriz.


10-11-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

10

KASIM

November

 

RAB verdiği söz uyarınca Sara’ya iyilik etti, sözünü yerine getirdi. Sara hamile kaldı. Tam Tanrı’nın belirttiği zamanda ona bir erkek çocuk doğurdu.

Yaratılış 21: 1S2

 

Und der HERR suchte Sara heim, wie er gesagt hatte, und der HERR tat an Sara, wie er geredet hatte. Und Sara wurde schwanger und gebar dem Abraham einen Sohn in seinem Alter, zu der bestimmten Zeit, die Gott ihm gesagt hatte.

1. Mose 21, 1‑2

 

Yapılan hata ve günahlardan dönmenin insana esenlik ve barış getirdiğini önceki bölümlerde de gördük. Elbette hata ve günahlardan dönüp tövbe etmek sadece İbrahim için geçerli değil, İbrahim’in izinden yürümek isteyen her insanın kendi yaşamında uygulaması gereken bir ilkedir.

Kutsal Kitap’ta vurgulanan noktalardan biri Rab’bin verdiği vaatleri tam zamanında yerine getirdiğidir. İsa’nın doğumunda da buna benzer bir durum görebiliriz. İshak, Rab’bin vaat ettiği zamanda doğdu. İsa hakkında da şöyle yazıldı: “Vakit dolunca, Tanrı öz Oğlu’nu gönderdi. O bir anadan doğdu, doğumu da ruhsal yasa altındaydı” (Gal.4:4). Burada vurgulanması gereken nokta zamanlama açısından yapılmalıdır. “Vakit dolunca, Tanrı öz Oğlu’nu gönderdi”. İshak’ın doğumu da zamanlama açısından tam Rab’bin dediği zaman oldu.


 

09-11-2018:

 

CUMA

Freitag

9

KASIM

November

 

İbrahim... oğlu İsmail’i... Tanrı’nın kendisine buyurduğu gibi sünnet ettirdi ve kendisi de oğlu İsmail ile sünnet oldu. İbrahim sünnet olduğunda doksan dokuz yaşındaydı.

Yaratılış 17:23‑24

 

Und Abraham nahm seinen Sohn Ismael ... und beschnitt ihn, wie Gott zu ihm geredet hatte. Abraham war 99 Jahre alt, als er am Fleisch seiner Vorhaut beschnitten wurde.

1. Mose 17, 23‑24

 

Sünnet, Tanrı’nın İbrahim ile yaptığı antlaşmanın sadece gözle görülebilir belirtisidir. İbrahim’in evinde doğmuş her erkek sünnet edilmeliydi. İbrahim ve İsmail de buna dahildi. Sonra ne oluyor? Yüz yaşına yaklaşan İbrahim kendi oğlu İsmail ile birlikte sünnet oluyor. Bu bize İbrahim’in imanını, Rab’bin verdiği vaadi ne kadar öneme aldığını ve itaat ettiğini gösteriyor.

 Şunu tekrar vurgulayayım ki, İbrahim’in doğru sayılması sünnet olmasına bağlı değildi. Tanrı İbrahim’i doğru saydığı zaman o henüz sünnet bile olmamıştı. Ama İbrahim sünnetsizken kurtarıcıya iman ederek doğru sayılanların babası sayıldı. Tanrı önünde önemli olan bedensel sünnet değildir; yüreğin sünnet edilmesidir; yani insanın günahını görmesi ve günahlarını itiraf ederek Rab’be dönmesidir. Böyle bir yaklaşım insanların değil, Tanrı’nın övgüsünü kazanır (Rom. 2:29).


08-11-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

8

KASIM

November

 

RAB İbrahim’e, seninle yaptığın antlaşmamı, gelecek yıl bu zaman Sara’nın doğuracağı oğlun İshak’la sürdüreceğim, dedi.

Yaratılış 17:21

 

Aber meinen Bund werde ich mit Isaak aufrichten, den Sara dir im nächsten Jahr um diese Zeit gebären wird.

1. Mose 17, 21

 

Rab İbrahim’e bu vaatleri verirken İshak daha dünyaya gelmemişti. Yine de RAB sanki gelmiş gibi konuştu. Çünkü Rab bir şeyin olacağını vaat etti mi, Tanrı’nın uygun gördüğü zamanda o olmuş demektir. İsmail konusunda verdiği vaadi de yıllar sonra yerine getirdi.  Şimdiyse “Gelecek yıl bu zaman” diye İshak’ın tam ne zaman doğacağını belirtir. Sonra İbrahim’e, “Sara’nın doğuracağı oğul” diye kesin olarak Sara’nın gebe kalıp doğum yapacağını bildirir.

Dostum, bizim hayatımızda da bazı anlar oluyor ki, Rab’be bir konu hakkında uzun zaman yakardıktan sonra Rab duamızı yanıtlıyor ve artık aynı konu üzerinde O’na yakarmanın yararı kalmaz. Rab bu konu hakkında söyleyeceğini söyler ve biz O’nun kararını kabul etmeliyiz. Rab dualarımızı her zaman duyar, ama bize, bizim istediğimiz şekilde yanıtı vermez. Kendi istediği doğrultuda yanıt verir. Ancak Rab’den gelen cevabın kesin olduğunu anlamalıyız. Rab dualarımızı her zaman anında yanıtlamaz. Yanıtladığı zaman da bazen “Evet” bazen de “Hayır” der. Bazen de “Beklemelisin” der. Bize düşen iş RAB’be güvenmektir.


 

07-11-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

7

KASIM

November

 

İbrahim Tanrı’ya, “Keşke İsmail’i mirasçım kabul etseydin!” dedi. Tanrı, “Hayır. Ama karın Sara sana bir oğul doğuracak, adını İshak koyacaksın” dedi, “Onunla ve soyuyla antlaşmamı sonsuza dek sürdüreceğim.”

Yaratılış 17:18-19

 

Und Abraham sagte zu Gott: Möchte doch Ismael vor dir leben! Und Gott sprach: Nein, sondern Sara, deine Frau, wird dir einen Sohn gebären. Und du sollst ihm den Namen Isaak geben! Und ich werde meinen Bund mit ihm aufrichten zu einem ewigen Bund für seine Nachkommen nach ihm.

1. Mose 17, 18‑19

 

İbrahim bir hata yapmıştı ve onun hatası yüzünden Rab’bin tasarıları değiştirilemezdi. İnsan istediği bahaneyi bulsun, isterse bin dereden su getirsin, Rab evlilik konusunda açıklamasını yapmıştır. Birden fazla eş olamaz. Erkek ile kadın evlilik bağlarıyla birleştikleri zaman onlar bir beden olurlar. İbrahim karısı Sara ile bir bedendi. O zamanın geleneklerine göre davranmış ya da davranmamış fark etmez. İkinci bir eş almamalıydı. Ama İbrahim Rab’bin verdiği vaadin gerçekleşmesini beklemeden Hacer’i ikinci eş olarak almıştı. Bu bir hataydı. İki evlilik asla Tanrı tarafından onaylanmaz. İbrahim günah işlemişti ve günahının sonuçlarıyla yaşamak zorundaydı. Ama bu demek değildir ki Rab ona ve İsmail’e karşı acımasız davranacaktır. Hayır. Rab İsmail’i de bereketleyeceğini söyledi. Rab şöyle diyor İbrahim’e: “İsmail’e gelince, seni işittim. Onu kutsayacağım; onu verimli kılacak, soyunu alabildiğine çoğaltacağım. On iki beyin babası olacak. Soyunu büyük bir ulus yapacağım. Ancak antlaşmamı, gelecek yıl bu zaman Sara’nın doğuracağı oğlun İshak’la sürdüreceğim” (Yar.17:20-21).


06-11-2018:

 

SALI

Dienstag

6

KASIM

November

 

İbrahim Tanrı’ya, AKeşke İsmail’i mirasçım kabul etseydin!” dedi.

Yaratılış 17:18

 

Und Abraham sagte zu Gott: Möchte doch Ismael vor dir leben!

1. Mose 17, 18

 

wenn doch: keşke

 

Dostum, çocuklar kendilerini sevdirmesini çok iyi biliyorlar. İbrahim’in Hacer’den olan oğlu İsmail onun yüreğini fethetmişti. Bir açıdan İbrahim bu küçük çocuğun kapı dışı edilmesini asla istemiyordu. Çünkü duygusal açıdan küçük İsmail’e bağlanmıştı. Tabii ki, İsmail onun oğluydu. Daha sonra göreceğiz ki Hacer ile İsmail evden çıkarılacaktır. Bu olay gerçekleştiği zaman İsmail on dört yaşında olacaktır. İsmail evden çıkarıldıktan sonra herhalde İbrahim onu bir daha görmedi. Vaatlere baksak bile İsmail İbrahim’in öz oğluydu. İbrahim gibi iyi yürekli bir kişi öz oğlunu kolayca kapı dışı edemezdi. Oğlu İsmail’i gönderirken yüreğinin bir parçası da kopup gitmiş olmalıydı. Burada İbrahim’in Rab’be yakarışı herhangi bir babanın yüreğinden kopan bir haykırıştı. “Keşke İsmail’i mirasçım kabul etseydin!”

Ama insan açısından acı da gelse, yapılan yanlış adımdan sağlıklı bir durum çıkmaz. Rab ileriye baktığı için, tüm gelişmeleri iyilik yönünde kullanı.


 

05-11-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

5

KASIM

November

 

İbrahim yüzüstü yere kapandı ve güldü. İçinden, “Yüz yaşında bir adam çocuk sahibi olabilir mi?” dedi, “Doksan yaşındaki Sara doğurabilir mi?”

Yaratılış 17:17

 

Da fiel Abraham auf sein Angesicht und lachte und sprach in seinem Herzen: Sollte einem Hundertjährigen ein Kind geboren werden, und sollte Sara, eine Neunzigjährige, etwa gebären?

1. Mose 17, 17

 

Acaba İbrahim neden güldü? Tanrı’nın söylediği sözler inanılması imkansız sözlerdi. Hem sevinç, hem de şaşkınlık içinde olmalıydı İbrahim. Bir yandan kendi yaşlılığı vardı. Yüz yaşına merdiven dayamıştı. Eşi Sara doksan yaşına yaklaşmış ve Kutsal Sözün dediği gibi rahmi bir mezarlık gibi ölüydü. Yani İbrahim için doğal açıdan çocuk babası olma imkanı yoktu. Ama Rab imkansız olanı imkanlı kılandır. Pavlus bu konuda Roma’daki imanlılara şöyle yazdı: Kitapta yazılmış olduğu gibi: “Seni birçok ulusun babası kıldım.” İbrahim, ölüleri yaşama kavuşturan, var olmayanı var eden Tanrı’nın önünde iman etti. İbrahim umutsuzluğa karşın umutla birçok ulusun babası olacağına iman etti. Yazılı olduğu gibi: Senin soyun böyle olacaktır. Bedeninin ölü denebilecek durumunu ‑yaklaşık yüz yaşındaydı‑ ve Sara’nın çocuk doğuramayacak durumda olduğunu düşündüğünde, imanı sarsılmadı. Tanrı’nın vaadi konusunda imansızlık edip kuşkuya düşmedi. Tam tersine, iman okulunda gelişti, büyüdü, Tanrı’ya yücelik sundu (Rom.4:17‑22).


 

04-11-2018:

 

PAZAR

Sonntag

4

KASIM

November

 

Tanrı İbrahim’e, “Karın Saray’a gelince, bundan böyle onun adı Sara olacak. Onu kutsayacağım; ondan sana bir oğul vereceğim. Onu kutsayacağım ve ulusların anası olacak. Halkların kralları onun soyundan çıkacak.”

Yaratılış 17:15S16

 

Und Gott sprach zu Abraham: Deine Frau Sarai ... ‑ Sara soll ihr Name sein! Und ich werde sie segnen, und auch von ihr gebe ich dir einen Sohn; und ich werde sie segnen, und sie wird zu Nationen werden.

1. Mose 17, 15‑16

 

Tanrı daha önce “Tanrı yüce Babadır” anlamına gelen Avram adını, Abirçok ulusun babası” anlamına gelen İbrahim adına dönüştürdü.  Şimdi de Saray’ın adını değiştiriyor, ona Sara adını veriyor. Sara’nın anlamı “prenses” demektir. Ve o İbrahim gibi ulusların anası, uluslara çıkacak kralların anası olacaktır.

Çok kez kadının önemi unutuluyor, ama Rab Sara’nın bu konuda önemli olduğunu İbrahim’e hatırlatıyor. Sara olmaksızın İbrahim’in vaat edilen oğlu olamazdı. Sara, hatalarına, kusurlarına rağmen Rab’bin gözünde önemli sayılıyordu. Rab, Sara’nın rahminden, o ölü rahimden hayat çıkaracak ve böylece verdiği vaadi gerçekleştirecektir. Yani İbrahim ve Sara o kadar yaşlı olmalarına rağmen bir oğlan çocukları olacaktır. Bu çocuğun adı İshak olarak belirlenecek, verilen vaat ‑ gelecek olan ve ulusların bereket alacağı kişi İshak’ın soyu aracılığıyla dünyamıza gelecektir.


03-11-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

3

KASIM

November

 

Tanrı İbrahim’e, ASen ve soyun kuşaklar boyu antlaşmama bağlı kalmalısınız” dedi, “Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur: Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek. Sünnet olmalısınız, sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.”

Yaratılış 17:9‑11

 

Und Gott sprach zu Abraham: ... Dies ist mein Bund zwischen mir und euch und deinen Nachkommen nach dir: alles, was männlich ist, soll bei euch beschnitten werden! Das wird das Zeichen des Bundes sein zwischen mir und euch.

1. Mose 17, 9‑11

 

RAB Avram adını İbrahim olarak değiştirdi. Bunun ile İbrahim’i ulusların babası olarak belirtti, sonra sünnet buyruğunu verdi. Sünnet, Rab’bin İbrahim’in soyu ile yaptığı antlaşmanın görülebilir belirtisidir. Sünnet, belli bir dine ya da ulusa giriş bileti değildi. Önce iman geldi, ondan sonra antlaşma ve bu antlaşmanın görülebilir simgesi olan sünnet geldi. Buna benzer şekilde iyi işler de Rab ile bir antlaşmaya girmemizi sağlamaz. Ancak İsa aracılığıyla iman yoluyla kurtuluşa sahip olduğumuz zaman iyi işler bir açıdan yüreğimizde yer alan değişimin görülebilir bir belirtisi olur. Mesih imanlısı ile Rab arasında Mesih İsa’nın kanında imzalanan bir antlaşma vardır. İyi işlerimiz bu antlaşma sonucu bizim Mesih’e ait olduğumuzu gösterir.

Bu sünnet olayını Pavlus şöyle özetler: “İbrahim daha sünnetsizken imanla doğru sayıldığının kanıtı olarak sünnet işaretini aldı. Öyle ki, sünnetsiz oldukları halde iman edenlerin hepsinin babası olsun. Böylece onlar da doğru‑ aklanmış sayılsın” (Rom.4:11).


02-11-2018:

 

CUMA

Freitag

2

KASIM

November

 

RAB Avram’a... Artık adın Avram değil, İbrahim olacak. Çünkü seni birçok ulusun babası yapacağım, dedi.

Yaratılış 17:5

 

Und nicht mehr soll dein Name Abram heißen, sondern Abraham soll dein Name sein! Denn zum Vater einer Menge von Nationen habe ich dich gemacht.

1. Mose 17, 5

 

Soru şu: Tanrı neden Avram’ın adını değiştiriyor? Bunun vaat ile ilişkisi vardır. Avram adı “Yüce baba” anlamına geliyor ki, bu o geniş, herkesi kapsayan vaadi pek göstermiyor. İbrahim adı ise “Çokların babası” anlamına geliyor ki, bu da verilen vaade uyar ve geniş insan topluluklarını, ulusları kapsar. Tanrı Avram’a kişisel olarak bu vaadi vermişti, ama şimdi İbrahim adıyla Tanrı, bu vaadin diğer ulusları da kapsadığını göstermektedir. Aynı zamanda İbrahim’e verilen yeni isim, Tanrı ile olan anlaşmanın ayet 7’de de belirttiği gibi, sonsuza dek süreceğini belirtmektedir.

İnsanın çaresizliği karşısında egemen Rab İbrahim’e, “Senin ve senden sonra soyunun Tanrı’sı olacağım” diyor. Burada Tanrı’nın verdiği Söz’ün sonsuza dek geçerli olduğunu görüyoruz ve bu bize büyük bir teselli ve güven veriyor. Çünkü Mesih’e iman edenlerin kurtuluşları da sonsuza dek devam eder ve kesindir.


 

01-11-2018:

PER ŞEMBE

Donnerstag

1

KASIM

November

 

Avram yüz üstü yere kapandı. Tanrı, seninle yaptığım antlaşma şudur, dedi. Birçok ulusun babası olacaksın.

Yaratılış 17:3-4

 

Da fiel Abram auf sein Angesicht, und Gott redete mit ihm und sprach: Ich, siehe, das ist mein Bund mit dir: Du wirst zum Vater einer Menge von Nationen werden.

1. Mose 17, 3‑4

 

Avram, yüzüstü yere kapanarak Rab’be tapındı. Bu, İbrahim’in artık tamamen Tanrı’nın isteğine, antlaşmasına kendisini bıraktığını gösteriyor. Bundan sonra Tanrı Avram’ın adını değiştiriyor. İsmail’in doğumundan sonra 13 yıl boyunca Tanrı sessiz kaldı.  Şimdi birden ona İbrahim adını veriyor. Neden? Çünkü Tanrı doğru gördüğü İbrahim’in Saray’dan bir oğlu olacağını bilmesini istedi. Tanrı İbrahim’in El  Şadday, yani her şeye Egemen Rab olduğunu bilmesini istedi. İmkansızı imkanlı kılabilen bir Rab olduğunu bilmesini istedi. Bu 17.bölümde Rab 10 kereden fazla yapacağım, edeceğim, sürdüreceğim sözlerini kullandı. Son olarak şimdi Rab en harika olanı yapmak üzeredir: 89 yaşında olan Saray hamile kalacaktır. Rab zaten 15:1’de, “Senin ödülün büyük olacaktır” dememiş miydi?  Şimdi bu gerçekleşiyor. 89 ve 99 yaşlarında olan bir karı kocanın çocukları olabilir mi? İnsan açısından asla mümkün değildir. Ama Tanrı imkansızı imkanlı kılabilen Rab’dir. Yasa açısından imkansız olan kurtuluşu Rab yine olanaklı kıldı. İşte bu Rab El  Şadday ‑ Egemen Rab’dir.


31-10-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

31

EKİM

Oktober

 

RAB Avram’a, seninle yaptığım antlaşmayı sürdürecek, soyunu alabildiğine çoğaltacağım, dedi.

Yaratılış 17: 2

 

Und ich will meinen Bund zwischen mir und dir setzen und will dich sehr, sehr mehren.

1. Mose 17, 2

 

mehren: çoğaltmak

 

Bu bölümde “Antlaşma” sözü 10 kere geçmektedir, ki bu da Tanrı’nın İbrahim ile olan ilişkisini göstermektedir. Burada başka bir antlaşma söz konusu değildir, daha önce Tanrı’nın İbrahim ile yaptığı antlaşma söz konusudur (Yar.12:1S3; 15:1S21). Burada sözü edilen antlaşma daha sonra sünnet ile mühürlenecektir.

Burada Tanrı bir kez daha İbrahim’in soyunun sayılamayacak kadar, yani denizin kumları kadar (13:16) ve gökteki yıldızlar kadar olacağını belirtir (15:5). Yer ve göğün birleştiği bu vurgu İbrahim’in gerçekten de eşi Saray’dan bir oğlu olacağını belirtir. Bu soydan da İsa Mesih dünyaya gelecekti.

Avram yüz üstü yere kapandı. Tanrı, “Seninle yaptığım antlaşma şudur” dedi. “Birçok ulusun babası olacaksın. Artık adın Avram değil, İbrahim olacak. Çünkü seni birçok ulusun babası yapacağım. Seni çok verimli kılacağım, soyundan uluslar doğacak, krallar çıkacak!” (Yar.17:4‑5).


30-10-2018:

 

SALI

Dienstag

30

EKİM

Oktober

 

Avram 99 yaşındayken RAB ona görünerek, ABen Her  Şeye Gücü Yeten Tanrı’yım” dedi. ABenim yolumda yürü, kusursuz ol. Seninle yaptığım antlaşmayı sürdürecek, soyunu alabildiğine çoğaltacağım.”

Yaratılış 17: 1-2

 

Und Abram war 99 Jahre alt, da erschien der HERR dem Abram und sprach zu ihm: Ich bin Gott, der Allmächtige. Lebe vor meinem Angesicht, und sei untadelig! Und ich will meinen Bund zwischen mir und dir setzen und will dich sehr, sehr mehren.

1. Mose 17, 1‑2

 

İbrahim 99 yaşına bastığında Rab’den bir vahiy aldı. Bilgi almak, insanı sorumlu kılar. Hanok ve Nuh peygamber Tanrı ile yaşadılar ve Tanrı yolunda yürüdüler (Yar.5:22; 6:8S9). İbrahim de Tanrı ile yaşamayı sürdürmeliydi. Ki zaten Tanrı da ona, kusursuz ol ve benim yolumda yürü, dedi 1.ayette. Bu şu anlama geliyor: İbrahim bilinçli olarak yaşamalı ve gözünü Rab’den ayırmamalıydı. Rab’bin isteğini yerine getirmek için tam bir adanmışlık içinde olmalıydı. Tabii ki, kusursuzluğu ya da adanmışlığı yaşamında kendisini göstermesi gerekirdi. Kusursuz ol sözü kesinlikle günahsız olacaksın demek değildir, ama hiçbir insanın erişemediği kusursuzluk hedef olmalıdır. 1 Krallar 8:46’da dünyada Agünah işlemeyen tek bir insan bile yoktur” der. Kusursuz ol demek, içten, samimi, dürüst, gerçekçi bir şekilde yaşa ve kendini Tanrı’ya ver, demektir. O’nun isteği, iradesi bizim isteğimiz ve irademiz olmalıdır. İmanlılar olarak Rab’bi hoşnut etmek bizim amacımız haline gelmelidir.


29-10-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

29

EKİM

Oktober

 

Benim yolumda yürü, kusursuz ol.

Yaratılış 17: 1

 

Lebe vor meinem Angesicht, und sei untadelig!

1. Mose 17, 1

 

der Weg: yol

der Fehler, der Mangel: kusur

 

AYürümek” sözünü Yaratılış kitabının ilk 6 bölümünde birkaç yerde görmekteyiz. Önce 3:8’de, “Günün serinliğinde (Aden) bahçesinde yürüyen Rab” diyor. Bu olay insanın günaha düşmesinden sonra oldu ve daha önce Tanrı’nın Aden bahçesinde yürümesi, Adem ile Havva’ya büyük bir sevinç ve güven verirken, şimdi Tanrı’nın yürüdüğünü duyunca korktular ve O’ndan kaçıp saklandılar.

İkinci yürüme olayını Yaratılış 5:22,24’te görüyoruz. AHanok 300 yıl Tanrı yolunda yürüdü... sonra ortadan kayboldu çünkü Tanrı onu yanına almıştı!” Yaratılış 6:9’da, “Nuh Tanrı yolunda yürüdü” diyor. Sonra Tanrı Nuh’u ve ailesini gelecek tufan yargısından kurtardı. Önce Tanrı ile yürümenin kurtuluş getirdiğini görüyoruz. Aynı zamanda da yürümek, bizim bu yaşamda yürümekte olduğumuzu hatırlatmaktadır. Yani iman hayatı bir yolculuktur. Özellikle de Tanrı ile yürümektir. İman ettiğimizde birden bire her şey yoluna girmiyor, çünkü yaşamın koşulları ve istekleri her zaman değişmektedir. Hayatın her alanında Tanrı’ya iman edenlerin Rab ile yürümeleri gerektiğini de bize göstermektedir.


28-10-2018:

 

PAZAR

Sonntag

28

EKİM

Oktober

 

Avram 99 yaşındayken RAB ona görünerek, “Ben her şeye gücü yeten Tanrı’yım” dedi. “Benim yolumda yürü, kusursuz ol.”

Yaratılış 17:1

 

Und Abram war 99 Jahre alt, da erschien der HERR dem Abram und sprach zu ihm: Ich bin Gott, der Allmächtige. Lebe vor meinem Angesicht, und sei untadelig!

1. Mose 17, 1

 

“Rab Avram’a göründü!” diyor. Bu beşinci kezdir Tanrı Avram’a görünüyor ve şimdi ona yeni adını açıklıyor: “Her şeye gücü yeten Tanrı!” Yani El  Şadday. Tanrı neden kendisini El  Şadday olarak tanıtıyor? El  Şadday sözü Tanrı’nın sonsuz gücünü vurgular. El  Şadday sözü kullanıldı, çünkü bu isim ile Tanrı bir gerçeği ortaya koymak ve İbrahim’in bunu anlamasını istedi. El  Şadday adı, insanın çıkmazının, çaresizliğinin karşısında Tanrı’nın her şeye egemen olduğunu, gücünün her şeye yettiğini vurgulamaktadır. El  Şadday adı ilk kez kullanıldığında iki önemli noktaya işaret eder. Bir taraftan Tanrı tüm ulusları ve onların yaşadıkları yerleri kontrol etmektedir, diğer yandan da İbrahim ile Saray’ın bedenleri ölü denecek yaşta olmalarına karşın onlara bir oğul verebilecek güçte olduğunu göstermektedir.

Bizim hayatımızda da sorunlar ya da çözülmesi olanaksız görünen durumlar Rab’bin önünde asla olanaksız değildir. Rab yeri ve zamanı geldiğinde olanaksız görüneni olanaklı kılabilir güçtedir.


27-10-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

27

EKİM

Oktober

 

Avram 99 yaşındayken RAB ona görünerek, ABen her şeye gücü yeten Tanrı’yım” dedi. “Benim yolumda yürü, kusursuz ol.”

Yaratılış 17:1

 

Und Abram war 99 Jahre alt, da erschien der HERR dem Abram und sprach zu ihm: Ich bin Gott, der Allmächtige. Lebe vor meinem Angesicht, und sei untadelig!

1. Mose 17, 1

 

İbrahim’in yaşından söz etmesi, uzun yılların geçtiğini, yıllar geçtikçe de onun imanının denendiğini belirtmektedir. Hatırlarsanız, İsmail doğduğunda İbrahim 86 yaşındaydı (Yar.16:16) ve Rab ona yeniden göründüğünde İbrahim 99 yaşına gelmişti. Aradan 13 yıl geçmişti. İbraniler 11:12’de İbrahim’den söz ederken, “Bedeni ölü sayılabilecek bir adamdı” der. Ama Tanrı onu asla unutmamış ve bir kenara koymamıştı.

İbrahim’in belki de en çok kuşkuya düştüğü bir anda, doksan dokuz yaşındayken ve bu yaşta Saray’dan bir çocuğu olmayacağını düşünürken Rab kendisini ona bu yeni ismiyle açıklıyor: “El  Şadday”. Bu, AHer  Şeye Gücü Yeten Tanrı” demektir. İlginç değil mi?

“Şadday” sözü Eski Antlaşma’da 48 kere “Her şeye Egemen” olarak çevrildi. Yeni Anlaşma’da da bu söz “Egemen Rab” ya da “Her şeye gücü yeten Rab” olarak çevrildi (2.Kor.6:18; Vahiy 1:8; 4:8; 11:17; 15:3; 16:14; 19:6,15 ve 21:22). Eski çeviride kullanılan Kadir sözü demek de kudreti sonsuz olan demektir. Tanrı'nın yapamayacağı hiçbir şey yoktur.


26-10-2018:

 

CUMA

Freitag

26

EKİM

Oktober

 

Ya RAB... inayetin göklerden büyüktür. Hakikatin gökyüzüne ulaşır.

Mezmur 108: 4

 

O Herr, denn groß ist deine Gnade über die Himmel hinaus, und bis zu den Wolken deine Treue.

Psalm 108, 5

 

der Himmel: gök

 

İnayet nedir ve bizi günlük iman hayatımızda nasıl etkiler ya da yönlendirir? İnayet, hakkedilmeyen iyiliktir. Tanrı’nın inayeti bizleri itaat etmeye yetkin kılar. İnayet bizlere sıkıntılarda, elemlerde dayanma gücü verir. İnayet bizleri iyilik etmek için yetkin kılar. İnayet kutsal bir yaşam yaşayabilmeyi olanaklı kılar. Aynı zamanda inayet hem birbirimize hizmet etmek için bizleri yetkin kılar, hem de bizleri sağlam temelde tutar.

Tanrı’nın bu inayetinden dolayı ülkesine kaçmak için çölde ölümle yüz yüze gelen Hacer’i Rab gördü ve ona yapması gerekenleri bildirdi. Hatta Hacer’e vaatler vererek onu teselli etti, cesaretlendirdi. Bir oğlu olacağını, onun adını İsmail koyması gerektiğini belirttikten sonra, İsmail’in soyunu da bereketleyip büyük bir ulus yapacağını söyledi. Tabii ki Rab bu vaadi, İbrahim’den ve onunla yaptığı antlaşmadan dolayı yerine getirdi. İşte Rab’bin bu inayeti bugün de devam etmektedir. Kim olursa olsun, ne kadar büyük günahlar işlemişse işlesin, Tanrı’ya döndüğünde Tanrı inayeti aracılığıyla o kimseyi kabul eder, bağışlar.


25-10-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

25

EKİM

Oktober

 

Günahın çoğaldığı yerde Tanrı’nın inayeti daha da çoğaldı!

Romalılar 5: 20

 

Wo aber die Sünde zugenommen hat, ist die Gnade überreich geworden,

Römer 5, 20

 

zunehmen, mehr werden: çoğalmak

die Gnade: inayet, kayra, lütuf

 

Günahın çoğaldığı yerde Tanrı’nın inayeti daha da çoğaldı! demek, Tanrı’nın günaha göz yumduğu anlamına gelmez. Bu, Rab’bin inayeti çoğalsın diye daha çok günah işleyelim demek de değildir. “İnayet çoğalsın diye günah işlemeye devam mı edelim” diye soruyor, yanıtını da şöyle veriyor: “Kesinlikle hayır!... Artık günaha kölelik etmeyelim diye, günahlı varlığımızın ortadan kaldırılması için eski yaratılışımızın Mesih ile birlikte çarmıha çakıldığını biliriz!” (Rom.6:1-7).

AGünahın çoğaldığı yerde, Tanrı’nın inayeti daha da çoğaldı” ayeti şu anlama geliyor: Tanrı’nın o eşsiz inayeti insanın günahından daha güçlü ve büyüktür. Bu inayet insanın itaatsizliklerine ve kötülüklerine rağmen Tanrı’nın amacını ve planını sonuca getirir. Bu inayet aracılığıyla bizler kurtulduk. Tanrı’nın inayeti bizi seçer, korur, kutsal kılar. Sadece bu değil, inayet bizim günlük hayatımızda iman yaşamını sürdürebilmemizi de sağlar.


24-10-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

24

EKİM

Oktober

 

İmana dayanmayan her şey günahtır.

Romalılar 14: 23

 

Alles aber, was nicht aus Glauben ist, ist Sünde.

Römer 14, 23

 

alles: her şey

der Glaube: iman

die Sünde: günah

 

İbrahim ve Saray’ın yaşam öyküleri, aile içerisinde gelişen olaylar bizlere büyük dersler öğretir. Onlar bazen büyük iman adımı attılar, bazen yüzlerini, yüreklerini Rab’den çevirdiler, korktular, telaşlandılar ve imanı bir kenara bırakıp yanlış adım attılar. Bugünkü ayetimizde de gördüğümüz gibi, imana dayanmayan her şey sonunda kötü sonuçlar doğurur.

Saray durumu kendi eline aldığında olaylar, dolayısıyla da sorunlar çıkmaya başladı. Sonra da bu sorunlarla savaşmaları gerekti. O ailede bu yanlış evlilikten kaynaklanan sorunlar egemendi. Yani o ailede imansızlık, sabırsızlık, öfke, kıskançlık, gurur, umursamazlık hakimdi.

Hayatımızda Tanrı’nın isteğini O’nun bilgeliği doğrultusunda, Tanrı’ya bağlı olarak yaşamayı sürdürmeliyiz. Kendimizi günah karşısında ölü, Mesih İsa’da Tanrı karşısında diri insanlar saymalıyız. Bundan böyle günah ölümlü bedenimizde egemenlik kurmasın, öyle ki bedenin tutkularına uymayalım! diye okuyoruz Romalılar 6:11S12,14'te.


23-10-2018:

 

SALI

Dienstag

23

EKİM

Oktober

 

Hacer Avram’a bir erkek çocuk doğurdu. Avram çocuğun adını İsmail koydu.

Yaratılış 16:15

 

Und Hagar gebar dem Abram einen Sohn; und Abram gab seinem Sohn, den Hagar geboren hatte, den Namen Ismael.

1. Mose 16, 15

 

gebären: doğurmak

 

Saray ve Hacer arasında geçen olumsuz olaylarda İbrahim’in çok pasif davrandığını görüyoruz. Saray’ın Hacer’i kendisine eş olarak vermesine sesini çıkarmadı. Hacer’in Saray’ı hor görmesine ses etmedi. Saray’ın Hacer’e eziyet etmesine de sesini çıkarmadı. Kısacası pek hikmetli davranmadı. Ama İsmail doğduktan sonra, İbrahim Hacer’in anlattıklarına inanarak itaat etti ve oğlunun adını İsmail koydu.

İbrahim ve Saray yaptıkları hatalardan büyük dersler öğrenmeliydiler. İbrahim İsmail’in büyüdüğünü gördükçe bir baba olarak çok seviniyordu. İsmail de babaya ve Saray’a bir sorun çıkarmıyordu. Daha sonra göreceğimiz gibi, bir mucize yoluyla Saray hamile kalıp da İshak dünyaya gelince, İsmail birden kıskanmaya ve sorunlar çıkarmaya başladı. Bu da oldukça doğaldır. Bugün bir anne babadan doğan çocuklar arasında bile bu kıskançlık vardır. Özellikle aileye yeni bir bebek gelince, herkesin birden ilgi odağı oluyor. Bu da diğer çocukların kıskanmasına neden olur. Burada anne babalar çok dikkatli olmaları gerekir.


22-10-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

22

EKİM

Oktober

 

Hacer, beni gören Tanrı’yı gerçekten gördüm mü? diyerek kendisiyle konuşan RAB’be “El‑Roi” (Beni gören Tanrı) adını verdi.

Yaratılış 16: 13

 

Da nannte sie den Namen des HERRN, der zu ihr geredet hatte: Du bist ein Gott, der mich sieht!

1. Mose 16, 13

 

sehen: görmek

 

Putperest bir halktan gelen Hacer’in Rab’bin meleğini görmesi, onu tamamen değiştirdi ve o yaşayan diri Tanrı’yı anladı. Bu Tanrı’nın diri ve yaşayan bir Tanrı olduğunu, her şeyi bildiğini ve gördüğünü kavradı; hem de en zor dönemde gerekenleri tedarik eden RAB olduğunu gördü.

Bu karşılaşmadan sonra Hacer gerçekten de büyük bir iman adımı atarak geriye döndü, Saray’a boğun eğip hizmetine devam etti. Büyük olasılıkla Saray’dan tutumu için özür de diledi. Sonra da Rab’bin meleğini gördüğünü, karnındaki bebeğin bir erkek çocuğu olduğunu ve adının da İsmail konulması gerektiğini anlattı. Saray da Tanrı’ya boğun eğmeli ve O’na bağımlı olarak yaşamasını öğrenmeliydi. Geriye dönen Hacer’in anlattıklarına herhalde inandı ve Hacer’in değiştiğini, daha alçakgönüllü olduğunu gördü. Bundan sonra Saray’ın Hacer’e eziyet ettiğini görmüyoruz. Bu bize şunu öğretiyor: Kaçmakla hiçbir sorun çözülmez. İnsan daha çok Tanrı’ya bağlı olarak ve O’na güvenerek yaşamalıdır. İkinci olarak da alçakgönüllülük bir çok sorunu da ortadan kaldırır.


21-10-2018:

 

PAZAR

Sonntag

21

EKİM

Oktober

 

RAB’bin meleği Hacer’i çölde bir pınarın başında buldu... RAB’bin meleği ona, “Saray’ın cariyesi Hacer, nereden gelip nereye gidiyorsun”, diye sordu. Hacer, “hanımım Saray’dan kaçıyorum” diye yanıtladı. Rab da ona, “hanımına dön ve ona boyun eğ”, dedi.

Yaratılış 16: 8-9

 

Und er sprach: Hagar, Magd Sarais, woher kommst du, und wohin gehst du? Und sie sagte: Vor Sarai, meiner Herrin, bin ich auf der Flucht. Da sprach der Engel des HERRN zu ihr: Kehre zu deiner Herrin zurück, und demütige dich unter ihre Hände!

1. Mose 16, 8‑9

 

Melek Hacer’e ASara’nın hizmetçisi” diyor. Hacer memleketine gitmek isterken çölde perişan bir durumdadır. Eğer Rab olaya el atmasaydı, yok olup gidecekti. Ama hayır, Rab ona görünüyor, geriye dönmesini ve hizmetine devam etmesini söylüyor. Bu çok büyük bir istekti. İtaat etmesi ve geriye dönmesi imanı gerektiren bir adımdı. Acaba Hacer ne yapacaktı? Hacer geriye dönerse, Saray’ın ona eziyet etmeyeceğine dair bir garanti yoktu. Hacer gerçekten de itaat edip geriye dönüyor. Geriye döndükten sonra nelerin olduğunu tam olarak bilmiyoruz, ama Hacer bir oğlan doğurdu, adını da İsmail koydular. İsmail adı “Tanrı duyar” demektir. Rab’bin vaat ettiği gibi İsmail’in soyu da sayılamayacak kadar çoğaldı. İsmail’in soyundan Arap halkı geldi. Bugün Araplar ve Yahudiler aslında kardeştirler. Ama bugüne kadar aralarında hep çekişme, kavga, dövüş oldu. Her iki ulus İbrahim, Saray ve Hacer’in yapmadıklarını yapabilirlerse aralarında o çekişme, kavga biter. Bu da her iki tarafın da Rab’bin önünde durarak af dilemeleri ve birbirlerini affetmeleridir.


20-10-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

20

EKİM

Oktober

 

RAB’bin meleği Hacer’i çölde bir pınarın başında buldu... RAB’bin meleği ona, hanımına dön ve ona boyun eğ, dedi!

Yaratılış 16: 7-9

 

Und der Engel des HERRN fand sie an einer Wasserquelle in der Wüste ... Da sprach der Engel des HERRN zu ihr: Kehre zu deiner Herrin zurück, und demütige dich unter ihre Hände!

1. Mose 16, 7‑9

 

Burada ilk kez Rab’bin meleğinden söz ediliyor. Kimdi Rab’bin meleği? Hacer O’na daha sonra Rab diyor! Bu da bize İsa Mesih’in insan olmadan önceki halini gösteriyor. Kutsal olan Tanrı insana ancak bu yolla görünüp yardım edebilirdi. Köle ve şimdi çok zor durumda olan Hacer’e de yardım etmek için Rab’bin meleği ona geliyor. Bu bize Rab’bin ilgisini, sevgisini ve inayetini gösteriyor.

Saray ve İbrahim Tanrı’ya karşı günah işlediler. Hatta Hacer’e karşı da büyük hata yaptılar. Ama buna rağmen Rab her üçünü de terk etmiyor. Onlarla halen ilgileniyor ve onları iman okulunda bir sınıf daha yukarı çıkarmak istiyor. Hacer’e de şu vaatte bulunuyor: ASenin soyunu öyle çoğaltacağım ki, kimse sayamayacak! İşte hamilesin, bir oğul doğuracak, adını da İsmail koyacaksın” (Yar.16:10‑11).

İşte bu Rab’bin insan ayrımı yapmadan herkesi sevdiğini, onlara merhamet ettiğini ve inayetini sunduğunu göstermektedir.


19-10-2018:

 

CUMA

Freitag

19

EKİM

Oktober

 

Avram eşi Saray’a, Acariyen senin elinde. Neyi uygun görüyorsan yap”, dedi. Böylece Saray cariyesi Hacer’e eziyet etmeye başladı. Hacer onun yanından kaçtı.

Yaratılış 16:6

 

Und Abram sagte zu Sarai: Siehe, deine Magd ist in deiner Hand. Mache mit ihr, was gut ist in deinen Augen! Als Sarai sie aber demütigte, da floh sie vor ihr.

1. Mose 16, 6

 

Hacer kendisine yapılan eziyete fazla dayanamayarak kaçmayı seçti. Ama Rab Hacer’i seviyor ve ona da bazı dersler vermek istiyordu. İlk başta Hacer Rab’bin sesine kulak vermeli ve O’na bağımlı olmayı öğrenmeliydi. Yaratılış 16:7S14 ayetleri arasında Rab’bin meleğinin Hacer’e göründüğünü, hanımına geri dönmesi gerektiğini söyledikten sonra, bir oğul doğuracağını ve adını da İsmail koyması gerektiğini belirtiyor. İlginçtir ki, Hacer Rab’be itaat ediyor. Hatta Rab’bin kendisiyle konuştuğu yere El‑Roi adını verdi ki, bu ABeni gören Tanrı” anlamına geliyor.

Bu bölümün sonunda da, AHacer Avram’a bir erkek çocuğu doğurdu. Avram çocuğun adını İsmail koydu”(Yar.16:15). Bu sırada Avram 86 yaşındaydı.

İlginçtir ki, doğacak olan İsmail’e ilişkin şu sözler yazılıdır: AO herkese, herkes de ona karşı çıkacak. Kardeşlerinin hepsiyle çekişme içinde yaşayacak!” (Yar. 16:12). Yapılan bir hata, günah Rab’be dönüldüğünde affedilir, ama günahın sonucu ise kalır.


18-10-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

18

EKİM

Oktober

 

Avram eşi Saray’a, Acariyen senin elinde. Neyi uygun görüyorsan yap”, dedi. Böylece Saray cariyesi Hacer’e eziyet etmeye başladı. Hacer onun yanından kaçtı.

Yaratılış 16:6

 

Und Abram sagte zu Sarai: Siehe, deine Magd ist in deiner Hand. Mache mit ihr, was gut ist in deinen Augen! Als Sarai sie aber demütigte, da floh sie vor ihr.

1. Mose 16, 6

 

Saray, İbrahim yanlış adım attılar, sonra da çıkan sonuçlardan dolayı birbirlerini suçlamaya başladılar. Aslında onlar ‑ Hacer de dahil, bir araya gelip Rab’bin önünde durarak yaptıkları hatadan dolayı af dilemeliydiler; birbirlerini de bağışlamalıydılar. Ne yazık ki İbrahim, Saray ve Hacer’de bunları görmüyoruz. Onların her biri kendi yollarından gittiler. Özellikle Saray ile Hacer arasındaki nefret öyle bir düzeye geldi ki, artık o ev ‑ yuva çekilemez bir duruma düştü. Nefret egemen olunca, insanın gözü hiçbir şey görmez. Nefret, insanı karşıdakine karşı düşman kılar ve saldırgan yapar. Nefret, insanı insan yapan merhamet, acıma, iyilik, sevmek, affetmek, yardım etmek gibi erdemlerden de mahrum eder.

Saray’ın öfkesi ve nefreti o kadar doruğa çıktı ki, Hacer’e eziyet etmeye başladı. Tabii ki öfkenin, nefretin ilk zararı kişinin kendisine olmaktadır. Atalarımız AKeskin sirkenin küpüne zararı vardır” ya da AÖfkeyle kalkan, zararla oturur” derler. Ne kadar yerinde ve doğru bir söz. Peki senin öfken ve kinin ne durumdadır?


17-10-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

17

EKİM

Oktober

 

Saray Avram’a, bu haksızlık senin yüzünden başıma geldi. Cariyemi koynuna soktum. Hamile olduğunu anlayınca beni küçük görmeye başladı.

Yaratılış 16:5

 

Und Sarai sagte zu Abram: Das Unrecht an mir liegt auf dir! Ich selbst habe meine Magd in deinen Schoß gegeben; und nun, da sie sieht, dass sie schwanger ist, bin ich gering in ihren Augen.

1. Mose 16, 5

 

Şimdi İbrahim, Saray ve Hacer artık birbirlerine girmiş, sürekli çekişme, münakaşa halindeler. Birbirlerini suçluyorlar. Başka ne olabilirdi! Yakup bize Aaranızdaki bu çekişmeler, savaşmalar, nedir diye soruyor sonra da kendisi şu yanıtı veriyor: Bunlar içinizdeki bedenin tutkularından geliyor. Dünyaya dostluk, Tanrı’ya düşmanlıktır... Bunun için Tanrı’ya bağımlı olun... ellerinizi temizleyin, yüreklerinizi suçtan arıtın” (Yakup 4:1S10).

Saray ve İbrahim’in yaptıkları hatadan sonra, Hacer de dahil ‑ bir aile olarak yapmaları gereken şey şuydu: Önce günahlarını, yaptıkları yanlışı görüp tövbe ederek Rab’be gelmeleri, bu sorunları Tanrı’nın ellerine vermeleri gerekirdi. Tanrı’nın inayetine sığınıp af dilemeliydiler. Tanrı önünde durmak, af dilemek hem Tanrı önünde barışı sağlar, hem de insanı birbirine karşı daha anlayışlı ve merhametli kılar. Günahını gören ve günahlarını ikrar edip af bulan insan da affetmesini öğrenir.


16-10-2018:

 

SALI

Dienstag

16

EKİM

Oktober

 

Çünkü nerede kıskançlık, bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır. Ama gökten inen bilgelik her şeyden önce paktır, sonra barışçıldır, yumuşaktır, uysaldır. Merhamet ve iyi meyvelerle doludur. Kayırıcılığı, ikiyüzlülüğü yoktur.

Yakup 3:16‑17

 

Denn wo Eifersucht und Eigennutz ist, da ist Zerrüttung und jede schlechte Tat. Die Weisheit von oben aber ist erstens rein, sodann friedvoll, milde, folgsam, voller Barmherzigkeit und guter Früchte, unparteiisch, ungeheuchelt.

Jakobus 3, 16‑17

 

Süleyman’ın Özdeyişlerinde çok ilginç birkaç ayet vardır.  Şöyle der: “Yeryüzü üç şeyin altında sarsılır, katlanamadığı dört şey vardır. 1.Kölenin kral olması, 2. Budalanın doyması, 3. Nefret edilen kadının evlenmesi ve 4. Hizmetçinin hanımının yerine geçmesi!” (Öz.30:21S23). Ne kadar doğru bir söz. Saray büyük bir hata yaptı, ama Hacer de eğer alçakgönüllü olsaydı, geldiği yeri ve konumunu unutmasaydı, bu sorunlar kuşkusuz daha az olacaktı. Ama insanın yüreğinin ne kadar bozuk olduğunu Tanrı Sözü bize bildiriyor (Gal.3:3). İbrahim öyküsünde de tam bunu görüyoruz. Hem Saray hem de İbrahim iman ile başladılar, Rab’be güvendiler. Daha sonra bedenlerinin isteklerine boyun eğdiler ve sonuç ise yıkım oldu (Gal.5:19‑21).


15-10-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

15

EKİM

Oktober

 

Avram Hacer’i eş olarak aldı ve Hacer hamile kaldı.

Yaratılış 16:4

 

Und er ging zu Hagar ein, und sie wurde schwanger.

1. Mose 16, 4

 

schwanger: hamile

schwanger werden: hamile kalmak

 

İbrahim Saray’ın önerisini kabul ederek Hacer’i kendisine eş olarak aldı.

O günden sonra da onların başları dertten kurtulmadı. Sadece bu değil, Hacer ile Saray ve soyları arasında da sorunlar başladı ve günümüze kadar da bu sorunlar, çekişmeler, kavgalar devam etmektedir.

Saray Rab’bin vaadini beklemedi, İbrahim Saray’ın sözünü dinledi ve Hacer’le evlendi. Hamile kalan Hacer birden kendi durumunu, konumunu unutup sanki evin sahibiymiş gibi davranmaya, Saray’ı küçük görmeye başladı.

Kendi düşen ağlamaz derler ya. Saray’a da, “Ey Saray, bunu sen istedin” demek geliyor insanın içinden. Haksızlığa uğrayan Saray bakın eşi İbrahim’e ne diyor: “Bu haksızlık senin yüzünden başıma geldi!” Oysa hem Saray hem de İbrahim Rab’bi beklemediler. İman okulunda sınıfta kaldılar. Önce Tanrı suçlanıyor, sonra da İbrahim. İşte dostum, atılan yanlış adımın sonuçları ancak bu kadar olur. Özellikle de evlilik konusunda yanlış adımlar hep acı ve yıkımla sonuçlandığını gördüm 44 yıllık hizmet hayatımda.


14-10-2018:

 

PAZAR

Sonntag

14

EKİM

Oktober

 

Saray Avram’a, RAB çocuk sahibi olmamı engelledi. Lütfen cariyem Hacer’i al. Belki bu yolla çocuk sahibi olabilirim. Avram Saray’ın sözünü dinledi.

Yaratılış 16:2

 

Und Sarai sagte zu Abram: Siehe doch, der HERR hat mich verschlossen, dass ich nicht gebäre. Geh doch zu meiner Magd ein! Vielleicht werde ich aus ihr erbaut werden. Und Abram hörte auf Sarais Stimme.

1. Mose 16, 2

 

Bu olay Avram Kenan’da on yıl yaşadıktan sonra oldu. Saray’ın bu iman konusunda kafasına bazı sorular takıldı. Belki de Rab vaat verirken, biz doğru anlamadık; ya da acaba Rab neyi kast etti; belki de bizim de bir adım atmamız gerekir, diye düşünmüş olmalıydı. İşin acıklı tarafı İbrahim, Saray’ın teklifini kabul etmesiydi. Oysa Tanrı çok açık ve net bir şekilde şöyle demişti İbrahim’e: A Şunu iyi bil ki, senin mirasçın öz çocuğun olacaktır!” (15:4).

Saray eşine ne diyor? “Rab çocuk sahibi olmamı engelledi!”

Bu ne demektir? Rab’bi suçlamak demektir.

Eğer Tanrı bizi bekletiyorsa bu Tanrı bizi duymuyor anlamına gelmez. Ama sıklıkla bu tuzağa düşüyoruz. İblis kulağımıza, ABak Tanrı seni ciddiye almıyor. Eğer O seni gerçekten sevseydi, o zaman durumun başka olurdu” diye fısıldar. Bu tıpkı Aden bahçesinde şeytanın Havva’ya söylediklerini anımsatıyor (Yar.3:1-6). Oysa Rab’bin verdiği vaat kesinlikle zamanı geldiğinde yerine gelecektir. Önemli olan beklemek, sabretmektir. Bu iman adımıdır.


13-10-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

13

EKİM

Oktober

 

Bütün yüreğinle RAB’be güven. Kendi anlayışına dayanma. Bütün yollarında O’nu tanı. O da senin yollarını doğrultur.

Süleyman’ın Özdeyişleri 3: 5S6

 

Vertraue auf den HERRN mit deinem ganzen Herzen und stütze dich nicht auf deinen Verstand! Auf all deinen Wegen erkenne nur ihn, dann ebnet er selbst deine Pfade!

Sprüche 3, 5‑6

 

Kutsal Kitap, iman hayatında olması gerekenleri şöyle sıralar:

1. İmanlı beklemesini bilmelidir. 2. İmanlı için önemli olan Tanrı’nın yüceliğidir. 3. İmanlı Tanrı Sözü’ne güvenmelidir, son olarak da imanlının yaşamında Tanrı’nın esenliği ve barışı olmalıdır.

İbrahim ve Saray Tanrı’nın yüceliğini arayıp O’nun vaatlerine güvenmeyi bilselerdi, o zaman hem yanlış adımı atmazlardı, hem de hayatlarında esenlik ve sevinç olurdu.

Saray çocuğunun olamayacağını çok iyi biliyordu. Ama eşi İbrahim için bir umut vardı. Öyleyse en kolay yol, hizmetçimi eşime vereyim, ondan bir çocuğumuz olsun diye düşündü ki, Hacer’i İbrahim’e eş olarak verdi. Bu çok yanlış bir adımdı. Burada hata İbrahim’indi. O buna ‘hayır olmaz, Rab’bin vaadini beklemeliyiz’ demeliydi, ama herhalde işine geldiği için eşi Saray’ın bu önerisine evet dedi. Zaten bundan sonra da onların başları dertten, acıdan, sorundan kurtulmadı. Zaten insan ipleri kendi eline aldığında, Tanrı’yı arka plana iter. İman da geri planda kalır. İman, Rab’bin isteğine, iradesine göre yaşamaktı.


12-10-2018:

 

CUMA

Freitag

12

EKİM

Oktober

 

RAB’be güvenen ‑ korkuya kapılarak ‑ acele etmez.

Yeşaya 28: 16

 

Wer glaubt, wird nicht ängstlich eilen.

Jesaja 28, 16

 

die Eile: acele

eilen: acele etmek

 

Elçi Pavlus “RAB’be iman eden utandırılmayacaktır” diyor (Rom. 10:11).

Bizler de Rab’be güvenmeyi bıraktığımızda, aceleci oluruz ve yanlış yollara gideriz, yanlış adımlar atarız; bunun sonucunda da bazen ağır ıstıraplar çekeriz.

İmanımızı belirleyen başka belirti de Tanrı Sözü’dür.

Elçi Pavlus şöyle yazar Rom.10:17’de: “İman haberi duymakla, haberi duymak da Mesih’le ilgili sözün yayılmasıyla olur!”

İmanı işlerliğe koymak, vicdanımızın sesini dinlemek ve itaat etmek bereket getirir.

İbraniler 11.bölümde imanda sağlam duran, Tanrı’nın vaatlerine güvenen ve tarihe iman izleri bırakan sıradan insanların bir listesi verilmektedir. Bu da şunu gösteriyor ki, bizler iman ettiğimizde, Tanrı yüreğimize esenlik, barış ve sevinç koyar. Hayatımızda sorunlar, zorluklar olabilir, ama Tanrı’nın esenliğini, barışını yaşayabiliriz, O’nu sabırla beklediğimizde ve O’na güvendiğimizde.


11-10-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

11

EKİM

Oktober

 

Karısı Saray Avram’a çocuk ve­re­me­miş­ti. Saray’ın Hacer adında bir ca­ri­ye­si vardı. Saray Avram’a, RAB çocuk sa­hibi olmamı engelledi. Lütfen ca­ri­yem Hacer’i al. Belki bu yolla çocuk sahibi olabilirim.

Yaratılış 16:1S2

 

Und Sarai, Abrams Frau, gebar ihm kei­ne Kinder. Sie hatte aber eine ägyp­ti­sche Magd, deren Name war Hagar. Und Sarai sagte zu Abram: Siehe doch, der HERR hat mich verschlossen, dass ich nicht gebäre. Geh doch zu meiner Magd ein! Vielleicht werde ich aus ihr erbaut werden.

1. Mose 16, 1‑2

 

Ana caddeden çıkarsan, genellikle ara sokaklar insanı yanlış yerlere yönlendirir. Yaratılış 16.bölüm de acı veren yanlış bir yola girildiğini görüyoruz. İbrahim 85 yaşına gelmiştir. Tam on yıl boyunca Rab ile yürümüş ve iman okulunda çok önemli dersler öğrendi. Tanrı onlara bir çocuk vereceği vaadini verdi, ama bu çocuğun ne zaman dünyaya geleceğini söylemedi. Onlar uzun bir zamandır beklemekteydiler.

Tanrı’nın yapmak istediklerinde daima bir planı vardır. Rab sadece İbrahim’e bir çocuk vermekle kalmayıp tüm dünyanın kurtuluşu için de bir zaman planı vardı. Saray sabırla Rab’bin vaadini beklemeliydi, ama o sabırsızlandı. Aslında Tanrı onların fiziksel olarak çocukları olamayacak bir duruma gelmelerini bekliyordu, öyle ki yücelik Tanrı’ya verilsin (Rom.4:20). Saray birden herhalde Rab’be biraz yardım etmek gerekir diye düşündü ve cariyesi Hacer’i İbrahim’e sundu. Bu iman adımı değildi. Tanrı’nın zamanını beklemek imanda yaşamanın bir belirtisidir. Yeşaya 28:16’da ATanrı’ya güvenen acele etmez” diyor.


10-10-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

10

EKİM

Oktober

 

O gün RAB Avram’la antlaşma yaparak ona şöyle dedi: Mısır ırmağından büyük Fırat ırmağına kadar uzanan bu toprakları... senin soyuna vereceğim.

Yaratılış 15:18S21

 

An jenem Tag schloss der HERR einen Bund mit Abram und sprach: Deinen Nachkommen habe ich dieses Land gegeben, vom Strom Ägyptens an bis zum großen Strom, dem Euphratstrom ...

1. Mose 15, 18‑21

 

Rab o gün Avram’la bir antlaşma yapıyor ve soyuna vereceği ülkeyi ona belirtiyor. 12:1’de de, “Sana vereceğim ülkeye git” demişti. 13:14‑15’te Tanrı İbrahim’e gördüğün bütün toprakları sana ve soyuna vereceğim, demişti.  Şimdi de bu vaadini tekrarlıyor ve ASenin soyuna bu ülkeyi vereceğim” diyor. Tanrı’nın yaptığı bu antlaşma ile İbrahim, bu diyarın kendi soyuna verileceğine tam olarak iman etti.

Bu bölümde İbrahim’in sorusunu, kaygısını gördük. Buna karşı Tanrı’nın İbrahim’e verdiği vaadi, antlaşmayı gördük. Rab, “Senin kalkanın Ben’im” diyerek onun kaygısını, korkusunu giderdi ve İbrahim de Tanrı’ya iman ederek doğrulukla donatıldı.

Bugün de Tanrı Mesih aracılığıyla bizlere sonsuz yaşam vaadini verdi. İbrahim Tanrı’nın vaadine iman etti ve bu vaadin yerine geleceğine emindi. Peki sen de iman ediyor musun? Sonsuz yaşama sahip olduğuna emin misin?


09-10-2018:

 

SALI

Dienstag

9

EKİM

Oktober

 

Soyuna kölelik yaptıran ulusu cezalandıracağım. Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak. Sen de esenlik içinde atalarına kavuşacaksın ve ileri yaşta ölüp gideceksin.

Yaratılış 15:14-15

 

Aber ich werde die Nation auch richten, der sie dienen; und danach werden sie ausziehen mit großer Habe. Du aber, du wirst in Frieden zu deinen Vätern eingehen, wirst in gutem Alter begraben werden.

1. Mose 15, 14‑15

 

İbrahim 175 yaşına kadar yaşadı (Yar.25:7); Bu onun yüz yıldan fazla bir zamanda Tanrı ile yürüdüğünü göstermektedir (Yar.12:4).

Her ne kadar İbrahim ara sıra çok yanlış yollara girdiyse de, yanlış adımlar attıysa da, Tanrı yine de onun aracılığıyla tüm uluslara bereket geleceği vaadini verdi.

Tanrı’nın bu karı kocaya verdiği vaat, onlara o zor dönemlerde hiç kuşku yok ki, büyük bir güç ve teselli verdi.

Bakın Tanrı Sözü bizlere ilişkin ne diyor? “Bizler O’nun yapıtıyız. Mesih İsa’da iyi işler için yaratılmış bulunuyoruz. Tanrı vaktimizi bu iyi işlerle geçirmemizi amaçlayarak bunları önceden belirledi” (Ef.2:10).

“Şuna kesinlikle inanıyorum ki, sizlerde yararlı bir iş başlatan Tanrı, Mesih İsa’nın gününde onu sonuçlandıracaktır” (Fil.1:6).


08-10-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

8

EKİM

Oktober

 

 Şunu iyi bil ki, senin soyun yabancı bir ülkede, gurbette yaşayacak. Dört yüz yıl kölelik edip baskı görecek.

Yaratılış 15:13

 

Und er sprach zu Abram: Ganz gewiss sollst du wissen, dass deine Nachkommenschaft Fremdling sein wird in einem Land, das ihnen nicht gehört; und sie werden ihnen dienen, und man wird sie unterdrücken vierhundert Jahre lang.

1. Mose 15, 13

 

14.ayette de şöyle diyor: “Sonra soyun oradan büyük mal varlığıyla çıkacak. Sen de esenlik içinde atalarına kavuşacaksın!”

Tanrı’nın birden İbrahim’in soyunun 400 yıl kölelik edeceğini söylemesi, İbrahim’e bir güvence ve onun sorusuna da bir yanıttı. Rab bununla sonsuzluğu gördüğünü, her şeyin kendi elinde olduğunu, planladığını ve verdiği sözleri her zaman tuttuğunu göstermektedir.

Burada ve Elçilerin İşleri 7:6’da İbrahim’in soyunun 400 yıl kölelik çekeceğinden söz ediyor. Çıkış 12:40’ta ve Galatyalılar 3:17’de 430 yıldan söz ediyor. Burada bir çelişki yok. 400 yıl bu halk Mısır’da kaldı. Ama Tanrı’nın İbrahim’i çağırması ve onunla bir antlaşma yapması 430 yıldır.

Bu vaat da gelecekte kölelikte eziyet çeken İbrahim soyuna da destek olacak: AKöleliğimiz sonsuza kadar sürmeyecek, Tanrı bizi kurtamayı vaat etti” tesellisini verecek. Peki bu halkı kölelikten kurtarmak için Tanrı neden o kadar uzun bekledi? Çünkü Tanrı hem merhametli ve sabırlıdır; hem de tüm halkın, Mısır’ın da kendisine dönerek kurtulmasını bekledi.


07-10-2018:

 

PAZAR

Sonntag

7

EKİM

Oktober

 

Tanrı Avram’a, bu toprakları sana miras olarak vermek için Kildaniler’in Ur kentinden seni çıkaran Rab benim.

Yaratılış 15:7

 

Und er sprach zu ihm: Ich bin der HERR, der ich dich herausgeführt habe aus Ur, der Stadt der Chaldäer, um dir dieses Land zu geben, es in Besitz zu nehmen.

1. Mose 15, 7

 

Tanrı İbrahim’e verdiği vaadi onaylıyor ve onun soyuna Kenan diyarını verdiğini belirtiyor. O da Rab’be, “Ey egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim” diye soruyor (Yar.15:8). İbrahim’in sorduğu soru imansızlık sorusu değildi. Onun imanı vardı, buna rağmen emin olmak istiyordu; başka deyişle İbrahim Rab’den bir güvence almak istiyordu.

Avram, yeri geldiğinde her imanlının öğrenmesi gereken sabrı öğreniyordu. Tanrı’nın bazı şeyleri ağırdan alması, verdiği vaadi unuttuğu anlamına gelmez. Yıllar geçse ve insani açıdan olanaksız olsa bile Avram, Tanrı’nın kendisine bir oğul vereceği vaadine güvenmeye devam etti. Ancak bekleme süresi oldukça uzundu. İbrahim’in yeni bir güvenceye ihtiyacı olduğunu bilen Rab, “Göğe bak, yıldızları sayabilir misin” dedi. Çıplak gözle bunu yapmak mümkün değil. Yani senin soyun sayılamayacak kadar çok olacaktır, dedi. Rab, İbrahim’e sadece fiziksel bir soy değil, her kuşaktan, her ulustan imanlı çocuklar da verecekti (Rom.4:16S17).


06-10-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

6

EKİM

Oktober

 

Birisi, benim imanım var deyip de sözünü işleriyle kanıtlamazsa bu neye yarar? Bu tür iman onu kurtarabilir mi?

Yakup 2: 14

 

Was nützt es, meine Brüder, wenn jemand sagt, er habe Glauben, hat aber keine Werke? Kann etwa der Glaube ihn erretten?

Jakobus 2, 14

 

İman sözde değil özde olmalıdır. Bakın İbrahim imanını eylemiyle kanıtlıyor. Neydi onun eylemi? Harekete geçti, Rab’bi dinledi, sonunda da oğlu İshak’ı sunmaya hazırdı.

İbrahim sadece Tanrı buyruğuna uymakla ya da O konuştuğu için kurtulmadı. İbrahim’in itaati aslında onun imanını gösteriyordu.

Günahlı insan iman ve işlerle kurtulmuyor. Sadece iman ile kurtuluyor. Ancak imanı onun eylemleriyle ‑ itaatiyle kendisini kanıtlıyor.

Bu konuya ilişkin Gal.3; Rom.4 ve Yakup 2’ye bakılabilir. Bu yerlerde göreceksiniz ki, kurtuluş sadece iman ile gerçekleşir.

Galatyalılar 3.bölümde Pavlus imana parmak basar, Romalılar 4.bölüm Asayılmak” konusuyla ilgileniyor, Yakup 2 ise imanın eylemlerle ‑ davranışlarla kanıtlanması noktasına değinir.

İbrahim’in korkusuna karşılık Rab AKorkma, BEN’im” yanıtını veriyor. İbrahim’in kaygısı karşısında Tanrı, merak etme, senin kendi çocuğun olacaktır, diyor. Yani Rab verdiği vaatte durarak İbrahim’in soyunu bereketleyecektir.


05-10-2018:

 

CUMA

Freitag

5

EKİM

Oktober

 

“İbrahim’in imanı kendisine doğruluk yerine sayıldı” diyoruz.

Romalılar 4:9

 

Denn wir sagen, dass der Glaube dem Abraham zur Gerechtigkeit gerechnet worden ist.

Römer 4, 9

 

der Glaube: iman

 

Tanrı katında doğru sayılmak ya da doğrulukla donatılmak ‑ aklanmak ne demektir? Tanrı’nın huzurunda günahlarımıza bağış bulmak ve tüm suçlamalar önünde lekesiz olmak demektir. Normal bir mahkemede yargıç bir suçluyu bağışlarsa onu aynı zamanda doğru sayamaz. Suçluydu adam. Affedilmeye ancak suçlu kişiler ihtiyaç duyar. Adam suçlu değilse o zaman yargıç onun suçsuz olduğunu ilan eder, çünkü onun bağışa ihtiyacı yoktur. Fakat suçlu bir kişiyi hem bağışlamak hem de onu suçsuz, yani doğru ilan etmek normal bir yargıcın yaptığı bir iş değildir. Böyle bir işi ancak Tanrı yapabilir. O, günahlı ve suçlu kişiyi hem bağışlar, hem de suçsuz, haklı diye ilan eder.

Tanrı’nın ulusları iman kuralı uyarınca doğrulukla donattığını öngören Kutsal Kitap İbrahim’e önceden müjdelendi: “Tüm uluslar sende kutlu kılınacak. Böylelikle, iman kuralına bağlı olanlar, iman edip kutlu kılınan İbrahim’le birlikte kutlu kılınırlar” (Gal.3:6‑9).

İmanımız İbrahim’in imanı gibi olmalı. O Rab’bin sözüne inandı ve doğru sayıldı.


04-10-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

4

EKİM

Oktober

 

Avram RAB’be iman etti. RAB bunu ona doğruluk saydı.

Yaratılış 15:6

 

Und er glaubte dem HERRN; und er rechnete es ihm als Gerechtigkeit an.

1. Mose 15, 6

 

rechnen, anrechnen: saymak

als Gerechtigkeit anrechnen: doğruluk saymak

 

İman, basit bir söz, ama uygulaması o kadar zor. İbrahim Rab’bin sözüne iman etti. Bu seksen yaşını aşkın adam, çocuk sahibi olacağına inandı. “İbrahim Rab’be güvendi ve Rab bunu ona doğruluk saydı” sözü Kutsal kitabın en sarsıcı ve hayat değiştirici sözüdür. Basitçe İbrahim Rab’be inandı. Evet İbrahim Rab’be bir yerde şöyle diyor: “Bana göre her şey olanaksız görünüyor, ama ben sana iman ediyorum! Çünkü senin için imkansız diye bir şey yoktur!” Gerçek doğruluk budur. Kendi dindarlığımızla, iyi işlerimizle, sadaka vermekle, ibadet yerlerine gitmekle Tanrı katında doğru sayılamayız. Rab’be ve Sözü’ne inanmakla doğru sayılırız.

Yahudiler ataları İbrahim ve Yahudi olduklarıyla çok övünürlerdi ve halen övünmekteler. Özel bir soy oldukları için Rab’bin onlara ayrıcalıklar tanıdığına inanırlar. Oysa Rab’bin önünde sadece iman geçerlidir. Yahudiler’in atası sayılan İbrahim bile iman yoluyla Tanrı katında doğru sayıldı. Aslında İbrahim sadece Yahudiler’in atası değil, iman yolunda yürümek isteyen her imanlının atasıdır.


 

03-10-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

3

EKİM

Oktober

Almanya’da milli bayramdır

 

Avram RAB’be iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.

Yaratılış 15:6

 

Und er glaubte dem HERRN; und er rechnete es ihm als Gerechtigkeit an.

1. Mose 15, 6

 

gerecht: doğru

 

İbrahim’in en çok ihtiyaç duyduğu şey doğruluktu. Bugün de insanların en muhtaç oldukları şey doğruluktur.

İncil’de şöyle der: AHerkes günah işledi, Tanrı’nın yüceliğinden yoksun kaldı... Yazılmış olduğu gibi doğru kimse yok, tek kişi bile yok” (Rom.3:23 ve 3:10).

Doğru sayılmak için dindar olmak yeterli değildir. Çünkü Tanrı tam bir doğruluk beklemektedir. Doğrulukla donatılma ya da doğru sayılma olmadan asla Tanrı’nın önünde duramaz, sonsuz yaşama ‑ cennete sahip olamayız.

İbrahim doğruluğa nasıl sahip oluyor? O Rab’be iman ediyor ve bu ona doğruluk sayılıyor.

ASayılmak” demek, birisinin hesabına yazılmak demektir.

Çarmıhta bizim günahlarımız Mesih’e yazıldı ve cezayı O bizim yerimize çekti ve biz böylece doğru sayılıyoruz, tüm günahlarımıza af buluyoruz kutsal Tanrı önünde. İşte bu inayettir.


02-10-2018:

 

SALI

Dienstag

2

EKİM

Oktober

 

Avram RAB’be iman etti, RAB bunu ona doğruluk saydı.

Yaratılış 15:6

 

Und er glaubte dem HERRN; und er rechnete es ihm als Gerechtigkeit an.

1. Mose 15, 6

 

der Glaube: iman, inanç

glauben: iman etmek

 

Verilen vaade inanmaz ya da uygulamaya koymazsak, o vaadin bize bir yararı olmaz. İbrahim daha önce Rab’bin vaadine reaksiyon gösterdi Yar.12:1-3’te. Rab’bin sesini duyduğunda hemen eyleme geçti, yurdunu terk ederek vaat edilen diyara ‑ Kenan’a doğru yola çıktı (İbr.11:8).

Yaratılış 15:6’da ilk kez İbrahim’in imanından söz eder. Bu ayet Yu.3:16 ile karşılaştırılabilir. Tanrı Sözü kurtuluşun imana dayandığını, iman aracılığıyla geldiğini belirtir. Ancak bu ayet İncil’de üç yerde alıntı alınarak kullanılır (Gal.3:6; Rom.4:3 ve Yakup 2:23).

Aİbrahim Tanrı’ya iman etti ve bu ona doğruluk sayıldı!” İbrahim tamamen Tanrı’nın vaadine iman etti.

Bizler Tanrı’nın seslenmesi ya da konuşmasıyla kurtulmuyoruz; O’nun verdiği vaade iman ederek kurtuluyoruz. Yuhanna 20:31’de insanın nasıl kurtulması gerektiği belirtilir. İman sözü yüz kere kadar geçer. Kurtuluş Tanrı’nın inayetiyle gerçekleşir. (Ef.2:8-9).


 

01-10-2018:

PAZARTESİ

Montag

 

1

EKİM

Oktober

 

RAB Avram’ı dışarı çıkararak, ‘göklere bak’ dedi. ‘Yıldızları sayabilir misin? İşte soyun o kadar çok olacak.’

Yaratılış 15:5

 

Und er führte ihn hinaus und sprach: Blicke doch auf zum Himmel, und zähle die Sterne, wenn du sie zählen kannst! Und er sprach zu ihm: So zahlreich wird deine Nachkommenschaft sein!

1. Mose 15, 5

 

Tanrı İbrahim’e bakmasını istiyor! Nereye? Gök yüzüne. Orası harika gözükmekte ve yıldızlarla doludur. Bunun ile Tanrı İbrahim’e ulusların babası olacağını, soyunun sayılamayacak kadar çok olacağını söyledi.

Yaşam karanlıkta görünmese de yıldızlara bakılabilir. İbrahim’in kafasını kurcalayan sorununun çözümü, çaresi yukarıya bakmasıydı.

Yıldız haritasında 30.000 civarında yıldızın olduğu astronomide bilinmektedir. Ama gökyüzünde ‑ sadece bizim de gezegenlerimizin ait olduğu saman yolunda 100 milyar kadar yıldızın olduğu tahmin ediliyor. Tanrı İbrahim’e tabii ki, senin soyun da yüz milyar olacak demek istemedi, Rab’bin söylemek istediği, nasıl ki, gökyüzündeki yıldızlar sayılamıyorsa, senin soyun da öyle sayılamayacak kadar çok olacaktır.

Aslında İbrahim’e tekrar Tanrı’nın vaadi hatırlatılmaktadır. Ve kesinlikle de vaade kavuşacaktır.

Bugün biz Mesih’te kurtuluyorsak, bu Rab’bin İbrahim’e verdiği o vaadin yerine gelmesiyle mümkün oldu.


30-09-2018:

 

PAZAR

Sonntag

30

EYLÜL

September

 

RAB Avram’a yine seslendi: Senin öz çocuğun mirasçın olacaktır.

Yaratılış 15:4

 

Und siehe, das Wort des HERRN geschah zu ihm: Nicht dieser wird dich beerben, sondern der aus deinem Leibe hervorgeht, der wird dich beerben.

1. Mose 15, 4

 

das Erbe, das Erbteil: miras

 

İman okulunda öğrenmemiz gereken önemli bir kural vardır: Tanrı’nın isteği Tanrı’nın istemi ve istediği zamanda yerine gelir.

Tanrı, İbrahim ve Saray’dan verdiği vaat konusunda bir şeyler yapmasını istemiyor. Onların sadece O’nun vaadinin yerine gelmesi için kendilerini hazırlamalarını istiyor. İbrahim ve Saray’ın bedenleri çocuk sahibi olmak için ölmüş olduğunu ‑ yani o kadar yaşlılar ki, fiziksel olarak asla çocuk sahibi olamayacaklarını ‑ ve Tanrı bu yolla bir mucize yaratıp gücünü ve yüceliğini sergileyeceği akıllarına gelmedi.

Söylediklerimize tam olarak inanmazsak ya da yüreğimiz sabırsızsa da isteklerimizi, dileklerimizi Rab’bin önüne getirmek iyidir. Tanrı bizim sorularımıza karşı sağır değil ya da bizim duygularımıza duyarsız değildir. Tanrı İbrahim’e ihtiyaç duyduğu güvenceyi verdi.

İncil’de bizler için de şöyle yazılıdır: ATüm kaygılarınızı O’na bırakın, çünkü Rab sizi düşünür” (1 Petrus 5:7).


 

29-09-2018:

 

CUMARTESİ

Samsta

29

EYLÜL

September

 

Ey egemen RAB, bana ne vereceksin? Çocuk sahibi olmadım.

Yaratılış 15: 2

 

Da sagte Abram: Herr, HERR, was willst du mir geben? Ich gehe ja doch kinderlos dahin, und Erbe meines Hauses, das wird Elieser von Damaskus.

1. Mose 15, 2

 

İbrahim’in sorusu şuydu: Tamam Rab, bana vaatlerde bulunuyorsun. Korkma, ödülün büyük olacak diyorsun, sonra soyumun yerin tozu gibi olacağını söyledin (Yar.13:16); hatta tüm yeryüzü benim soyum aracılığıyla bereket bulacağını (Yar.12:1S3) söyledin; ama oldukça yaşlandım, bir çocuğum bile yok. Kim mirasçım olacak! Benim soyum nasıl olacak? Ölürsem kölem Eliezer mirasçım olacaktır, diyor. O zaman verdiğin vaade ne olacak?

Bugün de ülkemizin genelinde olduğu gibi, o dönemlerde ve doğu kültüründe çocuk sahibi olmak çok önemliydi. Bunun için her şey yapılır. Çocuğu olmayan ailelere acıma gözüyle bakılır ve o aile verimsiz toprağa benzetilir. İbrahim ve Saray da bu durumdadır ve gittikçe de yaşlanıyorlar ve öyle görünüyor ki, Tanrı verdiği vaade ilişkin bir şey yapmayacaktır. Ama Rab yeniden konuşur ve İbrahim’e, kimse senin mirasçın olmayacak. Öz çocuğun mirasçı olacaktır, diyor.

Rab’be güvenmek, Rab’bin verdiği sözü yerine getireceğni bilmektir.


28-09-2018:

 

CUMA

Freitag

28

EYLÜL

September

 

RAB bir görümde Avram’a görünerek, “Korkma, Avram. Senin kalkanın benim. Ödülün çok büyük olacak” dedi.

Yaratılış 15: 1

 

Nach diesen Dingen geschah das Wort des HERRN zu Abram in einem Gesicht so: Fürchte dich nicht, Abram; ich bin dir ein Schild, ich werde deinen Lohn sehr groß machen.

1. Mose 15, 1

 

2Korkma, senin kalkanın benim” sözü aslında Matta 6:33S34 ve Filipililer 4:19’da belirtilen sözlerin Eski Antlaşma formülüdür. Bu yerlerde ne diyor? “Siz her şeyden önce Tanrı’nın egemenliğini ve doğruluğunu arayın. Bunların tümü size verilecektir! Bu nedenle yarın için kaygılanmayın ‑ korkmayın. Çünkü yarınki gün payına düşen kaygıyı taşıyacaktır.”

“Tanrı yücelerdeki zenginlikleriyle Mesih İsa’da ihtiyaçlarınızı bollukla karşılayacaktır!”

Korkudan kurtulmak, kaygılanmamak, ihtiyaçların karşılanması dünyanın muhtaç olduğu ve aradığı bir şeydir. Ama Tanrı dışında bunu sağlayan kimse yok.

“Rab Tanrı bir güneş, bir kalkandır, inayet ve yücelik sağlar. Ey orduların Rab’bi, ne mutlu sana sığınan adama” diyor Mezmur yazarı (Mez.84:11-12).

Rab bizlere de kalkandır. O’nun inayeti hep bizimle birliktedir.


27-09-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

27

EYLÜL

September

 

RAB bir görümde Avram’a görünerek, “Korkma, Avram. Senin kalkanın benim. Ödülün çok büyük olacak” dedi.

Yaratılış 15: 1

 

Nach diesen Dingen geschah das Wort des HERRN zu Abram in einem Gesicht so: Fürchte dich nicht, Abram; ich bin dir ein Schild, ich werde deinen Lohn sehr groß machen.

1. Mose 15, 1

 

“Korkma, çünkü senin kalkanın Ben’im” diyor Rab İbrahim’e. Burada Ben’im sözü bile, Rab’bin korumasının ne kadar derin, harika olduğunu göstermektedir. Ben’im sözü Tanrı’nın gücünü, sonsuzluğunu, her şeye egemen olduğunu ortaya koyar. Ben’im sözü Tanrı’nın adıdır. ABen ben olanım!” demektir.

İnsanın hiçliği karşısında, Tanrı Benim, diyor.

Mezmur 46:11’de, AYakup’un Tanrısı kalemizdir” diyor.

Günlük yaşamda kendi etrafımızda dönersek, kısa sürede tüm cesaretimiz kırılır, ama iman ile Rab’be baktığımızda cesaret buluruz.

Tanrı bizim korkularımızın karşısında kalkanımızdır! O bizim kaygılarımızın karşısında kalkanımızdır. Kalkanın görevi nedir? Gelen okların ‑ saldırıların önünde durmaktır.

İbrahim’in buna ihtiyacı vardı. Rab ona AKorkma, senin kalkanın benim” dediği gibi, Rab bizim de kalkanımızdır.


26-09-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

26

EYLÜL

September

 

RAB bir görümde Avram’a görünerek, “Korkma, Avram. Senin kalkanın benim. Ödülün çok büyük olacak” dedi.

Yaratılış 15: 1

 

Nach diesen Dingen geschah das Wort des HERRN zu Abram in einem Gesicht so: Fürchte dich nicht, Abram; ich bin dir ein Schild, ich werde deinen Lohn sehr groß machen.

1. Mose 15, 1

 

“Korkma!” sözü ilk kez Kutsal Kitap’ta burada geçiyor. İmanlı korkuyu kendi duygusal iman ile değil, Tanrı Sözü’ne iman edip güvenerek yenebilir. Tanrı kendi çocuklarını adlarıyla çağırır (Yu.10:3).

Evet, Kutsal Kitap’ta ilk kere burada “Korkma” diyor Tanrı. Daha sonra Hem İshak’a hem de Yakup’a “Korkma” diyecektir Rab (Yar.26:24; 46:3). Kendi halkına da kerelerce “Korkma” diyecektir (Çıkış 14:13; 20:20; Yasanın Tekrarı 1:21).

Yeşaya’da da kerelerce “Korkma” sözü kullanılmaktadır (Yeş.41:10,13; 43:1,5; 44:2,8).

İncil’de de kerelerce “Korkma” sözü kullanılmaktadır (Matta10:31; Markos 5:36). Yuhanna 14:27’de İsa Mesih şöyle seslendi bağlılarına: “Sizlere esenlik bırakıyorum. Size kendi esenliğimi veriyorum. Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sarsılmasın, korkmayın!”

Hiç kuşku yok ki, senin de bir sürü korkun, kaygın vardır. Ama Rab size de “Korkma” diyor. Kutsal Kitap’ta her gün için “korkma” sözü vardır.


25-09-2018:

 

SALI

Dienstag

25

EYLÜL

September

 

RAB bir görümde Avram’a görünerek, “Korkma, Avram. Senin kalkanın benim. Ödülün çok büyük olacak” dedi.

Yaratılış 15: 1

 

Nach diesen Dingen geschah das Wort des HERRN zu Abram in einem Gesicht so: Fürchte dich nicht, Abram; ich bin dir ein Schild, ich werde deinen Lohn sehr groß machen.

1. Mose 15, 1

 

İbrahim kısa süre önce bir savaşta zafer kazanarak geriye döndü.  Şimdi neden korkmaması gerekir? Çünkü o bir insandır ve insani duyguları vardır. Bu insani duygular bizler için yeri geldiğinde büyük bir tehlike olabilir. Örneğin, İlyas peygamber Karmel dağında Baalın putları karşısında büyük bir zafer kazandıktan sonra büyük bir umutsuzluğa düştü (1 Kral.19). İlyas, yüksek bir dağın tepesindeyken birden kendisini derenin dibinde buldu.

İbrahim için başka bir tehlike de, Sodom kralından başka 3 kralın geriye gelip İbrahim’e saldırması olabilirdi. İbrahim öldürülebilirdi. O zaman ne olacaktı Rab’bin vaadine? Bu nedenle İbrahim Rab’bi duymalıydı. Aslında buna ihtiyacı da vardı. Tabii ki, duygularımız da vardır dediğim gibi, bu duygularımızı bilip sağlıklı bir şekilde hareket edebiliriz. Ancak böyle durumlarda kendimize zaman ayırıp Tanrı’nın Sözü’nü dinlemeli ve oradan gereken teselliyi bulmalıyız.


 

24-09-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

24

EYLÜL

September

 

Aranızda RAB’den korkan, kulunun sözünü dinleyen kim var? Karanlıkta yürüyen, ışığı olmayan RAB’bin adına güvensin, Tanrısı’na dayansın.

Yeşaya 50: 10

 

Wer ist unter euch, der den HERRN fürchtet, der auf die Stimme seines Knechtes hört? Wer in Finsternis lebt und wem kein Lichtglanz scheint, vertraue auf den Namen des HERRN und stütze sich auf seinen Gott!

Jesaja 50, 10

 

İmanlılar her zaman yine insandır ve duyguları vardır. İman etmekle onun insanlığı, duyguları, korkuları, kaygıları, sorunları yok olmuyor. Birçok imanlı bu konuda hataya düşüyor. Akıl ve istek vurgulanır genellikle ama duygulardan pek söz edilmez ya da bastırılması gerekir, deniyor. Bu büyük bir hatadır.

Bizler Tanrı benzerliğinde duygularımızla birlikte yaratıldık. Duygularımızı hasır altı edemeyiz, aklımızdan çıkarıp atamayız; çünkü oradadır. Ancak duygularımızı denetlemeyi öğrenmeli ve bizi tümden yönetmesine izin vermemeliyiz. Eğer dengeli olarak duygularımızı kullanabilirsek bu harika olur.

İsa Mesih’e bakalım: O tam bir insandı ve duyguları vardı. O’nun duygulandığını, ağladığını, sevindiğini, üzüldüğünü, kızdığını hep görüyoruz. Ama her zaman dengeliydi Mesih’in duyguları. Bizler de ne duygusuz olalım, ne de duygularda aşırılığa kaçalım. Bazen duygulanarak gözyaşı dökmek bizi
23-09-2018:

 

PAZAR

Sonntag

23

EYLÜL

September

 

RAB bir görümde Avram’a görünerek, “Korkma, Avram” dedi. “Senin kalkanın benim. Ödülün çok büyük olacak.”

Yaratılış 15: 1

 

Nach diesen Dingen geschah das Wort des HERRN zu Abram in einem Gesicht so: Fürchte dich nicht, Abram; ich bin dir ein Schild, ich werde deinen Lohn sehr groß machen.

1. Mose 15, 1

 

Bir insan gerçekten de Rab’be iman ederek itaatkar bir yaşam sürdürmesine rağmen, bazen kendisini karanlıkta bulabilir. Hatta bu karanlık dönem günlerce, aylarca ve yıllarca sürebilir.

Zaman olur, imanlı kendisini karanlıkta görür ve bunun nedenini bir türlü anlamaz ve neden Rab, böyle bir yol izliyor diye sorar. Böyle bir duruma düşen bir imanlı bir keresinde şöyle dedi:

Artık Rab’bin sözünü okuyamıyorum, düşünemiyorum, hatta doğru dürüst dua bile edemiyorum. Ama iman etmeyi sürdürebilirim en azından. Bu, bir kişinin o karanlık, zor günlerini gösterir.

İbrahim de böyle bir deneyimden geçti. Buna ruhsal açıdan canın, ruhun karanlık gecesi diyebiliriz. Yaratılış 15:12’de şöyle diyor: “Avram’ın üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü!”

İbrahim’in cesarete, teselliye ihtiyacı olduğu zamanda Tanrı ona, “Korkma Avram! Senin kalkanın benim!” diyor.


22-09-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

22

EYLÜL

September

 

Tapınağımda yiyecek bulunması için tüm ondalıklarınızı ambara getirin!

Malaki 3:10

 

Bringt den ganzen Zehnten in das Vorratshaus, damit Nahrung in meinem Haus ist!

Maleachi 3, 10

 

der Zehnte: ondalık

der Speicher, das Vorratshaus: ambar

 

Daha önce de belirttiğim gibi, ilk kez İbrahim peygamber ondalık verdi. Bunun ile aslında Tanrı’ya ve O’nun inayetine, korumasına ve bereketlerine duyduğu minnettarlığı gösterdi. Ondalık ile İbrahim aynı zamanda Tanrı’ya olan sevgisini göstermiş oldu. Levililer 27:30’da, Aİster toprağın ürünü, ister ağacın meyvesi olsun, toprakta yetişen her şeyin ondalığı RAB’be aittir. RAB için kutsaldır” diyor.

Peki neden Tanrı ondalık istedi? Tanrı’nın elbette ki ondalığa ihtiyacı yoktur, ama ondalık ile halkı arasında bir dayanışmayı istiyor. Başka önemli bir nokta da ondalık ile Rab’be ait olduklarını da bir yolla göstermiş oluyorlardı. Ondalık aynı zamanda Rab’be hizmetin sürdürülmesi içindir. Okuduğumuz ayette de gördüğümüz gibi, Tanrı tapınağında yiyecek olsun istedi. Yeni Antlaşma’da vermenin gerekliliğinden söz eder, ama ondalık olarak değil; herkes imkanı dahilinde vermelidir. Ancak imanlı verirken bunu yürekten, isteyerek ve sevinerek vermesi gerekir.


21-09-2018:

 

CUMA

Freitag

21

EYLÜL

September

 

Selam kralı Melkisedek Avram’ı kutsayarak şöyle dedi: “Yeri, göğü yaratan Tanrı Avram’ı kutsasın!”

 

Yaratılış 14: 19

 

Und er segnete ihn und sprach: Gesegnet sei Abram von Gott, dem Höchsten, der Himmel und Erde geschaffen hat!

 

1. Mose 14, 19

 

segnen: kutsamak

 

Dünya malına göz dikmeyen ve doğru adım atan İbrahim’i Melkisedek kutsuyor. Bu aslında İbrahim dünyanın değil, Rab’bin bereketiyle yaşamını sürdürmeye devam etmesi demektir. Bu kutsamadan sonra İbrahim ne yapıyor? Her şeyin ondalığını Melkisedek’e veriyor (14:20). Kutsal Kitap ilk kez burada ondalıktan söz ediyor. Eski İsrail’de krallar halktan yüzde onluk bir pay alırlardı (1 Samuel 8:15). İbrahim’in de ondalık vermesiyle aslında Melkisedek’i kral ve kahin olarak kabul ettiğini göstermektedir.

Daha sonra gelen Levililer ve Yasanın Tekrarı kitaplarında da bu ondalıktan söz ederek şöyle yazar: “İster toprağın ürünü, ister ağacın meyvesi olsun, toprakta yetişen her şeyin ondalığı Rab’be aittir” (Lev.27:30; Yasa. 14:22; 26: 12-15).

Ondalığın gerisindeki düşünceyi Malaki 3:10’da görebiliriz: “Tapınağımda yiyecek bulunması için tüm ondalıklarınızı ambara getirin!” Rab yine ondalık ile kendi halkını ve onların geçimlerini düşünüyor.


20-09-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

20

EYLÜL

September

 

Yüce Tanrı’nın kahini olan Salem Kralı Melkisedek ekmek ve şarap getirdi.

Yaratılış 14: 18

 

Und Melchisedek, König von Salem, brachte Brot und Wein heraus; und er war Priester Gottes, des Höchsten.

1. Mose 14, 18

 

der Höchste: Yüce

 

Melkisedek neden sadece İbrahim’e ekmekle şarap getirdi? Bana göre Melkisedek’in getirdiği ekmek ve şarapla İbrahim ve Melkisedek Rab’bin Sofrası’nı kutladılar. İsa Mesih şöyle dedi: “Babanız İbrahim günümü göreceği için sevinçle coşmuştu. Gördü ve sevindi!” (Yu.8:56).

Melkisedek’in babasının ve anasının kim olduğu bilinmediği için Aonun ne babası, ne anası, ne de soyu var” diye yazılır. Doğumu ve ölümüyle ilgili kayıtlar bulunmadığından “Tanrı Oğlu gibi, sürekli olarak kahin” kaldığı anlamında yorumlanır. Melkisedek tarih sahnesine tek bir kez “Ulu Tanrı’nın kahini” olarak yoktan çıkmasıyla Kutsal Yazıları okuyanların akıllarında sanki sonsuzlaşıp kalmıştır. Gerçi anası babası vardı. Doğdu, yaşadı ve öldü. Ama Kutsal Yazılar bunlardan söz etmeyince sonsuzca kahin kalan Tanrı’nın Oğlu’nun bir simgesi olmuştur. Bazı yorumcular Melkisedek’in yeryüzüne melek sıfatıyla gelen Mesih olduğuna da inanır. Öyle de olabilir, böyle de. Önemli olan ezeli ve sonsuz olan İsa Mesih’i simgelemesidir. Mesih sonsuz kahindir ve öyle de kalacaktır. (Yeş.9:6; 32:1,17; Yer.23:5; İbr.12:11).


19-09-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

19

EYLÜL

September

 

İnayetle sadakat buluşacak, doğrulukla esenlik öpüşecek.

Mezmur 85: 10

 

Gnade und Wahrheit sind sich begegnet, Gerechtigkeit und Frieden haben sich geküsst.

Psalm 85, 11

 

die Gnade: inayet, kayra, lütuf

die Gerechtigkeit: doğruluk

der Friede: esenlik

 

İnayet, esenlik ve doğruluk Mesih’te birleşir. İsa’nın çarmıhında “salah (doğruluk) ve selamet (esenlik) öpüştüler” diyor okuduğumuz ayette.

Halen Melkisedek üzerinde duruyoruz. Kimdi bu kişi? Salem kralıdır ve Mesih’i simgelemektedir. Bazıları Salem’in Yeruşalim olduğunu düşünüyor. Bu mümkün olmakla birlikte Salem bir yer değildir. Çünkü salem sözcüğü, huzur, esenlik anlamına gelir. Melkisedek’in Yeruşalim kralı olduğunu söylemez. O barış kralıydı; o günlerde barış yapabilecek bir adamdı. Bir yerlerdeki bir kentin kralıydı. Ama bu onun Yeruşalim kralı olduğunu göstermez; herhangi bir yerin kralı olabilirdi. Yeruşalim’in kralı da olabilirdi. O barış kralıydı.

 Şimdi çok ilginç olan şey, Melkisedek, İbrahim’i karşılamak için geldiğinde ekmekle şarap getirmesiydi. Bu iki değerli insanın Rab’bin Sofrası’nı kutladıklarını söyleyebilirim. Mesih gelmeden iki bin yıl önce bu iki insan Mesih’in gelişini bekliyorlardı. Bugün Rab’bin sofrası yapıldığında Mesih’in iki bin yıl önce bizler için neler yaptığına dönüp bakıyoruz.


18-09-2018:

 

SALI

Dienstag

18

EYLÜL

September

 

Yüce Tanrı’nın kahini olan Salem Kralı Melkisedek ekmek ve şarap getirdi.

Yaratılış 14: 18

 

Und Melchisedek, König von Salem, brachte Brot und Wein heraus; und er war Priester Gottes, des Höchsten.

1. Mose 14, 18

 

der Priester: kahin

das Brot: ekmek

 

İbrahim’e Melkisedek adında bir kahin sadece ekmek ve şarap getiriyor ve İbrahim’i kutsuyor. Kimdir Melkisedek?

Önce o bir kahindi ve Salem kralıydı. O Doğruluk ve Esenlik kralıydı, diyor İbraniler’in yazarı (7:2). Melkisedek anlam olarak, “Kralım doğrudur” ya da “Doğruluk kralı” anlamına gelir. Melki ‘ kral demektir, ki “melekut” sözcüğü aynı kökten gelir. Süryanice’de Melki halen erkek adı olarak kullanılır. Sedek ise doğruluk anlamındadır. Arapça’dan Türkçe’ye geçen ve doğruluk anlamını taşıyan “sıdk” sözcüğü aynı köktendir.

Mezmur 110:4’te İsa Mesih’e ilişkin şu peygamberlik sözü veriliy ”Melkisedek düzeni uyarınca sen sonsuza dek kahinsin!

Melkisedek, Mesih’in bir tiplemesidir ve bizler Mesih’in kâhinliği zamanında yaşıyoruz. Bu da bize şunu gösteriyor ki, Mesih Tanrı’nın sağında bizlere aracılık etmekte ve bereketlemektedir. (Melkisedek’e ilişkin İbraniler’deki ayetler 5:10; 6:20; 7:1, 17).


17-09-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

17

EYLÜL

September

 

Sodom halkı çok kötüydü. Rab’be karşı büyük günah işliyordu!

Yaratılış 13: 13

 

Die Leute von Sodom aber waren sehr böse und sündig vor dem HERRN.

1. Mose 13, 13

 

die Sünde: günah

sündigen: günah işlemek

 

İbrahim, Sodom kralının önerdiği o zenginliğe evet deseydi ne olacaktı? İbrahim kendisini satmış olacaktı, başka deyişle o Sodom kralına gebe kalacaktı. Ama bu denenmeden İbrahim başarıyla çıkıyor, ona hayır, diyor. Ben senden beş para bile kabul etmem. Sodom aslında tanrısız dünyayı resmeder. Zaten bugünkü ayetimizde de bu halkın ne kadar günah içinde yaşadığını, Tanrı’ya karşı kötülük işlediklerini yazar.

Hezekiel’de de şöyle yazar: ASodom’un günahı şuydu: kendisi de kızları da gururluydu, ekmeğe doymuşlardı; umursamazlardı. Düşküne, yoksula yardım elini uzatmazlardı. Kendilerini beğenmişlerdi. Önümde iğrenç şeyler yaptılar! Bu nedenle onları önümden sürüp attım!”

İbrahim’in böyle bir topluluktan ya da kraldan gelen teklifine hayır demesi yerinde ve çok doğru bir karardı.

Kendisine sadece ekmek ve şarap getiren Melkisedek’e evet, diyor. Kimdir Melkisedek? Yanıtı yarın.


 

16-09-2018:

 

PAZAR

Sonntag

16

EYLÜL

September

 

Avram... kralları bozguna uğratıp dönünce Sodom kralı onu karşıladı.

Yaratılış 14: 17

 

Und als er zurückkehrte, nachdem er die Könige, die mit ihm gewesen, geschlagen hatte, zog der König von Sodom aus, ihm entgegen, in das Tal Schawe, das ist das Königstal.

1. Mose 14, 17

 

İbrahim büyük bir zafer kazandı. Sadece Lut’u kurtarmakla kalmadı, esir düşen Sodom kralını da kurtardı.  Şimdi İbrahim savaştan geriye dönüyor. Onu hem Sodom kralı, hem de Melkisedek karşılıyor. Kral İbrahim’e büyük mal mülk, yani büyük bir zenginlik sunuyor. Bunun yanında Melkisedek de İbrahim’e sadece ekmek ve şarap getiriyor.

 Şimdi İbrahim’in önünde büyük bir denenme vardır. O hangisini seçecektir? Bizler olsaydık büyük olasılıkla sunulan o ganimetleri alır Melkisedek’in sunduğunu da kabul ederdik.

Melkisedek kimdi? Salem kralıydı. Bu kişiye daha sonra biraz daha ayrıntılı bakacağım.

Sodom kralının sunduğu o büyük zenginlik güzel ve çok çekici bir öneriydi. Bu aslında büyük bir denemeydi. İbrahim savaş kazandı, şimdi de bu savaşta elde ettiği tüm ganimetlere, yani mallara mülklere sahip olabilirdi. İbrahim’in bu iki teklif arasında bir seçim yapması gerekir. Sizce İbrahim hangisini seçecek?


15-09-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

15

EYLÜL

September

 

Avram, yeğeni Lut’un tutsak alındığını duyunca, evinde doğup yetişmiş üç yüz on sekiz adamını yanına aldı... onları gruplara ayırdı, gece saldırıp onları bozguna uğrattı... Yeğeni Lut’la mallarını, kadınları ve halkı geri getirdi.

Yaratılış 14: 14-16

 

Und als Abram hörte, dass sein Bruder gefangen weggeführt war, ließ er seine bewährten Männer, seine Hausgeborenen, ausrücken ... Und er fiel über sie her und schlug sie. ... Lot, seinen Neffen, und dessen Habe brachte er zurück und auch die Frauen und das Volk.

1. Mose 14, 14‑16

 

Avram’ın o küçük askeri ordusu zafer kazandı. Neden? Birinci neden, bu askerlerin Avram’ın evinde doğmalarıydı. İkinci neden bu askerler yetişmiş ve silahlıydılar.

3. Bu askerler deneyimliydi. Yani silahlarını kullanmasını biliyorlardı. Cesur, atılgan olabilirsin, yeterince silahların da olabilir, ama bu silahları kullanamıyorsan, sana bir yarar getirmez.

4. İbrahim’in askerleri önderlerine inandılar.

5. Bu askerler arasında bir birlik vardı

6. Bu askerlerin hedefleri aynıydı

7. Onların performansı vardı

Tekrar edeyim: Mesih imanlılarının savaşı insanlar değil, şeytandır, silahları da Tanrı Sözü’dür.

Bizler Tanrı Sözü’nü ne kadar iyi biliyorsak, o kadar gelen saldırılara karşı dayanaklı oluruz (2 Tim. 3:16-17).

Bizi kurtaran Rab, bizi eğitmek ve her iyi iş için donatmak istiyor (İbr.13:20-21).


14-09-2018:

 

CUMA

Freitag

14

EYLÜL

September

 

Avram, yeğeni Lut’un tutsak alındığını duyunca, evinde doğup yetişmiş üç yüz on sekiz adamını yanına alarak dört kralı Dan’a kadar kovaladı.

Yaratılış 14: 14

 

Und als Abram hörte, dass sein Bruder gefangen weggeführt war, ließ er seine bewährten Männer, seine Hausgeborenen, ausrücken, 318 Mann, und jagte ihnen nach bis nach Dan.

1. Mose 14, 14

 

İbrahim’in kendisini koruması için küçük bir ordusu vardı ve bu küçük orduyla zafer kazandı. Bu zaferin kazanmasında 7 önemli nokta görüyoruz: 1. Asker olarak seçilen bu insanlar İbrahim’in evinde doğdular (14). Ruhsal kapsamda bakarsak, bizler de Tanrı’dan doğduk ve “Tanrı’dan doğan dünyaya üstün gelir” diye okuyoruz (1 Yu.5:4’te).

Bizim ilk doğumumuz Adem’dedir ve yenildik. İkinci doğumumuz ‑ yeni doğuş Tanrı’dandır ve bu bizi Tanrı çocukları yapar (Ef.2:19-23).

2. İbrahim’in adamları silahlandılar.

İstekli ve cesur olmakla bir savaş kazanılmaz. Askerlerin donanımlı olmaları da gereklidir. Yani silahları olmalıdır.

İmanlıların da ruhsal alanda savaşı kazanmaları için ruhsal silahları olmalıdır. Bu silahların ne olduğunu Ef.6:10-18 ayetler arasında veriyor. Unutmayalım, bizim silahlarımız fiziksel değil, ruhsaldır (2 Kor.10:3-5). Bu savaş sırasında her zaman Kutsal Ruh’un gücüne ihtiyacımız vardır. Tanrı’nın Sözü ve dua yaşamı bizim etkili silahımızdır (H.İ.6:4).


13-09-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

13

EYLÜL

September

 

Avram, yeğeni Lut’un tutsak alındığını duyunca, evinde doğup yetişmiş üç yüz on sekiz adamını yanına alarak dört kralı Dan’a kadar kovaladı.

Yaratılış 14: 14

 

Und als Abram hörte, dass sein Bruder gefangen weggeführt war, ließ er seine bewährten Männer, seine Hausgeborenen, ausrücken, 318 Mann, und jagte ihnen nach bis nach Dan.

1. Mose 14, 14

 

İbrahim her zaman Lut’a candan ve sevecen davrandı (13:9). Burada da Lut’u kurtarmakla aynı şeyi yaptı. Lut, İbrahim’e karşı hiç de samimi davranmadı. İbrahim haklı olarak, bana ne, kendi etti kendi buldu, şimdi cezasını çeksin diye düşünmedi. Lut onun yeğeniydi. Bu nedenle de İbrahim kötülüğe karşılık iyilikle davrandı (Rom.12:17-21; Gal.6:1-2).

Üçüncü aşamada, İbrahim her ne kadar bir barış adamı olsa da, onun küçük de olsa bir ordusunun olduğunu görüyoruz. Barış harikadır, ama dünyanın gerçekleri ortadadır. Biz imanlılar olarak kimseye düşmanlık edemeyiz. Bizim asla ‑ bir insan olsun, toplum ya da ülke olsun ‑ düşmanımız olamaz. Kimseyle fiziksel olarak savaşamayız. Rab’bin çocuklarıyız, ama bir ruhsal savaş içindeyiz. Bu nedenle de bizler ruhsal alanda donanımlı olmalıyız. Yani ruhsal alanda bir ordumuzun olması gerekir. Nedir bu ordu? Tanrı’nın Sözü! Tanrı Sözü aracılığıyla her tür güce, donanıma sahibiz. Bu nedenle imanlılar olarak Tanrı Sözü’nü iyi bilmeli ve günlük olarak da bu Söz’den beslenmeliyiz.


12-09-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

12

EYLÜL

September

 

Sizler dünyanın ışığısınız... Işığınız insanlar önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görsünler ve göklerde bulunan Babanızı yüceltsinler.

Matta 5:14, 16

 

Ihr seid das Licht der Welt ... So soll euer Licht leuchten vor den Menschen, damit sie eure guten Werke sehen und euren Vater, der in den Himmeln ist, verherrlichen.

Matthäus 5, 14+16

 

İmanlılar olarak, asla imanımızın ilkeleri olan doğruluktan, barıştan, sevgiden taviz veremeyiz. Bizler her zaman doğruluk ve sevgi ilkesinde insanlarla yaşayacağız, yardıma muhtaç olanları gördüğümüzde, imkanlarımız dahilinde elimizden geleni de yapacağız (Luka 10:25S37; Gal.6:10). Bizler madem ki dünyanın tuzu ve ışığıyız, o zaman da dünyaya tadı ve ışığı bizim vermemiz gerekiyor. Bunu da hayatımızla, tutum ve davranışlarımızla göstermeliyiz. Bunun örneklerini Kutsal Kitap’ta fazlasıyla görüyoruz. Örneğin, Yusuf. Rab onu kullandı ve Mısır’da birçok ulusların kurtulmasına neden oldu. Nehemya, putperest bir krala hizmet etti, ama Rab bu kralı bile kendi amacı için kullandı ve Nehemya’nın Yeruşalim’e gidip oranın duvarlarını onarmasını sağladı. Ester, putperest bir kralla evlendi ve Rab Ester yoluyla kendi halkının yok olmasını engelledi. Daniel, Babil’de kendisine danışılan birisi oldu.

Bu nedenle bizler de çeşitli dönemlerde çeşitli insanlarla çalışabiliriz; ama her zaman kim olduğumuzu asla unutmamalıyız ve yaptıklarımız Rab’be onur getirmelidir.


 

11-09-2018:

 

SALI

Dienstag

11

EYLÜL

September

 

Avram’ın yeğeni Lut’la mallarını da götürdüler. Çünkü o da Sodom’da yaşıyordu. Oradan kaçıp kurtulan biri İbrani Avram’a durumu bildirdi.

Yaratılış 14:12S13

 

Und sie nahmen Lot mit, den Sohn von Abrams Bruder, und seine Habe und zogen davon; denn er wohnte in Sodom. Und es kam ein Entkommener und berichtete es Abram, dem Hebräer.

1. Mose 14, 12‑13

 

Yaratılış 14. bölümde kendimizi bir savaşın içinde buluyoruz. 1-12 ayetlerinde önce bir gözlemde bulunuyoruz. 13-16 ayetler arasında bir savaşın olduğunu okuyoruz ve 17-24 ayetler arasında da İbrahim’e sunulan armağanları görüyoruz.

İlk ayetlerde bazı krallar arasında bir savaşın olduğunu, sonra da yenilen ve esir alınan krallarla birlikte Lut ve adamlarının da esir alındığını, tüm malının mülkünün yağma edildiğini görüyoruz.

İkinci kesimde (14:13-16) İbrahim’in yeğeni Lut’a karşı nasıl bir tutum takındığını ve onu kurtarmak için plânlar yaptığını okuyoruz. Bu bölümde ilk kere İbrani sözünü okuyoruz ayet 13’te.

İbrahim sert yürekli biri değildi. O bir yolcu ve yabancıydı o diyarda. Yeğeni ona karşı saygısızca davrandı. Buna rağmen bir sorun anında İbrahim hiçbir bahaneye başvurmadan, Lut ve ailesini hayatı pahasına da olsa kurtarmak istiyor. Affetmesini bilen, yardıma hazır olan insan aslında büyük insandır.


10-09-2018:

 

PAZARTESİ

Montag

10

EYLÜL

September

 

Avram çadırını söktü, gidip Hevron’daki Mamre meşeliğine yerleşti. Orada Rab’be bir sunak yaptı.

Yaratılış 13: 18

 

Und Abram schlug seine Zelte auf und ging hin und ließ sich nieder unter den Terebinthen von Mamre, die bei Hebron sind; und er baute dort dem HERRN einen Altar.

1. Mose 13, 18

 

İman okulunda yürüdüğünüzde, bir sonraki adımın ne olacağını, nelerle karşılaşacağınızı hiçbir zaman bilemezsiniz. İbrahim Yaratılış 13.bölümde doğru bir adım atarak Lut’tan ayrıldı. Bu ayrılmadan sonra Rab İbrahim’e tekrar konuşup vaadini tekrarladı. İbrahim de çadırını söküp Hevron’daki Mamre meşeliğine yerleşti, orada RAB’be bir sunak yaptı. Ama birden İbrahim kendisinden kaynaklanmayan bir savaşın ortasında buldu kendini. Neden böyle oldu?

Rab, yaşamın her alanında iman okulunda bizim büyümemizi, olgunlaşmamızı istemektedir. Önümüzde bizi tetikleyen, bize meydan okuyan bir şey olmadan büyüme de olmaz. Değişim olmadan tetikleme de olmaz.

Eğer ışıkta yürürsek (1 Yu.1:7) o zaman hayatımızda olan şeyleri görür ve gereken adımları da atarız. Karanlıkta her şey aynı gözükür. Ama iman okulunda bizim ileri doğru adım atmamızı teşvik eden, tetikleyen durumlar her zaman ortaya çıkar. İşte bu bizi geliştirir ve büyütür.


09-09-2018:

 

PAZAR

Sonntag

9

EYLÜL

September

 

Tanrım yücelerdeki zenginlikleriyle ihtiyaçlarımızı bollukla karşılayacaktır.

Filipililer 4: 19

 

Mein Gott aber wird alles, wessen ihr bedürft, erfüllen nach seinem Reichtum in Herrlichkeit in Christus Jesus.

Philipper 4, 19

 

das Bedürfnis: ihtiyaç

der Überfluss: bolluk

 

1 Petrus 1:3‑4’te şöyle yazar: AMesih bizleri diri umuda kavuşturdu... Bizi bozulmaz, yozlaşmaz, solmaz mirasa atadı. Bunu göklerde sizin için saklamaktadır!”

Mesih İsa’ya iman edenler, o göksel mirasa sahiptirler. Tanrı’nın Sözü aslında bir vasiyetnamedir. İman ise bu vasiyeti açan anahtardır.

İbrahim Rab’be şükretti ve yüceliği O’na verdi. Dışarıya çıkıp gözlerini gökyüzüne dikti, sonra da çadırını sökerek Hevron’a yerleşti. Evet, İbrahim yüreğini Rab’be yöneltti, O’nun inayeti için de şükretti.

İbrahim’in buraya kadar olan yaşam öyküsüne baktığımızda, iki deneyimde başarılı olamadı. Rab’be ve O’nun bilgeliğine bakacağı yerde, daha çok insani değerlere ve bilgeliğe baktı. Ama üçüncü deneyimde ‑ ki bu Lut ile ayrılmaları gerektiğinde, seçim hakkını Lut’a bıraktı ‑ Rab’bin kendisi için seçtiği yoldan yürümeye başladı. İşte bu dünyayı yenen iman adımıydı (1 Yu.5:4).


08-09-2018:

 

CUMARTESİ

Samstag

8

EYLÜL

September

 

Lut Avram’dan ayrıldıktan sonra Rab Avram’a ‘Bulunduğun yerden kuzeye, güneye, doğuya, batıya dikkatle bak’ dedi. ‘Gördüğün tüm toprakları senin soyuna vereceğim.’

Yaratılış 13: 14-15

 

Und der HERR sprach zu Abram, nachdem Lot sich von ihm getrennt hatte: Erheb doch deine Augen, und schaue von dem Ort, wo du bist, nach Norden und nach Süden, nach Osten und nach Westen! Denn das ganze Land, das du siehst, dir will ich es geben und deinen Nachkommen für ewig.

1. Mose 13, 14‑15

 

İbrahim’i iman atası yapan şey hatalarına, bazen de yanlış adım atmasına rağmen, Tanrı’ya dönmesi ve Tanrı’nın kendisi için seçimine evet demesiydi. Yani İbrahim seçimi Tanrı’ya bıraktı. Lut ile İbrahim arasındaki başka bir fark da şuydu: Lut, ben istiyorum, dedi, ama Tanrı İbrahim’e, ben vermek istiyorum, dedi. Lut’un dünya gözüyle iyi olanı seçmesi sonunda onun ailesinin yok olmasına neden oldu. Ama İbrahim’in ailesi ‑ soyu dünyayı doldurdu. Lut, her tür şeye açıktı, ama İbrahim Tanrı’ya güvendi ve imkansız olanı bekledi. Tanrı İbrahim’e, AKalk, sana vereceğim toprakları boydan boya dolaş” (Yar.13:17) dedi. Sana vereceğim mirası imanla al (Yeşu1:2‑3; Yasanın Tekrarı 11:24).

Onun imanı ve Tanrı’ya güven bağlamasının sonucu olarak Rab’bin bereketlerini almasına neden oldu.

İsa Mesih’e iman edenler de ruhsal olarak her tür berekete sahiptirler. Nitekim Pavlus da şöyle yazar: Rabbimiz İsa Mesih’in Babası ve Tanrısı kutlu olsun. Göksel yerlerde bizleri her tür kutlulukla Mesih’te kutlu kılan Tanrı O’dur (Ef.1:3).


07-09-2018:

 

CUMA

Freitag

7

EYLÜL

September

 

Lut Avram’dan ayrıldıktan sonra Rab Avram’a ‘Bulunduğun yerden kuzeye, güneye, doğuya, batıya dikkatle bak’ dedi. ‘Gördüğün tüm toprakları senin soyuna vereceğim.’

Yaratılış 13: 14-15

 

Und der HERR sprach zu Abram, nachdem Lot sich von ihm getrennt hatte: Erheb doch deine Augen, und schaue von dem Ort, wo du bist, nach Norden und nach Süden, nach Osten und nach Westen! Denn das ganze Land, das du siehst, dir will ich es geben und deinen Nachkommen für ewig.

1. Mose 13, 14‑15

 

Bu üçüncü kezdir ki, RAB İbrahim’e görünüyor ve onunla konuşuyor. İlginçtir ki, İbrahim ne zaman yaptığı hatadan dönüp doğru bir karar vererek doğru adım attığında Rab ona görünüyor ve konuşuyor. Ta başlangıçta Tanrı İbrahim’e, ailenden ve akrabalarından ayrıl, sana göstereceğim diyara git, demişti. İbrahim itaat edip yola koyuldu, ama Rab’bin tam ne dediğine uymadı. Ailesini, yeğeni Lut’u da beraberinde götürdü. Bu itaatsizlik İbrahim’i yavaşlattı, yanlış adımlar atmasına neden oldu. Ama Rab yine de inayetle davrandı ve onu korumaya, gütmeye devam etti. İbrahim hatasını gördüğünde, Rab ona seslendi ve vaatlerini yineledi, onu bereketleyeceğini, büyük bir ulus yapacağını söyledi.

İbrahim Rab’bin sesini duyduktan sonra hemen çadırını söküp Hevron’daki Mamre meşeliğine yerleşti. Orada Rab’be bir sunak yaptı. İbrahim ile Lut arasındaki fark işte buydu. Lut gözünü hep dünyasal şeylere çevirdi, ama İbrahim göksel değerlere önem verdi.


06-09-2018:

 

PER ŞEMBE

Donnerstag

6

EYLÜL

September

 

Avram ile göçen Lut’un da davarları, sığırları, çadırları vardı. Malları öylesine çoktu...

Yaratılış 13:5S6

 

Und auch Lot, der mit Abram zog, hatte Schafe und Rinder und Zelte. Und das Land ertrug es nicht, dass sie zusammen wohnten; denn ihre Habe war groß, und sie konnten nicht zusammen wohnen.

1. Mose 13, 5‑6

 

Anladığım kadarıyla Lut, İbrahim ile yola koyulduğunda fazla bir şeyi yoktu; sadece bir çadırı vardı; İbrahim sayesinde mal mülk sahibi oldu, ama onun bir sunu sunacak bir sunağı yoktu. Bu şu anlama geliyor: Lut hiçbir zaman Rab’bi çağırmadı ve O’nun bilgeliğini aramadı (Yakup 1:5). O gözlerini dünyaya, dünyasal şeylere dikti ve böylece gidip Sodom kentinin yakınlarında bir çadır kurdu.

“Göz, yüreğin sevdiklerini görür!” Lut’u İbrahim Mısır’dan çıkardı, ama Mısır Lut’un yüreğinden çıkmadı. Oysa İbrahim’in gözleri göksel yurda, göksel vatana çevrilmiş, o göksel kenti görmek istiyordu (İbr.11:13-16). Böylece o Tanrı’nın bereketi altında yaşamayı seçti.

Lut’un İbrahim ile birlikte yaşadığı dönemde bir Tanrı adamı olması için eline yeterince imkanlar geçti. Ama onun bir tek kere bile bir sunak kurduğunu, sunu sunduğunu okumuyoruz. Tam tersine iyi ve verimli bir bölge seçtiğini düşünerek daha sonra kendi yıkımına neden olacak Sodom yakınlarında oturmaya başladı. Bu onun dünya bereketlerini aradığını göstermekteydi.


05-09-2018:

 

ÇAR ŞAMBA

Mittwoch

5

EYLÜL

September

 

İbrahim yeğeni Lut’a, ‘gel ayrılalım. Sen sola gidersen ben sağa gideceğim. Sen sağa gidersen, ben sola gideceğim’ dedi.

Yaratılış 13: 9

 

Ist nicht das ganze Land vor dir? Trenne dich doch von mir! Willst du nach links, dann gehe ich nach rechts, und willst du nach rechts, dann gehe ich nach links.

1. Mose 13, 9

 

İbrahim görünenlere değil, görünmeyenlere baktı, yani iman ile hareket etti ve iman ile yaşadı. Bu nedenle de Lut’un iyi ve verimli bölgeyi seçmesi onu geleceğe yönelik kaygılandırmadı. Çünkü iman ile her şeyin Rab’bin elinde olduğunu biliyordu. İbrahim’in Mezmur 145:15’te yazılan şu sözleri okuma imkanı yoktu: &ldquo